Halep’ten Mektup Var

İsmail Kara

Uzun zamandır Müslüman beldelerin, İslam topraklarının acıları azalmıyor artıyor, zulümler katlanıyor, feryad ü figânlar göğe yükseliyor, iniltiler derinleşiyor, dökülen kanlar sel olup gidiyor.

Halep’ten bugünlerde yeniden yükselen kaçıncı âh ü enîndir, kim bilir!?

Sahaf arkadaşım Nedret İşli’nin Hüseyin Kâzım Kadri (1870-1934) ilgilerim dolayısıyla lütfedip taramasını gönderdiği uzun mektup da Halep’ten yola çıkmış. Tarihi 24 Şubat 1326, yani 9 Mart 1911. Bugünkü ile kıyaslanamayacak olsa da Halep’in bir başka zor zamanının içinden geliyor. Hilafet merkezinde İttihat ve Terakki mensupları iktidarda ve Arap memleketleri/Arap milliyetçiliği meselesi yeniden canlanmış. İttihatçılıktan gelme ama şimdi onların idaresini hiç beğenmeyen Hüseyin Kâzım ise Halep’te vali. İttihatçılar onu merkezden uzaklaştırmak, daha doğrusu yüzlerine karşı söyleyeceği yahut açıkça yazacağı sert tenkitlerinden kurtulmak için idarî görevlerle taşraya gönderiyorlar.

Mektubun muhatabı o sırada Kastamonu mebusu olarak İstanbul’da, Meclis-i Mebusan’da bulunan Ahmet Mahir Efendi (1860-1925). İlim ve irfan sahibi bir zat; hem medrese eğitimi hem tarikat terbiyesi almış. Yeni basılan Mucizât-ı Kur’aniye kitabından Halep’e, Hüseyin Kâzım beye de göndermiş, o da bunu vesile edinerek hem teşekkür babında kitabın konusuyla irtibatlı bir iki dinî-fikrî meseleye hem de Halep merkezli siyasî konulara temas etmiş.

Devamı Derin Tarih Ocak Sayısında…

Benzer konular