Mekke’nin Fethi’nden Osmanlı’ya Miras Kalan Vicdan Kıblesi

Yavuz Bahadıroğlu

Müslümanlık nedir?” diye soranlar, “Peygamber Efendimizi öldürmek üzere evinden çıkan Ömer’le, iki saat sonra evine dönen Hz. Ömer arasındaki farka baksınlar! Öldürmek üzere evden çıkan Ömer gaddar, nefret dolu, öfke küpü, incitici, kırıcı, yıkıcı, sevgisiz, bencil biriydi. İki saat sonra evine dönen Hz. Ömer (ra) ise halim selim, sevgi dolu, pak yürekli, yumuşak başlı, karıncayı bile incitmekten korkacak kadar müşfik… İşte ikisi arasındaki fark, Müslümanlığın ta kendisiydi. Bizzat kendisi bu farkı şöyle vurguladı: “Biz önceden zelîl ve hakîr bir kavimdik. Allah bizleri Müslümanlıkla şereflendirdi. Bundan başka şeref ararsak, Allah bizi zelîl ve her şeyden aşağı kılar.”

Müslümanların Ömer’le güçlenmesi müşrikleri daha beter telaşlandırmıştı. Bu gidişle dünyevî imkânları kaptıracağını düşünen Ebu Cehil ve yandaşları toplantı üstüne toplantı yapıp kesin çözüm bulmaya çalışıyorlardı. Son çare olarak akıllarına sürgün geldi: Peygamber Efendimizi göçe zorlayacak, onun ardı sıra Müslümanlar da gidecek ve rahat bir nefes alacaklardı.

Resulullah’a (sas) iftiralar atarak, hakkında envai çeşit söylenti çıkararak bir nevi “algı operasyonu” yapmaya başladılar. Bir taraftan müminlere işkence yapıyor, ambargo uyguluyor; diğer taraftan da çocuklara para verip Efendimizi taşlatıyor, yoluna çukurlar açıyor, alay ediyorlardı.

Devamı Derin Tarih Ocak Sayısında…

Benzer konular