﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Abbasi Hilafeti &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/abbasi-hilafeti/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Nov 2020 06:35:58 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Abbasi Hilafeti &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>İlmî ve Kültürel Mirası Yaşatma Adına Makul Bir Teşebbüs</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/ilmi-ve-kulturel-mirasi-yasatma-adina-makul-bir-tesebbus/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Abdullah Burgu]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Nov 2020 06:35:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Abbasi Hilafeti]]></category>
		<category><![CDATA[dizi]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Gazzâli]]></category>
		<category><![CDATA[tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Terken Hatun]]></category>
		<category><![CDATA[Uyanış Büyük Selçuklu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6517</guid>

					<description><![CDATA[Görsel medyanın yapmaya çalıştığı, geçmişten bugüne ulaşan ve geniş halk kitlelerini etkilemeyi amaçlayan bir sözlü-yazılı kültürün devamı niteliğindedir. Bu bağlamda Uyanış Büyük Selçuklu dizisi Türk toplumuna tarih, edebiyat, düşünce alanlarında, konu edindiği dönem hakkında bir fikir verebiliyor ise olumlu katkılar sağlamış olacaktır. Aksi durumda da düzeltilmesi zor tahribatlarda bulunacaktır. Dizinin şu ana kadar yayınlanan bölümleri, bazı teknik eksikler haricinde müspet kanaatler oluşturmuştur. Modernitenin getirmiş olduğu geleneksel kodlara karşı olağan mukavemet, yeni arayışları devreye sokmakta, adeta boşluktan istifade eder gibi toplum yapısında telafisi mümkün olamayan derin yaralar açmaya çalışmaktadır. Bu kaçınılmaz durum karşısında ilmî ve kültürel mirası yaşatma adına herhangi bir&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Görsel medyanın yapmaya çalıştığı, geçmişten bugüne ulaşan ve geniş halk kitlelerini etkilemeyi amaçlayan bir sözlü-yazılı kültürün devamı niteliğindedir. Bu bağlamda <em>Uyanış Büyük Selçuklu </em>dizisi Türk toplumuna tarih, edebiyat, düşünce alanlarında, konu edindiği dönem hakkında bir fikir verebiliyor ise olumlu katkılar sağlamış olacaktır. Aksi durumda da düzeltilmesi zor tahribatlarda bulunacaktır. Dizinin şu ana kadar yayınlanan bölümleri, bazı teknik eksikler haricinde müspet kanaatler oluşturmuştur.</p>
<p>Modernitenin getirmiş olduğu geleneksel kodlara karşı olağan mukavemet, yeni arayışları devreye sokmakta, adeta boşluktan istifade eder gibi toplum yapısında telafisi mümkün olamayan derin yaralar açmaya çalışmaktadır. Bu kaçınılmaz durum karşısında ilmî ve kültürel mirası yaşatma adına herhangi bir çalışma, millî ve manevî değerlerimiz açısından bir mahsuru yoksa, makul bir teşebbüs olarak karşılanabilir. Daha net bir ifade ile böyle bir faaliyet, tarihî birikimimizi yanlış ve art niyetli kişilerin kurgusu sonucunda öğrenmekten daha makbuldür.</p>
<p>Bir diğer kazanım ise tarihî kişiliklerin varlığına, dönemine etkisine ve coğrafi bilgiye yer verilmesidir. Mesela özellikle Selçuklu tarihi ile ilgili akademik kaygısı olmayan insanlar, Gazzâlî, Nizâmülmülk, Terken Hatun gibi figürleri bu vesileyle tanımaktadırlar. Bağdat, İsfahan, Rey, Hemedan gibi Ortaçağ Türk-İslam şehirlerinin varlığından böylece haberdar olmaktadırlar. Büyük fetihlerin ve zaferlerin önemini anlayabilmektedirler. Abbasî Hilâfeti, Fâtimîler ve Karahanlılar gibi dönemin devletleri hakkında bir fikir sahibi olabilecek kadar duyuma ulaşmaktadırlar.</p>
<p>Sonuç olarak görsel sanatları bir kültür aracı olarak kullanmak, modern zamanların bilgi sisteminde yaygın ve etkili bir faaliyet ağıdır. Tarih, bir bilim insanı uğraşı olmakla birlikte, toplumun büyük bir kesimi için bilimden bağımsız bir fenomen halinde devam eden süreçtir. Dolayısıyla sinema ve dizilere, gerçeklik kaygısı ile değil, toplum refleksi ile bakılmalıdır. Yüzyıllardır Anadolu’da bedel ödeyen ve ödemekte olan Türk milletinin millî ve manevî değerlerin istismar edilmediği, tarihî olaylar ve kişiliklerin faaliyetleri, kurgu adıyla tahrife kurban gitmediği müddetçe dizi ve sinemada tarihe yer verilmesinde bir mahsur bulunmamaktadır.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasim-2020">Derin Tarih Kasim Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yavuz, Kutsal Emanetleri Rütbe ve Unvan Alameti Olarak Görmedi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/yavuz-kutsal-emanetleri-rutbe-ve-unvan-alameti-olarak-gormedi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hilmi Aydın]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Sep 2020 06:24:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Abbasi Hilafeti]]></category>
		<category><![CDATA[Evliya Çelebi]]></category>
		<category><![CDATA[Hazreti Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Hicaz Emareti]]></category>
		<category><![CDATA[Mekke Emiri]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır Seferi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6366</guid>

					<description><![CDATA[Büyük Türk cihangiri Yavuz Sultan Selim, Mısır seferi dönüşü Kölemen Devleti’nin, Abbasi Hilafeti’nin ve Hicaz Emareti’nin hazinelerinden intikal eden emanetleri de beraberinde İstanbul’a getirdi. Ancak Topkapı Sarayı’nda büyük bir hürmet ve itina ile muhafaza edilen İslam dininin çok değerli hatıralarının tamamının nasıl toplandığı hakkında bilgi veren belgeler yok denecek kadar azdır. Bazı kaynaklar ve özellikle Evliya Çelebi Seyahatnamesi bu konu ile alakalı bilgiler vermekte ise de bunlar tatmin edici olmaktan uzaktır. Ahmet Rasim konuyu, “Yavuz Sultan Selim Mısır’ı fethedip o zaman oraya sığınmış olan Abbasi Halifesi Mütevekkil’i İstanbul’a getirdikten ve halifeliği ondan devraldıktan sonra, Mekke Emiri Seyyit Berekâtoğlu Şerif Ebu&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Büyük Türk cihangiri Yavuz Sultan Selim, Mısır seferi dönüşü Kölemen Devleti’nin, Abbasi Hilafeti’nin ve Hicaz Emareti’nin hazinelerinden intikal eden emanetleri de beraberinde İstanbul’a getirdi. Ancak Topkapı Sarayı’nda büyük bir hürmet ve itina ile muhafaza edilen İslam dininin çok değerli hatıralarının tamamının nasıl toplandığı hakkında bilgi veren belgeler yok denecek kadar azdır.</p>
<p>Bazı kaynaklar ve özellikle Evliya Çelebi Seyahatnamesi bu konu ile alakalı bilgiler vermekte ise de bunlar tatmin edici olmaktan uzaktır. Ahmet Rasim konuyu, “Yavuz Sultan Selim Mısır’ı fethedip o zaman oraya sığınmış olan Abbasi Halifesi Mütevekkil’i İstanbul’a getirdikten ve halifeliği ondan devraldıktan sonra, Mekke Emiri Seyyit Berekâtoğlu Şerif Ebu Nûmey, Mekke’de bulunan Emanât-ı Mübarekê’yi de Hilafet makamı olan İstanbul’a, Yavuz Sultan Selim’e göndermiştir” diyerek <em>Osmanlı Tarihi</em> isimli kitabında kaydetmiş ve Mukaddes Emanetlerin uzun bir listesini vermiştir. Bu liste bugünkü envantere kayıtlı eserlerle nispeten uyuşmaktadır.</p>
<p>Yavuz’un ruznamecisi olan Haydar Çelebi’nin <em>Haydar Çelebi Ruznamesi </em>isimli iki ciltlik el yazması eserinde Mısır seferini bütün teferruatıyla anlatmasına rağmen, Mukaddes Emanetlere dair bilgi vermemesi şayan-ı dikkat bir konudur. Anlaşıldığı kadarıyla İslam âleminin idaresi ile Mekke ve Medine’nin hizmetini fiilen devralan Yavuz, unvanların ve merasimlerin zahiriyle övünmek istememiştir. Aynı şekilde Hazreti Peygamber’den (sas) kalan hatıralara da hususî bir önem verip Topkapı Sarayı’nda kendi yaşadığı mekânda muhafaza edilmesini sağlayarak asırlarca devam edecek bir gelenek başlatmasına rağmen bunların zahirî rütbe alameti olarak telakki edilmelerine gönlü elvermemiştir (Topkapı Sarayı’nda Peygamber Efendimiz’e hürmeten 24 saat aralıksız Kur’an-ı Kerim okunması hadisesi o tarihten günümüze kadar devam etmektedir). Mısır seferi dönüşü halk muzaffer kumandanı heyecanla beklerken, onun gece yarısı kayıkla boğazı geçip saraya gizlice girmesi de bu tutumuna bir örnektir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2020">Derin Tarih Eylül Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
