﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ahmet Hamdi Tanpınar &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/ahmet-hamdi-tanpinar/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Jan 2020 12:23:12 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Ahmet Hamdi Tanpınar &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Osmanlı’nın “Enmûzec-İ Evvel”İ: Orhan Gazi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/osmanlinin-enmuzec-i-evveli-orhan-gazi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Armağan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jan 2020 07:50:58 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Hamdi Tanpınar]]></category>
		<category><![CDATA[Alâaddin]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Battuta]]></category>
		<category><![CDATA[İhtiyarü'd-din Sultan Orhan Beğ]]></category>
		<category><![CDATA[Orhan Gazi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5447</guid>

					<description><![CDATA[Ahmet Hamdi Tanpınar, Orhan Gazi için, “Bir buçuk asır bütün imparatorluk için model, Orhan’dı” tesbitinde bulunur. Orhan Gazi’nin Fatih’e kadarki döneme “model” olmasının arkasında, dedesi Şeyh Edebali’nin edeb tezgâhı, babası Osman’ın yalçın iradesi ve bükülmez dürüstlüğü, ağabeyi Alâaddin’in derviş-meşrepliği ve tevazusu ve her şeyden önemlisi de, devrin alpleri, erenleri, babaları ve abdallarının kutlu nazarları yatar. Bütün bu maddî ve manevî etkiler onun üzerinde yoğunlaşır ve adeta ‘Orhan Şahsiyeti’ diyebileceğimiz bir model-insanı yontar. Orhan’ı şahsen görüp konuşmuş ve bize tanıtmış olan seyyah İbn Battuta, Nilüfer Hatun’u oldukça tafsilatlı bir şekilde anlatmasına rağmen, ondan bize ne yazık ki pek kısa satırlar halinde&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ahmet Hamdi Tanpınar, Orhan Gazi için, “Bir buçuk asır bütün imparatorluk için model, Orhan’dı” tesbitinde bulunur. Orhan Gazi’nin Fatih’e kadarki döneme “model” olmasının arkasında, dedesi Şeyh Edebali’nin edeb tezgâhı, babası Osman’ın yalçın iradesi ve bükülmez dürüstlüğü, ağabeyi Alâaddin’in derviş-meşrepliği ve tevazusu ve her şeyden önemlisi de, devrin alpleri, erenleri, babaları ve abdallarının kutlu nazarları yatar. Bütün bu maddî ve manevî etkiler onun üzerinde yoğunlaşır ve adeta ‘Orhan Şahsiyeti’ diyebileceğimiz bir model-insanı yontar. Orhan’ı şahsen görüp konuşmuş ve bize tanıtmış olan seyyah İbn Battuta, Nilüfer Hatun’u oldukça tafsilatlı bir şekilde anlatmasına rağmen, ondan bize ne yazık ki pek kısa satırlar halinde bahseder. Anlatılanlar da, gelenekten aktarılan Orhan portresine pek fazla bir şey eklemez. Ancak önemli bir ayrıntı olarak, onun bir yerde bir aydan fazla oturmayıp küffarla sürekli savaş halinde olduğundan söz eder:</p>
<p>Bursa’nın hâkimi Osmancık oğlu İhtiyarü’d-din Sultan Orhan Beğ’dir… Bu hükümdar, Türkmen padişahlarının en ulusu olduğu kadar, toprak, asker ve varlık bakımından da onların en üstünü bulunmaktadır. Hâkimi olduğu yüz kadar kale vardır ki, çoğu zamanını bunları dolaşmakla geçirir ve her kalede bir süre kalarak durumlarını anlamak, noksanlarını tamamlamakla meşgul olur. Denildiğine göre, hiç bir şehirde, hiçbir suretle bir aydan fazla oturmaz, aralıksız olarak kâfirlerle savaşı sürdürür, onların kalelerini bir bir kuşatarak ellerinden alırdı&#8230;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralik-4079">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Masalını Arayan Türkiye</title>
		<link>https://www.derintarih.com/derin-kitap/masalini-arayan-turkiye/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Solak]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Dec 2016 22:11:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Derin Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Hamdi Tanpınar]]></category>
		<category><![CDATA[Darülfünun]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<category><![CDATA[Yahya Kemal]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1882</guid>

					<description><![CDATA[Ahmet Hamdi Tanpınar, Darülfünun’un Edebiyat şubesinde öğrenciyken 1919 Kasım’ında bir gün Zeynep Hanım Konağı’nın koridorlarında elinde “gizlemeyi unuttuğu” bir kitap olduğu halde Yahya Kemal’le karşılaşır. Kitabı eline alan Kendi Gök Kubbemiz şairi, “gençliğinden bir şeylere bakar gibi” bakmış ve talebesine şu ikazda bulunmuştur: “Güzel, ama sizin için daha erken. Klasikleri okuyun, sırasıyla okuyun. Ve her muharriri tekmil okuyun!” Tanpınar, yıllar sonra kaleme aldığı Yahya Kemal monografisinde hocasının bu ikazını,  onun yolunu kısaltma çabası olarak yorumlayacaktı. D. Mehmet Doğan’ın “muhabbetle” imzalayıp gönderdiği Neden Klasiklerimiz Yok? adlı son kitabını elime alınca aklıma Tanpınar ile üstadının arasında geçen yukarıdaki hadise geldi. Bugün de&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ahmet Hamdi Tanpınar, Darülfünun’un Edebiyat şubesinde öğrenciyken 1919 Kasım’ında bir gün Zeynep Hanım Konağı’nın koridorlarında elinde “gizlemeyi unuttuğu” bir kitap olduğu halde Yahya Kemal’le karşılaşır. Kitabı eline alan Kendi Gök Kubbemiz şairi, “gençliğinden bir şeylere bakar gibi” bakmış ve talebesine şu ikazda bulunmuştur:</p>
<p>“Güzel, ama sizin için daha erken. Klasikleri okuyun, sırasıyla okuyun. Ve her muharriri tekmil okuyun!”</p>
<p>Tanpınar, yıllar sonra kaleme aldığı Yahya Kemal monografisinde hocasının bu ikazını,  onun yolunu kısaltma çabası olarak yorumlayacaktı.</p>
<p>D. Mehmet Doğan’ın “muhabbetle” imzalayıp gönderdiği Neden Klasiklerimiz Yok? adlı son kitabını elime alınca aklıma Tanpınar ile üstadının arasında geçen yukarıdaki hadise geldi.</p>
<p>Bugün de gençlere verilen nasihat aşağı yukarı aynı: “Önce klasikleri okuyun, sonra diğerlerini.” İyi ama hangi klasikleri? Ya da klasikler meselesinin Türkiye macerasına baktığımızda soruyu şöyle değiştirmemiz gerekiyor: Kimin klasikleri?</p>
<p>Klasikler mevzuu, Efendibabamız Ahmed Midhat Efendi’den beri, yani 100 yıldır entelektüel gündemimizde.</p>
<p>Bu arada bu bahiste hemen herkesin aklına ilk anda Maarif Vekili Hasan Âli Yücel’in 1940’larda yaptığı klasiklerin neşri hamlesi gelecektir. Bu dönemde Yücel, büyük bir tercüme faaliyetiyle klasikleri Türkçeye kazandırmıştır. Ancak bu dizide tercüme edilen eserler hala tartışılıyor. Yapacağımız kısa bir muhasebe bize tartışmanın seyri hakkında bilgi verecektir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-ocak2017">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beş Şehir’i Bir de Böyle Okuyun</title>
		<link>https://www.derintarih.com/derin-kitap/bes-sehiri-bir-de-boyle-okuyun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Solak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2016 22:50:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Derin Kitap]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmet Hamdi Tanpınar]]></category>
		<category><![CDATA[Beş Şehir]]></category>
		<category><![CDATA[Dergâh Yayınları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1772</guid>

					<description><![CDATA[Lisedeki okuma listemizde Tanpınar’ın Beş Şehir’i de vardı. Böylesine revnaklı bir üslupla ilk kez karşılaşıyordum ve büyülenmiştim âdeta. İtiraf edeyim, kitabı okurken çok da yorulmuştum. Fakat beni yoran kitaptaki yabancı (!) kelimeler değildi. Asıl derdim hem Doğu, hem Batı dünyasına vâkıf, meseleleri tarihî bir derinlikle ele alan usta sanatkârın şehirleri anlatırken yaptığı atıflardı: Mitolojik hikâyeler ve kahramanlar, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı’ya ait kişi ve yer isimleri, onlarca mimarî eser…  Onun kültür atlası öylesine zengindi ki, Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul’a hep bu renkli atlasın sayfaları arasından bakmış ve bu zenginliği eserine yansıtmıştı. Şükür ki, Dergâh Yayınları imdadımıza yetişti ve&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Lisedeki okuma listemizde Tanpınar’ın <em>Beş Şehir</em>’i de vardı. Böylesine revnaklı bir üslupla ilk kez karşılaşıyordum ve büyülenmiştim âdeta. İtiraf edeyim, kitabı okurken çok da yorulmuştum. Fakat beni yoran kitaptaki yabancı (!) kelimeler değildi.</p>
<p>Asıl derdim hem Doğu, hem Batı dünyasına vâkıf, meseleleri tarihî bir derinlikle ele alan usta sanatkârın şehirleri anlatırken yaptığı atıflardı: Mitolojik hikâyeler ve kahramanlar, Bizans, Selçuklu ve Osmanlı’ya ait kişi ve yer isimleri, onlarca mimarî eser…  Onun kültür atlası öylesine zengindi ki, Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul’a hep bu renkli atlasın sayfaları arasından bakmış ve bu zenginliği eserine yansıtmıştı.</p>
<p>Şükür ki, Dergâh Yayınları imdadımıza yetişti ve <em>Beş Şehir</em>’in notlandırılmış bir edisyonunu yayınladı.  İlk baskısı 1946’da yapılan eser üzerinde Dergâh Yayınları’nın teklifiyle çalışmaya başlayan Osmanlı estetiği, kültür ve edebiyat tarihimize dair değerli araştırmalarıyla tanıdığımız Beşir Ayvazoğlu, hazırlık macerasını şöyle özetliyor: “Her okuyuşta ayrı bir tad aldığım bu eseri derin bir dikkatle yeniden okudum. Hem eserden genç kuşakların daha fazla yararlanabilmesi için açıklama notları hazırladım, hem de düzeltilmesi gereken bilgilere işaret ederek doğruları gösterdim.”</p>
<p>Burada hemen okuyucunun aklına gelen bir soruyu da cevaplıyor yazar:</p>
<p>“Notlarda işaret ettiğim bilgi hatalarının ve hafıza yanılmalarının eserin edebî kıymetine zerrece halel getirmediğini özellikle vurgulamak isterim.”</p>
<p>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-aralik2016" target="_blank">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
