﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Amerika &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/amerika/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Fri, 02 Dec 2022 13:40:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Amerika &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hollywood’a Sıçrayan Kızıl Tehlike</title>
		<link>https://www.derintarih.com/sinema-tarihi/hollywooda-sicrayan-kizil-tehlike/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Önder]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Dec 2022 13:40:27 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[McCharty]]></category>
		<category><![CDATA[Soğuk Savaş dönemi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8812</guid>

					<description><![CDATA[Soğuk Savaş döneminin başlamasıyla Amerika’da komünistlere karşı âdeta bir cadı avına girişilir. 9 Şubat 1950’de senatör McCharty’nin parti toplantısında komünistlere bilgi sızdırdığını açıkladığı 205 kişinin yargılanmasıyla başlayan soruşturma ülke geneline yayılmış, pek çok ünlü isim cezalandırılmıştır. Bu listede Bertolt Brecht, Orson Welles ve Arthur Miller gibi önemli sanatçılar da vardır. Soruşturmalarda itirafçılık yapan Elia Kazan ise Amerika ve Avrupa’daki sanat ortamında itibarını kaybedecek; lakin seneler sonra Rıhtımlar Üzerinde filmine sekiz dalda Oscar verilerek ödüllendirilecektir. &#160; Devamı Derin Tarih Aralık Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Soğuk Savaş döneminin başlamasıyla Amerika’da komünistlere karşı âdeta bir cadı avına girişilir. 9 Şubat 1950’de senatör McCharty’nin parti toplantısında komünistlere bilgi sızdırdığını açıkladığı 205 kişinin yargılanmasıyla başlayan soruşturma ülke geneline yayılmış, pek çok ünlü isim cezalandırılmıştır. Bu listede Bertolt Brecht, Orson Welles ve Arthur Miller gibi önemli sanatçılar da vardır. Soruşturmalarda itirafçılık yapan Elia Kazan ise Amerika ve Avrupa’daki sanat ortamında itibarını kaybedecek; lakin seneler sonra Rıhtımlar Üzerinde filmine sekiz dalda Oscar verilerek ödüllendirilecektir.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralık-2022">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türk Basını Musaddık’ı Yüzyılın En Büyük Diktatörleri Arasında Gösterdi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/turk-basini-musaddiki-yuzyilin-en-buyuk-diktatorleri-arasinda-gosterdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hilal Özel]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Aug 2022 09:09:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Muhammed Musaddık]]></category>
		<category><![CDATA[New York Times]]></category>
		<category><![CDATA[ortadogu]]></category>
		<category><![CDATA[Rehine Krizi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8401</guid>

					<description><![CDATA[Amerika ile İran arasındaki husumet, Ortadoğu’nun en kalıplaşmış olgularından biri. Belirli dönemlerde kendini gösteren bu husumetle birlikte, zaman zaman iki ülke arasında bir savaş çıkabileceği yönünde endişeler gündeme gelmekte. Kimileri bu husumetin köklerinin 1979 Rehine Krizi’ne dayandığını savunsa da İran Devrim Rehberi Ali Hamaney, 2019 tarihli bir konuşmasında iki ülke arasındaki gerilimin bahsi geçen krizle değil, 1953 yılında meydana gelen ve Ajax Operasyonu olarak da bilinen dönemin seçilmiş Başbakanı Muhammed Musaddık’ın devrilmesiyle başladığına işaret etmiştir. Dönemin şahitleri kadar tarihçiler tarafında birçok yönüyle ele alınan söz konusu darbeye ilişkin bu değerlendirme, İran İslâm Cumhuriyeti elitleri için de darbenin ifade ettiği anlamı&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amerika ile İran arasındaki husumet, Ortadoğu’nun en kalıplaşmış olgularından biri. Belirli dönemlerde kendini gösteren bu husumetle birlikte, zaman zaman iki ülke arasında bir savaş çıkabileceği yönünde endişeler gündeme gelmekte. Kimileri bu husumetin köklerinin 1979 Rehine Krizi’ne dayandığını savunsa da İran Devrim Rehberi Ali Hamaney, 2019 tarihli bir konuşmasında iki ülke arasındaki gerilimin bahsi geçen krizle değil, 1953 yılında meydana gelen ve Ajax Operasyonu olarak da bilinen dönemin seçilmiş Başbakanı Muhammed Musaddık’ın devrilmesiyle başladığına işaret etmiştir.</p>
<p>Dönemin şahitleri kadar tarihçiler tarafında birçok yönüyle ele alınan söz konusu darbeye ilişkin bu değerlendirme, İran İslâm Cumhuriyeti elitleri için de darbenin ifade ettiği anlamı göstermesi bakımından önemlidir. Darbenin üzerinden geçen uzun yıllar boyunca ortaya çıkan belgelerin ardından, artık Musaddık’ın devrilişinde ABD’nin kilit rol oynadığında bir şüphe bulunmuyor. Nitekim darbeden yaklaşık 12 yıl sonra, 1965 yılında yazılan <em>Görünmeyen Hükümet CIA</em> adlı kitapta, ABD’nin Musaddık darbesindeki rolünden ayrıntılı bir şekilde bahsedilmiştir. Ne var ki darbe ile ABD arasındaki bağlantı 2000’li yıllara kadar herkesin bildiği fakat hiçbir zaman Amerikan hükümeti tarafından itiraf edilmeyen bir olay olarak kaldı.</p>
<p>2000 yılında darbeyle ilgili bazı bilgilerin <em>New York Times</em> tarafından yayımlanmasıyla dönemin Dışişleri Bakanı Madeleine Albright, ülkesinin darbedeki rolünü itiraf etmek durumunda kaldı. 2009 yılına gelindiğinde bir itiraf da Barack Obama tarafından gelmiş, ABD Başkanı üstünden 56 yıl geçtikten sonra ülkesinin darbedeki rolünü kabullenmişti. Her ne kadar bu itiraflar hem ABD’nin Soğuk Savaş Dönemi’nde dünyada ne kadar yıkıcı bir rol oynadığını göstermesi ve İran-ABD hattındaki gerilimin bir boyutunu anlamayı sağlaması açısından önemli olsa da Muhammed Musaddık olayının bölgesel boyutu üzerinde çok durulmamış olması şaşırtıcıdır. Zira Musaddık nevi şahsına münhasır bazı özelliklere sahip olmakla beraber, özünde Soğuk Savaş’ın erken evrelerinde ABD-SSCB kamplaşması dışında kalma yönünde önemli bir tecrübeydi. Ortadoğu’da farklı ülkelerin bu kamplaşmada farklı yerlerde durduğu dikkate alınınca, hangi ülkenin Musaddık darbesine nasıl tepki verdiğini hatırlamak da ilgi çekici olacaktır. Şüphesiz bu ülkelerin en önemlilerinden biri, hem darbe tarihi itibariyle NATO’ya girmiş olması, hem söz konusu dönemde Demokrat Parti yönetiminde ABD ile iyi ilişkilere sahip bulunması, hem de en az bu iki madde kadar önemli olmak üzere İran’la uzun bir geçmişe sahip sınırdaş ülke olması itibariyle Türkiye’dir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ağustos-2022">Derin Tarih Ağustos Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Chp’nin Hokkabazları Kıskandıran Sandık Numaraları</title>
		<link>https://www.derintarih.com/mercek/chpnin-hokkabazlari-kiskandiran-sandik-numaralari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Yürük]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2022 08:32:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrat Parti]]></category>
		<category><![CDATA[DP]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet İnönü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8283</guid>

					<description><![CDATA[II. Dünya Savaşı’nda diktatörlerin dünyayı ateşe vermeleri sonucunda Başta Amerika ve Avrupalı devletlerin baskılarıyla tek elden idare edilen devletlere çok partili hayata geçme direktifi verilmişti. Ülkemizde de bu baskılar neticesinde çok partili hayata kerhen de olsa adım atmak zorunda kalan CHP yöneticileri (Ekinci, 1997: 276) ilk katıldıkları 21 Temmuz 1946 seçimlerini, mevcut atmosfer aleyhlerine dönmeden oldubittiye getirmeye çalıştılar. İktidar partisi CHP ve lideri İsmet İnönü, rejimin tam olarak demokratik bir hüviyet kazanmasından ziyade, dizginlerin elinde olmasına ve dışarıya “birden fazla parti arasında seçim yapılıyor” görüntüsü verilmesine gayret etmişti (Akandere, 2009: 460). 26 Nisan 1946’da toplanan CHP Meclis Grubu, Eylül 1946’da&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>II. Dünya Savaşı’nda diktatörlerin dünyayı ateşe vermeleri sonucunda Başta Amerika ve Avrupalı devletlerin baskılarıyla tek elden idare edilen devletlere çok partili hayata geçme direktifi verilmişti. Ülkemizde de bu baskılar neticesinde çok partili hayata kerhen de olsa adım atmak zorunda kalan CHP yöneticileri (Ekinci, 1997: 276) ilk katıldıkları 21 Temmuz 1946 seçimlerini, mevcut atmosfer aleyhlerine dönmeden oldubittiye getirmeye çalıştılar.</p>
<p>İktidar partisi CHP ve lideri İsmet İnönü, rejimin tam olarak demokratik bir hüviyet kazanmasından ziyade, dizginlerin elinde olmasına ve dışarıya “birden fazla parti arasında seçim yapılıyor” görüntüsü verilmesine gayret etmişti (Akandere, 2009: 460).</p>
<p>26 Nisan 1946’da toplanan CHP Meclis Grubu, Eylül 1946’da yapılması gereken belediye seçimlerinin Mayıs 1946’da yapılmasını sağlayan tasarıyı kabul etti. Bu kanun, iktidar ile muhalefet arasındaki ilişkileri bozarken, giderek artan bir gerginlik sürecinin de başlamasına neden oldu.</p>
<p>CHP’li Nihat Erim, 30 Mayıs 1946 günü <em>Ulus</em> gazetesinde yayınladığı “Şal” başlıklı makalesinde, dönemin cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün nabzını yoklayarak başarısız seçim propagandasından yakınmıştı (www.yenisafak.com). İsmet İnönü ise Erim’e, “Demokrat Parti kazanırsa yönetime el koyarız” şeklinde yorumlanacak şu cevabı vermişti: “Buna imkân vermem. Ben ihtilâlci ve Kuvâ-yı Milliyeci İsmet’im. Bu devleti yoktan bu hale getirdik. Üç beş çapulcuya maskara ettirmeyeceğiz. Yaptığımız bir tecrübedir. Muvaffak olursak ne âlâ. Olmazsa vazgeçer, birkaç sene daha eski usûlde gideriz. Sonra yeniden tecrübe ederiz” (Toker, 1970: 127-128).</p>
<p>7 Ocak 1946’da henüz yeni kurulan Demokrat Parti (DP) ve eş zamanlı kurulmuş diğer partiler, erkene alınmış yerel seçimi protesto ederek bu haksız yarışa katılmadılar. CHP yöneticileri bu defa 1947 yılında yapılması gereken genel seçimleri öne alan kanunu kabul ederek ve mevcut Meclis’i feshederek ülke demokrasisini yeni bir oldubittiyle karşı karşıya bıraktılar. Fakat DP’nin kuruluşunun hemen ardından hızla örgütlenmesi ve halkın teveccühüne mazhar olması iktidar partisini tedirgin etmeye yetmişti. Bu tedirginlik etkisini çabuk gösterdi ve 1947 yılında yapılması gereken yerel seçimler alelacele bir yıl öncesine çekildi (Çolak, 2012: 1).</p>
<p>Bu karar, henüz ülke çapında örgütlenmesini tamamlayamamış DP dahil birçok parti için yeni bir sarsıntı sebebi oldu. Seçimlere katılıp katılmama hususunda partilerin üst düzey yöneticileri uzun süren müzakereler gerçekleştirdiler. Ardından DP yöneticileri, ‘demokrasi içinde var olmanın ve meşru kalmanın bir vesilesi olur’ kanaatiyle 21 Temmuz 1946 seçimlerine girme kararı aldılar. Bu karara rağmen, muhalefet cephesinin lideri konumunda bulunan DP’nin 16 şehirde seçimlere girememesi, muhalefet partilerinin bu seçime ne kadar hazırlıksız yakalandığını gösteren çarpıcı bir tablodur.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2022">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul’da Neden Dilenci Yoktu?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/istanbulda-neden-dilenci-yoktu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Genç]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Nov 2021 07:27:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Asya]]></category>
		<category><![CDATA[Batı]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi Devrimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7576</guid>

					<description><![CDATA[“(Osmanlıların) Sanayi Devrimi’ni yapmasına imkân yoktu. Çünkü Osmanlıların insana, ekonomiye, topluma, dünyaya bakışları kapitalistler gibi değildi. Batılıların kapitalizminde insanların ihtiyacı değil, ancak ekonominin ihtiyacı önemlidir. Birinci derecede herkes ekonominin emrinde çalışır. Osmanlıların (hedefi) ise, insanlara yaşanabilir bir dünya sağlamaktı. Bu çok basit gibi görünüyor, aslında çok zordu. Bir kere verimlilik çok düşüktü. Osmanlı’nın hâkim olduğu dünya çok verimli toprakların bulunduğu bir alan değildi. Ancak kıt-kanaat yaşayabilirlerdi insanlar. O kıt-kanaat yaşamayı herkese yaymaya çalıştı Osmanlılar. Onun için birikim yapıp da, büyük sermaye biriktirip de ekonomiyi dönüştürme imkânları olamazdı.  Avrupa’da da bu hiç kolay olmadı. Yani, kapitalizm -diyelim ki- 15. yüzyıldan itibaren&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“(Osmanlıların) Sanayi Devrimi’ni yapmasına imkân yoktu. Çünkü Osmanlıların insana, ekonomiye, topluma, dünyaya bakışları kapitalistler gibi değildi. Batılıların kapitalizminde insanların ihtiyacı değil, ancak ekonominin ihtiyacı önemlidir. Birinci derecede herkes ekonominin emrinde çalışır.</strong></p>
<p>Osmanlıların (hedefi) ise, insanlara yaşanabilir bir dünya sağlamaktı. Bu çok basit gibi görünüyor, aslında çok zordu. Bir kere verimlilik çok düşüktü. Osmanlı’nın hâkim olduğu dünya çok verimli toprakların bulunduğu bir alan değildi. Ancak kıt-kanaat yaşayabilirlerdi insanlar. O kıt-kanaat yaşamayı herkese yaymaya çalıştı Osmanlılar. Onun için birikim yapıp da, büyük sermaye biriktirip de ekonomiyi dönüştürme imkânları olamazdı.  Avrupa’da da bu hiç kolay olmadı. Yani, kapitalizm -diyelim ki- 15. yüzyıldan itibaren benimsendi, gelişti. Ve ne yaptılar? Amerika’yı keşfettiler bir kere. Amerika’yı Batı’nın kolonisi olarak değerlendirdiler. Muazzam bir servet akışı oldu. Sonra, Asya’ya gittiler. Asya’nın iç ticaretine girdiler. Kapitalizmin zenginleşmesi 300 sene sürdü. Ondan sonra Sanayi Devrimi ancak olabildi. Yani, o kadar birikimden sonra… O birikimin muadili de geniş kitlelerin çok büyük ıstırap ve sefalet çekmeleriyle ancak mümkün oldu.</p>
<p>Osmanlı İmparatorluğu’nun merkezi İstanbul’u, İzmir, Ankara gibi diğer şehirleri ziyaret eden Batılıların, -bunların hepsi Osmanlı dostu değil, hatta hiçbiri değildi- pek çoğunun dikkat ettiği şey, sokaklarda dilenci olmamasıydı. İzmir’e geliyorlar yok. İstanbul’da yok. Edirne’de yok… Çok hayret ediyorlar. Özellikle Londra ve Paris’ten gelenler… Çünkü Londra ve Paris 400-500 bin civarında nüfusa sahipti ve bu şehirlerde her 10 kişiden biri dilenciydi. Yani Londra’da 50 bin, Paris’te 50 bin dilenci sokaklarda dolaşıyordu. Ona alışmış olduklarından, Osmanlı şehirlerinde dilenci görmeyince çok şaşırdılar ve araştırdıklarında yoksulların ihtiyaçları karşılandığı için dinlenmeye gerek duymadıklarını gördüler. Osmanlılar bunu başardı.”</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasim-2021">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Florıda Eyaletinin Adı ‘Turconıa’ Mı Olacaktı?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/ornek-mucadele/florida-eyaletinin-adi-turconia-mi-olacakti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 04 Jan 2021 05:54:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Örnek Mücadele]]></category>
		<category><![CDATA[1. Dünya Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Arizona]]></category>
		<category><![CDATA[Japonica]]></category>
		<category><![CDATA[New Mexico]]></category>
		<category><![CDATA[Turconia]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6664</guid>

					<description><![CDATA[1. Dünya Savaşı’nı Almanya kazanırsa İttifak devletleri Amerika’yı nasıl bölüşür? 6 Nisan 1917’de Almanya’ya karşı resmen savaşa giren Amerikalılar çatışmalar boyunca bu soruyu kim bilir kaç defa sordular kendilerine! Hatta böyle bir hadisenin vuku bulması durumunda ortaya çıkacak sonuca dair bir harita bile hazırladılar. Üstelik bu harita ABD’de yayınlanan Life dergisinin 10 Şubat 1916 tarihli 67/1737. sayısının kapağında neşredildi. Harita aslında savaş taraftarları tarafından ABD’nin savaşa girmesini teşvik etmek ve Amerikan halkını motive etmek üzere propaganda amacıyla hazırlanmıştı. Haritanın bizim açımızdan en ilginç yanı, Osmanlı Devleti’nin payına düşen kısımdı. ‘Turconia’ diye nitelendirdikleri bölge Florida Eyaletiydi. Osmanlı Devleti’nin orta ılıman ve&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1. Dünya Savaşı’nı Almanya kazanırsa İttifak devletleri Amerika’yı nasıl bölüşür? 6 Nisan 1917’de Almanya’ya karşı resmen savaşa giren Amerikalılar çatışmalar boyunca bu soruyu kim bilir kaç defa sordular kendilerine! Hatta böyle bir hadisenin vuku bulması durumunda ortaya çıkacak sonuca dair bir harita bile hazırladılar. Üstelik bu harita ABD’de yayınlanan Life dergisinin 10 Şubat 1916 tarihli 67/1737. sayısının kapağında neşredildi.</p>
<p>Harita aslında savaş taraftarları tarafından ABD’nin savaşa girmesini teşvik etmek ve Amerikan halkını motive etmek üzere propaganda amacıyla hazırlanmıştı. Haritanın bizim açımızdan en ilginç yanı, Osmanlı Devleti’nin payına düşen kısımdı. ‘Turconia’ diye nitelendirdikleri bölge Florida Eyaletiydi. Osmanlı Devleti’nin orta ılıman ve sıcak kuşakta yer almasından dolayı bu bölgeyi tercih edebileceğini düşünmüş olmalılar.</p>
<p>Kendilerine sadece Arizona ve New Mexico gibi birkaç güney eyaletinin kalacağını, İttifak devletlerinin diğer kısımları işgal edeceğini öngörmüşlerdi. Aslan payı ise Almanlarındı. ‘New Prussia’ adıyla Almanlara kalan kısım, ülkenin toprak olarak neredeyse %90’ını kaplıyordu. Batı bölgeler ise boydan boya ‘Japonica’ adıyla Japonya’ya veriliyordu. Avusturya’ya ‘Austriana’ adıyla günümüzde Meksika sınırları içinde olan aşağı Kaliforniya ve güney aşağı Kaliforniya eyaletleri bırakılmıştı.</p>
<p>Bu arada şehir isimlerinin de değiştirildiğini görüyoruz. Osmanlı’ya bırakılan Florida’daki yeni şehirler Constantinople Junction, Bagdad Corners ve West Turkey idi. Diğer ülkelere ayrılan bölgelerde de isimler o ülkelerin şehirlerine benzer şekilde oluşturulmuştu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ocak-2021">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Beyaz Adamın Kızılderili Soykırımı 50 Hiroşima’ya Bedel</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/beyaz-adamin-kizilderili-soykirimi-50-hirosimaya-bedel/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[David E. Stannard]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2017 22:05:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Hiroşima]]></category>
		<category><![CDATA[Kızılderili]]></category>
		<category><![CDATA[Soykırım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2101</guid>

					<description><![CDATA[Amerikalıların asıl istilası Kristof Kolomb’un ikinci seyahatiyle başlamıştır. Sefere yetki veren kraliyet emirleri bu yolculuk için Endülüs’teki en iyi gemilerin kullanılması ve bu gemilere bölgenin en deneyimli kılavuz ve gemicilerinin komuta etmesi yönündeydi. Sefere 1200’den fazla asker, denizci ve koloniciyi ve bir mızraklı süvari birliğiyle beş altı rahibi taşıyan 17 gemi katıldı. Yol üzerinde Kanarya adalarında başka yolcular da gemiye alındı: koyun, sığır ve keçilerle birlikte sekiz domuz da güverteye ve ambarlara yerleştirildi. Kolomb’un Karayiplere ilk ayak basışından tam 21 yıl sonra, Hispaniola diye isimlendirdiği, çok kalabalık bir nüfusa sahip olan ada ıpıssız kalmıştı. Hintli (İngilizcede Hintli anlamına gelen Indian&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikalıların asıl istilası Kristof Kolomb’un ikinci seyahatiyle başlamıştır. Sefere yetki veren kraliyet emirleri bu yolculuk için Endülüs’teki en iyi gemilerin kullanılması ve bu gemilere bölgenin en deneyimli kılavuz ve gemicilerinin komuta etmesi yönündeydi. Sefere 1200’den fazla asker, denizci ve koloniciyi ve bir mızraklı süvari birliğiyle beş altı rahibi taşıyan 17 gemi katıldı. Yol üzerinde Kanarya adalarında başka yolcular da gemiye alındı: koyun, sığır ve keçilerle birlikte sekiz domuz da güverteye ve ambarlara yerleştirildi.</p>
<p>Kolomb’un Karayiplere ilk ayak basışından tam 21 yıl sonra, Hispaniola diye isimlendirdiği, çok kalabalık bir nüfusa sahip olan ada ıpıssız kalmıştı. Hintli (İngilizcede Hintli anlamına gelen <em>Indian</em> kelimesi, Kolomb’un Amerika’ya ayak bastığında Hindistan’a ulaştığını zannetmesinden dolayı bundan sonra Kızılderili anlamında da kullanılmıştır) demeyi tercih ettiği yaklaşık 8 milyon insan şiddet, hastalık ve sefaletten hayatını kaybetti. Hispaniola’da vuku bulanlar, biraz daha uzun bir zaman, yani tek bir insan neslinin ömrü kadar zaman almakla beraber yıkım 50 Hiroşima’dan fazlasına bedeldi. Hispaniola ise sadece bir başlangıçtı.</p>
<p>Ocak 1494’ün başında filo Kolomb’un Yenidünya’sının başkenti Isabella’yı kurmak için seçtiği Hispaniola’nın kuzey sahilindeki mevkiye vardı. Ancak gemiler yükünü boşaltır boşaltmaz mürettebat arasında hastalık patlak verdi ve kısa sürede gemidekilerden birinin hatırladığı gibi “sanki biz onların kardeşleriymişiz” gibi armağan olarak getirdikleri balık ve meyvelerle gemileri karşılamaya gelen yerlilere sirayet etti. Amiralin (Kolomb) tabibi birkaç gün içinde yerlilerin her yerde ölmelerine karşılık İspanyolların ancak üçte birinin hastalandığını kaydetmişti.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-mart2017">Derin Tarih Mart Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
