﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Bahriye Kanunnâmesi &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/bahriye-kanunnamesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Dec 2021 13:56:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Bahriye Kanunnâmesi &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Osmanlı’nın Yüzen Kalesi Kadırgadan Kalyona Büyük Değişim</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/osmanlinin-yuzen-kalesi-kadirgadan-kalyona-buyuk-degisim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Yusuf Alperen Aydın]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Dec 2021 13:56:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Bahriye Kanunnâmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Çanakkale Boğazı]]></category>
		<category><![CDATA[Girit kuşatması]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7723</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı donanmasının uzun bir süre kadırga tipi gemiler kullandıktan sonra kalyona geçişi hangi dinamikler neticesinde gerçekleşti? Bu değişim Osmanlı denizciliği için ne anlama gelmektedir? Şüphesiz bu değişim deniz savaşlarının seyri ile ilgilidir. Savaş ve teknoloji ilişkisi ise bilinen bir konudur. Her ne kadar arzulanmayan bir şey olsa da geçmişte olduğu gibi günümüzde de savaş, dünyanın bir gerçeği olarak kabul görmektedir. Öyle ki Osmanlı Devleti’nin kuruluşu için esas alınan 1302 tarihi de nihayet bir savaşı ifade eder. Bu savaş dolayısıyla Osmanlılar ilk kez çağdaş bir tarih anlatısında kendilerine yer bulmuşlardır. Bir savaş dolayısıyla başlatılan Osmanlı tarihi anlatısı, sonrasında devletin topraklarını genişletmek&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı donanmasının uzun bir süre kadırga tipi gemiler kullandıktan sonra kalyona geçişi hangi dinamikler neticesinde gerçekleşti? Bu değişim Osmanlı denizciliği için ne anlama gelmektedir?</p>
<p>Şüphesiz bu değişim deniz savaşlarının seyri ile ilgilidir. Savaş ve teknoloji ilişkisi ise bilinen bir konudur. Her ne kadar arzulanmayan bir şey olsa da geçmişte olduğu gibi günümüzde de savaş, dünyanın bir gerçeği olarak kabul görmektedir. Öyle ki Osmanlı Devleti’nin kuruluşu için esas alınan 1302 tarihi de nihayet bir savaşı ifade eder. Bu savaş dolayısıyla Osmanlılar ilk kez çağdaş bir tarih anlatısında kendilerine yer bulmuşlardır. Bir savaş dolayısıyla başlatılan Osmanlı tarihi anlatısı, sonrasında devletin topraklarını genişletmek için giriştiği başka birçok savaşla da sürmüştür.</p>
<p>Bu mücadeleler sırasında Osmanlılar karşılaştıkları rakiplerinin savaşa dair teknoloji, strateji ve taktiklerini şüphesiz yakından görmekteydiler. Hatta bazılarını benimseyerek daha sonra kendileri de uyguladılar. Karadaki bu durum elbette denizlerde de geçerlidir. Nihayet sorunuzun cevabına gelirsek 1645-69 yılları arasındaki uzun Girit kuşatmasının bu teknolojik değişimi tetiklediği ifade edilebilir. Söz konusu yıllarda yüksek bordalı, yelkenli ve çok sayıdaki top dolayısıyla ateş üstünlüğüne sahip Venedik donanmasındaki gemiler Çanakkale Boğazı’nı tutarak Osmanlı donanmasının adaya ulaşmasını engellediler. Osmanlılar gerekli malzemeleri bir noktaya kadar karadan taşıyıp buradan tekrar deniz vasıtaları ile adadaki askerlerine ulaştırmak suretiyle bu engeli aştılar ama söz konusu gemiler sayesinde Venedik deniz üstünlüğünü elde etmiş oldu. Osmanlı devlet adamları buna karşı ancak düşmanın savaş gemilerine benzer gemilere sahip olunması gerektiği şeklinde bir karara vardılar. Hadisenin bundan sonraki seyri ayrı bir bahistir fakat kalyona geçişin temel sebebi, düşmanın silahına benzer bir silah yapmaktır.</p>
<p>Donanmadaki bu değişimin esas ifadesi ise Osmanlı bahriyesini modernize etmek için hazırlanan 1701 tarihli Bahriye Kanunnamesi olmuştur. Bundan biraz önce kalyonlar donanma içinde ancak ayrı bir filo oluşturmak hasebiyle görev almaktaydılar. Bu tarihten sonra ise esas savaş gücü artık kalyon olarak belirlenmiş, donanma kalyonlardan müteşekkil hale getirilmiştir. Osmanlı denizciliği olarak ifade edilen konunun ise askerî ve sivil olmak üzere iki yönü vardır. Donanmada kalyon sayısının 27’den 40’a çıkarılması söz konusu kanunnamede bir emir olarak yer almıştı. Bunun sivil denizciliğe de yansıdığı görülmektedir. 18. yüzyılın başlarında İskenderiye-İstanbul deniz ticaret güzergâhında üç-dört kadar olan Osmanlı tüccar kalyonlarının sayısı, devletin kalyon inşası konusunda tüccarı teşvik etme politikası sonucu 1719’da 30’a ulaşmıştı. Osmanlılar böylece Akdeniz’de antik dönemden beri varlığını koruyan kürekli gemi geleneğinin son 300 yıllık temsilcileri olarak artık bu geleneği terk edip hakimiyetleri altındaki sularda egemenliklerini sürdürmenin yeni şartını yerine getiriyorlardı.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralik-2021">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı Denizciliğinde Modernizasyon Hamleleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/osmanli-denizciliginde-modernizasyon-hamleleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Tuncay Zorlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Dec 2021 13:13:25 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Âmire Hendesehane]]></category>
		<category><![CDATA[Bahriye Kanunnâmesi]]></category>
		<category><![CDATA[III. Selim]]></category>
		<category><![CDATA[Kalyoncu Kışlası]]></category>
		<category><![CDATA[Tersane-i Âmire]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7713</guid>

					<description><![CDATA[17. yüzyıl sonlarında sistematik olarak yelkenli gemilere geçen ve bunu uzun süre devam ettiren Osmanlı donanması, atalet dönemine girdiği bir zaman diliminde, 1770 yılında yaşadığı Çeşme bozgunuyla derin uykusundan uyanmıştı. Kaptanıderyalığa getirilen Cezayirli Gazi Hasan Paşa tarafından başlatılan modernleşme programı doğrultusunda denizcileri eğitmek ve disiplin altına almak için Kasımpaşa’da Kalyoncular Kışlası inşa edildi ve kalyonculuk yeni bir ocak olarak ortaya çıktı. Levent Çiftliği olarak bilinen saha, deniz erleri için I. Abdülhamid tarafından tahsis edildi. Osmanlı hizmetine girmiş bazı yabancı gemi inşa mühendislerinin rehberliğinde, Avrupa tarzında yeni gemiler yapıldı. 29 Nisan 1775’te Tersane-i Âmire’de Hendesehane kurularak, deniz subayı adaylarına teknik eğitim&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>17. yüzyıl sonlarında sistematik olarak yelkenli gemilere geçen ve bunu uzun süre devam ettiren Osmanlı donanması, atalet dönemine girdiği bir zaman diliminde, 1770 yılında yaşadığı Çeşme bozgunuyla derin uykusundan uyanmıştı. Kaptanıderyalığa getirilen Cezayirli Gazi Hasan Paşa tarafından başlatılan modernleşme programı doğrultusunda denizcileri eğitmek ve disiplin altına almak için Kasımpaşa’da Kalyoncular Kışlası inşa edildi ve kalyonculuk yeni bir ocak olarak ortaya çıktı. Levent Çiftliği olarak bilinen saha, deniz erleri için I. Abdülhamid tarafından tahsis edildi. Osmanlı hizmetine girmiş bazı yabancı gemi inşa mühendislerinin rehberliğinde, Avrupa tarzında yeni gemiler yapıldı. 29 Nisan 1775’te Tersane-i Âmire’de Hendesehane kurularak, deniz subayı adaylarına teknik eğitim vermenin yolu açıldı.</p>
<p>Deniz teknolojisinde yaşanan son gelişmeleri takip etmek ve bunları İstanbul’da uygulamak isteyen III. Selim, Avrupa’ya gönderdiği gözlemcilerden aldığı raporlar yardımıyla denizcilik alanında yapılması gerekenlerin bir nevi envanterini çıkarttı. İşe yasal, idari ve eğitimle ilgili çalışmalarla başlayarak denizcilik işlerinin başına, güvendiği Küçük Hüseyin Paşa’yı getirdi. Şubat 1805 tarihli <em>Bahriye Kanunnâmesi </em>uyarınca Tersane-i Âmire içerisinde bir hastane kuruldu.</p>
<p>Denizciliğin yasal, idari ve eğitimle ilgili altyapısını belirli bir nizama kavuşturan III. Selim, donanmanın teknik modernizasyonuna girişti. Bilhassa ocaklık ya da avarız yöntemleriyle temin edilen, gemi inşa ve kalafatlama malzemelerinin iyi bir iş bölümüyle tersanedeki mahzenlerde depolanması ve yeri geldiğinde kullanılması için çalışmalar yapıldı. Üç ambarlı kalyon, kapak, fırkateyn, korvet, şalope, şehtiye, ateş gemisi, uskuna, kırlangıç, trabago ve şebek gibi yelkenli gemilerin inşası hızlandı. Bu hareketlilik atıl vaziyetteki eski tersaneleri canlandırdığı gibi yeni tersanelerin de inşasına zemin hazırlamıştır. Başta Tersane-i Âmire (İstanbul) olmak üzere Midilli, Sinop, Karadeniz Ereğlisi, Bartın, Amasra, Misivri, Kalas, Rodos, Kemer, Kıbrıs, Limni, Bodrum, Gemlik, Kal‘a-i Sultânî (Çanakkale), Silistire, Sohum ve Çingâne İskelesi (Varna’nın kuzeyinde) gibi tersaneler bunlar arasında sayılabilir.</p>
<p>1798 yılında, önceki ahşap kalafatlama platformlarının yerine kârgir platformlar yapılarak uzun ömürlü olmaları sağlandı. Bu dönemde benimsenen teknolojilerden biri de Fransızların kullandığı kuru havuz sistemiydi. Bu sistem uyarınca, gemiler sudan arındırılmış kuru bir havuz içerisinde tamir ya da inşa ediliyor, daha sonra deniz yönündeki havuz kapakları açılıp içeriye su alınıyordu. Böylece kuru ortamdaki gemi, denize doğru yüzdürülebiliyordu. Fransız mühendis Le Brun’un 1794-95’te geliştirdiği yeni gemi indirme sistemi sayesinde, gemiler eskiden olduğu gibi tamamen karada inşa edilmeyecekti. Bunun yerine, lumboz seviyelerine kadar karada, diğer üst yapılar ise denize indirildikten sonra tamamlanacaktı. Yaklaşık 40 yıl kadar sürdüğü anlaşılan bu yeni yöntem, gemi indirme sırasında keresteler üzerine binen basıncı azaltmakla kalmıyor, işçi sayısında da tasarruf sağlayarak ekonomik fayda sağlıyordu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralik-2021">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
