﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Batı &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/bati/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 12 Oct 2022 13:42:48 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.9</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Batı &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Balkan Harbi Ve Rumeli&#8217;ye Deda</title>
		<link>https://www.derintarih.com/yakin-tarih/balkan-harbi-ve-rumeliye-deda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Yürük]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Oct 2022 11:33:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Batı]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[Türk]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8593</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı Devleti, Balkan Savaşları’nda tarihinin en ağır hezimetine uğradı. Batı sınırlar Adriyatik Denizi kıyılarından Meriç Nehri’ne kadar geriledi. Altı asırdır Türk vatanı olan Rumeli kaybedilirken, İstanbul canlarını kurtarmak için katliamlardan kaçan aç ve perişan on binlerce muhacire kucak açtı. 93 Harbi psikozunu derinleştiren felâket olarak değerlendirilen Balkan Harbi’ne dair, aradan geçen 110 senenin hafızalardan silemediği elim manzaralar. &#160;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı Devleti, Balkan Savaşları’nda tarihinin en ağır hezimetine uğradı. Batı sınırlar Adriyatik Denizi kıyılarından Meriç Nehri’ne kadar geriledi. Altı asırdır Türk vatanı olan Rumeli kaybedilirken, İstanbul canlarını kurtarmak için katliamlardan kaçan aç ve perişan on binlerce muhacire kucak açtı. 93 Harbi psikozunu derinleştiren felâket olarak değerlendirilen Balkan Harbi’ne dair, aradan geçen 110 senenin hafızalardan silemediği elim manzaralar.</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İstanbul’da Neden Dilenci Yoktu?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/istanbulda-neden-dilenci-yoktu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Genç]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Nov 2021 07:27:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Ankara]]></category>
		<category><![CDATA[Asya]]></category>
		<category><![CDATA[Batı]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul]]></category>
		<category><![CDATA[İzmir]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[Sanayi Devrimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7576</guid>

					<description><![CDATA[“(Osmanlıların) Sanayi Devrimi’ni yapmasına imkân yoktu. Çünkü Osmanlıların insana, ekonomiye, topluma, dünyaya bakışları kapitalistler gibi değildi. Batılıların kapitalizminde insanların ihtiyacı değil, ancak ekonominin ihtiyacı önemlidir. Birinci derecede herkes ekonominin emrinde çalışır. Osmanlıların (hedefi) ise, insanlara yaşanabilir bir dünya sağlamaktı. Bu çok basit gibi görünüyor, aslında çok zordu. Bir kere verimlilik çok düşüktü. Osmanlı’nın hâkim olduğu dünya çok verimli toprakların bulunduğu bir alan değildi. Ancak kıt-kanaat yaşayabilirlerdi insanlar. O kıt-kanaat yaşamayı herkese yaymaya çalıştı Osmanlılar. Onun için birikim yapıp da, büyük sermaye biriktirip de ekonomiyi dönüştürme imkânları olamazdı.  Avrupa’da da bu hiç kolay olmadı. Yani, kapitalizm -diyelim ki- 15. yüzyıldan itibaren&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>“(Osmanlıların) Sanayi Devrimi’ni yapmasına imkân yoktu. Çünkü Osmanlıların insana, ekonomiye, topluma, dünyaya bakışları kapitalistler gibi değildi. Batılıların kapitalizminde insanların ihtiyacı değil, ancak ekonominin ihtiyacı önemlidir. Birinci derecede herkes ekonominin emrinde çalışır.</strong></p>
<p>Osmanlıların (hedefi) ise, insanlara yaşanabilir bir dünya sağlamaktı. Bu çok basit gibi görünüyor, aslında çok zordu. Bir kere verimlilik çok düşüktü. Osmanlı’nın hâkim olduğu dünya çok verimli toprakların bulunduğu bir alan değildi. Ancak kıt-kanaat yaşayabilirlerdi insanlar. O kıt-kanaat yaşamayı herkese yaymaya çalıştı Osmanlılar. Onun için birikim yapıp da, büyük sermaye biriktirip de ekonomiyi dönüştürme imkânları olamazdı.  Avrupa’da da bu hiç kolay olmadı. Yani, kapitalizm -diyelim ki- 15. yüzyıldan itibaren benimsendi, gelişti. Ve ne yaptılar? Amerika’yı keşfettiler bir kere. Amerika’yı Batı’nın kolonisi olarak değerlendirdiler. Muazzam bir servet akışı oldu. Sonra, Asya’ya gittiler. Asya’nın iç ticaretine girdiler. Kapitalizmin zenginleşmesi 300 sene sürdü. Ondan sonra Sanayi Devrimi ancak olabildi. Yani, o kadar birikimden sonra… O birikimin muadili de geniş kitlelerin çok büyük ıstırap ve sefalet çekmeleriyle ancak mümkün oldu.</p>
<p>Osmanlı İmparatorluğu’nun merkezi İstanbul’u, İzmir, Ankara gibi diğer şehirleri ziyaret eden Batılıların, -bunların hepsi Osmanlı dostu değil, hatta hiçbiri değildi- pek çoğunun dikkat ettiği şey, sokaklarda dilenci olmamasıydı. İzmir’e geliyorlar yok. İstanbul’da yok. Edirne’de yok… Çok hayret ediyorlar. Özellikle Londra ve Paris’ten gelenler… Çünkü Londra ve Paris 400-500 bin civarında nüfusa sahipti ve bu şehirlerde her 10 kişiden biri dilenciydi. Yani Londra’da 50 bin, Paris’te 50 bin dilenci sokaklarda dolaşıyordu. Ona alışmış olduklarından, Osmanlı şehirlerinde dilenci görmeyince çok şaşırdılar ve araştırdıklarında yoksulların ihtiyaçları karşılandığı için dinlenmeye gerek duymadıklarını gördüler. Osmanlılar bunu başardı.”</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasim-2021">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“France Vilayetü”nün Soykırım Galerisi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/sifir-noktasi/france-vilayetunun-soykirim-galerisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmed Fatih Can]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jul 2019 08:19:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sıfır Noktası]]></category>
		<category><![CDATA[Batı]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4697</guid>

					<description><![CDATA[Siyaset bilimci ve demograf Rudolph J. Rummel sadece 19. ve 20. yüzyıllarda Batı’nın giriştiği soykırımlarda kaba ve spesifik tekniklerle yok edilen insan sayısının 170 milyon civarında olduğunu belirtir. Eğer soykırım tarifinin içine örgütlü yapıların savunmasız insanlara reva gördüğü her türlü öldürme şenaeti dahil edilirse bu rakamın 300 milyonu bulacağını tespit eder. Avrupalının (istisnalar hariç) insanlığın yüzünü karaya boyadığı bu tabloda hangi Frenk kavme kaç ceset düştüğünün hesabı da bellidir; lakin hacmi bu yazının sınırlarını aşacağı ve bağlamının şimdilik saded dışı olmaklığı sebebiyle hedefe matuf bir tahsis yapmak zorundayım. Bu tahsisi de fırsat addettiği her gelişmeyi kullanarak mürai sesini yükselten ve&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Siyaset bilimci ve demograf Rudolph J. Rummel sadece 19. ve 20. yüzyıllarda Batı’nın giriştiği soykırımlarda kaba ve spesifik tekniklerle yok edilen insan sayısının 170 milyon civarında olduğunu belirtir. Eğer soykırım tarifinin içine örgütlü yapıların savunmasız insanlara reva gördüğü her türlü öldürme şenaeti dahil edilirse bu rakamın 300 milyonu bulacağını tespit eder.</p>
<p>Avrupalının (istisnalar hariç) insanlığın yüzünü karaya boyadığı bu tabloda hangi Frenk kavme kaç ceset düştüğünün hesabı da bellidir; lakin hacmi bu yazının sınırlarını aşacağı ve bağlamının şimdilik saded dışı olmaklığı sebebiyle hedefe matuf bir tahsis yapmak zorundayım. Bu tahsisi de fırsat addettiği her gelişmeyi kullanarak mürai sesini yükselten ve suret-i haktan görünerek zayıf bellediklerine nizamat verme gayretkeşliğinde ön sırayı kimseye kaptırmamaya çalışan “Françe kavmi”ne mahsus kılmayı düşünüyorum.</p>
<p>Malum her Nisan ayı geldiğinde istismar etmeye alıştığı “Ermeni Tehciri” meselesini diline dolayan vükelası ve vüzerasıyla bilcümle hükeması açıklama üstüne açıklama yapmakta, bize ayar vermeye çalışmakta… Türklerin Ermenilere soykırım uyguladığından tutun da PKK’nın terör örgütü sayılamayacağına dönük laf salataları ve bir sürü atraksiyon sudur etmekte… İyi de, atalarımız “Dinime dahleden bari Müselman olsa…” dememiş miydi?</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2019">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a> </strong></p>
<p>&nbsp;</p>
<p>&nbsp;</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
