﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Batum &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/batum/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Mon, 02 Mar 2020 13:01:59 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.7</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Batum &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Misak-ı Millî Osmanlı’nın Kırmızı Çizgisiydi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/misak-i-milli-osmanlinin-kirmizi-cizgisiydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Budak]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2020 13:01:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Batum]]></category>
		<category><![CDATA[Kerkük]]></category>
		<category><![CDATA[Magna Carta]]></category>
		<category><![CDATA[Meclis-i Mebusan]]></category>
		<category><![CDATA[Misak-ı Millî]]></category>
		<category><![CDATA[Musul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5736</guid>

					<description><![CDATA[Bugün Türkiye’de eğitimli de olsa insanlara “Misak-ı Millî nedir?” diye sorsanız, çoğunun cevabı, “Millî sınırlar” olacaktır, yani bugünkü Türkiye’nin sınırları. Acaba bu cevap ne kadar doğru? Bunda, Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından benimsenen barışçı ve uluslararası sisteme uygun dış politikanın rolü ve bu politikaya uyumlu olması için Misak-ı Millî Beyannamesi’nde yapılan “küçük değişiklikler”in hiç mi payı yok? Elbette var. Yine de bu çerçevenin dışına çıkarak Misak-ı Millî deyince Musul, Kerkük, Halep, Batı Trakya ve Batum’u aklına getiren bilinçli insanlar yok değil. Bu sevindirici durum, Misak-ı Millî algısını “sınırlara hapsetme”ye engel oluşturmamıştır. Kestirmeden cevap verelim: Misak-ı Millî yeni&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün Türkiye’de eğitimli de olsa insanlara “Misak-ı Millî nedir?” diye sorsanız, çoğunun cevabı, “Millî sınırlar” olacaktır, yani bugünkü Türkiye’nin sınırları. Acaba bu cevap ne kadar doğru? Bunda, Cumhuriyet’in ilk yıllarından itibaren Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından benimsenen barışçı ve uluslararası sisteme uygun dış politikanın rolü ve bu politikaya uyumlu olması için Misak-ı Millî Beyannamesi’nde yapılan “küçük değişiklikler”in hiç mi payı yok? Elbette var. Yine de bu çerçevenin dışına çıkarak Misak-ı Millî deyince Musul, Kerkük, Halep, Batı Trakya ve Batum’u aklına getiren bilinçli insanlar yok değil. Bu sevindirici durum, Misak-ı Millî algısını “sınırlara hapsetme”ye engel oluşturmamıştır. Kestirmeden cevap verelim: Misak-ı Millî yeni Türk vatanının sınırlarının belirlenmesinden ve bu sınırlar içinde yaşayan insanların niteliklerinin tanımlanmasından daha geniş anlamlara sahiptir.</p>
<p>Hemen belirtelim ki, Misak-ı Millî’nin kelime anlamı ‘millî yemin’dir. Devrinde ‘Ahd-i Millî’, ‘Peyman-ı Millî’ olarak da adlandırılmıştır. 12 Ocak 1920’de açılan son Osmanlı Meclis-i Mebusanı’nda kurulan Ahd-i Millî Komisyonu’nun çalışmaları neticesinde Misak-ı Millî beyannamesi hazırlanmış ve 28 Ocak’ta, 121 milletvekilinin imzasıyla kabul edildikten sonra 17 Şubat 1920’de oybirliğiyle dünya parlamentolarına ilân edilmesi tasdik edilmiştir. Genellikle Misak-ı Millî, yerli ve yabancı tarihçi ve siyaset bilimciler tarafından “bağımsızlık bildirisi”, “Türk Magna Carta”sı, “Kemalist politik ilkeler deklarasyonu”, “Erzurum ve Sivas kongrelerinde alınan kararların Osmanlı Meclis-i Mebusanı tarafından benimsendiği siyasî bir program”, Müslüman Osmanlıların direniş hareketinin hedeflerinin resmî ifadesi”, “Osmanlı Devleti’nin bütün uluslararası mesuliyet ve iddialarından soyutlanması” ve “barış şartları” olarak değerlendirilmiştir. Bunların bir karşılığı olmakla beraber bihakkın devrin iç ve dış siyasî şartları pek fazla dikkate alınmadan, çoğunlukla Türkiye Cumhuriyeti’nin resmî tarih anlatısına uygun değerlendirmelerdir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mart-2020">Derin Tarih Mart Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eski Devlet Bakanı Hasan Aksay: “Turan Güneş’i Cumhurbaşkanı Seçseydik, 12 Eylül Olmayacaktı”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/soylesi/eski-devlet-bakani-hasan-aksay-turan-gunesi-cumhurbaskani-secseydik-12-eylul-olmayacakti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Olcay Can Kaplan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Apr 2017 21:20:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[AK Parti iktidarı]]></category>
		<category><![CDATA[Batı lobileri]]></category>
		<category><![CDATA[Batum]]></category>
		<category><![CDATA[Gezi ayaklanmaları]]></category>
		<category><![CDATA[IMF’ye borcumuz]]></category>
		<category><![CDATA[Musul]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2346</guid>

					<description><![CDATA[Cumhuriyet’in ilk yıllarında dinî ha­yatın kısıtlanmasına gidildi. Bugün­den bakınca inkılapları nasıl değer­lendiriyorsunuz? Barış yapılsın diye tavizler veril­miş. Batı ne dediyse yapılmış. Me­sela başlangıçta Musul ve Batum gibi önemli toprak parçaları vatan içerisindeyken dışarıda bırakılmış. Sonradan da kimse sahip çıkma­mış ya da çıkamamış. Geçtiğimiz aylarda yaşanan bir hadise hakkın­da uzun saatler düşündüm. Malu­munuz minibüsteki başörtülü kı­za şiddet uygulandı. Bu toplum yüz senede nasıl böyle edepsiz olabildi? Ecdadını tanımayan bir nesil iste­diler, İslamdan uzaklaştırdılar. 15 seneden beri var fakat zihniyeti dönüştürmek kolay değil. Mesela Kardinal Richelieu “Devletler için ahiret yoktur, o hâl­de ahlâk da yoktur” der. Devletler çıkarına göre hareket eder denili­yor. Bizde&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Cumhuriyet’in ilk yıllarında dinî ha­yatın kısıtlanmasına gidildi. Bugün­den bakınca inkılapları nasıl değer­lendiriyorsunuz? </strong></p>
<p>Barış yapılsın diye tavizler veril­miş. Batı ne dediyse yapılmış. Me­sela başlangıçta Musul ve Batum gibi önemli toprak parçaları vatan içerisindeyken dışarıda bırakılmış. Sonradan da kimse sahip çıkma­mış ya da çıkamamış. Geçtiğimiz aylarda yaşanan bir hadise hakkın­da uzun saatler düşündüm. Malu­munuz minibüsteki başörtülü kı­za şiddet uygulandı. Bu toplum yüz senede nasıl böyle edepsiz olabildi? Ecdadını tanımayan bir nesil iste­diler, İslamdan uzaklaştırdılar. 15 seneden beri var fakat zihniyeti dönüştürmek kolay değil. Mesela Kardinal Richelieu “Devletler için ahiret yoktur, o hâl­de ahlâk da yoktur” der. Devletler çıkarına göre hareket eder denili­yor. Bizde de son yüzyıl böyle geçti. Çıkar nasıl esas olur? Sen bir defa insansın. Devleti insan idare edi­yor. İnsan ahirete gitmeyecek mi? Nasıl ahlâksız davranabilir? Bunla­rı sormanın tam zamanı.</p>
<p><strong>Peki Ayasofya’nın müzeye çevrilmesi hakkında ne dersiniz? </strong></p>
<p>Batı’nın direktifiyle alınan bir karar. Fatih’in Vakfı bugün işgal al­tında. Gereğinin yapılması gereki­yor. Ama bu işler de o kadar kolay değil. Lobisi bitmiyor bu Batılıların. IMF’ye borcumuz bitti, rahat nefes alacağız dedik, Gezi ayaklanmasını başlattılar. Bugün Ayasofya’yı iba­dete açıyorum desen kim bilir kim­leri sahaya sürecekler! Kıbrıs Barış harekâtı sırasında Necmettin Erba­kan Bey, “Adamlar kaçıyor, sonuna kadar gidelim” dedi; Bülent Ecevit, “Amerika ne der?” diye cevap verdi.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-mayis2017">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
