﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>bedevî &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/bedevi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 08 Jan 2020 12:22:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>bedevî &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hz. Peygamber (SAS) Döneminde İkiyüzlü İhanet: Münafıklık</title>
		<link>https://www.derintarih.com/islam-tarihi/hz-peygamber-sas-doneminde-ikiyuzlu-ihanet-munafiklik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Demircan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Jan 2020 07:19:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslam Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[bedevî]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an-ı Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[Medine]]></category>
		<category><![CDATA[Nifak]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5426</guid>

					<description><![CDATA[Nifak, gerçekte inanmadığı halde inandığını gösterecek davranışlarda bulunmak anlamında kullanılan bir kavramdır. Hastalıklı bir ruh hali olan münafıklık; çıkar elde etmek, sahip olunan imkânları korumak, gelmesi muhtemel zararlardan korunmak gibi sebeplerle ortaya çıkar. Yükselen değerler etrafında görülebilen bu hastalıklı hal Hz. Peygamber’in (sas) Medine yıllarında zaman zaman Müslümanların sıkıntılı durumlar yaşamalarına sebep olmuştur. Kur’an-ı Kerim’de münafıkların korkak olduklarına vurgu yapılır: “(O münafıklar) mutlaka sizden olduklarına dair yemin ederler. Hâlbuki onlar sizden değillerdir, fakat onlar korkan bir toplumdur. Eğer sığınacak bir yer ya da (barınabilecek) mağaralar veya (sokulabilecek) bir delik bulsalardı, koşarak o tarafa yönelip giderlerdi” (Tevbe 9/56-57). “Onların içlerinde size&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nifak, gerçekte inanmadığı halde inandığını gösterecek davranışlarda bulunmak anlamında kullanılan bir kavramdır. Hastalıklı bir ruh hali olan münafıklık; çıkar elde etmek, sahip olunan imkânları korumak, gelmesi muhtemel zararlardan korunmak gibi sebeplerle ortaya çıkar. Yükselen değerler etrafında görülebilen bu hastalıklı hal Hz. Peygamber’in (sas) Medine yıllarında zaman zaman Müslümanların sıkıntılı durumlar yaşamalarına sebep olmuştur.</p>
<p>Kur’an-ı Kerim’de münafıkların korkak olduklarına vurgu yapılır: “(O münafıklar) mutlaka sizden olduklarına dair yemin ederler. Hâlbuki onlar sizden değillerdir, fakat onlar korkan bir toplumdur. Eğer sığınacak bir yer ya da (barınabilecek) mağaralar veya (sokulabilecek) bir delik bulsalardı, koşarak o tarafa yönelip giderlerdi” (Tevbe 9/56-57).</p>
<p>“Onların içlerinde size duydukları korku, Allah’a olan korkularından daha şiddetlidir. Böyledir, çünkü onlar anlamayan bir topluluktur” (Haşr 59/13).</p>
<p>Yüce Allah hem Medine’de, hem de bedeviler arasında varlığı bilinen münafıklar hakkında Hz. Peygamber’i ve Müslümanları uyarmıştır: “Çevrenizdeki bedevî Araplardan ve Medine halkından birtakım münafıklar vardır ki, münafıklıkta maharet kazanmışlardır. Sen onları bilmezsin, biz biliriz onları. Onlara iki kez azap vereceğiz, sonra da onlar büyük azaba itileceklerdir.” (Tevbe 9/101).</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralik-4079">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bedevîler Nasıl Yaşar?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/islam-tarihi/bedeviler-nasil-yasar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Demircan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 04 Sep 2019 09:13:16 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslam Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[arabî]]></category>
		<category><![CDATA[bedevî]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an-ı Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Yörük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4910</guid>

					<description><![CDATA[Birçok milletin geçmişinde göçebelik kültürünün önemli bir yeri vardır. Yörük dediğimiz göçebe ya da yarı göçebe gruplar, oldukça zorlu şartlarda son asra kadar direnerek hayatlarını sürdürmeye çalışmışlardır. Ancak günümüzde hareket alanları oldukça daralmış, ağır hayat şartlarından kaçarak, özellikle çocuklarının daha rahat yaşamalarını ümit ederek yerleşik hayata geçmektedirler. Araplar göçebe için “a‘râbî” ve “bedevî” kelimelerini kullanırlar. Kur’an’da bedevîler için a‘râb kelimesi kullanılır. Bedevîler İslam daveti karşısındaki tutumları ve güven vermeyen karakterleri sebebiyle bazı ayetlerde yerilirler. Ancak Kur’an-ı Kerim bu tespitleri genellemememiz gerektiğini, güzel hasletlere sahip bedevîleri överek bize gösterir: “Bedevîler inkâr ve nifak bakımından daha ileri ve Allah’ın peygamberine indirdiği hükümlerin&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Birçok milletin geçmişinde göçebelik kültürünün önemli bir yeri vardır. Yörük dediğimiz göçebe ya da yarı göçebe gruplar, oldukça zorlu şartlarda son asra kadar direnerek hayatlarını sürdürmeye çalışmışlardır. Ancak günümüzde hareket alanları oldukça daralmış, ağır hayat şartlarından kaçarak, özellikle çocuklarının daha rahat yaşamalarını ümit ederek yerleşik hayata geçmektedirler.</p>
<p>Araplar göçebe için “a‘râbî” ve “bedevî” kelimelerini kullanırlar. Kur’an’da bedevîler için a‘râb kelimesi kullanılır. Bedevîler İslam daveti karşısındaki tutumları ve güven vermeyen karakterleri sebebiyle bazı ayetlerde yerilirler. Ancak Kur’an-ı Kerim bu tespitleri genellemememiz gerektiğini, güzel hasletlere sahip bedevîleri överek bize gösterir: “Bedevîler inkâr ve nifak bakımından daha ileri ve Allah’ın peygamberine indirdiği hükümlerin sınırlarını tanımamaya daha yatkındırlar. Allah hakkıyla bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir. Bedevîlerden öyleleri vardır ki, (Allah yolunda) harcayacakları şeyi bir zarar sayar ve (bundan kurtulmak için) size belalar gelmesini beklerler. Kötü belâlar kendi başlarına olsun. Allah hakkıyla işitendir, hakkıyla bilendir. Bedevilerden kimileri de vardır ki, Allah’a ve ahiret gününe inanır. Harcayacaklarını, Allah katında yakınlığa ve Peygamber’in dualarını almaya vesile sayarlar. Bilesiniz ki bu, (Allah katında) onlar için yakınlıktır. Allah onları rahmetine dâhil edecektir. Şüphesiz Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir” (<em>Tevbe</em>, 97-99).</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2019">Derin Tarih Eylül Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
