﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Buhâri &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/buhari/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 May 2021 07:13:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Buhâri &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hz. Peygamber ﷺ Komşu Hakkını Nasıl Gözetti?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/islam-tarihi/hz-peygamber-%ef%b7%ba-komsu-hakkini-nasil-gozetti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Demircan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 May 2021 07:13:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslam Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Buhâri]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Cebrail]]></category>
		<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[salih amel]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7026</guid>

					<description><![CDATA[Günümüzde azametli ve kalabalık şehirlerde yalnız yaşama, hatta kimsesizleşme gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bu durum İslâm’ın hedeflemediği ve kabul etmediği, insana ve topluma zarar veren bir sorundur. İslâm’ın gayesi, insanın sosyal bir varlık olarak yakınları ve çevresiyle iyi ilişkiler gerçekleştirebileceği vasatta yaşamasıdır. Hayatımızı diğer insanlarla birlikte, sâlih amel doğrultusunda sürdürmemizi murad eder Allah. Bu sebeple inziva ve toplumdan soyutlanma İslâm’ın tavsiye ettiği bir hayat tarzı değildir. Allah Rasûlü’nün ﷺ bu hususta da diğer insanlarla ilişkilerinde örnek bir insan ve Müslüman modeli ortaya koyduğu bir gerçektir. Peygamber Efendimizin hayatı bu yönüyle örnek teşkil ettiği gibi, nasihat ve tavsiyeleri de İslâm medeniyetinde komşuluk&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde azametli ve kalabalık şehirlerde yalnız yaşama, hatta kimsesizleşme gerçeğiyle karşı karşıyayız. Bu durum İslâm’ın hedeflemediği ve kabul etmediği, insana ve topluma zarar veren bir sorundur. İslâm’ın gayesi, insanın sosyal bir varlık olarak yakınları ve çevresiyle iyi ilişkiler gerçekleştirebileceği vasatta yaşamasıdır. Hayatımızı diğer insanlarla birlikte, sâlih amel doğrultusunda sürdürmemizi murad eder Allah. Bu sebeple inziva ve toplumdan soyutlanma İslâm’ın tavsiye ettiği bir hayat tarzı değildir.</p>
<p>Allah Rasûlü’nün ﷺ bu hususta da diğer insanlarla ilişkilerinde örnek bir insan ve Müslüman modeli ortaya koyduğu bir gerçektir. Peygamber Efendimizin hayatı bu yönüyle örnek teşkil ettiği gibi, nasihat ve tavsiyeleri de İslâm medeniyetinde komşuluk ilişkilerinin temelini teşkil eden bir diğer kaynaktır. Vahiy merkezli bu anlayış, insanların birbirlerine karşı haklarını muhafaza edip geliştirebildikleri bir zemin teşkil eder.</p>
<p>Komşuluk ilişkileri İslâm toplumunda mühim bir yere sahiptir; çünkü gündelik hayatta yakın akrabalardan sonra karşılıklı hak ve mesuliyetlerimizin oluştuğu tarafların başında komşular gelir. Gerek müşterek menfaatlerimizin olması, gerekse ortak mekânlar kullanmamız birbirimize karşı hususen hassasiyet gerektirir. Komşu haklarıyla ilgili sık sık hatırlatmalarda bulunan Allah Elçisi bunu, “Cebrail bana komşuyla ilgili o kadar tavsiyede bulundu ki onu varis yapacağını zannettim” sözüyle Hz. Cebrail’in uyarıları üzerinden de vurgulamaktadır (Buharî, “Edeb”,  28 [hadis no: 6014-6015]; Tirmizî, “Birr”, 28 [hadis no: 1950]).</p>
<p>Komşuya itimat telkin etmek, huzur ve güven ortamının oluşmasına müspet katkıda bulunur. Allah Elçisi, “Vallahi iman etmiş olmaz, vallahi iman etmiş olmaz, vallahi iman etmiş olmaz” deyince, oradakiler, “Kim, ey Allah’ın Elçisi?” diye sordular. O da, “Komşusu şerrinden emin olmayan kimse” buyurdu (Buharî, “Edeb”, 29 [hadis no: 6016]). Müslümanın vasfı olan güvenilirlik, komşuluk ilişkilerinde de asli unsurlardan biridir.</p>
<p>Hz. Peygamber bu ikazlarını, sorumluluğu imanla ilişkilendirerek hatırlatmakta, ehemmiyetini üst perdeden vurgulamaktadır. “Allah’a ve ahiret gününe iman eden kişi komşusuna eziyet etmesin. Allah’a ve ahiret gününe iman eden kişi misafirine ikramda bulunsun. Allah’a ve ahiret gününe iman eden kişi ya hakkı söylesin ya da sussun” buyurur (Buharî, “Edeb”, 31 [hadis no: 6018]).</p>
<p>Komşuya güven vermenin yanı sıra iyi muamele etmenin önemini, peygamberimiz, “Allah katında arkadaşların en hayırlısı arkadaşına en iyi davranandır. Allah katında komşuların en hayırlısı da komşusuna en iyi davranandır” şeklide ifade eder (Tirmizî, “Birr”, 28 [hadis no: 1951]).</p>
<p>Allah Rasûlü’nün yaşadığı ve İslâm’ı tebliğ ettiği toplumda sosyal ilişkiler güce ve tahakküme göre şekilleniyordu. Oysa Hz. Peygamber hak ve iyilik üzere yardımlaşmayı, başkalarının haklarına değer vermeyi ve onları yaşatmayı önemser; böyle bir hayat tesis etme gayretindedir.</p>
<p>Kendi menfaatini gözetmek anlaşılabilir bir temayüldür; ancak peygamberimiz menfaat uğruna komşuya zarar veren yaklaşımlardan bilhassa sakınılmasını istemiştir. Sosyal ilişkilerde yakın çevreden başlayarak hürmet ve ihtimama önem verdiği görülür; çünkü yakın çevresiyle sağlıklı ilişkiler kurmayanın, uzak çevresiyle yahut yabancılarla nitelikli ve hakkaniyetli ilişkiler tesis etmesi zordur.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2021">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hz. Muhammed’in (Sas) Hayvan Hakları Şuuru</title>
		<link>https://www.derintarih.com/islam-tarihi/hz-muhammedin-sas-hayvan-haklari-suuru/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Demircan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2021 05:57:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslam Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[binek hayvan]]></category>
		<category><![CDATA[Buhâri]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[işkence]]></category>
		<category><![CDATA[Resulullah]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6738</guid>

					<description><![CDATA[Hz. Peygamber (sas) döneminde et ve süt gibi gıdaların tedariki yanında hayvanların yünlerinden faydalanılıyor, deri ve kemikleri çeşitli eşyaların yapımında hammadde işlevi görüyordu. Bazı hayvanlar ise güvenlik amacıyla evcilleştirilmişti. Allah Elçisi’nin varlığa ilişkin temel yaklaşımı israf etmemek ve zarar vermemekti. Bu prensip üzerine inşa edilen duruşu esasen vahye dayanır. Bu yaklaşımın uygulamalarına da yansıdığı görülür. Hayvanlara işkence edilmemesi, taşıyamayacakları kadar ağır yükler yüklenmemesi gibi genel uyarılarından söz etmek mümkün. Ayrıca et ihtiyacı için boğazlarken dahi acı çekmemelerine dikkat edilmelidir. Bunların dayandığı temel prensip ise merhamettir. Allah Elçisi hapsettiği bir kedinin açlıktan ölümüne sebep olduğu için geçmişte bir kadının cehennemlik olduğunu&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. Peygamber (sas) döneminde et ve süt gibi gıdaların tedariki yanında hayvanların yünlerinden faydalanılıyor, deri ve kemikleri çeşitli eşyaların yapımında hammadde işlevi görüyordu. Bazı hayvanlar ise güvenlik amacıyla evcilleştirilmişti. Allah Elçisi’nin varlığa ilişkin temel yaklaşımı israf etmemek ve zarar vermemekti. Bu prensip üzerine inşa edilen duruşu esasen vahye dayanır. Bu yaklaşımın uygulamalarına da yansıdığı görülür. Hayvanlara işkence edilmemesi, taşıyamayacakları kadar ağır yükler yüklenmemesi gibi genel uyarılarından söz etmek mümkün. Ayrıca et ihtiyacı için boğazlarken dahi acı çekmemelerine dikkat edilmelidir. Bunların dayandığı temel prensip ise merhamettir.</p>
<p>Allah Elçisi hapsettiği bir kedinin açlıktan ölümüne sebep olduğu için geçmişte bir kadının cehennemlik olduğunu ifade ederek insanları uyarmaktadır (Buhârî, “Enbiya”, 54 [hadis no: 3482]). Hayvanlara merhametli davranmak ise Allah’ın hoşnutluğunu sağlayacaktır. Hz. Peygamber susayıp bir kuyuya inerek su ihtiyacını gideren bir adamın hikâyesiyle buna vurgu yapar: Adam kuyudan çıktığında susuzluktan perişan olmuş bir köpek gördü. Tekrar kuyuya inip ayakkabısıyla su çıkarıp köpeğin susuzluğunu giderdi. Allah Elçisi’nin yanında bulunanlardan biri, “Ey Allah’ın Resulü! Yani bize hayvanlar için de ödül mü var?” diye sordu. Allah Elçisi, “Evet! Her yaş ciğer sahibi için bir ödül var” buyurdu (Müslim, “Selâm”, 153 [hadis no: 2244]).</p>
<p>Yüce Allah bazı hayvanları binek olarak insanların emrine musahhar kılmıştır. Öte yandan bazı hayvanlara binilmesi yasaktır. Ancak sırtına binilen ve yük taşımak için yararlanılan hayvanlara ağır yük yüklenmemesini emreder. Resulullah’ın yolculuk sırasında yükü fazla olan devenin yükünü diğer hayvanlara paylaştırması bu hassasiyetin yansımasıdır. Ayrıca bineklerinin sırtında sohbet eden bir grupla karşılaştığında onları kınamış, sohbet edeceklerse bineklerinden inmelerini söylemiştir (Ahmed b. Hanbel, <em>Müsned</em>, XXIV, 399). Yine hayvanların sırtının, üstüne çıkılıp hitap edilen minberler gibi kullanılmaması hususunda ikazda bulunduğunu görüyoruz (Ebû Dâvûd, “Cihâd”, 55/61 [hadis no: 2567]).</p>
<p>Allah Resulü’nün besin ihtiyacının hayvanlardan karşılanması hususunda koyduğu temel ölçülerin başında merhametle muamele ve israf etmeme gelir. Mesela süt sağılırken hayvanların memelerinin acıtılmaması için tırnakların kesilmesini emreder (İbn Sa‘d, <em>Tabakât</em>, IX, 46). Ayrıca hayvanların yüzüne vurulmamasını ve yüzlerinden dağlanmamalarını tavsiye eder. (Ahmed b. Hanbel, <em>Müsned</em>, XXII, 315). Onlara küfredilmesini ve lanet okunmasını da yasaklamıştır. Bir rivayette horoza sövülmemesi uyarısında bulunur (Ebû Dâvûd, “Edeb”, 105-106/115 [hadis no: 5101]). Henüz küçük olan, süt emen yavruların boğazlanmamasını istemiştir (Ahmed b. Hanbel, <em>Müsned</em>, XXIII, 411). Bu yaklaşımın neslin devamıyla ilgili olduğu söylenebilir.</p>
<p>Hz. Peygamber döneminde gıda kaynaklarından biri de avcılıktı. Ancak hac ibadeti sürecince haram aylarda harem bölgesinde avlanmak yasaklanmıştır. Keyfî avlanma da yasaktır. Sırf spor olsun diye bir hayvana kıyılamaz. Allah Elçisi Cahiliye adetlerinden olan hayvanların hedef olarak kullanılmasını ve bazı uzuvlarının kesilerek işkence edilmesini yasaklamıştır (Buhârî, “Zebâih ve Sayd”, 25 [hadis no: 5513]).</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2021">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
