﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cumhuriyet devri &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/cumhuriyet-devri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Mon, 03 Jul 2017 11:34:20 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Cumhuriyet devri &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kâzım Karabekir Paşa 73 Yıl Önce Sansürcüleri Böyle Uyarmış:  “Hakikatlerin Örtbas Edilmesi Tarihimize Karşı Suçtur”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/mercek/kazim-karabekir-pasa-73-yil-once-sansurculeri-boyle-uyarmis-hakikatlerin-ortbas-edilmesi-tarihimize-karsi-suctur/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Armağan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Jul 2017 11:34:20 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet devri]]></category>
		<category><![CDATA[İstiklâl Mücâdeleleri Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Kâzım Karabekir Paşa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2538</guid>

					<description><![CDATA[&#160; Cumhuriyet devrinde mazinin yıkılması ve tarihin gerçekler­den koparılması girişimlerine karşı göğsünü siper ederek unutulmaz ikinci bir millî mücadele vermiş bulu­nan Kâzım Karabekir Paşa’nın aşağıda bu hâliyle ilk kez yayımladığımız 29 Eylül 1944 tarihli mektubu yakın tarih tartışmalarına ışık tutması bakımın­dan çok mühimdir. 2. Dünya Savaşı yıllarında yakın ta­rihteki bütün emeklerinin silindiğin­den mustarip iki paşa arasındaki ya­zışma, yakın tarihimize ışık tutacak kıymettedir. Mektubun aslının kendi arşivinde bulunduğunu yazan Cemal Kutay ne var ki, tamamının değil, mu­tadı olduğu üzere sadece ilk sayfasının başı ile ikinci sayfasının fotokopisini neşretmiş, öte yandan Latin harflerine çevirdiği metnin de ilgili yerlerine (…..) işaretini koymak suretiyle&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>&nbsp;</p>
<p>Cumhuriyet devrinde mazinin yıkılması ve tarihin gerçekler­den koparılması girişimlerine karşı göğsünü siper ederek unutulmaz ikinci bir millî mücadele vermiş bulu­nan Kâzım Karabekir Paşa’nın aşağıda bu hâliyle ilk kez yayımladığımız 29 Eylül 1944 tarihli mektubu yakın tarih tartışmalarına ışık tutması bakımın­dan çok mühimdir. 2. Dünya Savaşı yıllarında yakın ta­rihteki bütün emeklerinin silindiğin­den mustarip iki paşa arasındaki ya­zışma, yakın tarihimize ışık tutacak kıymettedir. Mektubun aslının kendi arşivinde bulunduğunu yazan Cemal Kutay ne var ki, tamamının değil, mu­tadı olduğu üzere sadece ilk sayfasının başı ile ikinci sayfasının fotokopisini neşretmiş, öte yandan Latin harflerine çevirdiği metnin de ilgili yerlerine (…..) işaretini koymak suretiyle ancak san­sürlü olarak yayımlayabilmiştir. Kâzım Karabekir Paşa’nın can dostu Cafer Tayyar Eğilmez Paşa’nın mektu­buna cevaben kaleme aldığı mektubun fotokopisi ilk olarak Cemal Kutay tara­fından önce <em>Türkiye Hürriyet ve İstiklâl Mücâdeleleri Tarihi</em>’nin Ocak 1962 tarih­li nüshasında (cilt 20, Sayı: 26-27, s. X-XII), bundan 6 yıl sonra ise <em>Tarih Sohbetleri 3 </em>adlı kitap dizisi içinde yayımlanmıştır (İstanbul, Kasım-1968, s. 192-6). <em>Tarih Soh­betleri 3</em>’te neşredilen orijinal belgenin fotokopisinin altında ise itiraf mahiye­tindeki şu cümleler yazılıdır:</p>
<p>“Cafer Tayyar Paşa’nın, İnkilâp Enstitüsüne hitaben hazırladığı AÇIK MEKTUB’u gönderme bahsindeki soru­suna Kâzım Karabekir Paşa’nın verdi­ği 29 Eylül 1944 tarihli cevabın ikinci sahifesi (<strong>Metin, kanunların yasak­ladığı kısımlar hariç, yazının için­dedir</strong>).”</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-temmuz2017">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Yavuz Bülent Bâkiler:  “Tabutluk İşkencelerinin Müsebbibi Hasan Âli Yücel’dir”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/soylesi/yavuz-bulent-bakiler-tabutluk-iskencelerinin-musebbibi-hasan-ali-yuceldir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Olcay Can Kaplan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Apr 2017 21:05:55 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet devri]]></category>
		<category><![CDATA[Rus komü­nistleri]]></category>
		<category><![CDATA[Türkçülük]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2335</guid>

					<description><![CDATA[Milliyetçi gençleri 3 Mayıs 1944 günü sokaklara döken şey neydi? Nihal Atsız Cumhuriyet devrimi­zin en ciddî tarihçi ve mütefekkirle­rinden biridir. Rusya’nın üzerimizde oynadığı oyunlardan haberdardı. Ba­tı dünyasının oyunlarını da iyi bili­yordu. Rusya 1917’de Marksist sisteme geçtiği zaman bu defa bizi Rus komü­nistleri marifetiyle bölüp parçalamak istedi. Bunu Atsız iyi bir şekilde tespit etti ve Türkiye’deki komünist hareket üzerinde çalışmalara başladı. Ona göre komünistler dünyanın en aptal insan­larıdır. Ahmak ve haindirler. Özellikle de Rusya’nın uşaklığı yapar; ondan al­dıkları emirleri uygularlar. Rusya Tür­kiye’deki birtakım komünist odaklar­la işbirliği yapmak suretiyle ülkemizi bölmek için çalışmalar yürütmekte­dir. Bu harekete karşı Atsız ve arkadaş­ları ciddi bir&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Milliyetçi gençleri 3 Mayıs 1944 günü sokaklara döken şey neydi? </strong></p>
<p>Nihal Atsız Cumhuriyet devrimi­zin en ciddî tarihçi ve mütefekkirle­rinden biridir. Rusya’nın üzerimizde oynadığı oyunlardan haberdardı. Ba­tı dünyasının oyunlarını da iyi bili­yordu. Rusya 1917’de Marksist sisteme geçtiği zaman bu defa bizi Rus komü­nistleri marifetiyle bölüp parçalamak istedi. Bunu Atsız iyi bir şekilde tespit etti ve Türkiye’deki komünist hareket üzerinde çalışmalara başladı. Ona göre komünistler dünyanın en aptal insan­larıdır. Ahmak ve haindirler. Özellikle de Rusya’nın uşaklığı yapar; ondan al­dıkları emirleri uygularlar. Rusya Tür­kiye’deki birtakım komünist odaklar­la işbirliği yapmak suretiyle ülkemizi bölmek için çalışmalar yürütmekte­dir. Bu harekete karşı Atsız ve arkadaş­ları ciddi bir cephe meydana getirdiler. İşte 3 Mayıs 1944’te meydana gelen ha­disenin arkasında yatan bunlardır.</p>
<p><strong>Atsız’ın Başbakan Şükrü Saracoğlu’na yazdığı bir mektup var. Bu meseleyi açar mısınız? </strong></p>
<p>Dönemin başbakanı Saracoğlu o zamana kadar devlet kademesinden kimsenin yapmadığı bir açıklama ya­parak herkesi şaşırttı. Meclis kürsü­sünden “Biz Türkçüyüz, Türkçü ka­lacağız, Türkçülük bizim için bir kan meselesi olduğu kadar irfan meselesi­dir” dedi. Atsız da Edirne’de çıkarmış olduğu <em>Orhun </em>dergisinin 15. sayısın­da Başbakan’a hitap eden bir mektup kaleme aldı. “Sayın Başbakan, meclis kürsüsünde böyle bir konuşmanız ol­du. Başbakan olmasaydınız, bunu dı­şarıda söyleseydiniz bu kadar heye­can duymazdım. Hem Başbakansınız, hem de Türkçü olduğunuzu söylüyor­sunuz, o halde ben de size bazı gerçek­leri açıklamak istiyorum. Bu topraklar üzerindeki varlığımıza kasteden yer­li komünistlerin faaliyetlerine dikkat etmelisiniz” diyordu. İlk mektubun­da olayı umumi olarak ele aldı, sonra­ki mektuptaysa Saraçoğlu’nun başba­kanlığı döneminde devlet kadrolarına alınan komünistleri hatırlattı. Türkçü olduğunu ileri süren bir Başbakanın devrinde komünistlerin devlette ileri noktalara geldiğini açıkladı. Sabahat­tin Ali’yi örnek gösterdi. “Türkçüyüm diyorsunuz ama Sabahattin Ali’nin bu makamlarda işi ne?” diye sordu. Komü­nistlerin devlet hayatımızda yer alma­sının çok tehlikeli olduğunu belirtti. “Mesela partinizin ileri gelen milletve­killerinden biri İstanbul Halkevi’nde konuşma yaparken komünistler salo­na gelip onu sabote ettiler. Bu adamlar böyledir; bunlara imkân tanınmama­lı” diyerek komünist hareketlere dik­kat çekti.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-mayis2017">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
