﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Cumhuriyet &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/cumhuriyet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 07 Sep 2022 13:33:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Cumhuriyet &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Birinci Meclis’in Açılış Duasını Bursa Mebusu Mustafa Fehmi Efendi Yapmıştı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/ozel-dosya/yilinda-bursanin-yunan-isgalinden-kurtulusu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Kara]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Sep 2022 12:24:37 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Özel Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Kuvâ-yı Millîye]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8525</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı’nın son, Cumhuriyet’in ilk dönem din ve devlet adamlarından Mustafa Fehmi Efendi, müderris ve müftülük yaptıktan sonra Kuvâ-yı Milliye’ye katıldı. İstiklal Savaşı’nda aktif görev aldı. İlminden dolayı hürmet gördüğünden I. Meclis’in açılış duası da ona yaptırıldı. İlk mecliste Bursa mebusu olup, Şer’iyye ve Evkaf Vekilliği de yapan Mustafa Fehmi Efendi, Bursa’nın işgal günleri dahil 1920-50 yıllarında aralıksız 30 yıl milletvekilliğinde bulunmuştu&#8230; &#160; Devamı Derin Tarih Eylül Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı’nın son, Cumhuriyet’in ilk dönem din ve devlet adamlarından Mustafa Fehmi Efendi, müderris ve müftülük yaptıktan sonra Kuvâ-yı Milliye’ye katıldı. İstiklal Savaşı’nda aktif görev aldı. İlminden dolayı hürmet gördüğünden I. Meclis’in açılış duası da ona yaptırıldı. İlk mecliste Bursa mebusu olup, Şer’iyye ve Evkaf Vekilliği de yapan Mustafa Fehmi Efendi, Bursa’nın işgal günleri dahil 1920-50 yıllarında aralıksız 30 yıl milletvekilliğinde bulunmuştu&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2022">Derin Tarih Eylül Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hababam Sınıfı masum mu?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/desifre/hababam-sinifi-masum-mu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Veysel Karaaslan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 07 Jun 2021 05:05:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Deşifre]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[edebiyat]]></category>
		<category><![CDATA[Hababam Sınıfı Uyanıyor]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7198</guid>

					<description><![CDATA[Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Osmanlı’yı kötüleme kampanyası başlatılmıştı. Dönemin rejim yanlısı dergi ve gazeteleri ile ders kitaplarına bakıldığında bariz olarak görülen bu olgu sonraki yıllarda dizi ve sinema filmlerinde kendisini gösterecekti. Bunlardan biri olan Hababam Sınıfı Uyanıyor filmi dikkatle okunduğunda Osmanlı’yı yerden yere vurmak için kullanıldığı görülür. Bilhassa Osmanlı’nın tarihî ve kültürel bir değeri olan zengin diline dil uzatıldı, o dil ve edebiyatıyla açıkça alay edildi. Devamı Derin Tarih Haziran Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Cumhuriyetin kuruluş yıllarında Osmanlı’yı kötüleme kampanyası başlatılmıştı. Dönemin rejim yanlısı dergi ve gazeteleri ile ders kitaplarına bakıldığında bariz olarak görülen bu olgu sonraki yıllarda dizi ve sinema filmlerinde kendisini gösterecekti. Bunlardan biri olan <em>Hababam Sınıfı Uyanıyor</em> filmi dikkatle okunduğunda Osmanlı’yı yerden yere vurmak için kullanıldığı görülür. Bilhassa Osmanlı’nın tarihî ve kültürel bir değeri olan zengin diline dil uzatıldı, o dil ve edebiyatıyla açıkça alay edildi.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2021">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gizli Antlaşmayla Hilafetin İlgasını İsmet Paşa mı İmzalamış?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/gizli-antlasmayla-hilafetin-ilgasini-ismet-pasa-mi-imzalamis/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Hülagü]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Jul 2018 21:10:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[Hilafet]]></category>
		<category><![CDATA[Kemal Ohri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3625</guid>

					<description><![CDATA[Geçenlerde basında bir iddia yer aldı. İddia o ki, 2024 yılında hilafeti tekrar getirmek için referandum yapılacakmış! Eğer bilginin kaynağı derinlerden gelmiyorsa yapılan bu iddialı açıklama sadece bir varsayım, yorum yahut bir algı operasyonu olarak değerlendirilebilir. İddianın doğruluğu bir tarafa, konusu dikkat çekiciydi: Hilafet; yani Batı’nın korkulu rüyası. İddia ve hilafet kelimeleri yan yana gelince aklım birden Cumhuriyet’in ilk yıllarına gitti… Kemal Ohri’yi ve onun, devrin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye, Cumhuriyet’in çeyrek yaşını henüz doldurduğu yıllarda yazmış olduğu rapor-mektubu hatırladım… Mektup, Lozan Antlaşması öncesi Cumhuriyet’e kurban edilen Hilafet’ten bahsetmekteydi. 1957 yılında vefat etmiş olan Ohrili Kemal Bey’in hayatına dair bilgiler oldukça&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geçenlerde basında bir iddia yer aldı. İddia o ki, 2024 yılında hilafeti tekrar getirmek için referandum yapılacakmış! Eğer bilginin kaynağı derinlerden gelmiyorsa yapılan bu iddialı açıklama sadece bir varsayım, yorum yahut bir algı operasyonu olarak değerlendirilebilir. İddianın doğruluğu bir tarafa, konusu dikkat çekiciydi: Hilafet; yani Batı’nın korkulu rüyası. İddia ve hilafet kelimeleri yan yana gelince aklım birden Cumhuriyet’in ilk yıllarına gitti… Kemal Ohri’yi ve onun, devrin Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye, Cumhuriyet’in çeyrek yaşını henüz doldurduğu yıllarda yazmış olduğu rapor-mektubu hatırladım… Mektup, Lozan Antlaşması öncesi Cumhuriyet’e kurban edilen Hilafet’ten bahsetmekteydi. 1957 yılında vefat etmiş olan Ohrili Kemal Bey’in hayatına dair bilgiler oldukça sınırlıdır. Ancak yaptığı görevler, meşguliyetleri ve bulunduğu yerler dikkate alındığında onun, yabancı kaynakların da ifade ettiği üzere, hiç de sıradan biri olmadığı aşikârdır. Ohrili Kemal veya resmî belgelerdeki kayıtlı şekli ile Kemal Ohri’nin askerlik mesleğinden ve Cumhuriyet’in kurulmasından sonra tam olarak ne yaptığını bilemesek de İsviçre, İspanya ve Almanya gibi Avrupa ülkelerinde bulunduğunu söyleyebiliriz.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-3276">Derin Tarih Ağustos Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üçüncü Cumhuriyet</title>
		<link>https://www.derintarih.com/editorden/ucuncu-cumhuriyet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derin Tarih]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jul 2018 10:19:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[24 Haziran seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[fetret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3514</guid>

					<description><![CDATA[24 Haziran 2018 günü Türkiye yakın tarihinin en büyük dönemeçlerinden birinden sağ salim geçmiş oldu. Birkaç saat içerisinde alınan seçim sonuçları seçmenin istikrara “devam” dediğini dünyanın1 gözü önünde tescil etmiş oldu. Artık yepyeni bir dönem başlıyor. Eski Türkiye ile yeni Türkiye’nin sadece yönetim sisteminden ibaret bir değişim yaşamayacağını, 24 Haziran’da yeni bir zihnî eşiğin aşıldığını MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin seçimden hemen önce yaptığı açıklama yeterince net bir şekilde ortaya koymuş oluyordu. 18 Haziran akşamı NTV-Star TV ortak yayınında soruları cevaplayan MHP lideri Bahçeli, “Türkiye yepyeni bir sisteme geçiyor. Bu, 94 yıllık Cumhuriyet tarihimizde üçüncü evredir.” diye konuştu. Sözlerinin açılımı&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>24 Haziran 2018 günü Türkiye yakın tarihinin en büyük dönemeçlerinden birinden sağ salim geçmiş oldu. Birkaç saat içerisinde alınan seçim sonuçları seçmenin istikrara “devam” dediğini dünyanın1 gözü önünde tescil etmiş oldu. Artık yepyeni bir dönem başlıyor. Eski Türkiye ile yeni Türkiye’nin sadece yönetim sisteminden ibaret bir değişim yaşamayacağını, 24 Haziran’da yeni bir zihnî eşiğin aşıldığını MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin seçimden hemen önce yaptığı açıklama yeterince net bir şekilde ortaya koymuş oluyordu. 18 Haziran akşamı NTV-Star TV ortak yayınında soruları cevaplayan MHP lideri Bahçeli, “Türkiye yepyeni bir sisteme geçiyor. Bu, 94 yıllık Cumhuriyet tarihimizde üçüncü evredir.” diye konuştu. Sözlerinin açılımı ise ilginçti: “Yürütmeyi oluşturan Cumhurbaşkanı ve hükümeti, yasamayı oluşturan milletvekilleri ve partiler ve ayrıca bağımsız yargıyı da dikkate aldığınızda Türkiye yepyeni bir sisteme geçiyor. Bu 94 yıllık Cumhuriyet tarihimizde üçüncü evredir. Bunun birinci evresi cumhuriyetin kuruluşudur. İkinci evresi çok partili hayata geçiş dolayısıyla parlamenter sistemin 71 yıldan beri uygulanmasına sebebiyet veren bir süreçtir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi yeni bir sistemdir. Türkiye’nin geleceğini belirleyecek 21. yüzyılda lider ülke olmasına yol açabilecek bir etkenliği, kararlığı, azmi ortaya koyabilecek bir sistemdir.” O zaman yeni tarihlendirme/dönemlendirme tablosu şöyle beliriyor:</p>
<ol>
<li>Cumhuriyet 29 Ekim 1923-21 Temmuz 1946</li>
<li>Cumhuriyet 21 Temmuz 1946-24 Haziran 2018</li>
<li>Cumhuriyet 24 Haziran 2018&#8212;&#8211;</li>
</ol>
<p>Siz bu satırları okurken içine girdiğimiz siyasî iklim hayatî önemde ve öncesinden keskin farklarla ayrılan kritik bir dönemi işaret etmekte ve bizi yeni Türkiye’nin ufukları ve sınırlarını düşünmeye zorlamaktadır. Tabii tarihçiliğimizin bu yeni dönemde alacağı şekil ve şemailin de değişeceğini söylememize gerek yok. Umarız en tez zamanda tarihçiliğimize vurulan 5816 prangasının kırıldığını görmek de nasip olur. Haziran ayı Türkiye’nin Fetretten Dirilişe uzanma ümitlerinin bahar şimşekleriyle aydınlanırken Temmuz ayı 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 44. yıldönümünü selamlıyordu. Sizin için ilgi çekici ve doyurucu yazı ve söyleşilerle dolu bir Kıbrıs dosyası hazırladık. 15 Temmuz 2016 hain darbe teşebbüsünü de unutmadık. Vereceğimiz eki hem okuyacak, hem de çocuklarınıza bir emanet olarak saklayacaksınız. Beraber 6 Ağustos geçirmişiz. 7. Ağustos’ta görüşmek dileğiyle. Yaz yağmurları gibi hayırlar yağsın Türkiye’min üzerine…</p>
<p><strong><em>Mustafa Armağan</em></strong></p>
<p><strong><em>Derin Tarih Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Millî İrade Gasbı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/editorden/milli-irade-gasbi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derin Tarih]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 May 2018 21:01:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[1946 seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3436</guid>

					<description><![CDATA[Daha Cumhuriyetin ilânına bir ay kadar varken Ankara’da ilginç bir sahne yaşanıyordu. Dahiliye Vekaleti’ne gelen bir grup kadın ellerindeki dilekçeyi kaleme teslim ediyordu. Kadınlar kuracakları partinin dilekçesini verip çıktılar çıkmasına ama Bakanlıktan izin bir türlü çıkmadı. Böylece Cumhuriyet daha kurulmadan kurulan Kadınlar Fırkası (Partisi) kurulmadan kapatılmış oldu. Sözün özü şu ki biz Cumhuriyete girmeden önce çok partili, rekabete dayalı bir siyasî hayatın içindeydik, demokratik teamüller Meşrutiyetle uzun yürüyüşüne başlamıştı. Aksıyordu, kabul; Cihan Harbi’nden ülke sağ çıkamamıştı ama Meclis-i Mebusan işlemeye devam ediyor, çok partili seçimler yapılabiliyordu. Ne zaman ki Terakkiperver Fırka ile birlikte mevcut birkaç parti de hükümet tarafından kapatıldı,&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Daha Cumhuriyetin ilânına bir ay kadar varken Ankara’da ilginç bir sahne yaşanıyordu. Dahiliye Vekaleti’ne gelen bir grup kadın ellerindeki dilekçeyi kaleme teslim ediyordu. Kadınlar kuracakları partinin dilekçesini verip çıktılar çıkmasına ama Bakanlıktan izin bir türlü çıkmadı. Böylece Cumhuriyet daha kurulmadan kurulan Kadınlar Fırkası (Partisi) kurulmadan kapatılmış oldu. Sözün özü şu ki biz Cumhuriyete girmeden önce çok partili, rekabete dayalı bir siyasî hayatın içindeydik, demokratik teamüller Meşrutiyetle uzun yürüyüşüne başlamıştı. Aksıyordu, kabul; Cihan Harbi’nden ülke sağ çıkamamıştı ama Meclis-i Mebusan işlemeye devam ediyor, çok partili seçimler yapılabiliyordu.</p>
<p>Ne zaman ki Terakkiperver Fırka ile birlikte mevcut birkaç parti de hükümet tarafından kapatıldı, işte geriye gidiş (irtica) o zaman başladı. Demokratik teamüller terk edildi ve tek parti idaresinin (1930’daki 90 günlük Serbest Fırka denemesi hariç) çeyrek asırlık tahakkümü başlamış oldu.</p>
<p>Bu dönemde seçimler yapılıyordu gerçi ama tamamen göstermelikti. Tek bir parti giriyordu seçimlere, tek liste katılıyor, tek seçici vardı, tek sandık ve ikinci seçmenler (müntehib-i saniler) de Tek Parti CHP tarafından belirleniyordu. Buna seçim demek bile kelime israfıydı. Dolayısıyla 1923, 1927, 1931, 1935, 1939, 1943 yıllarında yapılan 6 genel seçim birer mizansendi. İlk defadır ki 1946 yılında tek dereceli ve genel oya dayalı bir seçim yapılacaktı. Yapıldı yapılmasına ama bu bir seçim değil, bir facia oldu ve demokrasinin alnına bir kara leke olarak yapışıp kaldı. Olayların içinde yaşayan bir gazetecinin dediği gibi “1946’daki millî irade gasbı, milletin en mukaddes hakkının darp ve cebirle elinden alınışıdır. Olay, CHP zihniyetini açıkça belgeleyen bir rejim kıtâlidir (katlidir).” (Acar Tuncer, Millî İradi Gasbı, İzmir, 1978, s. 19). Kritik bir seçimin arefesinde yakın tarihimizin bu karanlık sayfasını sizin için yoklamak istedik. Avni Özgürel ile yapılan nefis konuşmada bütün demokrasi maceramız özetlenirken İsmail Kara 1946 seçimlerinin dine bakan yönlerini inceledi. Diğer akademik incelemeler ile beraber yıllarca saklanacak bir dosya oluştu.</p>
<p>Ayrıca çok renkli malzemelerle dolu Kudüs dosyamız, bir başka Tek Parti dönemi zulmü olan Türkçe Ezan dönemine dair acı hatıraların yanında Selçuklu’dan Avrupa tarihine uzanan yazılarıyla rengârenk bir sayı sunuyoruz. Nice 75 sayılara inşâllah.</p>
<p><strong><em>Mustafa Armağan</em></strong></p>
<p><strong><em>Derin Tarih Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
