﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DAEŞ &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/daes/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Mon, 03 Jul 2017 11:21:42 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>DAEŞ &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Sanma Bu Tekerlek Kalır Tümsekte”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/editorden/sanma-bu-tekerlek-kalir-tumsekte/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derin Tarih]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Jul 2017 08:53:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[DAEŞ]]></category>
		<category><![CDATA[FETÖ]]></category>
		<category><![CDATA[PKK]]></category>
		<category><![CDATA[PYD]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2494</guid>

					<description><![CDATA[Rahmetli Necmettin Erbakan’ı rahmet ve hasretle yad ederken Millî Nizam Partisi’nin 1970 yılının 8 Şubat’ında yapılan kongresinde söylediği o som altın değerindeki cümleyi hatırlamadan ede­mem: “Asıl kurucularımız Sultan Fatih hazretleri, Akşemseddin hazretleri, Sultan Yıldırım haz­retleri, Sultan Murad, Ulubatlı Hasan, Nizamül­mülk, Sultan Yavuz, Orhan Gazi, Alparslan, Melikşah, Kılıç Arslan ve Sultan Hamid hazret­leridir.” Ve ne zaman içime bir umutsuzluk to­humu düşer gibi olsa zihin arşivimi açar, bu cümleyi yeniden okurum. Sesimi Erba­kan’ınkiyle birleştirerek söyleyeyim: Biz de aynı soyağacından geliyoruz. Malum, 7 Mayıs’tan beri alçakça bir linç kampanyası yaşadık. Önce TV programından bir şey tutturma­ya çalıştılar ama Yavuz Baha­dıroğlu ve bendeniz hakkında&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rahmetli Necmettin Erbakan’ı rahmet ve hasretle yad ederken Millî Nizam Partisi’nin 1970 yılının 8 Şubat’ında yapılan kongresinde söylediği o som altın değerindeki cümleyi hatırlamadan ede­mem:</p>
<p>“Asıl kurucularımız Sultan Fatih hazretleri, Akşemseddin hazretleri, Sultan Yıldırım haz­retleri, Sultan Murad, Ulubatlı Hasan, Nizamül­mülk, Sultan Yavuz, Orhan Gazi, Alparslan, Melikşah, Kılıç Arslan ve Sultan Hamid hazret­leridir.” Ve ne zaman içime bir umutsuzluk to­humu düşer gibi olsa zihin arşivimi açar, bu cümleyi yeniden okurum. Sesimi Erba­kan’ınkiyle birleştirerek söyleyeyim: Biz de aynı soyağacından geliyoruz. Malum, 7 Mayıs’tan beri alçakça bir linç kampanyası yaşadık. Önce TV programından bir şey tutturma­ya çalıştılar ama Yavuz Baha­dıroğlu ve bendeniz hakkında Basın Savcısı takipsizlik kararı verdi. Buradan bir şey tutturama­yacaklarını görenler bu defa der­gimizi toplatma kararı aldırdılar. Latife Hanım’ın bir mektubunu ya­yınladık diye hakkımızda iddiana­me düzenlendi. Mahkememiz Eylül ayında başlayacak.</p>
<p>Peki kimi yargılayacaklar? Be­ni değil, Latife Hanım’ı.</p>
<p>Yargılanan ne? Latife Hanım’ın 91 yıl önce yayınlanmış bir mektubu. Neyle yargılayacaklar? Menderes’in 66 yıl ön­ce çıkardığı 5816 sayılı kanunla. Bu dünyada eşi menendi olmayan kanun er veya geç kaldırılacak veya değiştirilecek. Lakin ağına yeni kurbanlar düşürmeye devam ediyor. Niye gocunalım ki: Necip Fazıl bile mezara bu kanundan aldığı cezayla girmemiş miydi? İnanın, kendi adımıza değil, millet adına üzülüyoruz. Bu devirde bir tarihî belge yayın­ladık diye yargılandığımız için kaygılanıyoruz. Bunca yıldır bir arpa boyu yol alamadığımız içindir tasamız. Halbuki ortalık belgeleri tahrif edenlerden, makaslayanlardan geçilmiyor. Kanun adamları­nın asıl belgeleri sansürleyenleri, makaslayan­ları, tipeksle silenleri yargılamaları gerekirken tek yaptığı, BELGEYİ OLDUĞU GİBİ YAYIMLA­MAK OLAN dergimizi yargılamaları asla kabul edilemez.</p>
<p>Ne yapmalıydık yani? Bazılarının yaptığı gibi sansürlemeli miydik? “Zararlı yerleri” makasla­malı mıydık? Yani ahlaksızlık mı yapmalıydık?</p>
<p>Kanun dediğiniz, insanları ahlaklı olmaya teşvik eder. 5816 sayılı kanun ise insanları ah­laksızlığa, münafıklığa, iki yüzlülüğe teşvik ediyor. Bildiğini yazamıyor veya eline geçen bel­geyi makaslıyor tarihçiler. Ve bu rezaletler pa­çamızdan akarken kalkıp ‘ülkemizde tarih var’ diyebiliyoruz hâlâ. Yazıklar olsun!</p>
<p>Bir idarî şikayet üzerine dergimiz Mayıs’ın 18’inde toplatılıyor ve hakkımızda dava açılıyor. Ülkenin önünde FETÖ, PKK, PYD, DAEŞ gibi de­vasa ölçekte hassas sorunlar dağ gibi yığılmış­ken ölmüş bir kişiyi korumak üzere çıkarılmış çağdışı bir kanunla yargılanıyoruz. Vicdanen müsterihiz. Er veya geç beraat ede­ceğimize inancımız tamdır. Üst mahkeme, o da olmazsa AİHM’e müracaat edeceğiz. Çünkü yap­tığımızın doğru olduğuna inanıyoruz. 91 yıl ön­ceki (hiçbir mahremiyet unsuru içermeyen) bir mektubu yayımlamanın dünyanın hiçbir yerin­de suç olmadığını biliyoruz. Bu süreçte yanımızda olduğunuz, bizimle kaldığınız ve verdiğiniz candan destek için he­pinize hassaten teşekkür ediyor, sizi Üstad’ın mısralarıyla Allah’a emanet ediyoruz:</p>
<p style="text-align: center;"><em>Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!<br />
</em><em>Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!<br />
</em><em>Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!</em></p>
<p><strong><em>Mustafa Armağan</em></strong></p>
<p><strong><em>Derin Tarih Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fırat Kalkanı Harekatı’nda Terör Koridoruna Müsaade Yok</title>
		<link>https://www.derintarih.com/gundem/firat-kalkani-harekatinda-teror-koridoruna-musaade-yok/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa İnal]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 31 Dec 2016 22:10:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Gündem]]></category>
		<category><![CDATA[DAEŞ]]></category>
		<category><![CDATA[suriye]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1885</guid>

					<description><![CDATA[Nisan 2011’den bu yana Suriye’de yaşanan iç savaşta 600 bin Suriyeli Beşşar Esed’in ordusu tarafından katledildi. 12 milyon civarında Suriyeli yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kaldı ve bunlardan 6 milyonu başka ülkelere iltica etti. Türkiye’de 3 milyona yakın mülteci yaşarken 1 milyon Suriyeli başta Almanya olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerine dağılmış durumda. Ne var ki hiçbir Avrupa ülkesinin bu insanları topraklarında istemiyor. Türkiye 2014’den bu yana Suriye’nin kuzeyinde “uçuşa yasak bölge” ile “güvenli bölge” oluşturulmasını gündeme getirmişse de ne ABD’den olumlu bir cevap alabildi, ne de Avrupalı devletlerden. Türkiye’nin Batı’nın bütün umursamazlığına rağmen kapılarını sonuna kadar açtığı Suriyeli sığınmacılar için&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nisan 2011’den bu yana Suriye’de yaşanan iç savaşta 600 bin Suriyeli Beşşar Esed’in ordusu tarafından katledildi. 12 milyon civarında Suriyeli yaşadıkları toprakları terk etmek zorunda kaldı ve bunlardan 6 milyonu başka ülkelere iltica etti. Türkiye’de 3 milyona yakın mülteci yaşarken 1 milyon Suriyeli başta Almanya olmak üzere çeşitli Avrupa ülkelerine dağılmış durumda. Ne var ki hiçbir Avrupa ülkesinin bu insanları topraklarında istemiyor. Türkiye 2014’den bu yana Suriye’nin kuzeyinde “uçuşa yasak bölge” ile “güvenli bölge” oluşturulmasını gündeme getirmişse de ne ABD’den olumlu bir cevap alabildi, ne de Avrupalı devletlerden. Türkiye’nin Batı’nın bütün umursamazlığına rağmen kapılarını sonuna kadar açtığı Suriyeli sığınmacılar için yaklaşık 20 milyar dolar harcadığını hatırlatalım.</p>
<p>2014’te DEAŞ aktif bir saldırı politikasıyla Irak’ın %40’nı, Suriye’nin ise %60’ını ele geçirdi. Türkiye DEAŞ ile mücadele etmek için ABD liderliğindeki koalisyonla beraber hareket etmeye hazır olduğunu defaten söyledi. Ayrıca gerek Esed, gerekse DEAŞ ile etkin mücadele için başta Özgür Suriye Ordusu olmak üzere Suriye Muhalif Güçlerine “eğit-donat” desteğinin şart olduğunu ısrarla ifade etti.</p>
<p>2015’in başına kadar Suriye sorununa Esed’siz bir çözüm getirme ve muhalif güçlere destek konusunda Türkiye ile aynı politikayı paylaştığı görüntüsünü veren ABD yönetimi, Ocak ayından itibaren çok farklı bir uygulama için düğmeye bastı. DEAŞ ile mücadeleyi PKK/PYD ile yürütmeye karar verdi. Pentagon, Suriye’deki ılımlı muhalefete mesafeli davranırken, PKK/PYD terör örgütünü hızla eğitip silahlandırmaya başladı. 2015 Ocak’ından itibaren başta ABD olmak üzere koalisyon güçlerinin hava desteğini arkasına alan PKK/PYD saldırıya geçti. Bu saldırı sonucu DEAŞ, Mart ayında Kobani’nin (Ayn el Arap) 30 km güneyine çekildi.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-ocak2017">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Abd’nin Maksadı DAEŞ’le Mücadele Değil Sünnîleri Musul’dan Atmak</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/abdnin-maksadi-daesle-mucadele-degil-sunnileri-musuldan-atmak/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa İnal]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Oct 2016 22:20:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[DAEŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Musul]]></category>
		<category><![CDATA[Sunniler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1609</guid>

					<description><![CDATA[ABD politikalarının mahsulü olan Irak merkezî idaresinin ani bir çıkışla Türkiye’nin Musul’daki Başika ve Duberdan eğitim kamplarına karşı olduğunu beyan etmesi, hatta Türkiye’yi işgalci ilan etmesi, üstelik BM Güvenlik Konseyi’ni acilen toplantıya çağırması oldukça manidar. Bölgede ABD’den Yeni Zelanda’ya kadar onlarca Hıristiyan ülke askeri varken, Irak ile tarihî bağları olan Müslüman ve komşu bir ülkeye acaba Irak merkezî idaresi neden bu kadar tepkili? Bunu anlayabilmek için geriye gitmek gerekir. Dünya Savaşı İslamiyet, Osmanlı ve Ortadoğu açısından “Son Haçlı Seferi”ydi. Savaştan galip çıkan İngiltere bir taraftan Sykes-Picot Anlaşması ile Osmanlı’nın Ortadoğu topraklarını paylaşmış, diğer taraftan Filistin’i Yahudi yerleşimine açmıştı. Bunun tabii&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>ABD politikalarının mahsulü olan Irak merkezî idaresinin ani bir çıkışla Türkiye’nin Musul’daki Başika ve Duberdan eğitim kamplarına karşı olduğunu beyan etmesi, hatta Türkiye’yi işgalci ilan etmesi, üstelik BM Güvenlik Konseyi’ni acilen toplantıya çağırması oldukça manidar. Bölgede ABD’den Yeni Zelanda’ya kadar onlarca Hıristiyan ülke askeri varken, Irak ile tarihî bağları olan Müslüman ve komşu bir ülkeye acaba Irak merkezî idaresi neden bu kadar tepkili? Bunu anlayabilmek için geriye gitmek gerekir.</p>
<ol>
<li>Dünya Savaşı İslamiyet, Osmanlı ve Ortadoğu açısından “Son Haçlı Seferi”ydi. Savaştan galip çıkan İngiltere bir taraftan Sykes-Picot Anlaşması ile Osmanlı’nın Ortadoğu topraklarını paylaşmış, diğer taraftan Filistin’i Yahudi yerleşimine açmıştı. Bunun tabii neticesi 1948 yılında İsrail Devleti’nin kurulmasıydı.</li>
<li>Dünya Savaşı’ndan sonra İngiltere’nin mirasını devralan ABD, Sovyetler Birliği’nin çökmesinden de faydalanarak Ortadoğu’ya vermek istediği yeni düzen için harekete geçti. ABD’nin Bağdat Büyükelçisi April Glaspie Saddam Hüseyin’i kandırarak Kuveyt’e saldırmasını sağladı. Bundan sonra olayların arkası çorap söküğü gibi geldi. ABD’de neo-conların lideri konumundaki Evanjelist George Bush, Kuveyt’i Saddam’dan kurtarmak için koalisyon oluşturdu. Koalisyona en büyük desteği ise Suudi Arabistan ile Türkiye verdi.</li>
</ol>
<p>Suudîler olayın pek farkına varamamıştı ancak Turgut Özal ABD’nin niyetini gayet iyi anlamıştı. Özal, ABD’yi karşısına almadan oyuna dâhil olmak için harekâta katılmak istiyordu. Ancak Genelkurmay Başkanı Necip Torumtay direnip istifa edince işi daha ileriye götüremedi.</p>
<p>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-kasim2016" target="_blank">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
