﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Darbe &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/darbe/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Fri, 02 Apr 2021 06:02:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Darbe &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Costa Gavras’ın Sarsıcı Politik Sineması</title>
		<link>https://www.derintarih.com/sinema-tarihi/costa-gavrasin-sarsici-politik-sinemasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Önder]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2021 06:02:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sinema Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Antony Blinken]]></category>
		<category><![CDATA[Costa Gavras]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<category><![CDATA[Joe Biden]]></category>
		<category><![CDATA[Nazi]]></category>
		<category><![CDATA[Vassilis]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6899</guid>

					<description><![CDATA[Geçtiğimiz haftalarda ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in, Joe Biden yönetiminin farklı ülkelerde askerî darbe denemeyeceğini ve demokrasiyi ön planda tutacaklarını söylemesi dünyanın ve özellikle bizim coğrafyamızın yakın tarihi açısından malumun ilanıydı. “Darbe” dünya siyasetine yön vermek için egemen güçlerin sık sık başvurduğu bir yöntemdi. Dünyada ve ülkemizde böylesi toplumsal gelişmeler kendini en iyi sinema ve edebiyatla ifade eder. 1917 sonrası Sovyet toplumcu gerçekçiliği, 1933’te Nazi propaganda aracı, 1950’lerde sahte Amerikan rüyası anlatımı, 1960’larda Çiçek Çocuklar dönemi ardından yükselen sol dalganın sonucu olarak anarşist sinema ve 1980 sonrası kurgulanan yeni dünya düzenine hizmet edecek haz sinemasıyla sinema sanatı farklı politik yönelimlere,&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geçtiğimiz haftalarda ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken’in, Joe Biden yönetiminin farklı ülkelerde askerî darbe denemeyeceğini ve demokrasiyi ön planda tutacaklarını söylemesi dünyanın ve özellikle bizim coğrafyamızın yakın tarihi açısından malumun ilanıydı. “Darbe” dünya siyasetine yön vermek için egemen güçlerin sık sık başvurduğu bir yöntemdi.</p>
<p>Dünyada ve ülkemizde böylesi toplumsal gelişmeler kendini en iyi sinema ve edebiyatla ifade eder. 1917 sonrası Sovyet toplumcu gerçekçiliği, 1933’te Nazi propaganda aracı, 1950’lerde sahte Amerikan rüyası anlatımı, 1960’larda Çiçek Çocuklar dönemi ardından yükselen sol dalganın sonucu olarak anarşist sinema ve 1980 sonrası kurgulanan yeni dünya düzenine hizmet edecek haz sinemasıyla sinema sanatı farklı politik yönelimlere, dönemsel şekillere ve rollere büründü.</p>
<p>Sinemanın politikliğinden bahsederken Costa Gavras (d. 1933) ismi üzerinde mutlaka durmak gerekir. Yunanistan asıllı bir Fransa vatandaşı olan Gavras, ABD’nin farklı coğrafyalarda yaptığı darbeleri, darbe girişimlerini ve bu askerî müdahalelerin toplum üzerindeki etkisini en çarpıcı haliyle filmlerine konu etmiş bir yönetmen. İşte Gavras sineması herkes tarafından bilinen bu hakikatin dillendirilemediği yıllarda Z (Ölümsüz-1969), Kayıp (Missing-1972) ve État De Siège (Sıkıyönetim-1972) gibi filmlerle ABD’nin başka ülkelerin demokrasileriyle ne kadar ilgili olduğunu gözler önüne sermişti!</p>
<p>Z (Ölümsüz-1969) filminde Gavras toplumun akil insanlarının, aktivistlerin ve vatanı için çabalayan politikacıların katledilişine karşı bir duruş sergiler. Film, Yunan diplomat Vassilis Vassilikos’un Yunanistan’da yedi yıl süren Albaylar Rejimi döneminde ülkesinden sürgün edildikten sonra kaleme aldığı Z adlı romandan uyarlanıyor. Albaylar rejimi dönemi pek çok insanın faili meçhule kurban gittiği, yargılanıp asıldığı ve sürüldüğü bir dönem. Gregoris Lambrakis adlı aktivist de bu dönemde bir suikaste kurban gider. İyiliğin, dürüstlüğün, barışın öznesi konumunda olan Lambrakis’in öldürülmesini konu edinen Ölümsüz yazıldıktan sonra Z harfi Yunanistan’da özgürlüğün simgesi olarak kıyafetlerde, sokaklarda, duvar yazılarında kullanılır. Yönetmen mekân ve zaman belirtmeksizin dikte edilen ideolojilere karşı çıkan bireylerin hikâyesini anlattığı için her dönemde seyri mümkün bir ustalık işi seyirciyi karşılıyor. Film Cannes başta olmak üzere pek çok önemli festivalden de ödül aldı.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-nisan-2021">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngilizlere Kaptırdığımız Millî Define</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tarihin-taniklari/ingilizlere-kaptirdigimiz-milli-define/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer Hakan Özalp]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jul 2017 21:30:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarihin Tanıkları]]></category>
		<category><![CDATA[ayaklanmalar]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<category><![CDATA[devrim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2603</guid>

					<description><![CDATA[Abdülhamid’in kitapları Darbe, devrim ve ayaklanmaların bir ülkeye neye mal olduğuna, 15 Temmuz darbe girişimiyle bir kez daha şahit olduk. Darbeler ülkeler için, kalp krizi veya beyin kanamasına benzer ağır travmalardan olup, toplumların geleceklerinin yanı sıra geçmişlerini de yiyip bitirir. Siyasî, askerî, içtimai, iktisadî ve malî alanda umulmadık ve –ilk anda pek fark edilemese de– vahameti zaman geçtikçe ortaya çıkan ağır hasarlar verir. Bu alanlardan bir tanesi de, bir cemiyetin temel esaslarından olan ve yapılmak istenilenlerin alt yapısını teşkil eden kültür sahasıdır. Sistemin zayıf düştüğü ve başıboş kaldığı böylesi zamanlarda, pusuda bekleyen birtakım yağmacılar, çapulcular ve çıkar grupları her tarafa&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Abdülhamid’in kitapları</strong></p>
<p>Darbe, devrim ve ayaklanmaların bir ülkeye neye mal olduğuna, 15 Temmuz darbe girişimiyle bir kez daha şahit olduk. Darbeler ülkeler için, kalp krizi veya beyin kanamasına benzer ağır travmalardan olup, toplumların geleceklerinin yanı sıra geçmişlerini de yiyip bitirir. Siyasî, askerî, içtimai, iktisadî ve malî alanda umulmadık ve –ilk anda pek fark edilemese de– vahameti zaman geçtikçe ortaya çıkan ağır hasarlar verir. Bu alanlardan bir tanesi de, bir cemiyetin temel esaslarından olan ve yapılmak istenilenlerin alt yapısını teşkil eden kültür sahasıdır. Sistemin zayıf düştüğü ve başıboş kaldığı böylesi zamanlarda, pusuda bekleyen birtakım yağmacılar, çapulcular ve çıkar grupları her tarafa hırsla saldırmaya başlarlar. 28 Şubat sürecinde olduğu gibi, bu yağmalardan kütüphane ve müze gibi ülkenin hazineleri olan müesseseler de payını alır. Buralardaki hazinelerin bir kısmı özel ellere geçer, bir kısmı hepten yok olur. Bir kısmı da yurtdışına kaçırılarak haraç mezat satılır.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-agustos2017">Derin Tarih Ağustos Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>27 Mayıs’ın Rövanşı 12 Mart’la Alındı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/yakin-tarih/27-mayisin-rovansi-12-martla-alindi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cengiz Sunay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2017 22:08:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[27 Mayıs darbesi]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<category><![CDATA[Millî Birlik Komitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2121</guid>

					<description><![CDATA[27 Mayıs darbesi neticesinde kurulan Millî Birlik Komitesi, 14 üyesinin tasfiyesiyle neticelenen 13 Kasım 1960’daki iç darbeyle büyük bir güç ve itibar kaybına uğradı. Bu tarihten itibaren dışarıdaki sivil akıl hocaları ve işbirlikçileriyle birlikte orduda birçok cuntanın kurulduğu, bunlardan en yüksek mevkiye gelenin de Türk Silahlı Kuvvetler Birliği olduğu biliniyor. Nitekim bu cuntanın, 15 Ekim 1961 seçimlerinin beklenen neticeyi vermemesi durumunda Meclis başkanlık divanı oluşturulmadan önce 21 Ekim Protokolü’yle sürece müdahalede bulunulacağı ve iktidarın milletin hakiki mümessillerine tevdi edileceği kararlaştırılmıştı. 27 Mayıs’ın alt rütbeli bir subay hareketi olduğu gerçeğinin endişeyle karşılandığı bu dönemde başta Genelkurmay Başkanı Org. Cevdet Sunay olmak&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>27 Mayıs darbesi neticesinde kurulan Millî Birlik Komitesi, 14 üyesinin tasfiyesiyle neticelenen 13 Kasım 1960’daki iç darbeyle büyük bir güç ve itibar kaybına uğradı. Bu tarihten itibaren dışarıdaki sivil akıl hocaları ve işbirlikçileriyle birlikte orduda birçok cuntanın kurulduğu, bunlardan en yüksek mevkiye gelenin de Türk Silahlı Kuvvetler Birliği olduğu biliniyor. Nitekim bu cuntanın, 15 Ekim 1961 seçimlerinin beklenen neticeyi vermemesi durumunda Meclis başkanlık divanı oluşturulmadan önce 21 Ekim Protokolü’yle sürece müdahalede bulunulacağı ve iktidarın milletin hakiki mümessillerine tevdi edileceği kararlaştırılmıştı.</p>
<p>27 Mayıs’ın alt rütbeli bir subay hareketi olduğu gerçeğinin endişeyle karşılandığı bu dönemde başta Genelkurmay Başkanı Org. Cevdet Sunay olmak üzere generallerin böyle bir müdahalesine mâni olmak gayesiyle sivil siyasetin verdiği antidemokratik tavizlerle darbe geçiştirildi: Meşhur “Yuvarlak Masa” toplantısıyla Cemal Gürsel’e cumhurbaşkanlık, İsmet İnönü’ye başbakanlık garantisi verilmiş; eski Demokrat Partililerin affına mâni olunacağı da İnönü’nün şerhiyle kayıt altına alınmıştı. Adalet Partisi’nin cumhurbaşkanı namzedi Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Başgil’i öne sürmesi ise ona yönelik ölüm tehdidiyle bertaraf edilmişti.</p>
<p>Aslî vazifesini gerçekleştirmek üzere kışlasına dönmesi beklenen ordunun asıl niyeti, ilki 22 Şubat 1962’de, ikincisi 21 Mayıs 1963’te girişilen iki askerî darbeyle açığa çıktı. Kara Harp Okulu Kumandanı Kur. Alb. Talat Aydemir’in bedelini Süv. Bnb. Fethi Gürcan’la birlikte asılarak ödediği bu kalkışmalar, ordunun siyasete müdahale refleksini ortadan kaldırmadı. Aksine müdahale edilecekse emir-komuta zinciri içinde olması gerektiği tezini güçlendirdi.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-mart2017">Derin Tarih Mart Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. Burhan Kuzu: “Başkanlık Modeline Geçmekten Başka Şansımız Yok”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/prof-dr-burhan-kuzu-baskanlik-modeline-gecmekten-baska-sansimiz-yok/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Halil Solak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 30 Nov 2016 22:01:02 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Burhan Kuzu]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<category><![CDATA[Said Nursî’]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1784</guid>

					<description><![CDATA[Anayasa tartışmaları gündeme geldiğinde akla gelen ilk isim siz oluyorsunuz. Nedir Türkiye’nin anayasa ile derdi? Türkiye’nin 200 yıldır bir anayasa sorunu var. Neden? Çünkü milletin boyuna posuna göre bir elbise dikilmiyor. Bütün mesele bu. Ayrıca tarihe baktığımız zaman bütün anayasalar olağanüstü dönemlerde ya da darbelerden sonra yapılmış. 1921 Anayasası normal dönemde çıkmış gibi görünüyor ama Millî Mücadele verilmiş, toprağımızın büyük kısmını kaybetmişiz. Yine de en millîleri 1921 ve 1924 anayasaları. Egemenlik vurgusu en net bu anayasalarda var. Darbe anayasaları? 1961 ve 1982 Anayasaları millete rağmen yapılmıştır. Vesayet, oligarşi dediğimiz hususlar hep buradan kaynaklanıyor. Seçim var ama derin devletin yapısına ters&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Anayasa tartışmaları gündeme geldiğinde akla gelen ilk isim siz oluyorsunuz. Nedir Türkiye’nin anayasa ile derdi? </strong></p>
<p>Türkiye’nin 200 yıldır bir anayasa sorunu var. Neden? Çünkü milletin boyuna posuna göre bir elbise dikilmiyor. Bütün mesele bu. Ayrıca tarihe baktığımız zaman bütün anayasalar olağanüstü dönemlerde ya da darbelerden sonra yapılmış. 1921 Anayasası normal dönemde çıkmış gibi görünüyor ama Millî Mücadele verilmiş, toprağımızın büyük kısmını kaybetmişiz. Yine de en millîleri 1921 ve 1924 anayasaları. Egemenlik vurgusu en net bu anayasalarda var.</p>
<p><strong>Darbe anayasaları?</strong></p>
<p>1961 ve 1982 Anayasaları millete rağmen yapılmıştır. Vesayet, oligarşi dediğimiz hususlar hep buradan kaynaklanıyor. Seçim var ama derin devletin yapısına ters bir şey olursa askerle, basınla vururuz diye düşündüler. 28 Şubat’a kadar askerle vurdular, sonra basın ve son dönemlerde de yargıyla. Gördüğüm şu: Atanmış organlar belli kademelere yerleşiyor, geriye bir şey kalırsa siyasetçi yapıyor. Davul siyasetçide, tokmak başkasında…</p>
<p>Dolayısıyla millete güvensizliğe dayanan anayasa sıkıntı çıkarıyor, gördük bunları.  Her iki anayasa da bizim kürsüde hazırlandı. Benim hocalarım yaptı ama millî irade ve hâkimiyete hep şüpheyle yaklaşılmıştır. Tabii bu Menderes’e tepkiden kaynaklanıyor. Millete güvensizlik o raddeye çıkmış ki, başkanlık modeli konuşulurken biri diyor ki, “Bu milletin kimi seçeceği belli olmaz. Ya Said Nursî’yi başkan seçerse?” Düşünün, 61 Anayasası yapılırken oluyor bunlar. Bırakın millet kimi getirirse getirsin. İşte bu güvensizliğin zirve noktasıdır. 1982 Anayasası’nda da devam ediyor bu. Parlamenter sistem bu anlayışa çok müsait. Güçlerin dağılımı, bürokrasi, askeriyenin vesayeti&#8230; Hepsi etken.</p>
<p>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-aralik2016" target="_blank">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
