﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Darbeler Tarihi &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/darbeler-tarihi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Mon, 03 Jul 2017 13:19:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Darbeler Tarihi &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>27 Mayıs’ın Artçı Darbeleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/27-mayisin-artci-darbeleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Doğan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Jul 2017 13:18:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[15 Temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[Darbeler Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[ihtilaller]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2557</guid>

					<description><![CDATA[Her şey biz okurken oldu! İlk darbe ilk mektep sonda, ikinci ve üçüncü teşebbüsler orta mek­tepte&#8230; 12 Mart müdahalesinde üniversitede okuyorduk. 12 Eylül, mezuniyet ve yüksek lisans saf­hası olmalıdır. Bir türlü darbeler okulunda kariyeri­mizi tamamlayamıyorduk ki, 15 Temmuz bizi emek­li etti! Bu hayat tecrübemize dayanarak daha baştan şu­nu söyleyebiliriz: Darbeler iki çeşittir, kendisine “dev­rim”, “inkılâp” veya “ihtilal” dedirtenler ve dedirte­meyenler! 27 Mayıs 1960’da ordu içinden çıkan bir cuntanın müdahalesi birinci çeşittendi. Bunlar yaptıkları işe “devrim”, “inkılâp” veya “ihtilal” demişler; bununla kalmayıp resmî olarak da halka böyle dedirtmişler, hatta darbenin yıldönümünü millete zoraki bayram olarak kutlatmışlardı! Bu darbenin tarihimizdeki ilk tipi&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her şey biz okurken oldu! İlk darbe ilk mektep sonda, ikinci ve üçüncü teşebbüsler orta mek­tepte&#8230; 12 Mart müdahalesinde üniversitede okuyorduk. 12 Eylül, mezuniyet ve yüksek lisans saf­hası olmalıdır. Bir türlü darbeler okulunda kariyeri­mizi tamamlayamıyorduk ki, 15 Temmuz bizi emek­li etti! Bu hayat tecrübemize dayanarak daha baştan şu­nu söyleyebiliriz: Darbeler iki çeşittir, kendisine “dev­rim”, “inkılâp” veya “ihtilal” dedirtenler ve dedirte­meyenler! 27 Mayıs 1960’da ordu içinden çıkan bir cuntanın müdahalesi birinci çeşittendi. Bunlar yaptıkları işe “devrim”, “inkılâp” veya “ihtilal” demişler; bununla kalmayıp resmî olarak da halka böyle dedirtmişler, hatta darbenin yıldönümünü millete zoraki bayram olarak kutlatmışlardı!</p>
<p>Bu darbenin tarihimizdeki ilk tipi Bâbıâli baskı­nıydı. Mevcut hükümet zor kullanılarak görevinden uzaklaştırılmış, bu arada kan da akıtılmıştır. 27 Ma­yıs belki de tam olarak öyle değildir: doğrudan kabi­neye baskın verilmemiş, fakat idareye zorla el konu­larak hükümet devrilmiş, Meclis feshedilmiş, hatta Anayasa askıya alınmış ve değiştirilmişti. Cumhuriyet’in tek partisi CHP serbest seçimlerde kazansa, iktidarını devam ettirse darbe olur muydu? Gerçek anlamda ilk serbest seçimde CHP kaybetmiş, halkın seçtiği siyasiler ülkeyi yönetmeye başlamış, Demokrat Parti 1950’den itibaren art arda üç defa se­çim kazanmış ve bu yetkiyle hükümet olmuştu. Siyasî iktidarın bürokratik iktidarı kontrol edecek güç gös­teremediği, resmî ideolojinin sivil ve askerî bürok­rasiye şeklî bir meşruiyet hissi verdiği bir dönemin sonunda, askerî bürokrasi hiyerarşik olmayan bir şe­kilde yönetime el koydu. Çok partili hayata geçişten bir süre sonra ordu için­de darbeci eğilimler ortaya çıkmış, birtakım cuntalar oluşturulmuş ve nihayet 27 Mayıs 1960’da zamanın en kapsayıcı iletişim aracı devlet radyosu ele geçirilerek darbe bildirisi Albay Alparslan Türkeş tarafından ilan edilmiştir. Ertesi gün ülkenin yazılı basınının da dar­becilerin şakşakçısı olarak konum aldığı görülecektir.</p>
<p>Kendilerini “Millî Birlik Komitesi” alarak adlandı­ran 38 kişilik cuntada 5 generale karşılık (2 or., 2 tüm. ve bir tuğ.) 18 yüzbaşı ve binbaşı bulunmakta, 6 yar­bay ve 8 albayla ekip tamamlanmaktadır! Ordu gibi rütbe esasına göre teşkilatlanan, emir komuta zinci­ri içinde çalışan bir yapı için komitenin yarıya yakın bir sayıya ulaşması sıkıntıya yol açabilecek nitelikte­dir. Millî Birlik Komitesi’nin başına, kısa süre önce Kara Kuvvetleri Kumandanlığı’ndan ayrılarak emekli olmak kastıyla İzmir’e giden (bu arada siyasî iktida­ra bir mektup yazan) Org. Cemal Gürsel getirilmiş­tir. İlk tutuklananlar arasında Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun ve Hava Kuvvetleri Kumandanı Tekin Arıburun’un bulunması bu hususta açıklayıcı olabilir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-mayis2017">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı’dan Bugüne Millî İradeye Saplanan 7 Hançer Darbesi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/osmanlidan-bugune-milli-iradeye-saplanan-7-hancer-darbesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa İnal]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Jul 2017 10:32:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Darbeler Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Abdülaziz Han]]></category>
		<category><![CDATA[Yeni Osmanlılar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2513</guid>

					<description><![CDATA[Sultan Abdülaziz Han ordu ve donanmaya çok önem vermiş, bu­nun için emek ve para harcamış­tı. 1876’ya gelindiğinde devlet çok güçlü bir kara ordusu ile 25 ci­varında zırhlı savaş gemisine sa­hip oldu. Ayrıca bu dönemde Av­rupa’dan gelen tren hattı Edirne üzerinden İstanbul-Sirkeci’ye ge­tirilirken Anadolu’da da tren hat­larının inşasına başlandı. Köklü altyapı faaliyetleri ve güçlü bir ordunun kurulması İn­giltere, Fransa ve Masonları ol­dukça rahatsız etmişti. Bu sebeple dış güçler “Yeni Osmanlılar” ola­rak tanınan muhalefeti her yön­den teşvik edip desteklediler. Ber­nard Lewis’in ifadesiyle 1865’te gizli bir örgüt kurmuş olan Ye­ni Osmanlılar, İtalyan Carbonari Mason teşkilatına bağlıydılar ve meşrutî bir idare kurmayı hedef­lemişlerdi. Muhalifler&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="Default" style="line-height: 107%;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Sultan Abdülaziz Han ordu ve donanmaya çok önem vermiş, bu­nun için emek ve para harcamış­tı. 1876’ya gelindiğinde devlet çok güçlü bir kara ordusu ile 25 ci­varında zırhlı savaş gemisine sa­hip oldu. Ayrıca bu dönemde Av­rupa’dan gelen tren hattı Edirne üzerinden İstanbul-Sirkeci’ye ge­tirilirken Anadolu’da da tren hat­larının inşasına başlandı. </span></p>
<p class="Default" style="line-height: 107%;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Köklü altyapı faaliyetleri ve güçlü bir ordunun kurulması İn­giltere, Fransa ve Masonları ol­dukça rahatsız etmişti. Bu sebeple dış güçler “Yeni Osmanlılar” ola­rak tanınan muhalefeti her yön­den teşvik edip desteklediler. Ber­nard Lewis’in ifadesiyle 1865’te gizli bir örgüt kurmuş olan Ye­ni Osmanlılar, İtalyan Carbonari Mason teşkilatına bağlıydılar ve meşrutî bir idare kurmayı hedef­lemişlerdi. </span></p>
<p class="Default" style="line-height: 107%;"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif; color: windowtext;">Muhalifler çıkardıkları Muh­bir, İbret ve Hürriyet gibi gazete­ler aracılığıyla toplumun en ak­tif kesimi olan subay ve talebeleri yanlı haberlerle zehirleyip Sul­tan’a karşı kışkırtıyorlardı. Dille­rine en çok doladıkları konular ise devletin iyi yönetilmediği, pa­raların israf edildiği ve devletin büyük bir borca sokulduğu idi.</span></p>
<p class="Default" style="line-height: 107%;"><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-temmuz2017">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
