﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Deşt-i Kıpçak &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/dest-i-kipcak/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 May 2021 08:18:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Deşt-i Kıpçak &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Sürgünün Yorgun Şahitleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/surgunun-yorgun-sahitleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Erşahin Ahmet Ayhün]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 May 2021 08:18:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Altın Orda Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[atayurt]]></category>
		<category><![CDATA[Deşt-i Kıpçak]]></category>
		<category><![CDATA[hansaray]]></category>
		<category><![CDATA[Kazakistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7062</guid>

					<description><![CDATA[Kırım’da 18 Mayıs 1944 Perşembe günü sabaha karşı korkunç bir insanlık felaketi yaşandı. Kırım’ın işgalcileri, Kırım’ın medeni sakinlerini asırlardan beri huzur ve güven içinde yaşadıkları vatanlarından bir gecede sürgün ettiler. Geride kalan bütün izlerini de sildiler. Bir-iki cami ve hansaray dışında bütün tarihî eserler, cami ve medreseler adeta buharlaşıverdi, mezarlıklar tarlaya dönüştü. Sanki Kırım Türkleri orada hiç yaşamamış gibiydi. Halbûki onlar Büyük Cengiz İmparatorluğu’nun ve devamında Altın Orda Devleti’nin varisleri, uçsuz bucaksız Deşt-i Kıpçak’ın sahipleriydi, köklü geçmişleri kahramanlık destanlarıyla dopdoluydu. Bu topraklardaki etnik varlıkları MÖ 3. asra kadar dayandırılan bu asil milletin başına gelenler gerçekten de büyük talihsizlikti. Sürgün planları&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kırım’da 18 Mayıs 1944 Perşembe günü sabaha karşı korkunç bir insanlık felaketi yaşandı. Kırım’ın işgalcileri, Kırım’ın medeni sakinlerini asırlardan beri huzur ve güven içinde yaşadıkları vatanlarından bir gecede sürgün ettiler. Geride kalan bütün izlerini de sildiler. Bir-iki cami ve hansaray dışında bütün tarihî eserler, cami ve medreseler adeta buharlaşıverdi, mezarlıklar tarlaya dönüştü. Sanki Kırım Türkleri orada hiç yaşamamış gibiydi. Halbûki onlar Büyük Cengiz İmparatorluğu’nun ve devamında Altın Orda Devleti’nin varisleri, uçsuz bucaksız Deşt-i Kıpçak’ın sahipleriydi, köklü geçmişleri kahramanlık destanlarıyla dopdoluydu. Bu topraklardaki etnik varlıkları MÖ 3. asra kadar dayandırılan bu asil milletin başına gelenler gerçekten de büyük talihsizlikti.</p>
<p>Sürgün planları aylar öncesinden en ince ayrıntısına kadar yapılmıştı. Eli silah tutan erkeklerin hepsi ihtiyat ordusuna alınmak bahanesiyle Kırım’dan uzaklaştırılmıştı. Kırım’da sadece kadınlar, küçük çocuklar ve yaşlı erkekler kalmıştı. İşte bu savunmasız insanlar Stalin’in emriyle Rus askerleri tarafından 18 Mayıs 1944’de sabaha karşı evlerine yapılan baskınlarla köy meydanlarına çıkarıldılar. Kamyonlarla tren istasyonlarına götürülerek hayvan vagonlarına dolduruldular. Bu nakiller esnasında anneler ve çocuklar, dedeler ve nineler birbirlerini kaybetti. İtiş tıkış, balık istifi vaziyette vagonlara bindirilen bu insanlar Sibirya’ya, Özbekistan’a, Urallara ve Kazakistan’a sürgün edildiler. Vagonların kapıları içeride ölenlerin atılması için birkaç günde bir açılıyordu. Bu yolculuk üç dört hafta sürdü. Bu eziyetli yolculuğa bünyesi dayanamayan yaşlı ve çocuklar hazan yaprağı gibi döküldü. Bir o kadarı da gittikleri yerlerde zorlu hayat şartlarına dayanamayıp hayatlarını kaybettiler. Bu vagonlar dolusu insanın her birinin acıklı birer sürgün hatırası vardır. Kırım sürgünü insanlık tarihinin yüz karasıdır, insanî değerler kaybolduğunda insanın hemcinsine neler yapılabileceğinin belgeselidir.</p>
<p>Doktora tezimizin hazırlıkları esnasında birkaç defa Kırım’a gitme fırsatımız oldu. Günümüzde18 Mayıs 1944 sürgününün canlı şâhitleri yaşamaktadır. Anavatan hasretiyle yanıp tutuşan Kırım Türkleri Sovyetlerin dağılmasının ardından sürgün yıllarında edindikleri bütün malvarlıklarını geride bırakarak yurtlarına dönmeye başladılar. Ancak Kırım’a geldiklerinde evlerine Rusların yerleştirildiğini görerek sükût-u hayâle uğradılar. Kendi evlerine yerleşemeyen bu insanlar, boş buldukları arazilerde çukurlar kazarak içinde yaşamaya başladılar. Daha sonra gecekondu tarzı evler yaparak mahalleler oluşturdular. Kurdukları bu evler kolluk güçleri tarafından yıkıldıkça, onlar her defasında tekrar yapıyordu. Sürgünde yürekleri dağlayan acılar yaşayan bu insanlar vatan hasretiyle döndükleri atayurtlarında bu şekilde tutunmaya çalıştılar.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2021">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mavi Alay Ölüm Treninde</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/mavi-alay-olum-treninde/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Poyraz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 May 2021 08:13:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Akmescid]]></category>
		<category><![CDATA[Deşt-i Kıpçak]]></category>
		<category><![CDATA[Gotenberg]]></category>
		<category><![CDATA[Holodomor Soykırımı]]></category>
		<category><![CDATA[Tavrida]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7058</guid>

					<description><![CDATA[Kadim Türk yurdu “Deşt-i Kıpçak” coğrafyasında bulunan Kırım uzun yıllar boyunca çeşitli toplulukların buluşmalarına ev sahipliği yapmıştır. Bu buluşmalar Türk hâkimiyetinde sulh içinde gerçekleşirken, diğer milletlerin hâkimiyetinde ortaya dehşetengiz tablolar çıkmıştır. 2. Dünya Savaşı sırasında Almanlar, Sovyet Rusya idaresindeki Kırım’ı işgal ettiler. Aryan ırkının üstün ırk olduğunu savunan Naziler daha savaş başlamadan yapmışlardı Kırım planlarını. Buna göre Kırım, “Tavrida” adıyla Ukrayna’nın bir parçası olacak, Ukrayna da doğrudan Nazilere bağlanacaktı. Almanya’nın Kırım’ı işgale başladığı 1941’in Aralık ayında Akmescid’in adı Gotenberg, Akyar’ın adı ise Theodorichthafen olarak değiştirildi. Buna karşılık Sovyet Rusya’nın da bölgeyle ilgili planları vardı. 1941’in sonbaharında Kırım’da yaşayan bütün Türkleri,&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kadim Türk yurdu “Deşt-i Kıpçak” coğrafyasında bulunan Kırım uzun yıllar boyunca çeşitli toplulukların buluşmalarına ev sahipliği yapmıştır. Bu buluşmalar Türk hâkimiyetinde sulh içinde gerçekleşirken, diğer milletlerin hâkimiyetinde ortaya dehşetengiz tablolar çıkmıştır.</p>
<p>2. Dünya Savaşı sırasında Almanlar, Sovyet Rusya idaresindeki Kırım’ı işgal ettiler. Aryan ırkının üstün ırk olduğunu savunan Naziler daha savaş başlamadan yapmışlardı Kırım planlarını. Buna göre Kırım, “Tavrida” adıyla Ukrayna’nın bir parçası olacak, Ukrayna da doğrudan Nazilere bağlanacaktı. Almanya’nın Kırım’ı işgale başladığı 1941’in Aralık ayında Akmescid’in adı Gotenberg, Akyar’ın adı ise Theodorichthafen olarak değiştirildi.</p>
<p>Buna karşılık Sovyet Rusya’nın da bölgeyle ilgili planları vardı. 1941’in sonbaharında Kırım’da yaşayan bütün Türkleri, Ukraynalıları, daha doğrusu Rus olmayan insanları Sibirya’nın uçsuz bucaksız bozkırlarına süreceklerdi. 2. Dünya Savaşı’ndan bir süre önce yapay açlığa, meşhur adıyla “Holodomor Soykırımı”na maruz kalan 4 milyona yakın Ukraynalı açlıktan can vermişti. İşgal başlayınca Nazilerden kaçan Kızıl Ordu birlikleri erzak depolarını ateşe verdiği için savaş başladığında Kırım’da da açlık baş gösterdi. Yıllarca Moskova’nın zulmü altında ezilen Kırım Türklerinin bir kısmı topraklarına gelen Almanları kurtarıcı gibi gördüler. Çünkü Kırımlılar için asıl düşman açlıktı.</p>
<p>Naziler ilk başta Kırımlıları özgür bıraktılar ancak Kırım’ın idaresinde Türklere değil Almanlar adına Ruslara vazife verdiler. Bu sırada Stalin deliye dönmüş vaziyettedir. Almanların işgal ettiği topraklarda yaşayan Sovyet vatandaşlarını vatan haini ilan eden Stalin’in öfkesinden en çok nasibini alan Kırımlılar olacaktı.</p>
<p>Bölgedeki Türkler iki ateş arasında kaldılar. Ne Nazilere ne de Kızıl Ordu birliklerine yaranabildiler. On binlerce Kırımlı erkek Sovyet ordularında savaşırken, Almanlar da Kırımlı gönüllülerden Kırım Türk Nefsî Müdafaa Taburları adıyla askerî birlikler kurdular. Bu taburlardaki “gönüllülük” esası elbette tetkike muhtaçtır. Kırımlıların bu taburlara sırf açlıktan ölmemek yahut Almanya’daki çalışma kamplarına gönderilmemek için katıldığını söyleyebiliriz. Diğer yandan, bu taburlar daha çok kırsal kesimde Sovyet yanlısı yani Moskova taraftarı partizanlara (çetelere) karşı savaşmıştır. Bunun yanında yol gösterme ve keşif gibi görevleri de vardı.</p>
<p>Türkiye’nin ciddi desteğiyle oluşturulan ve “Mavi Alay” olarak da bilinen Kırım Türk Nefsî Müdafaa Taburları’nın bu unvanı nasıl aldığı meçhuldür. Tabur subaylarının üniforma renklerinin koyu mavi olması ve Kırım Türklerinin bayrağında gök mavisinin bulunmasından hareketle bu ismi aldığı yönünde tahminler vardır. Belçika ve Alman ordularına ait üniformalar giyinen, 1. Dünya Savaşı’ndan kalma malzemelerle donatılan ve göğüslerinde “Bozkurt” simgesi taşıyan bu taburlar yüzünden Kırım Türkleri Moskova tarafından ihanetle ve katliam yapmakla suçlanmıştı. Düzenli milis gücü olarak da düşünebileceğimiz Mavi Alay’ı Nazilerin mağlup olmasından sonra hazin bir son beklemekteydi. İki yıl Nazilerin işgali altında kalan Kırım, 10 Nisan 1944’te tekrar Moskova’nın hâkimiyetine girdi. Çetin geçen Stalingrad muhaberesinden sonra Kırım’ı yeniden ele geçiren Kızıl Ordu birlikleri Kırım Türklerine karşı zulümlere kaldıkları yerden devam ettiler. Daha ilk günden binlerce Kırım Türkü katledildi. Savaş nedeniyle ara verilen “Kızıl Terör” hortlamıştı. Fakat bu seferki daha şiddetliydi. Nazilerle işbirliğinin faturası Stalin tarafından kesilmişti: İdam edileceklerdi. Yaklaşık bir ay sonra da korkunç sürgünün hazırlıkları başladı.</p>
<p>Mavi Alay askerleri her ne kadar Kızılordu birlikleri Nazileri mağlup etse de hayatta kalabilmek adına umutluydular. Görev aldıkları askerî birlikler Türkiye’nin resmî girişimleriyle oluşturulmuştu, bu da onlar için umut vaat eden bir durumdu. Bir şekilde Ankara onları kurtaracaktı.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2021">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
