﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Devlet &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/devlet/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Fri, 02 Dec 2022 13:35:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Devlet &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Siyasetnâmelerden Miras Kalan Dört İstihbarat Prensibi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/maziye-bir-nazar/siyasetnamelerden-miras-kalan-dort-istihbarat-prensibi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Faruk Şimşek]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Dec 2022 13:35:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Maziye Bir Nazar]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[İstihbarat]]></category>
		<category><![CDATA[Nizâmülmülk]]></category>
		<category><![CDATA[Siyaset]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8809</guid>

					<description><![CDATA[İstihbarat, bugün olduğu gibi tarihteki devlet ve hükümdarların da müracaat ettiği bir haber alma yöntemidir. Peki, devlet yöneticilerine yol göstermeyi amaçlayan siyasetnâme geleneğinde bu konuda neler yazılmıştı? Gelin birlikte Nizâmülmülk’ün, Abdülhamîd el-Kâtib’in, Ebû Mansûr es-Seâlibî’nin ve Mâverdî’nin eserlerindeki tavsiyelere kulak verelim. &#160; Devamı Derin Tarih Aralık Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstihbarat, bugün olduğu gibi tarihteki devlet ve hükümdarların da müracaat ettiği bir haber alma yöntemidir. Peki, devlet yöneticilerine yol göstermeyi amaçlayan siyasetnâme geleneğinde bu konuda neler yazılmıştı? Gelin birlikte Nizâmülmülk’ün, Abdülhamîd el-Kâtib’in, Ebû Mansûr es-Seâlibî’nin ve Mâverdî’nin eserlerindeki tavsiyelere kulak verelim.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralık-2022">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Türkiye Anayasalarında Devletin Dini</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/turkiye-anayasalarinda-devletin-dini/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Beytullah İmzaoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Oct 2022 13:13:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[anayasa]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Türkiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8622</guid>

					<description><![CDATA[1924 Anayasası, 10 Nisan 1928’de 1222 sayılı kanunla tadil edilmiş ve anayasanın 2. maddesi olan “Türkiye Devleti’nin dini, din-i İslâm’dır” maddesi çıkartılmıştır. Bu tadilattan sonra 1961 ve 1982 anayasalarında da devletin dinine dair herhangi bir maddeye yer verilmez. Böylece tarihimizde devletin dininden bahsedilmeyen yeni bir dönem başlamıştır. &#160; Devamı Derin Tarih Ekim Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1924 Anayasası, 10 Nisan 1928’de 1222 sayılı kanunla tadil edilmiş ve anayasanın 2. maddesi olan “Türkiye Devleti’nin dini, din-i İslâm’dır” maddesi çıkartılmıştır. Bu tadilattan sonra 1961 ve 1982 anayasalarında da devletin dinine dair herhangi bir maddeye yer verilmez. Böylece tarihimizde devletin dininden bahsedilmeyen yeni bir dönem başlamıştır.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ekim-2022">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Kudüs İşgal Altındayken Bir Müslüman Nasıl Gülebilir?”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/izdusum/kudus-isgal-altindayken-bir-musluman-nasil-gulebilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurettin Taşkesen]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Feb 2019 21:44:36 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İzdüşüm]]></category>
		<category><![CDATA[Cihad]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet]]></category>
		<category><![CDATA[Kudüs fethinin şifreleri]]></category>
		<category><![CDATA[Mescid-i Aksa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4291</guid>

					<description><![CDATA[Kudüs fethinin şifrelerini hayatının içinde saklayan mücahit Sultan, 55 yıllık kısa ömrüne 100 yıllık icraatları sığdırdı. Hayatı, şu üç kelimenin derin mânâsı içinde özetlenebilir: İlim, Cihad, Devlet. Çocukluk ve gençliği ilim meclislerinde, Kudüs hasreti ve Mescid-i Aksa sevdasıyla geçen Selahaddin Yusuf’un, birlikte çıktıkları Mısır seferinde amcası Şirkuh’un vefatından sonra Fatımî veziri olması çok önemli bir merhaledir. Tabii ki babası Necmeddin Eyyub’un dostu İmadüddin Zengi ve oğlu Nureddin Zengi’nin iltifat ve teveccühleri, Selahaddin’in (1138-93) askerî ve siyasî geleceği açısından çok önemli bir destektir. Fatımî hilafetinin ve devletinin ilga edilmesi, onu görünüşte Zengi’nin naibi yapmış ama gerçekte Mısır Sultanı olarak ona Hicaz,&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Kudüs fethinin şifrelerini hayatının içinde saklayan mücahit Sultan, 55 yıllık kısa ömrüne 100 yıllık icraatları sığdırdı. Hayatı, şu üç kelimenin derin mânâsı içinde özetlenebilir: İlim, Cihad, Devlet. Çocukluk ve gençliği ilim meclislerinde, Kudüs hasreti ve Mescid-i Aksa sevdasıyla geçen Selahaddin Yusuf’un, birlikte çıktıkları Mısır seferinde amcası Şirkuh’un vefatından sonra Fatımî veziri olması çok önemli bir merhaledir. Tabii ki babası Necmeddin Eyyub’un dostu İmadüddin Zengi ve oğlu Nureddin Zengi’nin iltifat ve teveccühleri, Selahaddin’in (1138-93) askerî ve siyasî geleceği açısından çok önemli bir destektir. Fatımî hilafetinin ve devletinin ilga edilmesi, onu görünüşte Zengi’nin naibi yapmış ama gerçekte Mısır Sultanı olarak ona Hicaz, Yemen ve Mağrib gibi geniş bir coğrafyada devlet idaresi tecrübesi kazandırmıştır. 1174 yılında Nureddin Zengi’nin vefatı Selahaddin Eyyûbî için bir dönüm noktası olur. Ufku geniştir, hedefi büyük bir sultan olmaktır. Mevcut topraklardaki hâkimiyetini kendine, kardeşlerine ve oğullarına kâfi görüp Filistin, Suriye ve Irak’taki zor ve yıpratıcı mücadeleye hiç girişmez önceleri. Çünkü Nureddin Zengi’nin 11 yaşındaki oğlu Melik es-Salih Halep’te, kardeşi Seyfeddin Gazi ise Musul’da hâkim durumdadır.</p>



<p><strong>Devamı&nbsp;<a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mart-2019">Derin Tarih Mart Sayısında…</a>&nbsp;﻿</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
