﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DGSA &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/dgsa/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 29 Jan 2019 13:32:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>DGSA &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Neyzen Turgut Cansever’de Hatıralar</title>
		<link>https://www.derintarih.com/ozel-dosya/neyzen-turgut-canseverde-hatiralar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Seyfi Öğün]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Jan 2019 21:33:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Özel Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[DGSA]]></category>
		<category><![CDATA[ney]]></category>
		<category><![CDATA[Turgut Cansever]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4196</guid>

					<description><![CDATA[1983 senesinde üniversiteden mezun olmuş, yüksek lisans yapmak üzere İstanbul’a gelmiştim. Aklımda iki fikir vardı. Akademik ideallerim ve ney. Neye âşıktım. Üniversite talebeliğim sırasında zar zor bir ney edinmiş, iyi-kötü ses çıkartmış, nota okumayı öğrenmiş, kafasını gözünü yara yara ney üflüyordum. Ama piyasada bulabildiğim az sayıdaki ney kayıtlarından dinlediklerimle, benim çalışım arasında dağlar kadar fark vardı. O devirlerde neyzen sayısı da bir hayli azdı. Ustaların kâhir ekseriyeti, başta İstanbul olmak üzere, Ankara ve İzmir’de toplanmış; TRT bünyesinde çalışıyorlardı. Taşrada ise kendilerinden istifâde edilecek neyzen bulmak çok zordu. İstanbul’da bu fırsatı bulabileceğimi ümit ediyordum. Bir gün, Mehmet (Öğün) Abim ile buluştuk.&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>1983 senesinde üniversiteden mezun olmuş, yüksek lisans yapmak üzere İstanbul’a gelmiştim. Aklımda iki fikir vardı. Akademik ideallerim ve ney. Neye âşıktım. Üniversite talebeliğim sırasında zar zor bir ney edinmiş, iyi-kötü ses çıkartmış, nota okumayı öğrenmiş, kafasını gözünü yara yara ney üflüyordum. Ama piyasada bulabildiğim az sayıdaki ney kayıtlarından dinlediklerimle, benim çalışım arasında dağlar kadar fark vardı. O devirlerde neyzen sayısı da bir hayli azdı. Ustaların kâhir ekseriyeti, başta İstanbul olmak üzere, Ankara ve İzmir’de toplanmış; TRT bünyesinde çalışıyorlardı. Taşrada ise kendilerinden istifâde edilecek neyzen bulmak çok zordu. İstanbul’da bu fırsatı bulabileceğimi ümit ediyordum. Bir gün, Mehmet (Öğün) Abim ile buluştuk. Abim o zamanki adıyla DGSA’da mimarî tahsil etmiş, Turgut Bey isimli, Ağa Han Ödüllü “tanınmış” bir mimarın bürosunda çalışmaya başlamıştı. Ayrıca Turgut Bey’in yine mimar olan kızıyla sözlüydü. Neye olan alâkamdan bahsedince; “Gel, seni Turgut Bey ile tanıştırayım. O üstad bir neyzendir” dedi. Çok şaşırdım ve heyecanlandım. Buluşma gününü iple çektiğimi hatırlıyorum.</p>



<p><strong>Devamı&nbsp;<a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2019">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a>&nbsp;</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
