﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>DP &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/dp/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Fri, 01 Jul 2022 08:32:34 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>DP &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Chp’nin Hokkabazları Kıskandıran Sandık Numaraları</title>
		<link>https://www.derintarih.com/mercek/chpnin-hokkabazlari-kiskandiran-sandik-numaralari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Yürük]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2022 08:32:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Mercek]]></category>
		<category><![CDATA[Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Demokrat Parti]]></category>
		<category><![CDATA[DP]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet İnönü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8283</guid>

					<description><![CDATA[II. Dünya Savaşı’nda diktatörlerin dünyayı ateşe vermeleri sonucunda Başta Amerika ve Avrupalı devletlerin baskılarıyla tek elden idare edilen devletlere çok partili hayata geçme direktifi verilmişti. Ülkemizde de bu baskılar neticesinde çok partili hayata kerhen de olsa adım atmak zorunda kalan CHP yöneticileri (Ekinci, 1997: 276) ilk katıldıkları 21 Temmuz 1946 seçimlerini, mevcut atmosfer aleyhlerine dönmeden oldubittiye getirmeye çalıştılar. İktidar partisi CHP ve lideri İsmet İnönü, rejimin tam olarak demokratik bir hüviyet kazanmasından ziyade, dizginlerin elinde olmasına ve dışarıya “birden fazla parti arasında seçim yapılıyor” görüntüsü verilmesine gayret etmişti (Akandere, 2009: 460). 26 Nisan 1946’da toplanan CHP Meclis Grubu, Eylül 1946’da&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>II. Dünya Savaşı’nda diktatörlerin dünyayı ateşe vermeleri sonucunda Başta Amerika ve Avrupalı devletlerin baskılarıyla tek elden idare edilen devletlere çok partili hayata geçme direktifi verilmişti. Ülkemizde de bu baskılar neticesinde çok partili hayata kerhen de olsa adım atmak zorunda kalan CHP yöneticileri (Ekinci, 1997: 276) ilk katıldıkları 21 Temmuz 1946 seçimlerini, mevcut atmosfer aleyhlerine dönmeden oldubittiye getirmeye çalıştılar.</p>
<p>İktidar partisi CHP ve lideri İsmet İnönü, rejimin tam olarak demokratik bir hüviyet kazanmasından ziyade, dizginlerin elinde olmasına ve dışarıya “birden fazla parti arasında seçim yapılıyor” görüntüsü verilmesine gayret etmişti (Akandere, 2009: 460).</p>
<p>26 Nisan 1946’da toplanan CHP Meclis Grubu, Eylül 1946’da yapılması gereken belediye seçimlerinin Mayıs 1946’da yapılmasını sağlayan tasarıyı kabul etti. Bu kanun, iktidar ile muhalefet arasındaki ilişkileri bozarken, giderek artan bir gerginlik sürecinin de başlamasına neden oldu.</p>
<p>CHP’li Nihat Erim, 30 Mayıs 1946 günü <em>Ulus</em> gazetesinde yayınladığı “Şal” başlıklı makalesinde, dönemin cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün nabzını yoklayarak başarısız seçim propagandasından yakınmıştı (www.yenisafak.com). İsmet İnönü ise Erim’e, “Demokrat Parti kazanırsa yönetime el koyarız” şeklinde yorumlanacak şu cevabı vermişti: “Buna imkân vermem. Ben ihtilâlci ve Kuvâ-yı Milliyeci İsmet’im. Bu devleti yoktan bu hale getirdik. Üç beş çapulcuya maskara ettirmeyeceğiz. Yaptığımız bir tecrübedir. Muvaffak olursak ne âlâ. Olmazsa vazgeçer, birkaç sene daha eski usûlde gideriz. Sonra yeniden tecrübe ederiz” (Toker, 1970: 127-128).</p>
<p>7 Ocak 1946’da henüz yeni kurulan Demokrat Parti (DP) ve eş zamanlı kurulmuş diğer partiler, erkene alınmış yerel seçimi protesto ederek bu haksız yarışa katılmadılar. CHP yöneticileri bu defa 1947 yılında yapılması gereken genel seçimleri öne alan kanunu kabul ederek ve mevcut Meclis’i feshederek ülke demokrasisini yeni bir oldubittiyle karşı karşıya bıraktılar. Fakat DP’nin kuruluşunun hemen ardından hızla örgütlenmesi ve halkın teveccühüne mazhar olması iktidar partisini tedirgin etmeye yetmişti. Bu tedirginlik etkisini çabuk gösterdi ve 1947 yılında yapılması gereken yerel seçimler alelacele bir yıl öncesine çekildi (Çolak, 2012: 1).</p>
<p>Bu karar, henüz ülke çapında örgütlenmesini tamamlayamamış DP dahil birçok parti için yeni bir sarsıntı sebebi oldu. Seçimlere katılıp katılmama hususunda partilerin üst düzey yöneticileri uzun süren müzakereler gerçekleştirdiler. Ardından DP yöneticileri, ‘demokrasi içinde var olmanın ve meşru kalmanın bir vesilesi olur’ kanaatiyle 21 Temmuz 1946 seçimlerine girme kararı aldılar. Bu karara rağmen, muhalefet cephesinin lideri konumunda bulunan DP’nin 16 şehirde seçimlere girememesi, muhalefet partilerinin bu seçime ne kadar hazırlıksız yakalandığını gösteren çarpıcı bir tablodur.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2022">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>71 Yıl Önce Toroslarda Yazılan Demokrasi Destanı &#8211; Aslanköy Hadisesi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/71-yil-once-toroslarda-yazilan-demokrasi-destani-aslankoy-hadisesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ömer Akdağ]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jun 2018 13:07:19 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[1046 seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[DP]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3442</guid>

					<description><![CDATA[Çok partili ilk seçimden bir yıl sonra, 1947’de Türkiye genelinde muhtarlık seçimleri yapılacak; DP ile CHP yine karşı karşıya gelecekti. Seçim sonuçlarına göre 40 bin civarındaki köyde 34.055 muhtar seçilmiş; 32.298 muhtarlığı CHP, 1.289 muhtarlığı DP, 467 muhtarlığı bağımsız adaylar, bir muhtarlığı da İşçi ve Çiftçi Partisi (İÇP) adayı kazanmıştı. Ali Eşref Turan’ın verdiği bilgiye göre muhtarlıkları köylerin %95’inde CHP, %4’ünde DP, %1’inde de bağımsız adaylar kazanmıştır. İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre ise CHP’nin oranı %91, DP’ninki %4, bağımsızlarınki %5’tir. Basında, bazı merkezlerde seçmenlere baskı yapıldığıyla ilgili haberler yer alırken pek çok seçim bölgesinden itiraz sesleri yükseliyordu. Türkiye genelinde CHP 40&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çok partili ilk seçimden bir yıl sonra, 1947’de Türkiye genelinde muhtarlık seçimleri yapılacak; DP ile CHP yine karşı karşıya gelecekti. Seçim sonuçlarına göre 40 bin civarındaki köyde 34.055 muhtar seçilmiş; 32.298 muhtarlığı CHP, 1.289 muhtarlığı DP, 467 muhtarlığı bağımsız adaylar, bir muhtarlığı da İşçi ve Çiftçi Partisi (İÇP) adayı kazanmıştı. Ali Eşref Turan’ın verdiği bilgiye göre muhtarlıkları köylerin %95’inde CHP, %4’ünde DP, %1’inde de bağımsız adaylar kazanmıştır. İçişleri Bakanlığı’nın verilerine göre ise CHP’nin oranı %91, DP’ninki %4, bağımsızlarınki %5’tir. Basında, bazı merkezlerde seçmenlere baskı yapıldığıyla ilgili haberler yer alırken pek çok seçim bölgesinden itiraz sesleri yükseliyordu. Türkiye genelinde CHP 40 seçim sonucu hakkında şikâyet dilekçesi verirken DP’den 112 dilekçe gelmişti.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-haziran2018">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Adnan Menderes İmam-ı Azam’ın Türbesinde Neler Düşündü?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/yakin-tarih/adnan-menderes-imam-i-azamin-turbesinde-neler-dusundu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Armağan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Mar 2017 21:18:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[DP]]></category>
		<category><![CDATA[Mende­res]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2287</guid>

					<description><![CDATA[Rahmetli Aydın Menderes, vefa­tından bir süre önce (2009 yılı ortalarında) bir yazım üzerine beni arayarak 1921’de Suriye sınırı çi­zilirken topraklarımızın peşkeş çekil­diğini söyleyen Hasan Basri Çantay’ın hangi partinin sıralarında oturduğu­nu sormuştu. Kendisine fakirin de o cevabın hasretiyle yandığını söyle­mekle yetinmiştim. Hazır kendisi­ni yakalamışken sormadan edeme­dim: “Rahmetli babanızın Bağdat’ta İmam-ı Azam’ın türbesini ziyaretin­de söyledikleri doğru mudur?” Sağ olsun, kendisi birkaç koldan te­yid etti. Olayı anlatan kişi, başlangıç­ta CHP’den meclise girmiş olup 1954 seçimlerinde DP’den milletvekili se­çilmiş olan eski Emniyet Müdürlerin­den Sebati Ataman. [Nazlı Ilıcak’ın Menderes’i Zehirlediler! (1989) adlı ki­tabında Ataman’la yaptığı söyleşiden aktaracağım.] Siz ne söylediğini merak ededu­run, ben o sözleri&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rahmetli Aydın Menderes, vefa­tından bir süre önce (2009 yılı ortalarında) bir yazım üzerine beni arayarak 1921’de Suriye sınırı çi­zilirken topraklarımızın peşkeş çekil­diğini söyleyen Hasan Basri Çantay’ın hangi partinin sıralarında oturduğu­nu sormuştu. Kendisine fakirin de o cevabın hasretiyle yandığını söyle­mekle yetinmiştim. Hazır kendisi­ni yakalamışken sormadan edeme­dim: “Rahmetli babanızın Bağdat’ta İmam-ı Azam’ın türbesini ziyaretin­de söyledikleri doğru mudur?”</p>
<p>Sağ olsun, kendisi birkaç koldan te­yid etti. Olayı anlatan kişi, başlangıç­ta CHP’den meclise girmiş olup 1954 seçimlerinde DP’den milletvekili se­çilmiş olan eski Emniyet Müdürlerin­den Sebati Ataman. [Nazlı Ilıcak’ın <em>Menderes’i Zehirlediler! </em>(1989) adlı ki­tabında Ataman’la yaptığı söyleşiden aktaracağım.]</p>
<p>Siz ne söylediğini merak ededu­run, ben o sözleri bir çerçevenin içi­ne yerleştirmek istiyorum ki, tesadü­fen söylenmediği anlaşılabilsin.</p>
<p>İsmet İnönü’nün cumhurbaşkanlı­ğı devrinde Araplarla ilişkilerin geliş­tirilmesi için tek bir adım dahi atıl­mamış, yaklaşımlara karşı daima olumsuz bir tavır takınılmıştır.</p>
<p>28 Mart 1949’da İsrail’i tanıyan ilk Müslüman devlet olduğumuzu ve bu tutumun bizi Arap âleminden iyice koparttığını bilmekte fayda vardır. Prof. Hüseyin Bağcı’nın da belirtti­ği gibi İsrail’i tanımış olmak, Mende­res’in CHP’den devraldığı bir ‘dış poli­tika yükü’ydü. Bu yük, ancak ileriki yıllarda ortadan kaldırılacaktı. İşte Türkiye ile Irak arasında 24 Şubat 1955’te imzalanan ve sonradan İn­giltere, Pakistan ve İran’ın da katılı­mıyla Ortadoğu’nun Türkiye’nin ön­derliğinde toparlanması çabasının arkasındaki dış politika manzarası buydu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-nisan2017">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
