﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Endülüs &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/endulus/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Mar 2022 12:20:00 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Endülüs &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Endülüs Çağının Son Nefesi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/endulus-caginin-son-nefesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Lütfi Şeyban]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Jan 2022 05:48:06 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Ahmerîler]]></category>
		<category><![CDATA[Endülüs]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[İber Yarımadası]]></category>
		<category><![CDATA[Nasrîler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7829</guid>

					<description><![CDATA[Genel olarak Endülüs toplumunu, dolayısıyla devletini hem İber Yarımadası’nda hem de çevre coğrafyada bulunan rakip veya düşman unsurlara karşı zayıf düşüren ve bu suretle gerileten etkenler, sonuçları itibarıyla büyük ölçüde Endülüs siyasî tarihinin son halkasını teşkil eden Nasrîler, Ahmerîler veya Gırnata Sultanlığı gibi farklı şekillerde anılan devletle görünür hale gelse de, kökenleri Emevî hanedanının (756-1031) son dönemine (976-1031) kadar uzanmaktadır. Ancak bu yazıda yöntem olarak, toplumsal zaafları doğuran tarihî sürece ve bu süreç içerisindeki mühim olay ve olgulara, siyaset bilimi ve sosyoloji prensipleri ile medeniyet tarihinde süreklilik arz eden gerçeklikler üzerinden yaklaşmayı tercih ettiğimi belirtmeliyim. Bu bağlamda Endülüs toplumunu rakip&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Genel olarak Endülüs toplumunu, dolayısıyla devletini hem İber Yarımadası’nda hem de çevre coğrafyada bulunan rakip veya düşman unsurlara karşı zayıf düşüren ve bu suretle gerileten etkenler, sonuçları itibarıyla büyük ölçüde Endülüs siyasî tarihinin son halkasını teşkil eden Nasrîler, Ahmerîler veya Gırnata Sultanlığı gibi farklı şekillerde anılan devletle görünür hale gelse de, kökenleri Emevî hanedanının (756-1031) son dönemine (976-1031) kadar uzanmaktadır. Ancak bu yazıda yöntem olarak, toplumsal zaafları doğuran tarihî sürece ve bu süreç içerisindeki mühim olay ve olgulara, siyaset bilimi ve sosyoloji prensipleri ile medeniyet tarihinde süreklilik arz eden gerçeklikler üzerinden yaklaşmayı tercih ettiğimi belirtmeliyim.</p>
<p>Bu bağlamda Endülüs toplumunu rakip veya düşmanları karşısında zayıflatıp gerileten etkenleri <em>üç </em>başlıkta toplamak mümkündür:</p>
<p><strong>1: Toplumsal varoluş biçimlerine bağlı olarak oluşan dahili ve harici etkenler</strong></p>
<p>İlk sırada bedevî-hadarî ya da göçebe-şehirli veya barbar-medenî şeklinde ayrılan hayat biçimleri arasındaki belirgin farklılıklar gelmektedir. Bunlar ve tarihî sürece etkileri hacimli bir kitabın konusu olacak kadar kapsamlı olmakla birlikte, biz bunlar arasından öne çıkan birkaç hususa değineceğiz. Mesela fizik ve silah gücünün egemeni belirlediği geleneksel dünyada, şehir merkezli medeniyet ya da toplumsal yapı kuran tüm hadarî/medenî/şehirli toplumların en ciddi sorunu bedevî/göçebe/barbar kavimlerin yağma ve saldırılarına karşı kendilerini savunabilmekti. Bu olguyu Sümerlerden Çin’e, Mısır’dan Roma İmparatorluğu’na, Abbâsîlerden Hindistan’a, Safevîlerden Osmanlılara kadar insanlık tarihinin bütün evrelerinde müşahede etmek mümkündür.</p>
<p>Bilinen bir husustur ki bu karşılaşmada genellikle şehirliler direnemez, kendini savunamaz ve mağlup olurlardı. Çünkü göçebe veya bedevîler çetin tabiat şartlarında yaşadıklarından dolayı zorluklara karşı daha dayanıklı ve savaşçı karaktere sahiplerdi. Buna karşın şehirli toplumlar, konforun getirdiği hareketsiz ve tehlikesiz hayatın neticesi olarak, daha dayanıksız ve barışçıl bir yapıda olurlardı. Bu sorunu bazen göçebelerden ücretli asker istihdam ederek, bazen de onlara haraç ödeyerek aşmayı denemişlerdir. Bu şekilde hem göçebeleri ehlileştirerek kendileri için zararsız hale dönüştürmeyi hem de kendi emniyetlerini garanti altına almayı hedeflerler. Ancak bu uygulama her zaman beklenen neticeyi vermeyebiliyordu. Çünkü medeniyet havzalarının çeperinde göçebeler var olduğu müddetçe, göçebe ve şehirli toplumların karşı karşıya gelmeleri kaçınılmazdı ve bu kısırdöngü bir türlü aşılamıyordu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ocak-2022">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gırnata’nın İşgali İspanya’ya Küresel Bir Güç Olmanın Kapısını Araladı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/girnatanin-isgali-ispanyaya-kuresel-bir-guc-olmanin-kapisini-araladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Feridun Bilgin]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Jan 2022 05:40:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Benî Ahmer]]></category>
		<category><![CDATA[Endülüs]]></category>
		<category><![CDATA[İberik Yarımadası]]></category>
		<category><![CDATA[İsabel]]></category>
		<category><![CDATA[Kastilya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7822</guid>

					<description><![CDATA[İspanyol yönetim erkinin İberik Yarımadası’nda tek din (Katoliklik) ve tek ulus yaratmak maksadıyla başlatmış olduğu Endülüs’ü işgal hareketi Kastilya Kraliçesi İsabel ile Aragon Kralı Ferdinand’ın evlilikleri ile (1479) önemli bir ivme kazanmıştır. Bu tarihten sonra, Endülüs’te kalan ve başkenti Gırnata olan son İslâm devleti Benî Ahmer’in ortadan kaldırılması için kararlı adımlar atılmış ve 1492’de nihai hedefe ulaşılmıştır. Tarihte Katolik krallar olarak da bilinen Ferdinand ve İsabel ikilisi, İspanya içinde siyasî ve askerî istikrarı sağladıktan sonra, ülkelerinin sahil kentlerine yönelen korsan saldırılarının engellenmesi ve Akdeniz’deki ticaretin emniyeti için sınır ötesi askerî operasyonlara başladılar. Gırnata’nın işgali her ne kadar dahili düşmanları (Müslümanları)&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İspanyol yönetim erkinin İberik Yarımadası’nda tek din (Katoliklik) ve tek ulus yaratmak maksadıyla başlatmış olduğu Endülüs’ü işgal hareketi Kastilya Kraliçesi İsabel ile Aragon Kralı Ferdinand’ın evlilikleri ile (1479) önemli bir ivme kazanmıştır. Bu tarihten sonra, Endülüs’te kalan ve başkenti Gırnata olan son İslâm devleti Benî Ahmer’in ortadan kaldırılması için kararlı adımlar atılmış ve 1492’de nihai hedefe ulaşılmıştır.</p>
<p>Tarihte Katolik krallar olarak da bilinen Ferdinand ve İsabel ikilisi, İspanya içinde siyasî ve askerî istikrarı sağladıktan sonra, ülkelerinin sahil kentlerine yönelen korsan saldırılarının engellenmesi ve Akdeniz’deki ticaretin emniyeti için sınır ötesi askerî operasyonlara başladılar. Gırnata’nın işgali her ne kadar dahili düşmanları (Müslümanları) etkisiz hale getirmiş olsa da, İspanyol yönetiminin korkularını gidermeye yetmemişti. İspanyol idarecilerinin zihninde 711 yılında ülkeyi istilâ eden anlayış ve kuvvetin Cebeli Tarık Boğazı’nın öte yakasında (Kuzey Afrika’da) sapasağlam durduğuna dair kuvvetli bir inanç mevcuttu. İspanya sekiz asır sonra ontolojik bir tehdit altında bulunduğuna inanmış ve bu tehdidi bu kez İberya topraklarında değil, kaynağında kurutma veya durdurmaya yönelmiştir. Kastilya Kraliçesi İsabel’in ölüm döşeğinde Berberistan’ın işgal edilmesini vasiyet etmesi (ona göre “…Kuzey Afrika’nın istilası sürdürülmelidir, din için din düşmanlarıyla savaş kesintiye uğramamalıdır”) kraliçenin koyu bir Katolik olmasıyla açıklanamayacak kadar siyasî ve ekonomik boyutları olan yeni bir dış politikanın takip edilmesiyle ilgilidir.</p>
<p>İspanya, Kuzey Afrika topraklarını işgale başlamadan önce bölgenin siyasî, sosyo-ekonomik yapısı hakkında önemli tetkiklerde bulunmuştur; toplumsal barışı sağlayacak dinî ve siyasî formüller bulma konusunda güçlük çeken mahallî yönetimler, rakip kabilelerin savaşlarından veya kırsal-kent geriliminden doğan sorunları aşacak idarî mahareti gösteremedikleri tespit edilmiştir. İdaredeki ve toplumdaki fay hatlarını harekete geçiren İspanyollar, çok geçmeden işgal planlarını devreye soktular. Melilla’nın işgali (1497) ile başlayan çeyrek asırlık istila süreci, bölgenin tüm dinamiklerini alt-üst etti.</p>
<p>İspanyol işgali öncesinde Kuzey Afrika topraklarında üç hanedanın hâkimiyeti sözkonusuydu; Cezayir’in doğu kısımları ve Trablusgarp’ın da dahil olduğu toprakları elinde tutan Tunus merkezli Hafsîler; Fas’ta Vattasîler; Orta ve Batı Cezayir topraklarının da hâkimiyet alanında yer aldığı Tilimsân merkezli Zeyyânîler. Bu hanedanlıkların dış düşmanın saldırılarını karşılayacak ne askerî ne de malî güçleri vardı. Bilhassa, denizden gelecek saldırılara karşı koyacak donanmalara sahip değillerdi. Bu nedenle savunmasız kalmışlardı.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ocak-2022">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Endülüs’ün Avrupa’yı Aydınlatan Altın Çağı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dogudan-batiya/endulusun-avrupayi-aydinlatan-altin-cagi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Osman Bakar]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 31 May 2017 21:45:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doğu'dan Batı'ya]]></category>
		<category><![CDATA[Endülüs]]></category>
		<category><![CDATA[kültür ve medeniyet]]></category>
		<category><![CDATA[Ortaçağ Avrupa]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2445</guid>

					<description><![CDATA[Ortaçağ Avrupa için Ki­lisenin ölümcül tahak­kümü, koyu bir in­san-bilim-din çatışması demekti. Oysa aynı dönem İslam dünyası için bambaşka bir anlam taşıyordu. Endülüs Avrupa’daki vah­şet sahnelerinden uzak, İslam me­deniyetinin en parlak halkaların­dan biri olarak ışıldıyordu. İlim ve kültür sahasında dönemi­nin en başarılı, en parlak öğrenci­si olan Endülüs’ten bilim tarihi ya­zarları övgüyle bahsederler. Ayrıca felsefe, edebiyat ve güzel sanatlar­da da zirveyi teşkil eder bu öğren­ci. Mürsiyeli İbnü’l-Arabî gibi çok sayıda âlim, düşünür ve sanatkâr Ortaçağ karanlığını delen fenerler misali ışık saçarlar Batı Avrupa top­raklarına. Herhalde Endülüs toprak­ları, üç İbrahimî dinin barış içinde yaşayıp ortak kültür ve medeniyet geliştirdikleri ve bunu uzun sü­re&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ortaçağ Avrupa için Ki­lisenin ölümcül tahak­kümü, koyu bir in­san-bilim-din çatışması demekti. Oysa aynı dönem İslam dünyası için bambaşka bir anlam taşıyordu. Endülüs Avrupa’daki vah­şet sahnelerinden uzak, İslam me­deniyetinin en parlak halkaların­dan biri olarak ışıldıyordu.</p>
<p>İlim ve kültür sahasında dönemi­nin en başarılı, en parlak öğrenci­si olan Endülüs’ten bilim tarihi ya­zarları övgüyle bahsederler. Ayrıca felsefe, edebiyat ve güzel sanatlar­da da zirveyi teşkil eder bu öğren­ci. Mürsiyeli İbnü’l-Arabî gibi çok sayıda âlim, düşünür ve sanatkâr Ortaçağ karanlığını delen fenerler misali ışık saçarlar Batı Avrupa top­raklarına. Herhalde Endülüs toprak­ları, üç İbrahimî dinin barış içinde yaşayıp ortak kültür ve medeniyet geliştirdikleri ve bunu uzun sü­re devam ettirdikleri tek merkezdi Avrupa’da. Yeri gelmişken belirte­lim, bugün bazı Batılıların Endü­lüs’ün bu özelliğini yalnızca nostal­jik bir unsur olarak telakki etmeleri çok da kayda değer değildir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-haziran2017">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
