﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Ermeniler &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/ermeniler/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 31 Jul 2019 12:32:36 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Ermeniler &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Antep Savaşı’na Damga Vuran Serkomiser: Körükçü Mehmet</title>
		<link>https://www.derintarih.com/iz-birakanlar/antep-savasina-damga-vuran-serkomiser-korukcu-mehmet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Eyüp Şahin]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jul 2019 08:10:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İz Bırakanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeniler]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizler]]></category>
		<category><![CDATA[Şahin Bey]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4685</guid>

					<description><![CDATA[FEVZİ EFENDİ &#160; Mütareke döneminde İngilizler tarafından işgal edilen Anadolu’nun güneyindeki Urfa, Maraş, Antep, Adana-Çukurova ve Mersin bölgeleri bir başka kazanç için Fransızlara devredildi. Fransa da bahse konu bölgeleri İngilizlerden devraldı. İngilizlerin işgaldeki stratejik planlarına karşılık Fransa, ordusunda bulundurduğu Ermeni lejyonerlerinin yanında bölgedeki Ermenilerle birlikte kuzeydoğu Anadolu’dan Suriye’ye tehcir edilen Ermenileri de yanına alıp Müslüman ahaliye zulmetmeye başladı. Hatta Suriye’deki Ermenilerin bir kısmını işgal ettikleri bölgelere yerleştirdi. Ermenilerin işgal bölgelerinde güçlenmesiyle birlikte zulüm ve saldırılar da artmaya başladı. Saldırılar ırz ve namusa yöneldiğinde sabır gösteren ahalinin teşkilatlanarak savunmaya geçmesi mukadder oldu. Fransız-Ermeni karma zulmüne karşı ilk Kuva-yı Milliye Urfa’da oluşturuldu.&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>FEVZİ EFENDİ</p>
<p>&nbsp;</p>
<p>Mütareke döneminde İngilizler tarafından işgal edilen Anadolu’nun güneyindeki Urfa, Maraş, Antep, Adana-Çukurova ve Mersin bölgeleri bir başka kazanç için Fransızlara devredildi. Fransa da bahse konu bölgeleri İngilizlerden devraldı.</p>
<p>İngilizlerin işgaldeki stratejik planlarına karşılık Fransa, ordusunda bulundurduğu Ermeni lejyonerlerinin yanında bölgedeki Ermenilerle birlikte kuzeydoğu Anadolu’dan Suriye’ye tehcir edilen Ermenileri de yanına alıp Müslüman ahaliye zulmetmeye başladı. Hatta Suriye’deki Ermenilerin bir kısmını işgal ettikleri bölgelere yerleştirdi. Ermenilerin işgal bölgelerinde güçlenmesiyle birlikte zulüm ve saldırılar da artmaya başladı. Saldırılar ırz ve namusa yöneldiğinde sabır gösteren ahalinin teşkilatlanarak savunmaya geçmesi mukadder oldu. Fransız-Ermeni karma zulmüne karşı ilk Kuva-yı Milliye Urfa’da oluşturuldu. Müslüman ahali, ırk ayrımı yapmadan Kuva-yı Milliye müfrezelerini oluşturarak Fransızlar ve Ermenilere karşı savaşmaya başladı. Urfa direnişini Maraş direnişi takip etti. Ardından da Antep halkı köleleştirme hareketine karşı harekete geçti. Sonuçta “Antep Savaşı” başladı.</p>
<p>Bu savaşın öncüleri; şehid-i muazzam Şahin Bey, eşkıya Karayılan, Happa Bacı ve Küçük Şehit Mehmet Kâmil oldu. Onların açtığı yolda ilerleyen Antepliler, “Esarete hayır” sloganıyla tarihin en mükemmel ve şerefli mücadelelerinden birine koyuldular.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2019">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Misyonerler Abdülhamid’in Devrilmesini Şükür Ayiniyle Kutlamışlardı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/misyonerler-abdulhamidin-devrilmesini-sukur-ayiniyle-kutlamislardi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Oct 2017 22:06:21 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeniler]]></category>
		<category><![CDATA[Misyonerler]]></category>
		<category><![CDATA[Nasturîler]]></category>
		<category><![CDATA[Rumlar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2825</guid>

					<description><![CDATA[Misyonerlerin “tarla” adını verdikleri dış misyon sahalarında yaptıkları ilk iş, hedef kitleyi belirlemekti: Ekonomik, sosyal veya siyasî sıkıntı çekenler, savaş mağduru olanlar, göçmenler, azınlık konumundakiler, çaresiz ve maddî açıdan bir kurtarıcı bekleyenler&#8230; İkinci merhaledeyse gerçek hedefin tespiti için oraya gönderilen öncü misyonerlerin ellerine verilen anket türü özel talimatlar ile hedef kitlenin yapısı, manevî değerleri, eğitim ve malî durumları, misyonerlik faaliyetlerine olumlu bakıp bakmayacakları gibi konular öğrenilmeye çalışılırdı. Uygur Kocabaşoğlu’nun “sondaj çalışmaları” adını verdiği bu anket faaliyetlerin tabiî bir neticesi olarak 1820-30 arası Türkiye’ye gelen ilk Amerikalı misyonerlerin raporları doğrultusunda  American Board misyonerlik teşkilatı Türkiye’de hedef değiştirmişti.  Önceleri putperest olarak isimlendirdikleri&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Misyonerlerin “tarla” adını verdikleri dış misyon sahalarında yaptıkları ilk iş, hedef kitleyi belirlemekti: Ekonomik, sosyal veya siyasî sıkıntı çekenler, savaş mağduru olanlar, göçmenler, azınlık konumundakiler, çaresiz ve maddî açıdan bir kurtarıcı bekleyenler&#8230; İkinci merhaledeyse gerçek hedefin tespiti için oraya gönderilen öncü misyonerlerin ellerine verilen anket türü özel talimatlar ile hedef kitlenin yapısı, manevî değerleri, eğitim ve malî durumları, misyonerlik faaliyetlerine olumlu bakıp bakmayacakları gibi konular öğrenilmeye çalışılırdı.</p>
<p>Uygur Kocabaşoğlu’nun “sondaj çalışmaları” adını verdiği bu anket faaliyetlerin tabiî bir neticesi olarak 1820-30 arası Türkiye’ye gelen ilk Amerikalı misyonerlerin raporları doğrultusunda  American Board misyonerlik teşkilatı Türkiye’de hedef değiştirmişti.  Önceleri putperest olarak isimlendirdikleri “Müslüman ve Yahudileri” hedef alan örgüt, bu raporlar sonucunda “Müslüman denizinde boğulmak üzere” olduklarını ileri sürdükleri eski Doğu kiliselerine mensup Ermeniler, Rumlar, Nasturîler ve Hıristiyan Arapları hedef kitle olarak belirlemişti.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-kasim2017">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Çocuklarımızı Zehirleyen Misyoner Okullarını Kapatın</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/cocuklarimizi-zehirleyen-misyoner-okullarini-kapatin/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Alican]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 Mar 2017 21:30:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet-i Aliyye]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeniler]]></category>
		<category><![CDATA[Harput Ermenileri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2298</guid>

					<description><![CDATA[Her yılın Nisan ayında gündeme gelen Ermeni me­selesiyle alakalı tartışmalardan biri de Millet-i Sâ­dıka kavramı etrafında yapılır. Konuyla alakalı fikir beyan edenlerin bazıları, bu tanımın muhayyel bir olguyu tarif etmeye çalışan bir teşebbüse karşılık geldiğini ileri sürerler. Bir mefhum olarak Millet-i Sâdıka ibaresinin hayal ürünü olduğu iddiasında olanlar hem soykırım iddi­asını savunanlar, hem de bu iddiayı kabul etmeyenler ara­sında vardır. Soykırım iddiasını ileri sürenler Millet-i Sâ­dıka tarifiyle Ermenilere yapılanların meşrulaştırıldığını, onlara uygulanan “zulmün” müsebbibinin yine Ermenile­rin kendileri olduğunu ihsas etmek gayesinin güdüldüğü­nü savunurlar. İkinci kısımdakiler ise söz konusu mefhum ile Ermeniler tarafından yapılan ihanetlerin bazı kötü ni­yetli gruplara mal edilerek&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Her yılın Nisan ayında gündeme gelen Ermeni me­selesiyle alakalı tartışmalardan biri de Millet-i Sâ­dıka kavramı etrafında yapılır. Konuyla alakalı fikir beyan edenlerin bazıları, bu tanımın muhayyel bir olguyu tarif etmeye çalışan bir teşebbüse karşılık geldiğini ileri sürerler. Bir mefhum olarak Millet-i Sâdıka ibaresinin hayal ürünü olduğu iddiasında olanlar hem soykırım iddi­asını savunanlar, hem de bu iddiayı kabul etmeyenler ara­sında vardır. Soykırım iddiasını ileri sürenler Millet-i Sâ­dıka tarifiyle Ermenilere yapılanların meşrulaştırıldığını, onlara uygulanan “zulmün” müsebbibinin yine Ermenile­rin kendileri olduğunu ihsas etmek gayesinin güdüldüğü­nü savunurlar. İkinci kısımdakiler ise söz konusu mefhum ile Ermeniler tarafından yapılan ihanetlerin bazı kötü ni­yetli gruplara mal edilerek devlete ve millete reva görülen hainliğin boyutlarının gizlendiğini dillendirirler.</p>
<p>Ermenilere ve Devlet-i Aliyye’ye yönelik farklı bakış açıla­rına yaslanan bu tavırlar, hiç şüphesiz değişik platformlarda tartışılabilir. Bununla birlikte her iki tutumun da yaşanan hadiselerin sonuçlarına atıfla yapılan değerlendirmeler ol­duğunu gözden ırak tutmamak gerekir.</p>
<p>Dolayısıyla, hadiselerin yaşandığı esnada Ermenilerin Millet-i Sâdıka olup olmadıklarının doğru biçimde belirle­nebilmesi için daha belirgin verilere ihtiyaç vardır. Mesela Osmanlı mülkünün farklı bölgelerinde yaşamakta olan sı­radan Ermeni vatandaşların isyanlar karşısındaki tavrı ne olmuştu? Bu tavrın resmî belgelere yansıma biçimi nasıldı? Devlet-i Aliyye’nin Ermeni vatandaşları isyancı soydaşlarıy­la ilgili hangi kanaatleri taşımaktaydılar? Onlarla kendileri arasında bir ortaklık noktası görüyorlar mıydı? Bu gibi soru­lara cevap verebilmek için daha “lokal” ve doğrudan verilere ihtiyaç var. Nitekim bu yazıda meseleye Harput Ermenileri tarafından kaleme alınarak resmî makamlara gönderilmiş olan bir mektup üzerinden temas edilecektir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-nisan2017">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
