﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Eyüp Sultan &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/eyup-sultan/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Dec 2021 12:28:03 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Eyüp Sultan &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Halvetîlik</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dogudan-batiya/halvetilik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Cemâl Öztürk]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Dec 2021 12:28:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Doğu'dan Batı'ya]]></category>
		<category><![CDATA[Azîz Mahmûd Hüdâyî]]></category>
		<category><![CDATA[Cemâl-i Halvetî]]></category>
		<category><![CDATA[Eyüp Sultan]]></category>
		<category><![CDATA[Halvetîlik]]></category>
		<category><![CDATA[Sünbül Efendi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7676</guid>

					<description><![CDATA[Çocukluğumuzda her sene okullar açılmadan rahmetli annem, kardeşimle beni Eyüp Sultan, Sünbül Efendi, Merkez Efendi, Yahya Efendi ve Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerini ziyarete götürürdü. Bu külliyelerden ilk ikisi en kıdemliler olup, diğerleri hemen hemen onların akabinde yapılmışlar. Sonradan öğrendik ki, Sünbül Efendi ve Merkez Efendi Halvetî, Yahya Efendi Üveysî, Hz. Hüdâyî de Celvetî büyüklerinden ve tasavvuf tarihimizin en mühim simalarındanmış. İsterseniz, Sünbül ve Merkez Efendilerin mensub olduğu Halvetî tarikatını ve kendilerini kısaca tanıyalım. Halvetîlik, 13. yüzyılda Horasan’da ortaya çıkmış bir Türk tarikatıdır. Pîri Sirâceddîn Ömerü’l-Halvetî (ö.1397), Hazar gölünün güneybatısındaki Geylân nâhiyelerinden Lâhican’da doğmuştur. Harizm’de yaşayan İbrahim Zâhid-i Geylâni’nin halifesi olan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Çocukluğumuzda her sene okullar açılmadan rahmetli annem, kardeşimle beni Eyüp Sultan, Sünbül Efendi, Merkez Efendi, Yahya Efendi ve Azîz Mahmûd Hüdâyî hazretlerini ziyarete götürürdü. Bu külliyelerden ilk ikisi en kıdemliler olup, diğerleri hemen hemen onların akabinde yapılmışlar. Sonradan öğrendik ki, Sünbül Efendi ve Merkez Efendi Halvetî, Yahya Efendi Üveysî, Hz. Hüdâyî de Celvetî büyüklerinden ve tasavvuf tarihimizin en mühim simalarındanmış. İsterseniz, Sünbül ve Merkez Efendilerin mensub olduğu Halvetî tarikatını ve kendilerini kısaca tanıyalım.</p>
<p>Halvetîlik, 13. yüzyılda Horasan’da ortaya çıkmış bir Türk tarikatıdır. Pîri Sirâceddîn Ömerü’l-Halvetî (ö.1397), Hazar gölünün güneybatısındaki Geylân nâhiyelerinden Lâhican’da doğmuştur. Harizm’de yaşayan İbrahim Zâhid-i Geylâni’nin halifesi olan amcası Ahî Muhammed Halvetî’ye intisap ederek vefatında yerine geçmiş; Hicâz, Mısır ve Tebriz’e gitmiştir. Bir ağaç kovuğunda 40 defa halvet yaptığından kendisine halvetî lakabı verilmiştir.</p>
<p>Halvetîlik, ikinci pîr kabul edilen Seyyid Yahyâ-yı Şirvânî Baküvî (ö.1464)’nin 360 kadar halifesi ile geniş bir coğrafyaya yayılır. Telif ettiği 20 kadar eserinden bazıları yayınlanmıştır. Tertib ettiği Vird-i Settâr isimli virdi ise bütün Halvetîler tarafından okunur.</p>
<p>Halvetîlik; Rûşenîlik, Cemâlîlik, Ahmedîlik ve Şemsîlik olmak üzere dört ana kola ayrılmış, bu kolların 40’tan fazla şubesi ile en yaygın tarikattır. Balkan, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerinde halen faaliyetleri devam etmektedir. En bilinen şubeleri; Şabânîlik, Uşşâkîlik, Gülşenîlik, Cerrâhîlik, Balkanlarda Ramazânîlik, Hayâtilik, Sinânilik, Ortadoğu ve Afrika’da Demirdâşilik, Bekrîlik ve Sümmânîlik’tir. Halvetîliğin esasları; halvet, esmâ-i seb’a denilen esmâ-i hüsnâdan yedi isimle (bu sayı bazı şubelerde 12 ve Cerrâhilikte 28’dir) zikir, vird-i settâr okumak ve devrândan oluşur. Tarikatlarda zikir şekilleri beştir: Kuûdî (oturarak-Nakşibendiler), kıyâmi (ayakta karşılıklı iki sıra halinde-Rifâîler), devrânî (kolkola daire oluşturarak ritimle dönme), semâ (Mevlevîler) ve semah (Bektaşîler). Halvetîler devrânî olup, cehri (sesli) zikir yaparlar. Zikir esnasında ilâhiler de olunur. Devrâna başlarken okunan ilâhiye ise usul ilâhisi denir.</p>
<p>Cemâlîliğin pîri, Cemâl-i Halvetî (ö.1494) Aksaraylı olup, Amasya’da şeyhlik yapmıştır. Burada Şehzade Bayezid’le tanışır, padişah olunca da onun davetiyle 1489 senesinde İstanbul’a gelir. Suriçinde, Kocamustafa Paşa semtindeki Kızlar manastırı kendisine tahsis edilir. 10 sene burada şeyhlik yapar. Bu tekke, İstanbul’un Halvetî tekkelerinin en kıdemlisi ve merkezi konumunu alır. İlk devrandan, 1925’te tekâyâ ve zevâyanın seddine kadarki son devrâna kadar 400 küsur sene Cemâl-i Halvetî hazretlerinin “Safha-i sadrında dâim âşıkın efkârı Hû” diye başlayan ilâhisi ile kalkılmıştır.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralik-2021">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Dostum Yavuz Bahadıroğlu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/hos-sada/dostum-yavuz-bahadiroglu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Kocabaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Mar 2021 06:17:35 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Hoş Sadâ]]></category>
		<category><![CDATA[Eyüp Sultan]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an-ı Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[Recep Tayyip Erdoğan]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Bahadıroğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6863</guid>

					<description><![CDATA[Yazar dostumuz ve ağabeyimiz Yavuz Bahadıroğlu’nu 22 Ocak 2021’de, 76 yaşında iken ebediyete uğurladık. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı cenaze namazı Eyüp Sultan Camii’nde Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş tarafından kıldırıldı. Cumhurbaşkanımız merhum, Eyüp Sultan mezarlığında toprağa verilene kadar oradan ayrılmadı, mezarına toprak attı, Kur’an-ı Kerim okudu. Bahadıroğlu yazarlığa ağırlıklı olarak “tarihî romanlar” yazarak başlamış; bunu, “büyük eksiklik olarak gördüm” dediği çocuk kitapları takip etmiş, yakın tarihimizi ve siyasî meseleleri de ele almıştır. Tarihimizin perde arkasında yaşanan kayıt dışı meseleleri gür sesi ve cesaretiyle dile getirmeyi şiar edinmiştir. Osmanlı’nın son yarım asırlık döneminde Ahmet Mithat Efendi&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Yazar dostumuz ve ağabeyimiz Yavuz Bahadıroğlu’nu 22 Ocak 2021’de, 76 yaşında iken ebediyete uğurladık. Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı cenaze namazı Eyüp Sultan Camii’nde Diyanet İşleri Başkanı Prof. Dr. Ali Erbaş tarafından kıldırıldı. Cumhurbaşkanımız merhum, Eyüp Sultan mezarlığında toprağa verilene kadar oradan ayrılmadı, mezarına toprak attı, Kur’an-ı Kerim okudu.</p>
<p>Bahadıroğlu yazarlığa ağırlıklı olarak “tarihî romanlar” yazarak başlamış; bunu, “büyük eksiklik olarak gördüm” dediği çocuk kitapları takip etmiş, yakın tarihimizi ve siyasî meseleleri de ele almıştır. Tarihimizin perde arkasında yaşanan kayıt dışı meseleleri gür sesi ve cesaretiyle dile getirmeyi şiar edinmiştir. Osmanlı’nın son yarım asırlık döneminde Ahmet Mithat Efendi ve Ahmet Refik’in (Altınay), “tarihi sevdiren adamlar” olarak anıldıklarını biliyoruz. Bugün bu statüye layık görülen isimlerden biri Bahadıroğlu olmuştur.</p>
<p>Bahadıroğlu’nu 1960’larda, pek çoğumuz gibi lise yıllarımda kitaplarını okuyarak tanımıştım. Vicahen tanışmamız ise İstanbul’da, 1990’lardaki kitap fuarlarında oldu. Kendisini standında ziyaret ederek yeni çıkan kitaplarımı imzalayıp verdim. “Siz milletimize tarihini sevdiren adamsınız. Biz, sizin kitaplarınızı okuyarak tarihimizi sevdik, tarihçi olduk” dedim. Teşekkür etti, sonra da kitabını imzaladı. O günden sonra kitap fuarlarında imza günlerimiz oldukça, birbirimizi stantlarımızda ziyaret eder, hal hatır sorar, imzalı kitaplarımızı birbirimize takdim ederdik. Sık sık dile getirdiği, “Kur’an bizim rehberimizdir, ona göre hareket etmeliyiz, barış ve huzur bundadır” sözlerini de unutmam.</p>
<p>Yavuz Bahadıroğlu, bir süredir Mustafa Armağan ile Akit TV’de “Kayıt Dışı Tarih” adlı programı sunuyordu. Vefatının ardından 23 Ocak tarihli programda Bahadıroğlu yâd edildi. Armağan’ın konuğu, Bahadıroğlu’nun yakın dostu Haluk İmamoğlu’ydu. Hatıralarını anlatırken, Bahadıroğlu’nun asıl ismi olan Niyazi Birinci yerine neden bu ismi kullandığından da bahsetti. Bahadıroğlu, Rize’den İstanbul’a gelip <em>Yeni Asya</em>’da yazılar yazmaya başladığında, avukat Bekir Berk’le tanışmış. Meğer Berk, onun yazılarını ve üslubunu çok severmiş. “Niyazi Birinci ismi bu üslubunuzu kaldırmaz, bundan böyle adınız Yavuz Bahadıroğlu olsun” deyince bu ismi benimsemiş rahmetli.</p>
<p>Kendisinin başka müstear isimler kullandığını ise oğlu avukat Mücahit Birinci’nin <em>Yeni Akit</em> gazetesindeki 25 Ocak 2021 tarihli röportajından öğreniyoruz. Selçuk Kuleli, Veysel Akpınar ve Şeref Baysal isimlerini de kullanmış. Çocuk kitaplarını ise Bahadır Alp ve Nurcan Sevinç müstear isimleriyle kaleme almış.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mart-2021">Derin Tarih Mart Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
