﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>FETÖ &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/feto/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 31 Jul 2019 12:34:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>FETÖ &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>3. Yılında 15 Temmuz’dan 7 Hisse</title>
		<link>https://www.derintarih.com/yakin-tarih/3-yilinda-15-temmuzdan-7-hisse/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Süleyman Kocabaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jul 2019 07:42:43 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[15 Temmuz]]></category>
		<category><![CDATA[FETÖ]]></category>
		<category><![CDATA[vekalet savaşları]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4660</guid>

					<description><![CDATA[1- “Vekâlet Savaşları” geleneği: Yaşadığımız her darbede olduğu gibi 15 Temmuz darbe girişiminde de sömürgeci büyük devletlerin “Vekâlet Savaşları”nın yeni bir tezahürü kendisini göstermiştir. Batı’da Katolik emperyalizmi döneminin ardından gelen Kapitalist emperyalizmin sömürgeciliği karşısında teknolojik ve ekonomik yönden güçsüz olan sömürgelerin aydın ve yöneticileri aşağılık duygusuna kapılmışlardı. “Batı medeniyeti” hayranlığıyla sömürgeci devletlerin ideolojik ve ekonomik nüfuzuna girip onların “yerli işbirlikçileri” haline geldiler. Bunun sonucu olarak sömürgeci devletler bu ülkeleri ordularıyla işgalden ziyade, işbirlikçilerini “Vekâlet Savaşçıları” olarak iktidara getirdiler. Vekâlet Savaşçıları Osmanlı Devleti’nin yıkılış döneminden başlayarak gtünümüze kadar varlığını korumuştur. FETÖ’nün 15 Temmuz darbe teşebbüsü de “Vekâlet Savaşları” geleneğinin bir yansıması&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1- “Vekâlet Savaşları” geleneği: Yaşadığımız her darbede olduğu gibi 15 Temmuz darbe girişiminde de sömürgeci büyük devletlerin “Vekâlet Savaşları”nın yeni bir tezahürü kendisini göstermiştir. Batı’da Katolik emperyalizmi döneminin ardından gelen Kapitalist emperyalizmin sömürgeciliği karşısında teknolojik ve ekonomik yönden güçsüz olan sömürgelerin aydın ve yöneticileri aşağılık duygusuna kapılmışlardı. “Batı medeniyeti” hayranlığıyla sömürgeci devletlerin ideolojik ve ekonomik nüfuzuna girip onların “yerli işbirlikçileri” haline geldiler. Bunun sonucu olarak sömürgeci devletler bu ülkeleri ordularıyla işgalden ziyade, işbirlikçilerini “Vekâlet Savaşçıları” olarak iktidara getirdiler. Vekâlet Savaşçıları Osmanlı Devleti’nin yıkılış döneminden başlayarak gtünümüze kadar varlığını korumuştur. FETÖ’nün 15 Temmuz darbe teşebbüsü de “Vekâlet Savaşları” geleneğinin bir yansıması ve yine aynı “güç odağı”na dayalı olarak gerçekleştirildi. Günümüzdeki yapısı itibariyle buna İsrail faktörü de eklendiğinde ABD-Batı-İsrail ekseninde bir kalkışmanın varlığından söz edebiliriz.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2019">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bekir Berat: &#8216;Romanların ve Suriyelilerin Demokrasi Nöbeti Tutması Tesadüf Değildi&#8217;</title>
		<link>https://www.derintarih.com/soylesi/bekir-berat-romanlarin-ve-suriyelilerin-demokrasi-nobeti-tutmasi-tesaduf-degildi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Samet Tınas]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Jul 2017 10:26:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[darbe geleneği]]></category>
		<category><![CDATA[FETÖ]]></category>
		<category><![CDATA[Kema­list darbeciler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2510</guid>

					<description><![CDATA[Bir yıl öncesinin siyaset iklimine baktığımızda 15 Temmuz darbe girişimini bekliyor muydunuz? Türkiye’de sivil-asker ilişkileri henüz olması gereken düzeye gelmediğinden kendimi güvende hissetmeyen­lerdendim ben de. Dolayısıyla askerî müdahale dönemi­nin kapandığı fikrini her daim tenkit ettim ve bu yönde yazılar kaleme aldım. Ama açık söylemek gerekirse dar­be girişimi beni de şaşırttı. Uzun vadede problemlerin yaşanabileceğini tahmin ediyordum ama o gece köprü­nün tutulduğunu duyduğumda ben de şaşırdım. Askerimizin darbe geleneği olduğu aşikâr. Bu kalkışma sadece FETÖ kalkışması olarak mı değerlendirilmeli? Birçok açıdan FETÖ’ye indirgemek doğru değil. Darbe gecesi insanlar so­kakta can verirken ordunun önemli bir bölümü bekledi. Belki hepsi dar­beci değildi ama&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Bir yıl öncesinin siyaset iklimine baktığımızda 15 Temmuz darbe girişimini bekliyor muydunuz? </strong></p>
<p>Türkiye’de sivil-asker ilişkileri henüz olması gereken düzeye gelmediğinden kendimi güvende hissetmeyen­lerdendim ben de. Dolayısıyla askerî müdahale dönemi­nin kapandığı fikrini her daim tenkit ettim ve bu yönde yazılar kaleme aldım. Ama açık söylemek gerekirse dar­be girişimi beni de şaşırttı. Uzun vadede problemlerin yaşanabileceğini tahmin ediyordum ama o gece köprü­nün tutulduğunu duyduğumda ben de şaşırdım.</p>
<p><strong>Askerimizin darbe geleneği olduğu aşikâr. Bu kalkışma sadece FETÖ kalkışması olarak mı değerlendirilmeli? </strong></p>
<p>Birçok açıdan FETÖ’ye indirgemek doğru değil. Darbe gecesi insanlar so­kakta can verirken ordunun önemli bir bölümü bekledi. Belki hepsi dar­beci değildi ama bazıları ne olup bi­teceğini bekledi, bazıları başka bir beklentiyle sustu. Ama neticede bizi korumakla mükellef olan silahlı bü­rokrasinin mühim bir kısmı bekleme­yi tercih etti.</p>
<p>Eski Genelkurmay başkanların­dan biri üç kesimden bahsetmişti: FETÖ’cüler, ikbâl bekleyenler, Kema­list darbeciler. Öyle ya da böyle darbe olurken askeriyenin büyük çoğunlu­ğu izledi. Mevcut Genelkurmay Başka­nı da çok doyurucu bir açıklama yap­madı.İkinci bir unsur daha var: Son yaşa­dığımız darbe tehlikesinin tesiri veya öfkesiyle Türkiye’deki darbe geleneği­ni FETÖ’ye indirgeme söz konusu ki bu doğru değil. Bazıları orduya “tesa­düfen sızmış”, “asker üniforması giy­miş” ifadelerini kullanıyorlar. Sanki orduya girmemesi gereken bazı un­surlar vardı ve hasbelkader içeri sız­dılar; onları ayıklayınca bu iş bitecek gibi sunuyorlar. Osmanlı dönemin­den beri Türkiye’de ordu ülkeyi idare etmek istemiş ve sivil otoriteye ayar vermiş, darbe yapmıştır. Yani bu, o gruba indirgeyerek rahatlayabilece­ğimiz bir problem değil. Daha önce­sinde de “sağ Kemalistler”, “sol Kema­listler” gibi birçok grup vardı. 97’de “Batıcı” grup yapmıştı, bu defa da FETÖ denedi. Buradaki esas aynıdır. Sivil iradenin idare etmemesi, halkın neyin iyi, neyin kötü olacağına karar verebilecek kabiliyette olmadığı anla­yışıdır darbeyi yapan. Bu militarizmi üreten bir problemdir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-temmuz2017">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Sanma Bu Tekerlek Kalır Tümsekte”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/editorden/sanma-bu-tekerlek-kalir-tumsekte/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derin Tarih]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 03 Jul 2017 08:53:05 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[DAEŞ]]></category>
		<category><![CDATA[FETÖ]]></category>
		<category><![CDATA[PKK]]></category>
		<category><![CDATA[PYD]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2494</guid>

					<description><![CDATA[Rahmetli Necmettin Erbakan’ı rahmet ve hasretle yad ederken Millî Nizam Partisi’nin 1970 yılının 8 Şubat’ında yapılan kongresinde söylediği o som altın değerindeki cümleyi hatırlamadan ede­mem: “Asıl kurucularımız Sultan Fatih hazretleri, Akşemseddin hazretleri, Sultan Yıldırım haz­retleri, Sultan Murad, Ulubatlı Hasan, Nizamül­mülk, Sultan Yavuz, Orhan Gazi, Alparslan, Melikşah, Kılıç Arslan ve Sultan Hamid hazret­leridir.” Ve ne zaman içime bir umutsuzluk to­humu düşer gibi olsa zihin arşivimi açar, bu cümleyi yeniden okurum. Sesimi Erba­kan’ınkiyle birleştirerek söyleyeyim: Biz de aynı soyağacından geliyoruz. Malum, 7 Mayıs’tan beri alçakça bir linç kampanyası yaşadık. Önce TV programından bir şey tutturma­ya çalıştılar ama Yavuz Baha­dıroğlu ve bendeniz hakkında&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Rahmetli Necmettin Erbakan’ı rahmet ve hasretle yad ederken Millî Nizam Partisi’nin 1970 yılının 8 Şubat’ında yapılan kongresinde söylediği o som altın değerindeki cümleyi hatırlamadan ede­mem:</p>
<p>“Asıl kurucularımız Sultan Fatih hazretleri, Akşemseddin hazretleri, Sultan Yıldırım haz­retleri, Sultan Murad, Ulubatlı Hasan, Nizamül­mülk, Sultan Yavuz, Orhan Gazi, Alparslan, Melikşah, Kılıç Arslan ve Sultan Hamid hazret­leridir.” Ve ne zaman içime bir umutsuzluk to­humu düşer gibi olsa zihin arşivimi açar, bu cümleyi yeniden okurum. Sesimi Erba­kan’ınkiyle birleştirerek söyleyeyim: Biz de aynı soyağacından geliyoruz. Malum, 7 Mayıs’tan beri alçakça bir linç kampanyası yaşadık. Önce TV programından bir şey tutturma­ya çalıştılar ama Yavuz Baha­dıroğlu ve bendeniz hakkında Basın Savcısı takipsizlik kararı verdi. Buradan bir şey tutturama­yacaklarını görenler bu defa der­gimizi toplatma kararı aldırdılar. Latife Hanım’ın bir mektubunu ya­yınladık diye hakkımızda iddiana­me düzenlendi. Mahkememiz Eylül ayında başlayacak.</p>
<p>Peki kimi yargılayacaklar? Be­ni değil, Latife Hanım’ı.</p>
<p>Yargılanan ne? Latife Hanım’ın 91 yıl önce yayınlanmış bir mektubu. Neyle yargılayacaklar? Menderes’in 66 yıl ön­ce çıkardığı 5816 sayılı kanunla. Bu dünyada eşi menendi olmayan kanun er veya geç kaldırılacak veya değiştirilecek. Lakin ağına yeni kurbanlar düşürmeye devam ediyor. Niye gocunalım ki: Necip Fazıl bile mezara bu kanundan aldığı cezayla girmemiş miydi? İnanın, kendi adımıza değil, millet adına üzülüyoruz. Bu devirde bir tarihî belge yayın­ladık diye yargılandığımız için kaygılanıyoruz. Bunca yıldır bir arpa boyu yol alamadığımız içindir tasamız. Halbuki ortalık belgeleri tahrif edenlerden, makaslayanlardan geçilmiyor. Kanun adamları­nın asıl belgeleri sansürleyenleri, makaslayan­ları, tipeksle silenleri yargılamaları gerekirken tek yaptığı, BELGEYİ OLDUĞU GİBİ YAYIMLA­MAK OLAN dergimizi yargılamaları asla kabul edilemez.</p>
<p>Ne yapmalıydık yani? Bazılarının yaptığı gibi sansürlemeli miydik? “Zararlı yerleri” makasla­malı mıydık? Yani ahlaksızlık mı yapmalıydık?</p>
<p>Kanun dediğiniz, insanları ahlaklı olmaya teşvik eder. 5816 sayılı kanun ise insanları ah­laksızlığa, münafıklığa, iki yüzlülüğe teşvik ediyor. Bildiğini yazamıyor veya eline geçen bel­geyi makaslıyor tarihçiler. Ve bu rezaletler pa­çamızdan akarken kalkıp ‘ülkemizde tarih var’ diyebiliyoruz hâlâ. Yazıklar olsun!</p>
<p>Bir idarî şikayet üzerine dergimiz Mayıs’ın 18’inde toplatılıyor ve hakkımızda dava açılıyor. Ülkenin önünde FETÖ, PKK, PYD, DAEŞ gibi de­vasa ölçekte hassas sorunlar dağ gibi yığılmış­ken ölmüş bir kişiyi korumak üzere çıkarılmış çağdışı bir kanunla yargılanıyoruz. Vicdanen müsterihiz. Er veya geç beraat ede­ceğimize inancımız tamdır. Üst mahkeme, o da olmazsa AİHM’e müracaat edeceğiz. Çünkü yap­tığımızın doğru olduğuna inanıyoruz. 91 yıl ön­ceki (hiçbir mahremiyet unsuru içermeyen) bir mektubu yayımlamanın dünyanın hiçbir yerin­de suç olmadığını biliyoruz. Bu süreçte yanımızda olduğunuz, bizimle kaldığınız ve verdiğiniz candan destek için he­pinize hassaten teşekkür ediyor, sizi Üstad’ın mısralarıyla Allah’a emanet ediyoruz:</p>
<p style="text-align: center;"><em>Sanma bu tekerlek kalır tümsekte!<br />
</em><em>Yarın, elbet bizim, elbet bizimdir!<br />
</em><em>Gün doğmuş, gün batmış, ebed bizimdir!</em></p>
<p><strong><em>Mustafa Armağan</em></strong></p>
<p><strong><em>Derin Tarih Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
