﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>fetret &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/fetret/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 04 Jul 2018 06:44:25 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>fetret &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Fetretten Fethe Hangi Ruhla Yürüdük?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/fetretten-fethe-hangi-ruhla-yuruduk/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Armağan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jul 2018 10:24:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[fetret]]></category>
		<category><![CDATA[fetret dönemi]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Devleti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3517</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı Devleti tarihi muazzam bir yaşanmış olaylar laboratuvarı. Aradığınız ve aramadığınız her türlü hadiseye kapılar ve pencereler açacak kabiliyetteki bu engin laboratuvarı yeterince kullandığımız söylenemez. Oysa en basit bir kaidedir: Büyük devletler ve milletler, tarihini kana kana içmiş nesillerin güçlü omuzlarında yükselecektir. Öyleyse İngilizlerin meşhur Başbakanı Sir Winston Churchill ile bu defalığına da olsa sesimizi birleştirebiliriz: “Study history, study history. In history lies all the secrets of statecraft.” Yani “Tarihi incele, tarihi incele. Çünkü devlet adamlığının bütün sırları tarihte yatar.” Osmanlı Devleti’nin henüz ilk asrını doldurmamışken geçirdiği en büyük kriz, 1389-1413 yılları arasında yaşandı. Daha doğrusu 23 yıllık bu dönem&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı Devleti tarihi muazzam bir yaşanmış olaylar laboratuvarı. Aradığınız ve aramadığınız her türlü hadiseye kapılar ve pencereler açacak kabiliyetteki bu engin laboratuvarı yeterince kullandığımız söylenemez. Oysa en basit bir kaidedir: Büyük devletler ve milletler, tarihini kana kana içmiş nesillerin güçlü omuzlarında yükselecektir. Öyleyse İngilizlerin meşhur Başbakanı Sir Winston Churchill ile bu defalığına da olsa sesimizi birleştirebiliriz: “Study history, study history. In history lies all the secrets of statecraft.” Yani “Tarihi incele, tarihi incele. Çünkü devlet adamlığının bütün sırları tarihte yatar.” Osmanlı Devleti’nin henüz ilk asrını doldurmamışken geçirdiği en büyük kriz, 1389-1413 yılları arasında yaşandı. Daha doğrusu 23 yıllık bu dönem iki büyük krize ev sahipliği yaptı. Birincisi Kosova Meydan Savaşı henüz bitmeden Osmanlı Devleti’nin lideri Murad Hüdavendigâr’ın elim bir suikast girişiminde şehit düşmesiydi. Düşünün, savaş henüz bitmemiş ve başkomutan da olan devlet başkanı harp meydanında öldürülmüş. Panik an meselesi&#8230; Her şey bitebilir… Lakin “devlet aklı” o tarihte bile o derece gelişmiş durumda ki Osmanlı’da, hemen Yıldırım Bayezid çadıra çağrılıp kendisine biat edilir ve zafere kadar dışarıya bilgi sızdırılmaz. Başka herhangi bir devleti köklerinden sarsacak bu yaman kriz, yalnız Kosova’da ve Balkanlarda değil, Osmanlı Devleti’nin Anadolu topraklarında da yeni bir atılımın işaret fişeği olur.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2018">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Üçüncü Cumhuriyet</title>
		<link>https://www.derintarih.com/editorden/ucuncu-cumhuriyet/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derin Tarih]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jul 2018 10:19:45 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[24 Haziran seçimleri]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet]]></category>
		<category><![CDATA[fetret]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3514</guid>

					<description><![CDATA[24 Haziran 2018 günü Türkiye yakın tarihinin en büyük dönemeçlerinden birinden sağ salim geçmiş oldu. Birkaç saat içerisinde alınan seçim sonuçları seçmenin istikrara “devam” dediğini dünyanın1 gözü önünde tescil etmiş oldu. Artık yepyeni bir dönem başlıyor. Eski Türkiye ile yeni Türkiye’nin sadece yönetim sisteminden ibaret bir değişim yaşamayacağını, 24 Haziran’da yeni bir zihnî eşiğin aşıldığını MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin seçimden hemen önce yaptığı açıklama yeterince net bir şekilde ortaya koymuş oluyordu. 18 Haziran akşamı NTV-Star TV ortak yayınında soruları cevaplayan MHP lideri Bahçeli, “Türkiye yepyeni bir sisteme geçiyor. Bu, 94 yıllık Cumhuriyet tarihimizde üçüncü evredir.” diye konuştu. Sözlerinin açılımı&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>24 Haziran 2018 günü Türkiye yakın tarihinin en büyük dönemeçlerinden birinden sağ salim geçmiş oldu. Birkaç saat içerisinde alınan seçim sonuçları seçmenin istikrara “devam” dediğini dünyanın1 gözü önünde tescil etmiş oldu. Artık yepyeni bir dönem başlıyor. Eski Türkiye ile yeni Türkiye’nin sadece yönetim sisteminden ibaret bir değişim yaşamayacağını, 24 Haziran’da yeni bir zihnî eşiğin aşıldığını MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin seçimden hemen önce yaptığı açıklama yeterince net bir şekilde ortaya koymuş oluyordu. 18 Haziran akşamı NTV-Star TV ortak yayınında soruları cevaplayan MHP lideri Bahçeli, “Türkiye yepyeni bir sisteme geçiyor. Bu, 94 yıllık Cumhuriyet tarihimizde üçüncü evredir.” diye konuştu. Sözlerinin açılımı ise ilginçti: “Yürütmeyi oluşturan Cumhurbaşkanı ve hükümeti, yasamayı oluşturan milletvekilleri ve partiler ve ayrıca bağımsız yargıyı da dikkate aldığınızda Türkiye yepyeni bir sisteme geçiyor. Bu 94 yıllık Cumhuriyet tarihimizde üçüncü evredir. Bunun birinci evresi cumhuriyetin kuruluşudur. İkinci evresi çok partili hayata geçiş dolayısıyla parlamenter sistemin 71 yıldan beri uygulanmasına sebebiyet veren bir süreçtir. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi yeni bir sistemdir. Türkiye’nin geleceğini belirleyecek 21. yüzyılda lider ülke olmasına yol açabilecek bir etkenliği, kararlığı, azmi ortaya koyabilecek bir sistemdir.” O zaman yeni tarihlendirme/dönemlendirme tablosu şöyle beliriyor:</p>
<ol>
<li>Cumhuriyet 29 Ekim 1923-21 Temmuz 1946</li>
<li>Cumhuriyet 21 Temmuz 1946-24 Haziran 2018</li>
<li>Cumhuriyet 24 Haziran 2018&#8212;&#8211;</li>
</ol>
<p>Siz bu satırları okurken içine girdiğimiz siyasî iklim hayatî önemde ve öncesinden keskin farklarla ayrılan kritik bir dönemi işaret etmekte ve bizi yeni Türkiye’nin ufukları ve sınırlarını düşünmeye zorlamaktadır. Tabii tarihçiliğimizin bu yeni dönemde alacağı şekil ve şemailin de değişeceğini söylememize gerek yok. Umarız en tez zamanda tarihçiliğimize vurulan 5816 prangasının kırıldığını görmek de nasip olur. Haziran ayı Türkiye’nin Fetretten Dirilişe uzanma ümitlerinin bahar şimşekleriyle aydınlanırken Temmuz ayı 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’nın 44. yıldönümünü selamlıyordu. Sizin için ilgi çekici ve doyurucu yazı ve söyleşilerle dolu bir Kıbrıs dosyası hazırladık. 15 Temmuz 2016 hain darbe teşebbüsünü de unutmadık. Vereceğimiz eki hem okuyacak, hem de çocuklarınıza bir emanet olarak saklayacaksınız. Beraber 6 Ağustos geçirmişiz. 7. Ağustos’ta görüşmek dileğiyle. Yaz yağmurları gibi hayırlar yağsın Türkiye’min üzerine…</p>
<p><strong><em>Mustafa Armağan</em></strong></p>
<p><strong><em>Derin Tarih Dergisi Genel Yayın Yönetmeni</em></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
