﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>harb &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/harb/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Fri, 02 Apr 2021 07:44:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>harb &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Milyonlarca Kafkasyalı Göç Yollarında</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/milyonlarca-kafkasyali-goc-yollarinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cihan Yalvar]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2021 07:44:54 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[ateşkes]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Çerkes sürgünü]]></category>
		<category><![CDATA[Dağıstan]]></category>
		<category><![CDATA[göç]]></category>
		<category><![CDATA[harb]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6972</guid>

					<description><![CDATA[Etkileri günümüze uzanan 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında Kafkasya’dan Anadolu’ya yapılan zorunlu göçler yakın tarihimizin mühim hadiselerinden biridir. Kafkasyalıların, Osmanlı topraklarına yaptıkları ilk zorunlu göç Kırım Savaşı yıllarında başlamıştır. Elimizdeki verilere göre 1855-56 yıllarından 1863’e kadar 311 bin 333 Kafkasyalı Osmanlı topraklarına göç etmiştir. 1864 yılında gerçekleşen Büyük Çerkes Sürgünü sonucunda ise sayıları 700 bin ile 1 milyon arasında değişen Kafkasyalının zorunlu olarak Anadolu’ya geldiği bilinmektedir. Bir başka bilgiye göre, 1859 yılından 93 Harbi’nin sonuna kadar Kafkasya’dan Osmanlı topraklarına 2 milyon kişi göç etmiş, bunların 500 bini yolda hayatını kaybetmiştir. Kafkasya’dan Anadolu topraklarına doğru en yoğun göç hareketi ise 93 Harbi&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Etkileri günümüze uzanan 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı sonrasında Kafkasya’dan Anadolu’ya yapılan zorunlu göçler yakın tarihimizin mühim hadiselerinden biridir. Kafkasyalıların, Osmanlı topraklarına yaptıkları ilk zorunlu göç Kırım Savaşı yıllarında başlamıştır. Elimizdeki verilere göre 1855-56 yıllarından 1863’e kadar 311 bin 333 Kafkasyalı Osmanlı topraklarına göç etmiştir. 1864 yılında gerçekleşen Büyük Çerkes Sürgünü sonucunda ise sayıları 700 bin ile 1 milyon arasında değişen Kafkasyalının zorunlu olarak Anadolu’ya geldiği bilinmektedir. Bir başka bilgiye göre, 1859 yılından 93 Harbi’nin sonuna kadar Kafkasya’dan Osmanlı topraklarına 2 milyon kişi göç etmiş, bunların 500 bini yolda hayatını kaybetmiştir. Kafkasya’dan Anadolu topraklarına doğru en yoğun göç hareketi ise 93 Harbi sonrasında meydana gelmiştir.</p>
<p>31 Ocak 1878’deki ateşkes ile sonlanan 1877–78 Osmanlı-Rus Savaşı sonucunda Osmanlı Devleti büyük toprak kayıplarına uğradı. Bu savaş esnasında Kafkasyalıların Osmanlı’ya yardımı sonucunda, savaşın bitiminde imzalanan anlaşmalar ile bölgenin yeni durumu, onların zorunlu göçündeki en mühim etkenlerdendir. Bunun yanında, Çarlık yöneticilerinin Kafkasyalıların topraklarını ellerinden almak, onları yoksullaştırmak, sürgün etmek, katletmek ve Ruslaştırmak, Hıristiyanlaştırmak gibi politikaları yüzünden göçlerin hızlandığı görülür. Çarlık yönetiminin bu dayatma ve baskıları dolayısıyla çareyi Osmanlı topraklarına göç etmekte gören başta Batumlular, Sohumlular, Lazlar, Megreller, Çerkesler ve Dağıstanlılar olmak üzere diğer Kafkas halkları meşakkatli göç yollarına düştüler.</p>
<p>İlk durakları İstanbul olan Kafkasyalılar, burada kayıt altına alınarak kendileri için uygun olan arazilere yönlendirilmekteydiler. Kafkasyalıların yerleştirilmesinde sınırların güvenliği, etnik dengenin sağlanması ve toprağın işlenir hale getirilmesi gibi hususlara dikkat edilmiştir. Misafir edilmeleri, iskân yerlerinin tespiti ve ihtiyaçlarının karşılanması amacıyla Osmanlı yöneticileri tarafından birden fazla komisyon kuruldu. Ekseriyetle deniz yolunu kullanan Kafkasyalılar bazı durumlarda kara yoluyla da Osmanlı topraklarına ulaştılar. İstanbul’da sayılarının beklenmedik şekilde artmasından ötürü Kafkasyalılar iskân yerlerine en yakın konumdaki limanlara yönlendirildiler. Bu limanlar başta Trabzon, Samsun, Sinop olmak üzere Giresun, İzmit ve Mudanya gibi ana merkezlerdi.</p>
<p>Savaşın bitiminden hemen sonra 694 bin 67 Kafkasyalının Anadolu’ya ulaştığı ve yerleştirildiği görülür. Bu yıllarda bölgeye ulaşan göçmenlerin iskânları ancak 1880’li yıllarda tamamlanmıştır. Kafkasyalı göçmenler Çanakkale, Biga, Bandırma, Bursa, Adapazarı, İzmit, Samsun, Sivas, Kayseri, Adana, Amasya, Aydın, Kastamonu, Tokat, Çorum, İzmir, Yalova, Düzce, Eskişehir, Yozgat ve Balıkesir gibi bölgelere iskân edilmişlerdir. 1895’ten 1900’e kadarki süreçte Kafkasya’dan yapılan göçler durma noktasına gelse de 1900’lerden sonra tekrar eski yoğunluğuna ulaştığı görülür.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-nisan-2021">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Fetihlerden İsyanlara Yeniçeriler</title>
		<link>https://www.derintarih.com/osmanli-tarihi/fetihlerden-isyanlara-yeniceriler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ekrem Buğra Ekinci]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2020 06:42:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Osmanlı Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[askerî]]></category>
		<category><![CDATA[gazâ]]></category>
		<category><![CDATA[harb]]></category>
		<category><![CDATA[istihkâm]]></category>
		<category><![CDATA[kapıkulu]]></category>
		<category><![CDATA[levâzım]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5810</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı kara ordusu, merkezî ve mahallî olmak üzere iki kısımdır. Merkezdekiler kapıkulu askerleri ve diğerleri de eyalet askerleri olarak bilinir. Kapıkulu askerleri, ağır piyade, ağır süvari, topçu, istihkâm ve levâzım sınıflarından oluşan profesyonel bir ordudur. Eyalet askerleri ise, hafif süvari ve piyadedir. Hunlardan beri Türk ordusu hep yaya ve süvari olmak üzere iki kısımdan teşekkül eder. Osmanlılar, orduyu kontrol altında tutarak bunun hükümet içinde bir nüfuz gücü teşkil etmesini istememiş; öte yandan askerlik vazifesinin istihsalini (üretimi) sekteye uğratmamasını arzulamıştır. Devletin varlık sebebi gazâ ruhu olduğu için ordu Osmanlı tarihinde çok mühim bir rol oynamıştır. Klasik devirde Osmanlı ordusu, üstün teçhizat&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="Standard"><span lang="EN-US">Osmanlı kara ordusu, merkezî ve mahallî olmak üzere iki kısımdır. Merkezdekiler kapıkulu askerleri ve diğerleri de eyalet askerleri olarak bilinir. Kapıkulu askerleri, ağır piyade, ağır süvari, topçu, istihkâm ve levâzım sınıflarından oluşan profesyonel bir ordudur. Eyalet askerleri ise, hafif süvari ve piyadedir. Hunlardan beri Türk ordusu hep yaya ve süvari olmak üzere iki kısımdan teşekkül eder. Osmanlılar, orduyu kontrol altında tutarak bunun hükümet içinde bir nüfuz gücü teşkil etmesini istememiş; öte yandan askerlik vazifesinin istihsalini (üretimi) sekteye uğratmamasını arzulamıştır.</span></p>
<p class="Standard"><span lang="EN-US">Devletin varlık sebebi gazâ ruhu olduğu için ordu Osmanlı tarihinde çok mühim bir rol oynamıştır. Klasik devirde Osmanlı ordusu, üstün teçhizat ve harp teknikleri, süratli hareket ve istihkâm üstünlükleri; disiplini ve icabında ağır meşakkatli şartlara kolayca tahammülü cihetiyle emsallerinden üstün görülmüştür. Ordunun esasını eyalet askerleri teşkil ettiği ve harpte de esas faaliyeti onlar gösterdiği halde; sayıca az ve vazifeleri de muayyen olan kapıkulu askerleri, bilhassa yeniçeriler Osmanlı gazâ devirlerinin romantik ve ihtişamlı sembolü olmuştur. Tablolarda o tasvir edilmiş; şairler ondan ilham almıştır. Yahya Kemal’in “Vur pençe-i âlideki şimşir aşkına” diye başlayan meşhur şiiri, “İstanbul’u Fetheden Yeniçeriye Gazel” başlığını taşır.</span></p>
<p class="Standard"><span lang="EN-US">Jeopolitik vaziyeti sebebiyle harblerin hiç eksik olmaması, Osmanlı maliyesini çok ağır şekilde zaafa uğratmış; biraz da bu sebeple Avrupa’daki teknik ilerlemelerin takip edilememesi, ordunun vurucu gücünü zayıflatarak zamanla onu politize etmiştir. Osmanlı tarihinde nadir görülen sulh devreleri, askerî ihtilallerle son bulmuştur. Bu cihetten tarihteki ıslahat hareketlerinin öncelik merkezini ordu teşkil etmiştir.</span></p>
<p class="Standard"><span lang="EN-US">Kapıkulu askerleri, padişahın hassa ordusunu teşkil eder. Padişah kapısının kulu oldukları, yani münhasıran padişaha hizmet ettikleri için bu isimle anılır. Devletin yüksek kademeli mercilerine kapu (kapı) denirdi. “Devlet kapısı” tabiri hâlâ halkın dilinde gezer. Bir yüksek devlet merciini uhdesinde tutan zata hizmet edenlere de “kapı halkı” denir.</span></p>
<p class="Standard"><span lang="EN-US">Orta Asya Türk devletlerinde ve Memlûk Devleti’nde de mevcut olan bu teşkilat, Osmanlılar’a Selçuklular’dan geçmiştir. Orhan Gazi (veya bir rivayette Sultan I. Murad), yaya ve müsellem adıyla piyade ve süvari sınıflarını teşkil etti. Yayalar, ücretli olarak sefere gider; sulh zamanında (hazerde) hususî işlerle (meselâ ziraatle) meşgul olurdu.</span></p>
<p class="Standard"><span lang="EN-US">Vezir Alaaddin Paşa’nın 1328’de yaptığı gümüş para nizamı ile yaya ve müsellem adıyla birlikler kurduğu askerî teşkilat ve askerin kırmızı yerine beyaz börk giymesine dair üniforma kanunları, Osmanlı hukuk sisteminde örfî hukukun ilk numunelerindendir. Bundan evvel askerî faaliyetler Türkmen aşiretine bağlı gönüllü birliklerle yürütülüyordu. Bunlar ihtiyaç zamanı silah altına alınan gayrımuntazam birliklerdi.</span></p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-nisan-2020">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
