﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Harp Okulu &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/harp-okulu/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Apr 2022 12:01:50 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Harp Okulu &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Bir Askerî Darbenin Öğrettikleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/sifir-noktasi/bir-askeri-darbenin-ogrettikleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Yürük]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 May 2022 04:15:38 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sıfır Noktası]]></category>
		<category><![CDATA[Abdi İpekçi]]></category>
		<category><![CDATA[Harp Okulu]]></category>
		<category><![CDATA[Kerim İncedayı]]></category>
		<category><![CDATA[Millî Şef]]></category>
		<category><![CDATA[Nimet Arzık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8041</guid>

					<description><![CDATA[Eskiler, “Geçmişin aydınlığından istifade etmeyen, geleceğin karanlığında yürümeye mahkûm olur” derler. Bu tavır ülkemizi de çepeçevre kuşatmıştır. Türkiye’deki siyasî hayatı ve demokrasiyi kökünden sarsarak sakatlayan 27 Mayıs darbesine dair anlatılar, gerçeklerden daha çok efsane ve propaganda üzerine oturtulmuştur. Bu tavır bugün de devam etmekte ve hâlâ aslanların tarihi avcılar tarafından yazıldığından, 27 Mayıs 1960 darbesinin iç yüzü netlik kazanabilmiş değildir. 27 Mayıs darbesiyle ilgili bilinmesi gereken temel gerçek, ülkenin yönetimini uzun yıllardır elinde bulunduranların seçimle gelen iktidarı, bir başka ifadeyle millet hâkimiyetini bir türlü sindirememesidir. Nimet Arzık’ın ifadesiyle, “sarayla milletin bitmeyen kavgasıdır” bu. CHP’li Kerim İncedayı›nın deyimiyle, “Haso’ya Memo’ya bu&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Eskiler, “Geçmişin aydınlığından istifade etmeyen, geleceğin karanlığında yürümeye mahkûm olur” derler. Bu tavır ülkemizi de çepeçevre kuşatmıştır. Türkiye’deki siyasî hayatı ve demokrasiyi kökünden sarsarak sakatlayan 27 Mayıs darbesine dair anlatılar, gerçeklerden daha çok efsane ve propaganda üzerine oturtulmuştur. Bu tavır bugün de devam etmekte ve hâlâ aslanların tarihi avcılar tarafından yazıldığından, 27 Mayıs 1960 darbesinin iç yüzü netlik kazanabilmiş değildir.</p>
<p>27 Mayıs darbesiyle ilgili bilinmesi gereken temel gerçek, ülkenin yönetimini uzun yıllardır elinde bulunduranların seçimle gelen iktidarı, bir başka ifadeyle millet hâkimiyetini bir türlü sindirememesidir. Nimet Arzık’ın ifadesiyle, “sarayla milletin bitmeyen kavgasıdır” bu. CHP’li Kerim İncedayı›nın deyimiyle, “Haso’ya Memo’ya bu ülkenin yönetimini mi vereceğiz!” şeklinde alaylı bir şekilde ifade edilen tutumun darbeye dönüştürülmüş halidir, 27 Mayıs. Bir nevi seçkinlerin, kendilerine ait gördükleri ülkeyi geri alma girişimleridir.</p>
<p>Bu yazımızda ülkenin gafil avlandığı darbenin hangi şartlarda gerçekleştiğini, bu süreçte hangi korkunç cinayetlerin işlendiğini ve bu hadisenin siyasî tarihimizde bıraktığı hasarı anlatmaya çalışacağız.</p>
<p><strong>1) Hükümetin darbe söylentilerine kulak tıkaması </strong></p>
<p>Darbeyle ilgili bilgi ve belgeler ortaya çıktıkça açık bir gerçek önümüzde durmaktadır. Ülkenin silahlı güçlerine hizmet eden bazı subaylar, bir türlü kabullenemedikleri Demokrat Parti iktidarına karşı, daha ilk günlerden itibaren muhtelif tertipler içinde olmuşlardır. Konuyla ilgili önemli araştırmalardan birine imza atan gazeteci Abdi İpekçi’ye göre; “Daha 1950’lerin ortasında orduda memleketi bunlardan kurtarmak için cuntalar kurulmaya başlanmıştı”.</p>
<p>DP’nin 14 Mayıs’taki seçim zaferini hazmedemeyenler aynı gece “Millî Şef” İnönü’ye koşarak seçim sonuçlarını kabul etmediklerini, gerekirse meclisin açılmasına izin vermeyeceklerini ifade etmişlerdi. Bu zihniyete mensup insanlar sonraki yıllarda gelişen her türlü olayı, darbeye bir gerekçe olarak kullandılar. DP iktidarının ilk günlerinden, hatta ilk akşamından itibaren darbe fikrinin ortaya çıktığı görülmektedir. Hikmet Özdemir’in tespitiyle darbe amaçlı ilk örgüt teşebbüsü daha 1951 yılında Kurmay Yarbay Faruk Ateşdağlı tarafından gerçekleştirilmiştir.</p>
<p>Kayıtlara yansıyan ikinci darbe hazırlığı, 1952 yılına aittir. Harp Okulu’ndan bir grup öğrenci, kan akıtarak mevcut iktidara son vermek üzere yemin etmişlerdi. Bunu 27 Mayıs sürecinin en ateşli, en planlı girişimcilerinden biri olan Talat Aydemir’den öğrenmekteyiz. 1956’da gizli bir komite kurduğunu söylediğinde, darbecilerin en genci Yüzbaşı Muzaffer Özdağ kendisine “Bizler daha evvel komite kurmuştuk” cevabını vermiştir. Özdağ’ın kastettiği tarih, 1952 yılıydı. Henüz Harp Okulu’nda öğrenciyken okulun silahhanesinde toplanan arkadaşlarıyla darbe yapmak üzere yemin ettiklerini ve bunu mendillerinin üzerine kanlarıyla yazdıklarını iftiharla anlatmıştı, Aydemir’e.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2022">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Darbeci Gazeteci Doğan Avcıoğlu Operasyonu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/yakin-tarih/darbeci-gazeteci-dogan-avcioglu-operasyonu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Yürük]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 09 Mar 2022 07:22:08 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[CHP]]></category>
		<category><![CDATA[Doğan Avcıoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Harp Okulu]]></category>
		<category><![CDATA[Kemalizm]]></category>
		<category><![CDATA[Rejim Buhranı]]></category>
		<category><![CDATA[Süleyman Genç]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7938</guid>

					<description><![CDATA[Gazeteci Doğan Avcıoğlu, 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra darbecilerin yeni bir anayasa yapmak üzere kurduğu Kurucu Meclis’in üyelerinden biriydi. Ne var ki sonraki günlerde “yapılan darbe hedefine ulaşmadı” söylemiyle yeni darbe arayışının ve cunta gruplarının içinde yer almaya başlayacaktı. Söz konusu dönemi analiz eden Hasan Bülent Kahraman, o günlerin ruh halini şöyle özetler: 1961’den itibaren Yön dergisinde ortaya konulan Kemalizm, “Ordu olmadan Türkiye’de değişim olmaz” düşüncesine dayanıyordu. Doğan Avcıoğlu gibi bazı aydınlar “Ordu, Türkiye’de geleneksel olarak değişimin öncüsüdür. O bakımdan eğer Türkiye’de bir değişim olacaksa ordunun varlığını kaçınılmaz kabul etmek lazım” diyorlardı (Kahraman, 2010).                Başında bulunduğu Harp Okulu öğrencileri&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gazeteci Doğan Avcıoğlu, 27 Mayıs 1960 darbesinden sonra darbecilerin yeni bir anayasa yapmak üzere kurduğu Kurucu Meclis’in üyelerinden biriydi. Ne var ki sonraki günlerde “yapılan darbe hedefine ulaşmadı” söylemiyle yeni darbe arayışının ve cunta gruplarının içinde yer almaya başlayacaktı. Söz konusu dönemi analiz eden Hasan Bülent Kahraman, o günlerin ruh halini şöyle özetler: 1961’den itibaren <em>Yön</em> dergisinde ortaya konulan Kemalizm, “Ordu olmadan Türkiye’de değişim olmaz” düşüncesine dayanıyordu. Doğan Avcıoğlu gibi bazı aydınlar “Ordu, Türkiye’de geleneksel olarak değişimin öncüsüdür. O bakımdan eğer Türkiye’de bir değişim olacaksa ordunun varlığını kaçınılmaz kabul etmek lazım” diyorlardı (Kahraman, 2010). <strong>              </strong></p>
<p>Başında bulunduğu Harp Okulu öğrencileri ile 1962 ve 1963’te iki defa darbeye kalkışan Albay Talat Aydemir, gizli görüşmelerde muhataplarına kalın dosyalar göstererek, “Biz 27 Mayısçılar gibi tepeden inme gelmeyeceğiz. Bütün hazırlıkları yaptık. Gün gün ne yapacağımız bellidir” şeklinde açıklamalar yapıyordu. Aydemir, kendisine bütün bu dosyaları hazırlayan <em>Yön</em> ve <em>Devrim</em> dergilerinin sahibi Doğan Avcıoğlu ile yakın temas halindeydi. Avcıoğlu, “Rejim Buhranı” başlıklı yazılar<em>ıy</em>la çok partili hayatı kötülüyor, silahlı kuvvetleri ülkenin yegâne ilerici gücü olarak ilan ediyordu (Çavdar, 2000: 128).</p>
<p>Avcıoğlu’na göre 1960 Mayıs’ında iktidardan süngü zoruyla atılanlar, 1965’te büyük bir çoğunlukla karşı devrim yapmak üzere yeniden iktidara gelmişlerdi. Avcıoğlu “Türkiye’de parlamentoculuk yoluyla sağlıklı bir düzen kurulamayacağını, yeni çözümler aranması gerektiğini” savunuyor (Dursun, 2000: 111) ve “Muhafazakârlık Türkiye’nin üzerine çöreklendi. Türkiye feodal kalıntılarından kurtulamadı” diyordu (Özdemir, 1993: 243). 27 Mayıs darbesini “cici demokrasiden kurtuluş” olarak gören, gecikmiş olmasından dolayı hayıflanan Avcıoğlu, 9 Mart 1971 günü yeni bir darbe hazırlığı için Ankara’da bazı evlerde gizli cunta çalışmaları yürütüyordu.</p>
<p>CHP milletvekili Süleyman Genç, Avcıoğlu’ndan şöyle bahseder: “Doğan Avcıoğlu hiçbir zaman demokrat olmamıştır. 9 Mart 1971 öncesi ve sonrası hep darbecidir. O, ‘Türkiye darbeyle kurtulur’ diye düşünüyordu” (Genç, 2010). Gazeteci Kurtul Altuğ’un tabiriyle, aydınlar Türkiye’yi halkın oyuyla seçilmiş Başbakan Süleyman Demirel’e bırakmak istemiyorlardı.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mart-2022">Derin Tarih Mart Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
