﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>harp &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/harp/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Fri, 29 Apr 2022 13:00:14 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>harp &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ü. GÜLSÜM POLAT – SÜLEYMAN POLAT: OSMANLI ASKERİNİN İAŞESİ, RAKİP ORDU ASKERİNİN İAŞESİNDEN DAHA İYİ DU-RUMDAYDI</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/u-gulsum-polat-suleyman-polat-osmanli-askerinin-iasesi-rakip-ordu-askerinin-iasesinden-daha-iyi-du-rumdaydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Özlem Kocukeli Özbay]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 May 2022 04:46:42 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[harp]]></category>
		<category><![CDATA[I. Dünya Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Levazım Dairesi]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[sefer]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat Fermanı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8083</guid>

					<description><![CDATA[KONUŞAN: ÖZLEM KOCUKELİ ÖZBAY Osmanlı harp tarihinde iaşe meselesinin ehemmiyeti hangi bakımdan öne çıkmaktadır? İaşe tüm askerî organizasyonun temelini oluşturuyor. Klasik dönem Osmanlı seferlerinde bir askerî organizasyonun hazırlığı bir yıl kadar önce, bazen daha da erken başlıyor. Hazırlığın temelinde ordunun ihtiyaç duyduğu iaşe kalemlerinin ilgili zaman aralığında menzillerde hazır hale getirilmesi var. Bu noktada organizasyonun iyi yapılması; et, ekmek ve diğer iaşe mallarının istenilen miktarda hazır hale getirilmesi isteniyor. Osmanlı Devleti’nin son savaşı olan I. Dünya Savaşı’na baktığımızda da iaşenin zamanında temini için hazırlıklar yapılıyor ancak bu savaşın çok geniş bir coğrafyada ve Osmanlı Devleti’nin yetersiz ulaşım şartları ile yapılmaya&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KONUŞAN: ÖZLEM KOCUKELİ ÖZBAY</strong></p>
<p><strong>Osmanlı harp tarihinde iaşe meselesinin ehemmiyeti hangi bakımdan öne çıkmaktadır?</strong></p>
<p>İaşe tüm askerî organizasyonun temelini oluşturuyor. Klasik dönem Osmanlı seferlerinde bir askerî organizasyonun hazırlığı bir yıl kadar önce, bazen daha da erken başlıyor. Hazırlığın temelinde ordunun ihtiyaç duyduğu iaşe kalemlerinin ilgili zaman aralığında menzillerde hazır hale getirilmesi var. Bu noktada organizasyonun iyi yapılması; et, ekmek ve diğer iaşe mallarının istenilen miktarda hazır hale getirilmesi isteniyor. Osmanlı Devleti’nin son savaşı olan I. Dünya Savaşı’na baktığımızda da iaşenin zamanında temini için hazırlıklar yapılıyor ancak bu savaşın çok geniş bir coğrafyada ve Osmanlı Devleti’nin yetersiz ulaşım şartları ile yapılmaya çalışılmasından dolayı ciddi aksamalar göze çarpıyor.</p>
<p><strong>İaşe hizmetlerini yürüten ne tür bir kurumsal yapı mevcuttu?</strong></p>
<p>Klasik dönem Osmanlı sefer organizasyonlarında genellikle kapıkullarının iaşesi devlet tarafından sağlanıyordu. Bu mekanizma içerisinde ise “emin” adı verilen görevliler ön plana çıkıyordu. Mesela et temini “ganem eminleri” zahire temini “nüzul eminleri” tarafından organize edilip temin ediliyordu. Mali bürokrasi ile ortak hareket eden bu “eminler” iaşe için gerekli malları devletin bütçesine bağlı kalemlerden sarf edilen meblağlarla ya satın alıyor ya da yine merkezi mali sistemin bir parçası olan “ayni vergiler” ile temin ediyordu. Osmanlı ordusunun iaşe hizmetlerinin yürütülmesi askerî yapının gelişimine paralel olarak değişime uğradı. Özellikle Tanzimat Fermanı’nın ilanından sonra Osmanlı ordusunun barış ve seferi birlikler olarak taksim edilmesi belirleyici bir dönüşümü simgelemektedir. Harp zamanında görev yapan seferi birliklerin ordu bölgelerine ayrılması, bunun yanında menzil teşkilatı ile aslında klasik dönem iaşe teminindeki yöntemlerle benzer biçimde karşılanmaya çalışıldı. Askerî organizasyonun genişlemesi ile Levazım Dairesinin teşkil edilmesi gerçekleşti. I. Dünya Harbi’nde iaşenin temininde Harbiye nezareti &#8211; Ordu kumandanlıkları eliyle orduların iaşesi sağlanmaya çalışıldı. Ancak I. Dünya Savaşı tam anlamıyla topyekûn bir harp olduğu için kimi bölgelerde ve savaşın belli dönemlerinde sivil halkın iaşesinin de ordu ambarlarından, dolayısıyla ordunun iaşe sisteminden karşılandığı oldu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2022">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı’da Sefer Organizasyonu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/osmanlida-sefer-organizasyonu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Serhat Kuzucu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 May 2022 04:37:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Anadolu]]></category>
		<category><![CDATA[harp]]></category>
		<category><![CDATA[ordu]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Rumeli]]></category>
		<category><![CDATA[savaş]]></category>
		<category><![CDATA[sefer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8072</guid>

					<description><![CDATA[16. yüzyılda askerî yapısını tam anlamıyla oturtan Osmanlı Devleti, zamanla devrinin en ihtişamlı ve modern ordusunu tesis etti. Osmanlıların zaferleri esas alan savaş kaidelerini ve askerî faziletleri olanca inceliğiyle ortaya koymak suretiyle harp lojistiğini ve savaş silahlarının en mükemmelini kullanmayı prensip edindiklerini söyleyebiliriz. Böylece bir çarkın dişlileri misali muntazam işleyen bir ordu teşkilatı oluşturmayı başarmışlardı. Savaş kararının alınmasını müteakip seferberlik başlar, sefere çağrı fermanları doğrultusunda mümkün olan en kısa sürede köy, kasaba ve kazalardaki askerî birliklerin hazırlıklarını yapıp hareket etmeleri ve bağlı oldukları eyalet ya da sancak merkezlerindeki ilk toplanma yerlerinde eyalet kuvvetlerine katılmaları istenirdi. Sefer için en elverişli dönem&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>16. yüzyılda askerî yapısını tam anlamıyla oturtan Osmanlı Devleti, zamanla devrinin en ihtişamlı ve modern ordusunu tesis etti. Osmanlıların zaferleri esas alan savaş kaidelerini ve askerî faziletleri olanca inceliğiyle ortaya koymak suretiyle harp lojistiğini ve savaş silahlarının en mükemmelini kullanmayı prensip edindiklerini söyleyebiliriz. Böylece bir çarkın dişlileri misali muntazam işleyen bir ordu teşkilatı oluşturmayı başarmışlardı.</p>
<p>Savaş kararının alınmasını müteakip seferberlik başlar, sefere çağrı fermanları doğrultusunda mümkün olan en kısa sürede köy, kasaba ve kazalardaki askerî birliklerin hazırlıklarını yapıp hareket etmeleri ve bağlı oldukları eyalet ya da sancak merkezlerindeki ilk toplanma yerlerinde eyalet kuvvetlerine katılmaları istenirdi. Sefer için en elverişli dönem ilkbahar ve yaz aylarıydı. Ülkenin farklı uzaklıktaki bölgelerinden yola çıkan taşra kuvvetlerinin ana toplanma merkezine ulaşması birkaç ayı bulduğu için seferle ilgi emirler genellikle sonbahar ve kış aylarında gönderilir; başta İstanbul’da bulunan Kapıkulu askeri olmak üzere Rumeli ve Anadolu’daki eyalet kuvvetlerinin Mart sonundan Mayıs başına kadar İstanbul veya Edirne’deki ana toplanma merkezine ulaşmaları istenirdi. Asya veya Avrupa taraflarına yapılacak seferlerde ordunun üç toplanma ve hareket merkezi vardı. Eğer sefer Asya tarafına olacaksa Üsküdar, Avrupa yönünde olacaksa Davutpaşa ya da Edirne sahrasında ordu toplanır, ordugâhlar ilk buralara kurulurdu.</p>
<p>Ordunun toplanma sürecinde, merkeze uzak bölgelerden gelen eyalet askerlerinin zamanında merkeze ulaşamaması ve asker firarları gibi sorunlar baş gösterirdi. Bunun için Rumeli ve Anadolu’daki sağ, sol ve orta kol güzergâhlarına sürücü tabir edilen görevliler atanarak, askerlerin ilgili güzergâhı takip edip merkez ordugâha hızlı ve güvenli şekilde intikali sağlanmaya çalışılırdı. Bu esnada muhtemel firarların önünü kesmek için de elinde sadrazam kethüdası tarafından düzenlenen izin tezkeresi olmayan askerlerin yol ve köprülerden geçmelerine izin verilmemesi yönünde fermanlar hazırlanır ve ilgili kadılıklara gönderilirdi.</p>
<p>Savaş dönemlerinde askerî alanda yaşanan hareketlilik tabii olarak malî organizasyona da yansırdı. Büyük bir orduyu toparlamak, barındırmak ve beslemek devlete ek bir yük getirmekteydi. Osmanlı’nın malî organizasyonu genel anlamda devlet, özel anlamda ise ordu ve savaş finansmanlarının gereklerine göre şekillendiği için, devlet bu süreci klasik yapısının bozulmadığı yıllarda sarsılmadan atlatıyordu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2022">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
