﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hilafetin kaldırılması &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/hilafetin-kaldirilmasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Thu, 16 Aug 2018 11:35:40 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Hilafetin kaldırılması &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Atatürk’e Göre Hilafetin Kaldırılması İçin Bu Tür Antlaşmalara Gerek Yoktu”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/ataturke-gore-hilafetin-kaldirilmasi-icin-bu-tur-antlasmalara-gerek-yoktu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Budak]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Jul 2018 21:18:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Atatürk]]></category>
		<category><![CDATA[Hilafetin kaldırılması]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan Konferansı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3636</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de öteden beri hilafetin ilgasına Lozan Konferansı sürecinde karar verildiği düşüncesi, özellikle muhafazakâr camiada sıklıkla dile getirilir. Ancak iddia sahipleri bu konuda bir belge ortaya koyamamıştır. Hal böyleyken Prof. Dr. Metin Hülagü, 21 Temmuz 2018 tarihli Süperhabertv adlı internet gazetesinde “Gizli antlaşmayla hilafetin ilgasını İsmet Paşa imzalamış” başlıklı uzun bir yazı kaleme aldı. Yazısında İsmet Paşa’nın yakın dostu Kemal Ohri’nin kaleme aldığı 10 Kasım 1946 tarihli uzun analiz rapor/mektubuna dayanarak Lozan Antlaşması öncesinde hilafetle Türkiye’de dinî terbiyenin kaldırılmasına ilişkin 4 maddelik gizli bir antlaşmanın yapıldığını ve bu antlaşmanın İsmet Paşa tarafından imzalandığını iddia etmiştir. Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de öteden beri hilafetin ilgasına Lozan Konferansı sürecinde karar verildiği düşüncesi, özellikle muhafazakâr camiada sıklıkla dile getirilir. Ancak iddia sahipleri bu konuda bir belge ortaya koyamamıştır. Hal böyleyken Prof. Dr. Metin Hülagü, 21 Temmuz 2018 tarihli Süperhabertv adlı internet gazetesinde “Gizli antlaşmayla hilafetin ilgasını İsmet Paşa imzalamış” başlıklı uzun bir yazı kaleme aldı. Yazısında İsmet Paşa’nın yakın dostu Kemal Ohri’nin kaleme aldığı 10 Kasım 1946 tarihli uzun analiz rapor/mektubuna dayanarak Lozan Antlaşması öncesinde hilafetle Türkiye’de dinî terbiyenin kaldırılmasına ilişkin 4 maddelik gizli bir antlaşmanın yapıldığını ve bu antlaşmanın İsmet Paşa tarafından imzalandığını iddia etmiştir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-3276">Derin Tarih Ağustos Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Halife Abdülmecid Efendi’den Dündar Efendi’ye Sürgündeki Osmanlılar</title>
		<link>https://www.derintarih.com/ozel-dosya/halife-abdulmecid-efendiden-dundar-efendiye-surgundeki-osmanlilar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İbrahim Pazan]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 28 Feb 2018 21:25:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Özel Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Hanedanı’nın sürgüne gönderilmesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hilafet makamı]]></category>
		<category><![CDATA[Hilafetin kaldırılması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3203</guid>

					<description><![CDATA[Ankara’daki TBMM’de 3 Mart 1924 günü kabul edilen, Hilafetin kaldırılması ve Osmanlı Hanedanı’nın sürgüne gönderilmesiyle ilgili 431 numaralı kanunun mürekkebi kurumamıştı henüz. Ancak belli ki önceden hazırlık yapıldığından daha o gece Dolmabahçe Sarayı’nda ikamet eden Halife Abdülmecid Efendi’ye sürgüne gideceği tebliğ edilmişti. Halife tebliği yapan İstanbul Valisi Haydar Bey’e şöyle diyordu: “Nasıl olur? İslamiyeti siyaset vasıtası olmaktan kurtarmak için Hilafet makamını yıkmak, Resulullah’ın (sas) halifesini memleket dışına çıkarmak mı gerekir? Hayır, hayır Vali Bey, Millet Meclisi’nin böyle bir karar alabileceğine bir türlü ihtimal veremiyorum… Hanedanımdan irsen intikal eden Saltanat makamından, sadece milleti hoşnut ve memnun etmek için feragat ettim. Fakat&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Ankara’daki TBMM’de 3 Mart 1924 günü kabul edilen, Hilafetin kaldırılması ve Osmanlı Hanedanı’nın sürgüne gönderilmesiyle ilgili 431 numaralı kanunun mürekkebi kurumamıştı henüz. Ancak belli ki önceden hazırlık yapıldığından daha o gece Dolmabahçe Sarayı’nda ikamet eden Halife Abdülmecid Efendi’ye sürgüne gideceği tebliğ edilmişti. Halife tebliği yapan İstanbul Valisi Haydar Bey’e şöyle diyordu: “Nasıl olur? İslamiyeti siyaset vasıtası olmaktan kurtarmak için Hilafet makamını yıkmak, Resulullah’ın (sas) halifesini memleket dışına çıkarmak mı gerekir? Hayır, hayır Vali Bey, Millet Meclisi’nin böyle bir karar alabileceğine bir türlü ihtimal veremiyorum… Hanedanımdan irsen intikal eden Saltanat makamından, sadece milleti hoşnut ve memnun etmek için feragat ettim. Fakat Hilafet makamı bütün İslam dünyasının hanedanıma ve dolayısıyla şahsıma emanetidir. O sebeple bu kararı kabul etmediğimi hiç vakit geçirmeden Ankara’ya bildiriniz…”</p>
<p>Halifenin itirazları hiçbir netice vermedi. Vali Haydar Bey ve Polis Müdürü Sadettin Bey ile bütün gece devam eden tartışmalardan sonra nihayet razı oldu ve saraydan çıkmadan önce kıldığı sabah namazı, İstanbul semaları altında eda ettiği son namaz oldu.</p>
<p>Osmanlı Devleti’ni kesintisiz olarak 623 yıl idare eden hanedanın -en yaşlısından kundaktaki bebeğine kadar- bütün mensuplarının vatandan çıkarılarak sürgüne gönderilmesi millet için de inanılmaz bir hadiseydi. Şimdi 98 yıl öncesine giderek süreci en başından hatırlayalım.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-mart2018">Derin Tarih Mart Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şapka İnkılabı’nın Medya Tetikçileri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/yakin-tarih/sapka-inkilabinin-medya-tetikcileri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Kasım Hızlı]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Jul 2017 21:57:48 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Hilafetin kaldırılması]]></category>
		<category><![CDATA[İnkılaplar]]></category>
		<category><![CDATA[Şapka Kanunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2627</guid>

					<description><![CDATA[Şapka Kanunu sade vatandaşın hayatını en çok etkileyen inkılâpların başında gelir. Çünkü insanların kendilerini her gün gösterdikleri alâmetleri olan sarık ve fesleri yasaklamıştır. Baş açık dolaşmak da mümkün değildi. Çünkü şapka giymek mecburi ve giyilmediği takdirde kime ve neye muhalif olunduğu belliydi. Ankara hükümetinin eski rejime karşı ilk keskin icraatı saltanatı kaldırmak olmuştu (Kasım 1922). 1924 yılında Hilafetin kaldırılması inkılap taraftarları ile muhalifler arasında keskin gruplaşmayı getirmişti. Saltanatın kaldırılmasına hafif tertip ses çıkaranlar, bir mânâda yutkunanlar Hilafetin kaldırılmasıyla yeni rejimin ne tarafa seyrettiğini anlama fırsatı bulmuşlardı. Takip eden inkılaplar toplumun kılık kıyafeti, dili, kültürü ve nihayet dini hakkındaki radikal değişikliklerin&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Şapka Kanunu sade vatandaşın hayatını en çok etkileyen inkılâpların başında gelir. Çünkü insanların kendilerini her gün gösterdikleri alâmetleri olan sarık ve fesleri yasaklamıştır. Baş açık dolaşmak da mümkün değildi. Çünkü şapka giymek mecburi ve giyilmediği takdirde kime ve neye muhalif olunduğu belliydi. Ankara hükümetinin eski rejime karşı ilk keskin icraatı saltanatı kaldırmak olmuştu (Kasım 1922). 1924 yılında Hilafetin kaldırılması inkılap taraftarları ile muhalifler arasında keskin gruplaşmayı getirmişti. Saltanatın kaldırılmasına hafif tertip ses çıkaranlar, bir mânâda yutkunanlar Hilafetin kaldırılmasıyla yeni rejimin ne tarafa seyrettiğini anlama fırsatı bulmuşlardı. Takip eden inkılaplar toplumun kılık kıyafeti, dili, kültürü ve nihayet dini hakkındaki radikal değişikliklerin habercisiydi. Aşağıda 25 Kasım 1925 tarihinde kabul edilen Şapka Kanunu arefesinde medyanın bir kısmının şapka hakkında takındığı tavırdan bahsedeceğiz. Halka yön vermede, kitleleri şekillendirmede medya, bu inkılâp arefesinde de kullanılmıştı. O vakitler de günümüzdeki tarzda anketler yapılıyor, devrin meşhur simalarına sorular soruluyor, bu vesileyle zihinler inkılâba hazır hale getiriliyordu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-agustos2017">Derin Tarih Ağustos Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
