﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hüseyin Vâîz Kâşifî &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/huseyin-vaiz-kasifi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Aug 2021 13:12:08 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Hüseyin Vâîz Kâşifî &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gönülleri Bursa’da Buluşan Hüseyin Kâşifî ve Âşık Çelebi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/sifir-noktasi/gonulleri-bursada-bulusan-huseyin-kasifi-ve-asik-celebi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Kara]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2021 04:15:04 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sıfır Noktası]]></category>
		<category><![CDATA[Emir Sultan]]></category>
		<category><![CDATA[Eseri Mustafa Özsaray]]></category>
		<category><![CDATA[Hüseyin Vâîz Kâşifî]]></category>
		<category><![CDATA[Sebzevâr]]></category>
		<category><![CDATA[Sünnîlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7355</guid>

					<description><![CDATA[Emir Sultan’ın Bursa’da vefat ettiği günlerde İran’ın Sebzevâr şehrinde doğan Hüseyin Vâiz Kâşifî’nin (ö. 1504) gençlik yıllarında gıyâben âşık olduğu şahıs Sadeddin Kaşgarî’dir. Nakşibendiye’nin mühim simalarından biri olan bu zatla yüz yüze görüşmek mümkün olmadıysa da onun yakın dostlarından Nefehâtü’l-Üns’ün yazarı Molla Cami’nin (ö. 1492) bereketli Herat sohbetlerinden nasibini almıştır. Hüseyin Baykara, Ali Şir Nevâî gibi 15. yüzyılın yıldız şahsiyetlerinden istifade eden Kâşifî’nin, büyük kitleleri derinden etkileyen vaizliğinden sonra en meşhur yönü Farsça olarak kaleme aldığı eserlerdir. Tefsir, hadis, tasavvuf ve edebiyat dalları başta olmak üzere pek çok konuda kalem oynatmış ancak en çok Ravzatü’ş-Şühedâ isimli eseriyle meşhur olmuştur. Ehl-i&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Emir Sultan’ın Bursa’da vefat ettiği günlerde İran’ın Sebzevâr şehrinde doğan Hüseyin Vâiz Kâşifî’nin (ö. 1504) gençlik yıllarında gıyâben âşık olduğu şahıs Sadeddin Kaşgarî’dir. Nakşibendiye’nin mühim simalarından biri olan bu zatla yüz yüze görüşmek mümkün olmadıysa da onun yakın dostlarından <em>Nefehâtü’l-Üns</em>’ün yazarı Molla Cami’nin (ö. 1492) bereketli Herat sohbetlerinden nasibini almıştır.</p>
<p>Hüseyin Baykara, Ali Şir Nevâî gibi 15. yüzyılın yıldız şahsiyetlerinden istifade eden Kâşifî’nin, büyük kitleleri derinden etkileyen vaizliğinden sonra en meşhur yönü Farsça olarak kaleme aldığı eserlerdir. Tefsir, hadis, tasavvuf ve edebiyat dalları başta olmak üzere pek çok konuda kalem oynatmış ancak en çok <em>Ravzatü’ş-Şühedâ</em> isimli eseriyle meşhur olmuştur.</p>
<p>Ehl-i Beyt, Hz. Hüseyin (ra) ve Kerbelâ’yı nazım ve nesir olarak on bölüm halinde ele alan bu eser konu ile ilgilenenleri derinden etkilemiştir. Bunun en büyük delili, kültür ve edebiyat tarihimizin zirve şahsiyetlerinden Fuzûlî’nin konu ile ilgili olarak kaleme aldığı <em>Hadikatü’s-Süedâ</em> adlı eserinin büyük oranda bu kitabın etkisinde kalmış olmasıdır. Hatta bazı araştırmacılara göre <em>Hadika, Ravza</em>’nın tercümesidir. Eseri Prof. Dr. Şeyma Güngör neşretti.</p>
<p>İslâm dünyasının en hassas konularından olan Ehl-i Beyt ve Kerbelâ meselesini gönül diliyle anlatan Hüseyin Vâiz Kâşifî, Sebzevar’da Sünnîlik, Herat’ta Şiîlikle itham edilmiş ve sıkıntı çekmiştir. Fikir ve yorum farkını “rahmet”e dönüştürememenin getirdiği bu taassub, bütün büyüklerin karşılaştığı bir engeldir, onların diliyle bir imtihandır. Kâşifî’nin oğlu Fahreddin Ali Sâfî de (ö. 1533) Nakşibendî meşâyıhını genişçe tanıtan <em>Reşehât</em> <em>Aynü’l-Hayat</em> isimli tasavvuf klasiğimizin yazarıdır. Bu eser de Buhara-Bursa-Bosna güzergâhının en yaygın ve bereketli eserlerinden biridir. Eseri Mustafa Özsaray yayımladı.</p>
<p><em>Ravzatü’ş-Şühedâ’yı</em> bazı tasarruflarla Türkçeye aktaran ikinci şahıs ise 1541 yılında Emirsultan Vakıfları mütevellisi/yöneticisi olan Âşık Çelebi’dir (ö. Üsküp 1572).</p>
<p>İşte bu güzel eserin on bölümünün başlıkları:</p>
<p>1) Bazı peygamberlerin uğradıkları belâlar</p>
<p>2) Kureyş’in Hz. Peygamber’e ettiği cefalar ve Hz. Hamza ile Ca’fer-i Tayyar’ın şehadeti</p>
<p>3) Hz. Peygamber’in vefatı</p>
<p>4) Doğumundan ölümüne kadar Hz. Fatma’nın ahvâli</p>
<p>5) Doğumundan şehadetine kadar Hz. Ali ile ilgili haberler</p>
<p>6) İmam Hasan’ın faziletleri ve doğumundan şehadetine kadarki kimi halleri</p>
<p>7) İmam Hüseyin’in menâkıbı, doğumu ve kardeşi Hasan’ın vefatından sonraki durumu</p>
<p>8) Müslim b. Âkıl’in şehit edilişi ve çocuklarından bir kısmının öldürülmesi</p>
<p>9) İmam Hüseyin’in Kerbelâ’ya varması, düşmanla savaşması, çocukları, akrabası ve diğer kimselerle birlikte şehit olması</p>
<p>10) Kerbelâ savaşından sonra Ehl-i Beyt’in başına gelenler ve savaşı başlatan muhaliflerin uğradığı cezalar</p>
<p>Hâtime: Hz. Hasan ve Hz. Hüseyin’in çocukları ve nesepleri hakkındadır.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2021">Derin Tarih Eylül Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
