﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hz. Âişe &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/hz-aise/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 01 Dec 2020 06:54:24 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Hz. Âişe &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hz. Peygamber’e Hakaret Eden Piyesi Yasaklatan Diplomatik Deha</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/hz-peygambere-hakaret-eden-piyesi-yasaklatan-diplomatik-deha/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Dec 2020 06:54:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Academie Française]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Âişe]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Merhum Ziyad Ebuzziya]]></category>
		<category><![CDATA[Vicemto Henri de Bornier]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6614</guid>

					<description><![CDATA[Merhum Ziyad Ebuzziya’nın yıllar önce yaptığı bir araştırmada verdiği bilgiye göre Osmanlı Hariciye Nezareti Evrakında TS-Tİ 68 rumuzlu ve 68 nolu dosyanın 12 numaralı fihrist defterinin 61. sayfasında şöyle yazmaktadır: “Peygamber Efendimizin nâm-ı kudsiyelerine karşı tertip olunan oyuna dair.” Dosyayı açınca bu oyunun Peygamber Efendimiz (sas) aleyhine tertiplenen, İslam düşmanlığı ve Haçlı kini ile sahneye konulan menfur oyunlardan biri olduğu kolayca anlaşılabilmekteydi. Bu piyesin muhtevasından, Hz. Peygamber Efendimize duyulan kinin hangi mertebede olduğu kolayca anlaşılıyordu: Piyes sadece Hz. Peygamber’in İslamı Hıristiyanlıktan aşırdığı iftirasını atmakla kalmıyor, onun kadınları aşağıladığını ileri sürerek Hz. Aişe’ye (ra) iftiralar atıyordu. Piyesin son sahnesinde kılıcı ile&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Merhum Ziyad Ebuzziya’nın yıllar önce yaptığı bir araştırmada verdiği bilgiye göre Osmanlı Hariciye Nezareti Evrakında TS-Tİ 68 rumuzlu ve 68 nolu dosyanın 12 numaralı fihrist defterinin 61. sayfasında şöyle yazmaktadır: “Peygamber Efendimizin nâm-ı kudsiyelerine karşı tertip olunan oyuna dair.” Dosyayı açınca bu oyunun Peygamber Efendimiz (sas) aleyhine tertiplenen, İslam düşmanlığı ve Haçlı kini ile sahneye konulan menfur oyunlardan biri olduğu kolayca anlaşılabilmekteydi.</p>
<p>Bu piyesin muhtevasından, Hz. Peygamber Efendimize duyulan kinin hangi mertebede olduğu kolayca anlaşılıyordu: Piyes sadece Hz. Peygamber’in İslamı Hıristiyanlıktan aşırdığı iftirasını atmakla kalmıyor, onun kadınları aşağıladığını ileri sürerek Hz. Aişe’ye (ra) iftiralar atıyordu. Piyesin son sahnesinde kılıcı ile her şeyi elde eden ve her şeye hâkim olan Hz. Muhammed’in, Hz. İsa’yı alt edemediğini fark ederek meydanı terk ettiği ve ölüm şerbetini içerken de en son “İsa” diye çığlık atarak son nefesini verdiği anlatılmaktadır.</p>
<p>Peygamber Efendimiz hakkında adice ifadelerle ve alçakça iftiralarla dolu bu oyunu Fransız yazar Vicomte Henri de Bornier (1825-1901) kaleme almıştı. Hiçbir tarihî hakikatle bağdaşmayan 1800 mısralık manzum bir oyundu. Bugün Fransız edebiyatı eleştirmenleri tarafından sıradan bir piyes yazarı olarak kabul edilen Bornier, 1845’te yazdığı ilk oyunu <em>Le Mariage de Luther</em> (Luther’in Düğünü) hassas bir dinî evlilik sorununu gündeme getirdiği, 1865’te yazdığı <em>Le Chemin de Saint Jacques</em> (Aziz James Yolu) adlı oyunu ise mağlup bir Fransa’yı ve aşağılanmış bir imparatoru tasvir ettiği için Theâtre- Français tarafından sahneye konulmamıştı.</p>
<p>Bibliotheque de I’Arsenal adlı kütüphanede memur olan Henri de Bornier, 1874’te Endülüs Müslümanlarına karşı mücadele eden Fransa Kralı Roland’ın kızının kahramanlıklarını anlattığı ve Sarah Bernhardt’ın başrolünü oynadığı <em>La fille de Roland </em>(Roland’ın Kızı) adlı manzum dramı ile 1875’te Fransız Akademisi büyük ödülünü kazanmış ve talihi bir anda değişmişti. Ardından <em>Dimitri</em>, <em>Atilla’nın Düğünü</em>, <em>Önce Fransa</em> gibi tarihî piyesler yazmış ve 1881’de kaleme aldığı <em>L’Apôtre </em>(Havari) adlı bir dramda St. Paul’un Yahudilikten Hıristiyanlığa geçişini anlatırken, onun cesur bir zorbadan (işkenceciden) coşkulu bir din adamına (havariliğe) dönüşmesini işlemiştir. Hıristiyanlık inancını müdafaa için yazdığı bu oyunun ardından 1883’te Academie Française üyeliği ile taltif edildi. 1887 yılı sonlarında yazdığı <em>Mahomet</em> adlı menfur piyesinde Hıristiyanlığın İslamiyet’ten üstün olduğu tezini işlemiş, 1889’da ise daha önce kütüphane memuru olarak va zife yaptığı Bibliotheque de l’Arsenal’in müdürlüğüne kadar yükselmişti.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralik-2020">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Müjde Ey Âişe! Allah Senin İffetli Olduğunu Bildirdi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/islam-tarihi/mujde-ey-aise-allah-senin-iffetli-oldugunu-bildirdi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Demircan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 31 Aug 2017 21:48:28 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslam Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Âişe]]></category>
		<category><![CDATA[ifk vakası]]></category>
		<category><![CDATA[Resulullah’ın zevceleri]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2687</guid>

					<description><![CDATA[Resulullah’ın zevcesi ve müminlerin annesi Hz. Âişe (ra), Peygamberimizin aile hayatını ve mahremiyetini hedef alan çirkin bir iftiraya maruz kalmıştı. Asıl hedef, İslam birliğini parçalamak olsa da şahsî anlamda oldukça yaralayıcı bir karalama propagandasıydı bu. Kur’an-ı Kerim’de “ifk [iftira]” olarak geçen bu hadise Hz. Peygamber’in hicrî 5, miladî 626-27’de çıktığı Benû Mustalık Gazvesi dönüşünde meydana geldi. Allah Resulü günlerce devam eden dedikodular sebebiyle çok üzülmüş, buna rağmen eşini itham etmemiştir. Kendisini son derece müteessir eden olayın seyrini Hz. Âişe’den dinleyelim: Resulullah (sas) Mustalıkoğulları Gazvesi’ne çıktığında ben de yanındaydım. Onunla birlikte yolculuğa çıktım. Peygamber hanımlarının açıkta yolculuk etmesi uygun olmadığından ben&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Resulullah’ın zevcesi ve müminlerin annesi Hz. Âişe (ra), Peygamberimizin aile hayatını ve mahremiyetini hedef alan çirkin bir iftiraya maruz kalmıştı. Asıl hedef, İslam birliğini parçalamak olsa da şahsî anlamda oldukça yaralayıcı bir karalama propagandasıydı bu. Kur’an-ı Kerim’de “ifk [iftira]” olarak geçen bu hadise Hz. Peygamber’in hicrî 5, miladî 626-27’de çıktığı Benû Mustalık Gazvesi dönüşünde meydana geldi. Allah Resulü günlerce devam eden dedikodular sebebiyle çok üzülmüş, buna rağmen eşini itham etmemiştir. Kendisini son derece müteessir eden olayın seyrini Hz. Âişe’den dinleyelim: Resulullah (sas) Mustalıkoğulları Gazvesi’ne çıktığında ben de yanındaydım. Onunla birlikte yolculuğa çıktım. Peygamber hanımlarının açıkta yolculuk etmesi uygun olmadığından ben “mahfe”min (kadınların yolculuk etmesi için devenin üstüne yerleştirilen, etrafı örtülerle kapatılmış küçük dolap) içinde deveye bindiriliyor, gideceğimiz yere varınca indiriliyordum. Resulullah gazasını bitirip geri döndüğü ve Medine’ye yaklaştığımız zaman gece yürümemizi istedi.</p>
<p>Yürüyüşü bildirdikleri vakit kalkıp ihtiyacım için biraz uzaklaştım. Hacetimi gördükten sonra konak yerine yöneldim. Bu sırada gerdanlığımı düşürdüğümü fark ettim. Hemen geri dönerek gerdanlığımı aradım. Onu ararken biraz zaman geçti. Bu arada diğerleri mahfenin içinde olduğumu zannedip onu deveye yükleyerek yola koyulmuşlardı. O zaman kadınlar hafifti. Henüz şişmanlamamışlardı çünkü az yemek yiyorlardı. Bundan dolayı mahfe deveye yüklenirken içinde olmadığımı fark edememişlerdi.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-eylul2017">Derin Tarih Eylül Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
