﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Hz.Peygamber &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/hz-peygamber/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 27 Feb 2019 08:38:04 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Hz.Peygamber &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Resulullah’ın (Sas) Görme Engelli Vekili İbn Ümmü Mektûm</title>
		<link>https://www.derintarih.com/islam-tarihi/resulullahin-sas-gorme-engelli-vekili-ibn-ummu-mektum/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Demircan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 28 Feb 2019 21:38:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslam Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[engelli vekiller]]></category>
		<category><![CDATA[Hz.Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Ümmü Mektûm]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4284</guid>

					<description><![CDATA[Hz. Peygamber (sas) Kureyş’in ileri gelenlerinden bazı kişilerle konuşuyor, onları İslama davet ediyordu. Bu sırada ilk zamanlarda Müslüman olanlardan âmâ sahâbî Abdullah b. Ümmü Mektûm gelip bir şeyler sormaya başladı. Allah Elçisi müşriklerin ileri gelenleriyle görüşmesinin kesilmesini istemiyordu. Onların Müslüman olmalarını ümit ederek konuşmasını sürdürdü. Bunun üzerine Yüce Allah elçisine şu âyetleri indirdi: “Kendisine o âmâ geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü. Ey Muhammed! Ne bilirsin, belki de o arınacak yahut nasihat alacak da bu nasihat kendisine fayda verecek. Kendini muhtaç hissetmeyene gelince; sen, ona yöneliyorsun. (İstemiyorsa) onun arınmamasından sana ne! Allah’a karşı derin bir saygıyla korku içinde&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[
<p>Hz. Peygamber (sas) Kureyş’in ileri gelenlerinden bazı kişilerle konuşuyor, onları İslama davet ediyordu. Bu sırada ilk zamanlarda Müslüman olanlardan âmâ sahâbî Abdullah b. Ümmü Mektûm gelip bir şeyler sormaya başladı. Allah Elçisi müşriklerin ileri gelenleriyle görüşmesinin kesilmesini istemiyordu. Onların Müslüman olmalarını ümit ederek konuşmasını sürdürdü. Bunun üzerine Yüce Allah elçisine şu âyetleri indirdi: “Kendisine o âmâ geldi diye Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü. Ey Muhammed! Ne bilirsin, belki de o arınacak yahut nasihat alacak da bu nasihat kendisine fayda verecek. Kendini muhtaç hissetmeyene gelince; sen, ona yöneliyorsun. (İstemiyorsa) onun arınmamasından sana ne! Allah’a karşı derin bir saygıyla korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp ona aldırmıyorsun. Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur’an) bir nasihattir. Dileyen ondan nasihat alır” (Abese 80/1-12). Bu âyetler nazil olunca Resulullah onu çağırıp ikramda bulunarak gönlünü aldı. Sonraları zaman zaman İbn Ümmü Mektûm’a, “Ey Rabbimin kendisi sebebiyle beni uyarıp azarladığı kişi! Bir ihtiyacın var mı?” diyerek latife yapar, halini hatırını sorardı.</p>



<p><strong>Devamı&nbsp;<a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mart-2019">Derin Tarih Mart Sayısında…</a>&nbsp;﻿</strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Muhalefetten İktidara Şia’nın Yükselişi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/islam-tarihi/muhalefetten-iktidara-sianin-yukselisi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Demircan]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Oct 2016 22:40:52 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslam Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Ehl-i Beyt]]></category>
		<category><![CDATA[Hz.Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Şia]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=1630</guid>

					<description><![CDATA[İslam tarihi tartışmalarının en çok müracaat edilen kavramlarından biridir Şia. Köken olarak “taraftar, yardımcı, destekleyici; bir işi gerçekleştirmek için bir kimse etrafında toplanan grup” anlamlarını taşır. Şemsiye bir kavram olup her ne kadar Hz. Ali’nin (ra) hilafet hakkını savunma tezi etrafında başlamışsa da, esasen mevcut iktidara muhalif birçok grubu zamanla içine almıştır. Bu kapsayıcılıktaki en önemli etken, Şia kavramının birçok Müslümanın desteğini alabilecek olan “Ehl-i Beyt”i barındırmasıdır. Nitekim hem Emeviler, hem de Abbasiler döneminde idareye muhalif birçok zümre Ehl-i Beyt mefhumuna sığınmış ya da Şiîlerin desteğini sağlamak amacıyla bu mefhumu kullanmıştır. Şia, Hz. Peygamber’in (sas) bazı sözlerine atıfta bulunarak imametin,&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İslam tarihi tartışmalarının en çok müracaat edilen kavramlarından biridir Şia. Köken olarak “taraftar, yardımcı, destekleyici; bir işi gerçekleştirmek için bir kimse etrafında toplanan grup” anlamlarını taşır. Şemsiye bir kavram olup her ne kadar Hz. Ali’nin (ra) hilafet hakkını savunma tezi etrafında başlamışsa da, esasen mevcut iktidara muhalif birçok grubu zamanla içine almıştır. Bu kapsayıcılıktaki en önemli etken, Şia kavramının birçok Müslümanın desteğini alabilecek olan “Ehl-i Beyt”i barındırmasıdır. Nitekim hem Emeviler, hem de Abbasiler döneminde idareye muhalif birçok zümre Ehl-i Beyt mefhumuna sığınmış ya da Şiîlerin desteğini sağlamak amacıyla bu mefhumu kullanmıştır.</p>
<p>Şia, Hz. Peygamber’in (sas) bazı sözlerine atıfta bulunarak imametin, yani hilafet makamının Hz. Ali’nin hakkı olduğunu temellendirmeye çalışır. Zikredilen delillerin güvenilirliği hususunda Şia ile Ehl-i Sünnet arasında görüş ayrılığı vardır. Şiîlerin delillerinden biri, Veda Haccı dönüşü meydana geldiği rivayet edilen ve olayın geçtiği yerin isminden gelen Gadir-i Hum hadisidir. Buna göre Hz. Peygamber, vefatından yaklaşık 2,5 ay önce Hz. Ali’nin imametini açıkça ilan etmiş ve orada bulunan bütün Müslümanlardan biat almıştı. Şiîlere göre bu olaya rağmen Hz. Peygamber’in vefatından hemen sonra, daha cenazesi defnedilmeden Hz. Ali’nin hakkı gasp edilmiştir.</p>
<p>Bu şüpheli hadis konusunda uzun uzadıya açıklama yapma imkânımız yok. Ancak iddia edildiği gibi vahyin emrine ve Hz. Peygamber’in açık mesajına rağmen neredeyse bütün Müslümanların Hz. Ebubekir’in (ra) halifeliği üzerine ittifak etmeleri izah edilebilecek bir durum değildir.</p>
<p>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derintarih-kasim2016" target="_blank">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
