﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>II. Mahmud &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/ii-mahmud/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 02 Nov 2022 07:32:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>II. Mahmud &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tanzimat-I Hayriye Sultan Iı. Mahmud’un Mirasıydı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/oteki-tarih/tanzimat-i-hayriye-sultan-ii-mahmudun-mirasiydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Muhammed Mahmut Bakır]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Nov 2022 07:32:10 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öteki Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[II. Mahmud]]></category>
		<category><![CDATA[Reşid Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat-ı Hayriye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8696</guid>

					<description><![CDATA[Gülhane Hattı’nı Reşid Paşa’nın kaleme aldığına dair literatürdeki romantik iddiaların aksine, söz konusu tarihî vesika Osmanlı siyasî aklının müşterek bir ürünüdür. Bu vesika 18. asırdan beri devletin yaşadığı problem ve aksaklıklara getirilmek istenen çözümlerin tabii bir neticesiydi ve II. Mahmud zamanında kemale erdirilmişti. Dolayısıyla II. Mahmud’un mirası Tanzimat-ı Hayriye oğlu ve bendeleri tarafından sahiplenildi. Ancak bu miras (Tanzimat) devrin bürokratları, tarihyazımı ve modern araştırmalar eliyle II. Mahmud’dan âzâdeleştirildi. &#160; Devamı Derin Tarih Kasım Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gülhane Hattı’nı Reşid Paşa’nın kaleme aldığına dair literatürdeki romantik iddiaların aksine, söz konusu tarihî vesika Osmanlı siyasî aklının müşterek bir ürünüdür. Bu vesika 18. asırdan beri devletin yaşadığı problem ve aksaklıklara getirilmek istenen çözümlerin tabii bir neticesiydi ve II. Mahmud zamanında kemale erdirilmişti. Dolayısıyla II. Mahmud’un mirası Tanzimat-ı Hayriye oğlu ve bendeleri tarafından sahiplenildi. Ancak bu miras (Tanzimat) devrin bürokratları, tarihyazımı ve modern araştırmalar eliyle II. Mahmud’dan âzâdeleştirildi.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasim-2022">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sultanın Fotoğrafçılarının Kadrajından Ameliyat Manzaraları</title>
		<link>https://www.derintarih.com/maziye-bir-nazar/sultanin-fotografcilarinin-kadrajindan-ameliyat-manzaralari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Günaydın]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 12 Oct 2022 08:30:57 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Maziye Bir Nazar]]></category>
		<category><![CDATA[ameliyat]]></category>
		<category><![CDATA[II. Abdülhamid Han]]></category>
		<category><![CDATA[II. Mahmud]]></category>
		<category><![CDATA[III. Selim]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Arşivi]]></category>
		<category><![CDATA[sağlık]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8567</guid>

					<description><![CDATA[III. Selim’in başlattığı sağlık alanındaki yenileşme hareketi II. Mahmud ve Abdülmecid dönemlerinde de devam etmişti. Sultan II. Abdülhamid dönemine gelindiğinde ise devletin en fazla yatırım yaptığı sektörlerden biri sağlık oldu. Tahttan indirilene kadar sağlık hizmetlerine yatırım yapmaya devam eden sultan, aynı zamanda birçok yeniliğin de öncüsüydü. Sultanın fotoğrafçılarının çektiği hastane ve hasta fotoğrafları dönemin enteresan ameliyat vakalarına ışık tutuyor. &#160; Devamı Derin Tarih Ekim Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>III. Selim’in başlattığı sağlık alanındaki yenileşme hareketi II. Mahmud ve Abdülmecid dönemlerinde de devam etmişti. Sultan II. Abdülhamid dönemine gelindiğinde ise devletin en fazla yatırım yaptığı sektörlerden biri sağlık oldu. Tahttan indirilene kadar sağlık hizmetlerine yatırım yapmaya devam eden sultan, aynı zamanda birçok yeniliğin de öncüsüydü. Sultanın fotoğrafçılarının çektiği hastane ve hasta fotoğrafları dönemin enteresan ameliyat vakalarına ışık tutuyor.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ekim-2022">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Cesedi Çukura Atilan Alemdar Mustafa Paşa’ya İade-İ İtibar</title>
		<link>https://www.derintarih.com/sifir-noktasi/cesedi-cukura-atilan-alemdar-mustafa-pasaya-iade-i-itibar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Oktay Türkoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 07 Sep 2022 10:34:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sıfır Noktası]]></category>
		<category><![CDATA[II. Mahmud]]></category>
		<category><![CDATA[Mustafa Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Nizam-ı Cedid]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan III. Selim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8500</guid>

					<description><![CDATA[Nizâm-ı Cedîd birliklerinin kurulması başta olmak üzere orduda yapılan ıslahatlar yeniçeriyi kızdırmış, bunun sonucunda Sultan III. Selim tahttan indirilerek, halefinin emriyle katledilmişti. Askerleriyle İstanbul’a gelen Alemdar Mustafa Paşa, tahta II. Mahmud’un çıkmasını sağladı. Sadrazamlık makamına yerleşen Mustafa Paşa da yeniçerilerin hışmına uğrayacaktı. Adamlarıyla birlikte öldürülerek cesedi bir çukura atıldı ve ancak 20 yıl sonra bir mezarı olabildi&#8230; &#160; Devamı Derin Tarih Eylül Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Nizâm-ı Cedîd birliklerinin kurulması başta olmak üzere orduda yapılan ıslahatlar yeniçeriyi kızdırmış, bunun sonucunda Sultan III. Selim tahttan indirilerek, halefinin emriyle katledilmişti. Askerleriyle İstanbul’a gelen Alemdar Mustafa Paşa, tahta II. Mahmud’un çıkmasını sağladı. Sadrazamlık makamına yerleşen Mustafa Paşa da yeniçerilerin hışmına uğrayacaktı. Adamlarıyla birlikte öldürülerek cesedi bir çukura atıldı ve ancak 20 yıl sonra bir mezarı olabildi&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2022">Derin Tarih Eylül Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mısır’daki Mahmûdiye Kanalı’nın Mahzun Kitabesi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/misirdaki-mahmudiye-kanalinin-mahzun-kitabesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Oktay Türkoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 01 May 2022 04:09:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[II. Mahmud]]></category>
		<category><![CDATA[İskenderiye]]></category>
		<category><![CDATA[Mahmudiyye]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Piri Reis]]></category>
		<category><![CDATA[Yavuz Sultan Selim]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8027</guid>

					<description><![CDATA[Mısır’ın en önemli ticaret ve sanayi merkezlerinden olan İskenderiye, Osmanlı Devleti’ne Yavuz Sultan Selim’in 1517’deki Mısır seferinden sonra geçmiştir. Piri Reis’in Kitab-ı Bahriyye’sindeki ifadeyle, “Arap memleketlerinin denize açılan kilidi” olan bu şehir, Osmanlı için daima önemli bir konumda olmuştur. Yüzyıllarca Osmanlı’ya tabi olarak varlığını sürdüren İskenderiye’nin 1798-1807 yıllarında işgalle maruz kalması şehre büyük bir darbe indirse de Mısır valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa ile Sultan II. Mahmud’un yaptığı yatırımlardan sonra toparlanmaya yoluna girmiştir. Bu yatırımların en önemlilerinden biri, Eşrefiye, bilinen diğer adıyla Mahmûdiye Kanalı’nın inşasıdır. Nil nehrinden İskenderiye’ye su taşıma gibi önemli bir fonksiyonu üstlenen bu kanal, hem içme suyu&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><em>M</em>ısır’ın en önemli ticaret ve sanayi merkezlerinden olan İskenderiye, Osmanlı Devleti’ne Yavuz Sultan Selim’in 1517’deki Mısır seferinden sonra geçmiştir. Piri Reis’in <em>Kitab-ı Bahriyye</em>’sindeki ifadeyle, “Arap memleketlerinin denize açılan kilidi” olan bu şehir, Osmanlı için daima önemli bir konumda olmuştur. Yüzyıllarca Osmanlı’ya tabi olarak varlığını sürdüren İskenderiye’nin 1798-1807 yıllarında işgalle maruz kalması şehre büyük bir darbe indirse de Mısır valisi Kavalalı Mehmed Ali Paşa ile Sultan II. Mahmud’un yaptığı yatırımlardan sonra toparlanmaya yoluna girmiştir.</p>
<p>Bu yatırımların en önemlilerinden biri, Eşrefiye, bilinen diğer adıyla Mahmûdiye Kanalı’nın inşasıdır. Nil nehrinden İskenderiye’ye su taşıma gibi önemli bir fonksiyonu üstlenen bu kanal, hem içme suyu temini hem de tarım için sulama kaynağı olması bakımından hayatiyete sahipti. Esasında Roma devrinden beri var olan bu su yolu çeşitli zamanlarda tıkandığı için tamire ihtiyaç duymuştu. Bu tamirlerin en esaslılarından biri de Sultan II. Mahmud tarafından 1818-19 yılında yaptırılmıştır. Kanal, Sultan II. Mahmud’un vezirlerinden Ali Paşa’nın vekâletiyle inşa edildi. Nitekim manzum kitâbenin ilk mısraında onun ismi geçmektedir.</p>
<p>Kanalın başlangıç noktası, bugün el-Mahmudiyye olarak adlandırılan Nil nehrinin kıyısındaki mevkidir. Buradan başlayıp kilometreler boyunca devam ederek İskenderiye’nin içinde son bulan kanal, bugün de Mahmûdiye olarak kayıtlarda yer almaktadır. Kanalın şehirle buluştuğu noktada ise bir zamanlar bu abidevi tesisi taçlandıran muhteşem bir kitâbe taşı yer alıyordu. En az bu kanal kadar önemli olan bu sanat eseri kitâbeye yakından bakalım.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2022">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Gezi Amacıyla Saraydan Uzaklaşan İlk Padişah</title>
		<link>https://www.derintarih.com/osmanli-tarihi/gezi-amaciyla-saraydan-uzaklasan-ilk-padisah/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mahmut Yörük]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2021 05:40:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Osmanlı Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Atmeydanı]]></category>
		<category><![CDATA[Balkan]]></category>
		<category><![CDATA[coğrafya]]></category>
		<category><![CDATA[II. Mahmud]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Devleti]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6727</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı Devleti’nde padişahlar Atmeydanı’nda düzenlenen düğün ve sünnet merasimleri ile çeşitli sebeplerle yapılan kutlamaların dışında ancak Cuma selamlığında ve tebdil-i kıyafet düzenlenen geziler sırasında halkla birebir muhatap olurlardı. Taşradaki halkın padişahla irtibat kurması ise ancak yazışmalarla mümkün olmuştur. Padişahlar saraydan sadece sefer ve av amacı ile çıkarlardı. 600 yıllık Osmanlı tarihinde saraydan sadece seyahat etmek ve tebaasını görmek amacıyla çıkan ilk padişah II. Mahmud olmuştur. 1830-39 yılları arasında beş defa memleket gezisine çıkmış, bu durum sonraki padişahlara da örnek olmuştur: oğlu Abdülaziz ilk defa Avrupa seyahati yapan padişahtır. Peki, Sultan II. Mahmud kendisine kadarki 5 asırlık devlet teamülünde mevcut olmayan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı Devleti’nde padişahlar Atmeydanı’nda düzenlenen düğün ve sünnet merasimleri ile çeşitli sebeplerle yapılan kutlamaların dışında ancak Cuma selamlığında ve tebdil-i kıyafet düzenlenen geziler sırasında halkla birebir muhatap olurlardı. Taşradaki halkın padişahla irtibat kurması ise ancak yazışmalarla mümkün olmuştur.</p>
<p>Padişahlar saraydan sadece sefer ve av amacı ile çıkarlardı. 600 yıllık Osmanlı tarihinde saraydan sadece seyahat etmek ve tebaasını görmek amacıyla çıkan ilk padişah II. Mahmud olmuştur. 1830-39 yılları arasında beş defa memleket gezisine çıkmış, bu durum sonraki padişahlara da örnek olmuştur: oğlu Abdülaziz ilk defa Avrupa seyahati yapan padişahtır. Peki, Sultan II. Mahmud kendisine kadarki 5 asırlık devlet teamülünde mevcut olmayan böyle radikal bir kararı nasıl vermiştir?</p>
<p>Bu seyahatleri Habermas’ın “kamusal alan” görüşü çerçevesinde değerlendirmek mümkün. II. Mahmud bu geziler sırasında tebaasını kuşatan bir kamusal alan oluşturmaya çalışarak mevcut ayrılıkçı fikirlere ve sosyo-ekonomik krizlere karşı toplumsal bir birliktelik inşa etmeyi amaçlamıştır.</p>
<p>Seyahatlerinin Balkan coğrafyasına yoğunlaştırması da bu açıdan oldukça manidardır. Geziler sırasında memleketin durumunu bizzat gözlemleme imkanı bulmuş, din ayırt etmeksizin bütün tebaasının arzu ve şikayetlerini dinlemiş, muhtaçlara yardım etmiş, bölgede görev yapan devlet adamlarını denetlemiştir. Ayrıca bu gezilerle, gerçekleştirilen reform hareketlerinin halk üzerindeki tesirini saptamak istemiş, imar faaliyetleri ve tersane inşaatlarını incelemiş, önemli şahsiyetlerinin kabirlerini ziyaret etmiştir. Gezi programları ile padişahın gücünün ve Devlet-i Aliyye’nin ihtişamının gösterilmek istendiğini de söyleyebiliriz. Padişahla birlikte iki geziye katılan vakanüvis Sahhaflar Şeyhizâde Mehmed Esad Efendi’nin eserlerinden gelişmeleri günbegün takip etmek mümkündür.</p>
<p>Sultan II. Mahmud seyahatlerinden ilkini 9-30 Aralık 1830 tarihinde Büyükçekmece’ye gerçekleştirdi. Oradan Tekirdağ’a geçen padişah burada bir gece konakladı. Halkın sorunlarını dinledi, vakit bulunca avlandı. 33 gün süren ikinci seyahatini 3 Haziran 1831’de Çanakkale ve Edirne’ye yaptı. Çanakkale’nin Gelibolu vilayetinde Yazıcıoğlu Mehmed, Ahmed Bican’ın ve Balkan Fatihi Süleyman Paşa’nın kabirlerini ziyaret ederek Kur’an-ı Kerim okutturdu. Fakir fukaraya ve gayrimüslim tebaaya ihsanda bulunarak gönüllerini kazanmaya çalıştı. Ayrıca Gelibolu Mevlevihanesine misafir olarak ibadete iştirak etmiştir. Daha sonra bölgedeki tutukluların ve sürgünle cezalandırılan kişilerin suçlarını bağışladı.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2021">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Osmanlı’da Karantina Meclisi Nasıl Kuruldu?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/osmanlida-karantina-meclisi-nasil-kuruldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Muhammed Mahmut Bakır]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2020 07:14:15 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[askerî]]></category>
		<category><![CDATA[hayatî]]></category>
		<category><![CDATA[ibâda]]></category>
		<category><![CDATA[II. Mahmud]]></category>
		<category><![CDATA[iktisadî]]></category>
		<category><![CDATA[yekunu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5832</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı tarihinin son iki yüz yılında en mühim sorunlardan biri şüphesiz nüfus azlığıydı. Avrupa ile mukayese edildiğinde sahip olduğu topraklara nazaran az insan yekûnuna sahip olan Osmanlı için bu nüfusu tam olarak belirlemek ve korumak hayatî bir meseleydi. Nüfus tam tespit edilemezse en önemli gelir kapısı olan vergilerin belirlenmesi ve tahsilinde problemler zuhur edecekti. Diğer taraftan nüfusu korumak gerekiyordu; çünkü zaten az olan insan yekûnunun daha da azalması ziraat, ticaret, vergi, asker celbi ve savaş gibi hususlarda devletin aleyhine olacaktı. En nihayetinde “insansız” bir devlet olmayacağı için bu mesele başat bir konumdaydı. II. Mahmud’un saltanatının son zamanlarında yukarıda zikredilen sebeplerden&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="Standard"><span lang="EN-US">Osmanlı tarihinin son iki yüz yılında en mühim sorunlardan biri şüphesiz nüfus azlığıydı. Avrupa ile mukayese edildiğinde sahip olduğu topraklara nazaran az insan yekûnuna sahip olan Osmanlı için bu nüfusu tam olarak belirlemek ve korumak hayatî bir meseleydi. Nüfus tam tespit edilemezse en önemli gelir kapısı olan vergilerin belirlenmesi ve tahsilinde problemler zuhur edecekti. Diğer taraftan nüfusu korumak gerekiyordu; çünkü zaten az olan insan yekûnunun daha da azalması ziraat, ticaret, vergi, asker celbi ve savaş gibi hususlarda devletin aleyhine olacaktı. En nihayetinde “insansız” bir devlet olmayacağı için bu mesele başat bir konumdaydı.</span></p>
<p class="Standard"><span lang="EN-US">II. Mahmud’un saltanatının son zamanlarında yukarıda zikredilen sebeplerden dolayı daha evvel yapılan nüfus sayımına ilâveten, iktisadî ve askerî düzenlemelerle birlikte bir de Karantina Meclisi kurulmuştu. Bu meclis uygulanacak olan Karantina usûlünü enine boyuna tartışarak teferruatıyla belirleyecek ve ona göre harekete geçilecekti. Bu meyanda karantina bahsine dair yapılan izahlar gayet dikkat çekicidir: Memleket ve beldelerin mamur olması nüfusun kesretine bağlıdır, bu da insaniyetin bir gereğidir (Ümran-ı memalik ve bilâd kesret-i nüfus-ı ibâda mevkuf ve bu dahi levazım-ı insaniyetten olduğu veçhile). İnsanların mizaç ve sıhhatleri korunmalı ve bu sayede tabiatları salim bir şekilde tabiî olan ömürlerinin sonuna dek yaşamaları sağlanmalıdır. Âlem ancak böyle mamur olur. Bu hususa Avrupa’da kemaliyle dikkat ve ihtimam gösterilmesinden dolayı “usul-i hikemiye”den olan karantina maddesine itibar olunmuştur. İnsan vücuduna öldürücü bir zehir (semm-i katil) olan bu illetin/hastalığın, söz konusu tedbirler sayesinde Avrupalıların semtlerinde görülmemesi de ehemmiyetine bir başka misaldir. Hemen şunun belirtmeliyiz ki vesikalarda “illet” olarak geçen hastalık/salgın o dönemde zuhur etmiş olan koleradır. Karantina düzenlemesi bundan dolayı yapılmıştır.</span></p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-nisan-2020">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Tanzimat Bir Bürokrat Şaheseri Değildir</title>
		<link>https://www.derintarih.com/osmanli-tarihi/tanzimat-bir-burokrat-saheseri-degildir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Muhammed Mahmut Bakır]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 31 Dec 2018 21:25:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Osmanlı Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Gülhane Hatt-ı Hümayunu]]></category>
		<category><![CDATA[II. Mahmud]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan Abdülmecid]]></category>
		<category><![CDATA[Yeniçeri Ocağı’nı lağvetmesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4095</guid>

					<description><![CDATA[Gülhane Hatt-ı Hümayunu1, 18. asırdan itibaren devletin bünyesini ve işlerliğini değiştirmeye matuf bir tanzim pratiğinin neticesi olması hasebiyle ehemmiyetlidir. Özellikle Sultan II. Mahmud’un Yeniçeri Ocağı’nı lağvetmesiyle birlikte devlet hikmet-i hükümet2 icabı bünyesinde topyekûn bir değişikliğe başlamış ve peşi sıra ufak veyahut büyük değişiklik yapılmıştır. İşbu sebeple bu devir ve devamı “Tanzimat Devri” olarak tarihe mâl olmuştur. Sultanın şahsında devletin idarî, askerî, iktisadî, hukukî ve içtimaî sahada giriştiği tanzim faaliyeti “Tanzimat-ı Hayriye” olarak isimlendirilmiştir. Sultan Mahmud’un saltanatının son zamanlarında girişilen geniş çaplı faaliyet eksik ve gerekli tarafları ikmal edilerek bürokratlar ve ulema tarafından tetkik ve müşavere edilmiş; onun vefatını müteakip Sultan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Gülhane Hatt-ı Hümayunu1, 18. asırdan itibaren devletin bünyesini ve işlerliğini değiştirmeye matuf bir tanzim pratiğinin neticesi olması hasebiyle ehemmiyetlidir. Özellikle Sultan II. Mahmud’un Yeniçeri Ocağı’nı lağvetmesiyle birlikte devlet hikmet-i hükümet2 icabı bünyesinde topyekûn bir değişikliğe başlamış ve peşi sıra ufak veyahut büyük değişiklik yapılmıştır. İşbu sebeple bu devir ve devamı “Tanzimat Devri” olarak tarihe mâl olmuştur. Sultanın şahsında devletin idarî, askerî, iktisadî, hukukî ve içtimaî sahada giriştiği tanzim faaliyeti “Tanzimat-ı Hayriye” olarak isimlendirilmiştir. Sultan Mahmud’un saltanatının son zamanlarında girişilen geniş çaplı faaliyet eksik ve gerekli tarafları ikmal edilerek bürokratlar ve ulema tarafından tetkik ve müşavere edilmiş; onun vefatını müteakip Sultan Abdülmecid tarafından ilân olunmuştur.</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ocak-2019">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
