﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>III. Ahmed &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/iii-ahmed/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 31 Aug 2021 12:09:10 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>III. Ahmed &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Zevâli Kemâle Çeviren Mahir Eller: Köprülüler</title>
		<link>https://www.derintarih.com/ajanda/zevali-kemale-ceviren-mahir-eller-koprululer/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Canan Aytaş]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Sep 2021 03:00:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Ajanda]]></category>
		<category><![CDATA[Habsburglar]]></category>
		<category><![CDATA[İbn Haldun]]></category>
		<category><![CDATA[III. Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[Köprülü Mehmed Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Safeviler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7296</guid>

					<description><![CDATA[Osmanlı Devleti’nin en geniş sınırlarına ulaştığı 17. asır, aynı zamanda İbn Haldun’un siyaset teorisine göre, zevâlin başladığı asırdır da. 16. asırdaki ihtişamın ardından bu dönemde artık siyasî, askerî, ekonomik, sosyal anlamda problemler baş gösterir. Bunlara paralel olarak padişahların çocuk yaşta tahta çıkması, valide sultan ve kızlar ağasının idarede söz sahibi olmalarına zemin hazırladığından merkezî otorite gün geçtikçe zayıflar. Batıda bu fırsatı değerlendirmek isteyen Habsburglar ve doğuda Safevîlerle yapılan uzun savaşlar ekonomik olarak devletin belini bükmüş, üst üste gelen yenilgiler de otoritesine zarar vermiştir. İstanbul’daki yeniçeri isyanları yetmezmiş gibi Anadolu’da patlak veren isyanlar işlerin iyice çığırından çıkmasına yol açar. İşte tam&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Osmanlı Devleti’nin en geniş sınırlarına ulaştığı 17. asır, aynı zamanda İbn Haldun’un siyaset teorisine göre, zevâlin başladığı asırdır da. 16. asırdaki ihtişamın ardından bu dönemde artık siyasî, askerî, ekonomik, sosyal anlamda problemler baş gösterir. Bunlara paralel olarak padişahların çocuk yaşta tahta çıkması, valide sultan ve kızlar ağasının idarede söz sahibi olmalarına zemin hazırladığından merkezî otorite gün geçtikçe zayıflar. Batıda bu fırsatı değerlendirmek isteyen Habsburglar ve doğuda Safevîlerle yapılan uzun savaşlar ekonomik olarak devletin belini bükmüş, üst üste gelen yenilgiler de otoritesine zarar vermiştir. İstanbul’daki yeniçeri isyanları yetmezmiş gibi Anadolu’da patlak veren isyanlar işlerin iyice çığırından çıkmasına yol açar. İşte tam böyle bir tükenmişlik anında Osmanlı İmparatorluğu taze bir kanla, yeni bir nefesle kendine gelir. Bu dönemde sadrazamlık makamına geçen mahir eller, imparatorluğu uçurumun kenarından çekip alır. Tahmin ettiğiniz gibi Köprülülerden bahsediyoruz.</p>
<p>Devletin hem içeriden hem de dışarıdan büyük zorluk içine girdiği bu süreçte Osmanlı’da ilk defa şartlı olarak sadrazamlığa geçen Köprülü Mehmed Paşa ile yaklaşık 50 yıl sürecek Köprülüler devri başlar. IV. Mehmed’in küçüklüğünden başlayarak, II. Süleyman, II. Ahmed, II. Mustafa ve III. Ahmed dönemine kadar devam eden bu devirde, devlette yönetim karmaşası ortadan kalmış, iç ayaklanmalar bastırılmıştır. Ayrıca Venedik ve Avusturya devletlerine karşı büyük zaferler kazanılmış ve birçok sorun çözüme kavuşmuştur.</p>
<p>Günümüze kadar hane halkı kavramı ve aile üyelerinin hamilik ve bânîlik faaliyetleri çerçevesinde incelenen Köprülüler hakkında bilmediğimiz, duymadığımız veya keşfedilen yeni bilgilere erişmemiz mümkün mü dersiniz? İbn Haldun Üniversitesi bu sorunun cevabını bulabileceğimiz önemli bir etkinliğe ev sahipliği yapıyor: Osmanlı Tarihinde “Köprülü Dönemi” (1656 &#8211; 1710): Yeni Kaynaklar, Yeni Yaklaşımlar. “III. Süleymaniye Sempozyumu” kapsamında organize edilen sempozyumda yeni araştırmalar ve kaynaklar bağlamında konu masaya yatırılacak. Yurt dışından ve ülkemizden pek çok Osmanlı tarihçisinin ve uzmanın katkı vereceği sempozyumda, Köprülülerin gerek Osmanlı gerekse Avrupa tarihinde sergilemiş olduğu rolü aydınlanacak.</p>
<p>İbn Haldun Üniversitesi Süleymaniye Yerleşkesi’nde 24-26 Eylül 2021 tarihleri arasında gerçekleşecek sempozyumun konu başlıklarından bazıları şöyle: “Köprülüler Biyografisine Yeni Katkılar”, “Köprülüler Dönemi Osmanlı Askerî Tarihi ve Teşkilatı”, “Köprülüler Dönemi Osmanlı Dış Politikası ve Diplomasisi”, “Dönemi Osmanlı Himâye Ağları”, “Köprülü Kütüphanesi ve Fazıl Ahmed Paşa Koleksiyonu”.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2021">Derin Tarih Eylül Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Sarayın Hat Hocasının Mezar Taşı Kör Kazma Kurbanı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kesifler/sarayin-hat-hocasinin-mezar-tasi-kor-kazma-kurbani/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Oktay Türkoğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2021 06:16:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Keşifler]]></category>
		<category><![CDATA[Emir Efendi]]></category>
		<category><![CDATA[Hafız Osman]]></category>
		<category><![CDATA[III. Ahmed]]></category>
		<category><![CDATA[İlyas Bey Camii]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı İmparatorluğu]]></category>
		<category><![CDATA[sanat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6907</guid>

					<description><![CDATA[İstanbul Osmanlı İmparatorluğu’nun sadece siyasî başkenti değil, kültürel ve sanatsal faaliyetlerin de merkeziydi. Birçok hattat, müzehhib, ebru sanatçısı bu şehirde yüzyıllar boyunca usta-çırak ilişkisi içerisinde yetişmiş, yeteneklerinin serpildiği bu ortamda tarihe emanet ettikleri eserleriyle bizlere ilham ve iftihar kaynağı olmuştur. İşte bu kudretli sanatçılardan biri de 18. yüzyılda yaşamış Emir Efendi ya da meşhur ismiyle Yedikuleli Seyyid Abdullah Efendi’dir. Kendisi Osmanlı hat sanatı tarihinde ekol oluşturmuş Hafız Osman’ın en önemli talebelerinden biridir. Onlarca Kur’an, En’am, kıt’a, hilye-i şerife yazmış ve devrin padişahı III. Ahmed’in iltifatına mazhar olarak sarayda hat hocalığına getirilmiş yüksek bir sanatkârdır. Seyyid Abdullah ilk yazı derslerini İmrahor&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İstanbul Osmanlı İmparatorluğu’nun sadece siyasî başkenti değil, kültürel ve sanatsal faaliyetlerin de merkeziydi. Birçok hattat, müzehhib, ebru sanatçısı bu şehirde yüzyıllar boyunca usta-çırak ilişkisi içerisinde yetişmiş, yeteneklerinin serpildiği bu ortamda tarihe emanet ettikleri eserleriyle bizlere ilham ve iftihar kaynağı olmuştur.</p>
<p>İşte bu kudretli sanatçılardan biri de 18. yüzyılda yaşamış Emir Efendi ya da meşhur ismiyle Yedikuleli Seyyid Abdullah Efendi’dir. Kendisi Osmanlı hat sanatı tarihinde ekol oluşturmuş Hafız Osman’ın en önemli talebelerinden biridir. Onlarca Kur’an, En’am, kıt’a, hilye-i şerife yazmış ve devrin padişahı III. Ahmed’in iltifatına mazhar olarak sarayda hat hocalığına getirilmiş yüksek bir sanatkârdır.</p>
<p>Seyyid Abdullah ilk yazı derslerini İmrahor İlyas Bey Camii’nin imamı olan babası Hasan Haşimi Efendi’den almıştır. Babasının vefatından sonra aynı camide bu vazifeyi devralır. Genç yaşlarında hat sanatına iştiyak duyan Seyyid Abdullah, Hafız Osman’dan 1690 senesinde icazetini alır. Bundan sonra da bu sanatı ölümüne değin (10 Eylül 1731) bırakmayarak tarihe velut bir sanatkâr olarak geçer. Önemli vasıflarından biri, başta oğlu Seyyid Abdulhalim Efendi olmak üzere birçok talebe yetiştirmiş olmasıdır. Öyle ki hocası Hafız Osman’dan aldığı el ve Eğrikapılı Mehmed Rasim’e aktardığı feyizle beraber “Aklâm-ı Sitte” olarak adlandırılan bu ekol 20. yüzyılda Halim Özyazıcı’ya kadar uzanmıştır.</p>
<p>Sanatçılığı hakkında dilden dile anlatılan şu kıssa hakikaten dikkate şayandır:</p>
<p>Hafız Osman ile birlikte bir gün bir yerde istirahatteyken yanlarına biri gelir ve Hafız Osman’a, “Sultânım, telâmize-i kirâmınızdan bir seyyid efendiyi vasf buyurmuş idiniz. Ayâ onların rü’yeti ve hatlarının ziyâreti ile şeref-yâb olmak mümkin olmaz mı?” dedikten sonra Hafız Osman, yanındaki Seyyid Abdullah’ı göstererek, “Bu seyyid çelebi odur ve benden güzel yazar” diyerek onu taltif etmiştir. Ömründe kimseye bu denli bir iltifat etmemiş olan Hafız Osman’ın bu sözleri karşısında Abdullah Efendi, “Hicabımdan kalem-âsâ o ânda iki şakk olayazdım”, yani &#8220;Hicabımdan kalem gibi ikiye ayrıldım&#8221; demiştir.</p>
<p>Tevazu sahibi bu büyük sanatçı vefat ettiğinde Eyüp-Bahariye yolu üzerindeki Şah Sultan Camii karşısında defnedilmiştir. Bugün, zikredilen caminin tam karşısına tesadüf eden yerde müstakil bir türbe içerisinde hattatın yalnızca bir baş taşından ibaret kabri bulunmaktadır. Kabir taşında şunlar yazmaktadır:</p>
<p><em>Hüve’l-hayyü’l-baki</em></p>
<p><em>Şeyhü’l-hattatin</em></p>
<p><em>Yedikuleli </em></p>
<p><em>merhumun kabri</em></p>
<p><em>şerifidir </em></p>
<p><em>Sene 1144 </em></p>
<p><em>fi 8 Ra (biü’l-evvel).</em></p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-nisan-2021">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
