﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>İspanya &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/ispanya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Mon, 06 Jun 2022 08:24:56 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>İspanya &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Gümüşün Tarihî Serencamı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/gumusun-tarihi-serencami/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Derin Tarih]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 06 Jun 2022 08:24:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Çin]]></category>
		<category><![CDATA[Hindistan]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya]]></category>
		<category><![CDATA[Japonya]]></category>
		<category><![CDATA[Laurium]]></category>
		<category><![CDATA[Mısır]]></category>
		<category><![CDATA[ortadogu]]></category>
		<category><![CDATA[Yunanistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8177</guid>

					<description><![CDATA[Kâğıt paranın tedavüle girmesi ve kullanımının dünya genelinde yaygınlaşmasından önce gümüş, altınla birlikte, para piyasalarının vazgeçilmeziydi. Malumunuz, sadece madenî paraların geçerli olduğu bir ekonomik sistemden bahsediyoruz. İnsanlık tarihinde karşımıza çıkan ilk para örnekleri olan sikkeler, genellikle altın ve gümüşten yapılmış; buna bazen bronz veya bakır da eklenmiştir. Madenî para darbında en çok kullanılan madenlerden biri olması gümüşün insanlık tarihinde farklı bir yere oturmasını sağlamış; devletlerin ve imparatorlukların en önemli zenginlik kaynaklarından biri haline gelmiştir. İsterseniz, bu kıymetli madenin tarihine bir göz atalım. İnsanoğlunun antik çağlardan itibaren çıkartıp işlemeyi başardığı yedi madenden biridir gümüş.  Diğerleri altın, bakır, kalay, kurşun, demir ve&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kâğıt paranın tedavüle girmesi ve kullanımının dünya genelinde yaygınlaşmasından önce gümüş, altınla birlikte, para piyasalarının vazgeçilmeziydi. Malumunuz, sadece madenî paraların geçerli olduğu bir ekonomik sistemden bahsediyoruz. İnsanlık tarihinde karşımıza çıkan ilk para örnekleri olan sikkeler, genellikle altın ve gümüşten yapılmış; buna bazen bronz veya bakır da eklenmiştir. Madenî para darbında en çok kullanılan madenlerden biri olması gümüşün insanlık tarihinde farklı bir yere oturmasını sağlamış; devletlerin ve imparatorlukların en önemli zenginlik kaynaklarından biri haline gelmiştir. İsterseniz, bu kıymetli madenin tarihine bir göz atalım.</p>
<p>İnsanoğlunun antik çağlardan itibaren çıkartıp işlemeyi başardığı yedi madenden biridir gümüş.  Diğerleri altın, bakır, kalay, kurşun, demir ve civadır. Gümüş, bakır ve altın gibi tabiatta temel formda bulunur. Ancak bakırdan farklı olarak, daha çok süs eşyası veya para olarak kullanılmıştır. Bu sebeple tarihte takas yerine kullanılan ilk ilkel paranın gümüş olması muhtemeldir. Altınla kıyaslandığında dünyadaki gümüş kaynakları daha azdır. MÖ 15. yüzyıla kadar Mısır’da altından daha değerli olması da bu yüzdendir. Ancak kimya alanındaki gelişmeler sayesinde gümüş metalinin cevherden çıkarılabilmesiyle bu dengeler değişmiştir.</p>
<p>İnsanoğlunun gümüşü işlemeye başlaması tarihçilere göre 5 bin yıl öncesine uzanıyor. Anadolu ve Ege kıyılarında yapılan araştırmalarda, bundan 4 bin yıl önce gümüşün kurşundan ayrılabildiği tespit edilmiş. Aynı dönemlerde Hindistan, Çin ve Japonya’da da gümüşün işlendiği biliniyor. Tespit edildiğine göre Avrupa’daki en eski gümüş madeni Sardunya Adası’ndadır.</p>
<p>Gümüş özellikle Ortadoğu ve Yunanistan civarında ortaya çıkan uygarlıkların güçlenmesinde belirleyici bir faktör olmuştur. Fenikeliler, bugünkü İspanya topraklarını işgal ettiklerinde bölgedeki gümüş yataklarını tespit etmiş ve bunları gemilerle ülkelerine taşımışlardır. MÖ 1200’lere gelindiğinde gümüş üretimi imparatorlukların temel kaynaklarından biriydi. Bu dönemde Yunanistan’ın Laurium madenlerinde gümüş çıkarılmaya başlanması Atina’nın gücüne güç katmıştır. Hatta Atina’nın yükselişini buna bağlayan tarihçiler de vardır. Sonrasında Yunan ve Roma uygarlıkları zamanında, gümüş sikkeler ekonominin bel kemiğiydi.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2022">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Her Hikâye Tekrarlanır</title>
		<link>https://www.derintarih.com/editorden/her-hikaye-tekrarlanir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Taha Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Jan 2022 05:50:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[Bejar]]></category>
		<category><![CDATA[İspanya]]></category>
		<category><![CDATA[Nasrî]]></category>
		<category><![CDATA[Salamanca]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7832</guid>

					<description><![CDATA[İspanya’nın kuzeybatısındaki Salamanca eyaletinde bulunan 12 bin nüfuslu Bejar kasabası, her yıl haziran ayının ilk haftasında ilginç bir törene ev sahipliği yapar: Baştan aşağı yosunlar ve yeşil renkli ağaç liflerinden oluşan kıyafetler giymiş çok sayıda insan, sokaklarda yürüyerek bütün kasabayı kat eder. Yol kenarına, evlerin balkonlarına ve Bejar’ın küçük meydanına toplanan meraklıların ilgiyle izlediği bu seremoninin kökeni, Müslümanların Endülüs’teki hâkimiyet yıllarına dayanır. İnanışa göre, 1200’lerde bölgede hüküm süren Müslüman yönetimle savaşmakta olan Hıristiyanlar, bir gece Bejar surlarından içeri “yosun adam” kılığında kamufle olarak sızmış ve kasabayı Müslümanlardan almayı başarmıştır. İşte bu hadiseyi hatırlamak ve hatırlatmak üzere, 1397’den günümüze her yıl&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>İspanya’nın kuzeybatısındaki Salamanca eyaletinde bulunan 12 bin nüfuslu Bejar kasabası, her yıl haziran ayının ilk haftasında ilginç bir törene ev sahipliği yapar:</p>
<p>Baştan aşağı yosunlar ve yeşil renkli ağaç liflerinden oluşan kıyafetler giymiş çok sayıda insan, sokaklarda yürüyerek bütün kasabayı kat eder. Yol kenarına, evlerin balkonlarına ve Bejar’ın küçük meydanına toplanan meraklıların ilgiyle izlediği bu seremoninin kökeni, Müslümanların Endülüs’teki hâkimiyet yıllarına dayanır. İnanışa göre, 1200’lerde bölgede hüküm süren Müslüman yönetimle savaşmakta olan Hıristiyanlar, bir gece Bejar surlarından içeri “yosun adam” kılığında kamufle olarak sızmış ve kasabayı Müslümanlardan almayı başarmıştır. İşte bu hadiseyi hatırlamak ve hatırlatmak üzere, 1397’den günümüze her yıl haziran ayında yosun adamlar Bejar sokaklarında arz-ı endam etmektedir.</p>
<p>Aradan geçen yüzyıllara, yaşanan onca değişim ve dönüşüme rağmen, İspanya’nın küçücük bir kasabasında “Müslümanlara karşı kazanılan zafer”in şuur altında hâlâ yaşaması ve unutulmaması için düzenli biçimde törenlere konu edilmesi, bizim için büyük bir derstir.</p>
<p>Tarihteki olumlu veya olumsuz her hikâye, gerekli şartlar oluştuğunda, mutlaka tekrarlanır. İşte bundan dolayı, olumlu örnekleri çoğaltmanın ve olumsuz ihtimallerle karşılaşmaktan kaçınmanın en pratik yolu, tarihi ibret nazarıyla tekrar tekrar okumaktır.</p>
<p><em>Derin Tarih</em>’in Ocak 2022 sayısının kapak dosyasını müzakere ederken, karar vermekte hiç zorlanmadık. Çünkü 2 Ocak 1492’de gerçekleşen hazin bir devir teslim, yukarıda bahsettiğim türden ibretleri içinde barındırıyordu. Bu tarih, Müslümanların Endülüs’teki uzun serüvenlerinin son perdesinin kapanışıydı. Gırnata Nasrî Emirliği, Katolik hükümdarlara teslim oluyor, böylece Endülüs’ün son kalesi düşüyordu. Bu meseleyi mutlaka müstakil bir sayının konusu yapmak, enine boyuna incelemek, düşüşün sebeplerine odaklanmak, buradan alınacak dersleri gözler önüne sermek ve hep birlikte bir tefekkür iklimine uzanmak çok uygun olacaktı, biz de öyle yaptık. Her zamanki gibi, konusunun uzmanı çok sayıda önemli isim dosyamıza katkıda bulundu. Bütün yazıları ilgiyle, merakla ve altını çizerek okuyacağınızı düşünüyoruz.</p>
<p>Kapak dosyamızın dışında da dergimiz bu ay yine dopdolu. Coğrafyamızın farklı köşelerinden farklı öykülerle karşınızdayız.</p>
<p>Tekrar görüşünceye kadar, hayırla kalınız.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
