﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kâbe &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/kabe/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Mar 2022 14:00:30 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Kâbe &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Her Esir, 10 Müslüman Çocuğa Okuma Yazma Öğretecek</title>
		<link>https://www.derintarih.com/islam-tarihi/her-esir-10-musluman-cocuga-okuma-yazma-ogretecek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Demircan]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Feb 2022 05:18:23 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İslam Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[İslam]]></category>
		<category><![CDATA[Kâbe]]></category>
		<category><![CDATA[kemâlât]]></category>
		<category><![CDATA[Mekke]]></category>
		<category><![CDATA[Şam]]></category>
		<category><![CDATA[Sasani İmparatorluğu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7858</guid>

					<description><![CDATA[Allah Resulü’nün (sas) hayatının önemli bir bölümünü geçirdiği Mekke’de halkın başlıca geçim kaynağı ticaret olup çoğu zaman trampa (takas) yöntemi tercih ediliyor, çevre ülkelerden Doğu Roma İmparatorluğu’nun para birimi olan dinar ile Sasani İmparatorluğu’nun para birimi olan dirhem kullanılıyordu. Ticarî faaliyetlerde hesap yapmak ve kayıt tutmak zorunlu olduğundan yazıya da ihtiyaç duyuluyordu. Özellikle kâr-zarar hesabı yapmak, anlaşmaları kayıt altına almak ve mektup yazmak için okuma yaza şarttı. Mekke halkının tamamı okuryazar olmayıp bazılarının bilmesi yeterliydi. Ayrıca kabileler arasında yapılan anlaşmalar da yazıya geçiriliyor, hatta bazı şairlerin beğenilen şiirleri Kâbe duvarına asılıyordu. Bunlar dışında Araplar yazıya çok fazla ihtiyaç duymadıklarından, İslâm’dan&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Allah Resulü’nün (sas) hayatının önemli bir bölümünü geçirdiği Mekke’de halkın başlıca geçim kaynağı ticaret olup çoğu zaman trampa (takas) yöntemi tercih ediliyor, çevre ülkelerden Doğu Roma İmparatorluğu’nun para birimi olan dinar ile Sasani İmparatorluğu’nun para birimi olan dirhem kullanılıyordu. Ticarî faaliyetlerde hesap yapmak ve kayıt tutmak zorunlu olduğundan yazıya da ihtiyaç duyuluyordu. Özellikle kâr-zarar hesabı yapmak, anlaşmaları kayıt altına almak ve mektup yazmak için okuma yaza şarttı. Mekke halkının tamamı okuryazar olmayıp bazılarının bilmesi yeterliydi. Ayrıca kabileler arasında yapılan anlaşmalar da yazıya geçiriliyor, hatta bazı şairlerin beğenilen şiirleri Kâbe duvarına asılıyordu. Bunlar dışında Araplar yazıya çok fazla ihtiyaç duymadıklarından, İslâm’dan önce okuryazarlığın pek de önemsenmediğini söyleyebiliriz.</p>
<p>Kur’an’daki yazı ve yazı malzemeleriyle ilgili kelimeler gibi deliller, Hz. Peygamber’in tebliğine muhatap olan şehirli insanlar, özellikle de tüccar bir toplum olan Mekkeliler arasında okuma yazma bilenlerin sayısı hakkındaki tahminlerin gerçek tabloyu yansıtmadığını göstermektedir. Yine de bu dönemde nüfusun çoğunun okuma yazma bilmediğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Bununla birlikte okuma yazma bilmek, kemâlâtın ön şartlarından biri olarak zikredilmektedir. Öte yandan, Mekke’de okuma yazma bildiği kaydedilenler, Hz. Peygamber’in çağdaşı olup bir kısmı Müslümandır ve vahiy kâtipliği yapan şahsiyetlerdir. Bu sebeple verilen sayılar Mekke’nin genel durumunu değil, bir kesitini ifade ediyor görünmektedir.</p>
<p>Cahiliye döneminde okuma yazma bildiği kaydedilenler arasında kadınların da olması, dönemin şartları dikkate alındığında ciddi bir adımdır. Sayıları az olan şehirlerde yaşayanların durumu böyleyken, çölde yaşayan bedeviler arasında okuma yazma bilenlerin oranı çok daha düşüktü.</p>
<p>Hz. Peygamber’in bazı kabile liderlerine gönderdiği mektuplardan, yazının onlar için de önemli bir iletişim aracı olduğunu anlıyoruz. Irak ve Şam bölgelerindeki Araplar ise diğer kültürlerle etkileşim içinde olup farklı dinî ve kültürel münasebetler geliştirdikleri için yazı onların arasında nispeten yaygın olmalıdır.</p>
<p>Araplar arasında okuma yazmanın yaygınlaşması ile Hz. Peygamber’in vahiy almaya başlaması arasında doğrudan bir ilişki söz konusudur. Allah Resulü, Mekke yıllarından itibaren kendisine gelen vahyi yazdırmak suretiyle yazıyı toplum hayatına yerleştirmiştir. Medine döneminde ise yazının vahyin kayda geçirilmesi dışında başka birçok alanda kullanıldığını görüyoruz.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2022">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hz Muhammed’in Temizlik Tavsiyeleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/hz-muhammedin-temizlik-tavsiyeleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Adnan Demircan]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 02 May 2020 11:27:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Cürhüm kabilesi]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. İbrahim]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Kâbe]]></category>
		<category><![CDATA[Mekkeliler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5920</guid>

					<description><![CDATA[Hz. Peygamber’in (sas) doğup büyüdüğü coğrafya su kaynaklarının kıt olduğu, bu yüzden suyun tasarruflu kullanıldığı bir bölgedir. Fakat Hac döneminde Mekke’nin ziyaretçileri arttığı için su tüketimi de hâliyle artıyordu. Hz. İbrahim (as) ve Hz. İsmail tarafından (as) temellerinin yükseltilmesinden sonra Arabistan’ın muhtelif yerlerinden hacca gelen insanlar su ihtiyaçlarını Zemzem kuyusundan karşılıyorlardı. Ancak bir süre sonra şehirde yaşayan Cürhüm kabilesi, Huzâa kabilesi tarafından Mekke’den kovulunca Cürhümlüler Zemzem’i kapatıp izini kaybettiler. Uzun yıllar kuyunun yeri tespit edilemedi ve zamanla unutuldu. Bu süreçte su Mekke’ye şehrin çevresindeki kuyulardan, develerin sırtında taşınıyordu. Ancak bu da kolay bir iş değildi. Hacıların su ihtiyacını karşılamak anlamındaki&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Hz. Peygamber’in (sas) doğup büyüdüğü coğrafya su kaynaklarının kıt olduğu, bu yüzden suyun tasarruflu kullanıldığı bir bölgedir. Fakat Hac döneminde Mekke’nin ziyaretçileri arttığı için su tüketimi de hâliyle artıyordu.</p>
<p>Hz. İbrahim (as) ve Hz. İsmail tarafından (as) temellerinin yükseltilmesinden sonra Arabistan’ın muhtelif yerlerinden hacca gelen insanlar su ihtiyaçlarını Zemzem kuyusundan karşılıyorlardı. Ancak bir süre sonra şehirde yaşayan Cürhüm kabilesi, Huzâa kabilesi tarafından Mekke’den kovulunca Cürhümlüler Zemzem’i kapatıp izini kaybettiler. Uzun yıllar kuyunun yeri tespit edilemedi ve zamanla unutuldu. Bu süreçte su Mekke’ye şehrin çevresindeki kuyulardan, develerin sırtında taşınıyordu. Ancak bu da kolay bir iş değildi. Hacıların su ihtiyacını karşılamak anlamındaki Sikâye görevini yerine getiren Hz. Peygamber’in dedesi Abdulmuttalib, gördüğü bir rüya üzerine Zemzem’in yerini bulmak için kazı yapmaya karar verdi. Günlerce devam eden kazıdan sonra Zemzem’i buldu ve kuyuyu temizleyip işler hâle getirdi. Zemzem’in tekrar açılması Mekkeliler ve hacılar için büyük nimet oldu. Bundan sonra hem Mekkeliler, hem de hacılar su ihtiyaçlarını bu kuyudan karşıladılar.</p>
<p>Arabistan’ın diğer yerlerinde de su kaynakları çok kısıtlıydı. Tabii olarak temizlik kültürü buna göre şekillenmişti. Buna rağmen son Elçi’nin tebliğ ettiği din bu güçlüğün üstesinden gelinmesini emredecek, sonraki asırlarda bir medeniyete dönüşecek olan temizlik kültürünü ibadetlerin bir parçası hâline getirecekti. Esasen daha önce Yüce Allah’ın dinini tebliğ etmiş olan peygamberler de temizliğe önem vermişler, ibadet için temizlik kaidelerini yerine getirmişlerdi. Yüce Allah Kâbe’yi inşa ederek insanları ibadete davet eden Hz. İbrahim ve Hz. İsmail’e, “Tavaf edenler, kendini ibadete verenler, rükû ve secde edenler için evimi tertemiz tutun” buyurmuştu (Bakara, 125). Yine bu meyanda Allah Elçisi uzuvlarını üçer defa yıkayarak aldığı abdestin daha önceki peygamberlerin aldığı abdest olduğunu ifade etmişti (İbn Mâce, “Tahâre”, 47 [Hadis numarası: 420]).</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2020">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
