﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kadir Mısıroğlu hayatı &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/kadir-misiroglu-hayati/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Thu, 30 May 2019 17:07:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Kadir Mısıroğlu hayatı &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Hakikatin Tellâlıydı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/hakikatin-tellaliydi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ali İhsan Bahadır]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 May 2019 23:05:11 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Mısıroğlu hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[Üstad Kadir Mısıroğlu]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4593</guid>

					<description><![CDATA[Hayatını hakikatin anlaşılmasına adamış olan Üstad Kadir Mısıroğlu tek bir cümle ile anlatılacak olsa derdim ki “O sırat-ı müstakim üzere yaşamış bir hakikat tellâlıydı.” Bu sözü kendisi de zaman zaman şöyle bir misalle zikrederdi: “Doğduğum ve çocukluğumun geçtiği 40’lı yıllarda Trabzon’un Akçaabat kazasında Tellâl Osman isminde biri vardı. Belediye veya devletin halka herhangi bir ilânı olacağı zaman bu tellâl belli aralıklarla sesi çıktığı kadar bağırarak halka duyurulacak olan şeyi ilân ederdi. Ben de onu takip eder, onun söylediklerini tekrar ederdim. Bilemedim ki ben de ileri zamanlarda hakikatin tellâlı olacağım, meğerse o günlerde bugünler için antrenman yapmaktaymışım.” “Yapacağınız her işi Allahu&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Hayatını hakikatin anlaşılmasına adamış olan Üstad Kadir Mısıroğlu tek bir cümle ile anlatılacak olsa derdim ki “O sırat-ı müstakim üzere yaşamış bir hakikat tellâlıydı.” Bu sözü kendisi de zaman zaman şöyle bir misalle zikrederdi: “Doğduğum ve çocukluğumun geçtiği 40’lı yıllarda Trabzon’un Akçaabat kazasında Tellâl Osman isminde biri vardı. Belediye veya devletin halka herhangi bir ilânı olacağı zaman bu tellâl belli aralıklarla sesi çıktığı kadar bağırarak halka duyurulacak olan şeyi ilân ederdi. Ben de onu takip eder, onun söylediklerini tekrar ederdim. Bilemedim ki ben de ileri zamanlarda hakikatin tellâlı olacağım, meğerse o günlerde bugünler için antrenman yapmaktaymışım.” “Yapacağınız her işi Allahu Teâlâ’nın rızâ-yı Bâri’sini umarak yapın. Belki dünya planında zarar edebilirsiniz. Lakin o zarar ahiret planında kârdır. Allah için yapılan her işin ahirette kârı kârdır; zararı da kârdır. Ne yapın edin de Cenab-ı Hakk’ın huzuruna O’nun için bir muahezeye uğramamış olarak çıkın ve Allahu Teâlâ’ya ‘Ya Rabbi senin rızâ-yı şerifini güttüğüm için şu sıkıntılara uğradım’ deyin. Allahu Teâlâ sonsuz kudret ve merhamet sâhibidir. Senin O’nun için uğradığın eziyetin kat kat karşılığını verir” derdi.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">En çok üzerinde durduğu mevzu ise cihaddı. Müslüman’ın istirahatinin kabirde olduğunu söylerdi. Sohbetlerinde cihad mevzuu açılınca, insanların ekseriyetinin ahirette yaptıklarından ziyade yapmak mevkiinde olup da yapmadıklarından dolayı verecek oldukları hesapta zorlanacaklarını söylerdi. Şöyle bir misal verirdi: “Eğer bir insanın 100 kilo yük taşıma istidadı varsa ancak 100 kilo taşırsa beraat edebilir. 50 kilo taşırsa yarı yarıya fire vermiş olur. Başka bir kişinin de 25 kilo taşıma istidadı varsa ve bu adam 25 kilo taşıyorsa mesuliyetten beraat eder. 50 kilo taşıyan 25 kilo taşıyandan bir kat daha fazla taşımasına rağmen beraat edemez.”</span></span></span></p>
<p align="justify"><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2019">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kadir Mısıroğlu Hakkında Merak Edilenler</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/kadir-misiroglu-hakkinda-merak-edilenler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nurullah Mısıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 May 2019 22:51:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Mısıroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Mısıroğlu hayatı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4590</guid>

					<description><![CDATA[Babamdan dinlediğim ve Üstadımızdan teyit ettiğim şöyle bir hâdise cereyan etmiş: Üstadımız Almanya’da gurbet hayatı yaşarken bizi ziyarete gelmiş, bir yaşındaymışım. Beni kucağına alarak “İnşallah birlikte küfre karşı mücadele ederiz” diye dua etmiş. Bu ihlaslı duanın bereketi olsa gerek ki, bu hadiseden 14 yıl sonra kendisiyle yeniden bir araya geldim ve vefatına kadar ömrümün yarısını onun rahle-i tedrisinde, hizmetinde geçirdim. 1- Nasıl çalışırdı? Üstadımız Pazar günleri hariç, 6 gün boyunca yaşına aldırış etmeyerek sabah 10:00, akşam 18:00 (bazen 20:00’lara kadar) yayınevimizde mesai harcardı. Vaktinin çoğunu eserlerini te’lif etmekle geçirir, arta kalan vakitlerde misafirler olursa onlarla hasbihal ederdi. Pazar günü yayınevine&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Babamdan dinlediğim ve Üstadımızdan teyit ettiğim şöyle bir hâdise cereyan etmiş: Üstadımız Almanya’da gurbet hayatı yaşarken bizi ziyarete gelmiş, bir yaşındaymışım. Beni kucağına alarak “İnşallah birlikte küfre karşı mücadele ederiz” diye dua etmiş. Bu ihlaslı duanın bereketi olsa gerek ki, bu hadiseden 14 yıl sonra kendisiyle yeniden bir araya geldim ve vefatına kadar ömrümün yarısını onun rahle-i tedrisinde, hizmetinde geçirdim.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">1- Nasıl çalışırdı?</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Üstadımız Pazar günleri hariç, 6 gün boyunca yaşına aldırış etmeyerek sabah 10:00, akşam 18:00 (bazen 20:00’lara kadar) yayınevimizde mesai harcardı. Vaktinin çoğunu eserlerini te’lif etmekle geçirir, arta kalan vakitlerde misafirler olursa onlarla hasbihal ederdi. Pazar günü yayınevine gelmese de dinlenmez, bu defa evindeki kütüphanesinde çalışır; hafta içi yazacağı meselelerle alakalı kitap, vesika, dergi gibi şeyler arardı. Günümüzdeki birçok gence taş çıkartacak derecede çalışkan ve enerjikti. Kendisine “Nereden buluyorsunuz bu kadar enerjiyi?” diye sual edenler olduğunda “Benim davam genç evlat” derdi.</span></span></span></p>
<p align="justify"><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2019">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
