﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kafkas &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/kafkas/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Mon, 01 Feb 2021 07:31:29 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Kafkas &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Muktedirlerin Gözünde Değil Halkın Gönlünde Yer Buldu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/muktedirlerin-gozunde-degil-halkin-gonlunde-yer-buldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Muammer Cengil]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2021 07:31:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Aristo]]></category>
		<category><![CDATA[Çarlık Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[filozof]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Gazi Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[İmam Hamzat]]></category>
		<category><![CDATA[Kafkas]]></category>
		<category><![CDATA[Platon]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6800</guid>

					<description><![CDATA[Kafkas halkları tarafından Çarlık Rusya’ya karşı yürütülen mücadelede Rus ordusunu dize getiren ve İslamiyetin Kafkasya’da yeniden ihyası için büyük mücadele veren Şeyh Şamil tarihin yazdığı güçlü liderlerden biri. Kafkas halkları tarafından rehber bir imam olarak kabul görmesinde şahsiyet özelliklerinin rolü tartışılmaz. Savaş Sanatı’nın yazarı Sun Tzu’dan Homeros’a, Platon’dan Aristo’ya pek çok filozof ve düşünür bir liderin sahip olması gereken özellikler hakkında görüşlerini belirtmiştir. Bunlar ışığında Şeyh Şamil’i güçlü bir lider yapan özellikleri nelerdir, birlikte inceleyelim. Şüphesiz yetiştirilme tarzı ve eğitim bir liderin ortaya çıkmasında ehemmiyet arz eder. Küçük yaştan itibaren ata binme, kılıç kuşanma eğitimleri yanında döneminin en bilgili zatlarından&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kafkas halkları tarafından Çarlık Rusya’ya karşı yürütülen mücadelede Rus ordusunu dize getiren ve İslamiyetin Kafkasya’da yeniden ihyası için büyük mücadele veren Şeyh Şamil tarihin yazdığı güçlü liderlerden biri. Kafkas halkları tarafından rehber bir imam olarak kabul görmesinde şahsiyet özelliklerinin rolü tartışılmaz. <em>Savaş Sanatı</em>’nın yazarı Sun Tzu’dan Homeros’a, Platon’dan Aristo’ya pek çok filozof ve düşünür bir liderin sahip olması gereken özellikler hakkında görüşlerini belirtmiştir. Bunlar ışığında Şeyh Şamil’i güçlü bir lider yapan özellikleri nelerdir, birlikte inceleyelim.</p>
<p>Şüphesiz yetiştirilme tarzı ve eğitim bir liderin ortaya çıkmasında ehemmiyet arz eder. Küçük yaştan itibaren ata binme, kılıç kuşanma eğitimleri yanında döneminin en bilgili zatlarından ve en iyi belagat ustalarından olan Molla Cemaleddin’in tedrisinden geçmiş olması, dinî ilimler yanında fen ilimlerinde de kendisini yetiştirmesi liderliğine güç katan hususlardandır. Nitekim bu altyapı, onun ilmî ve fikrî müktesebatı yanında barut, silah, top gibi kendi lojistiğini tedarik edebilecek düzenli askerî teşkilatlar kurmasına imkân sağlamıştır. Ayrıca Rus işgaline direnişin önemli isimleri olan İmam Mansur, İmam Gazi Muhammed ve İmam Hamzat ile silsilenin son halkası olması onun savaşçı liderliğinin tesadüf olmayacağına işaret eder. Yine Fransız komutan Napolyon’a karşı galibiyet elde etmiş olan Mikhail S. Vorontsov’u mağlup etmesi de askerî dehâ ve liderliğinin göstergesidir.</p>
<p>Şeyh Şamil’in liderlik uygulamalarında tıpkı Hz. Ömer’in (ra) liderliğinde olduğu gibi insana ve yapıya yönelik bir ayrım görülmemektedir. Her ikisine de Allah rızasına uygunluğu oranında eşit mesafede durmuştur. Halkın gönlünü kazanacak icraatlara önem vermiş; dindar, ahlâklı ve dürüst kişiliğiyle bölgedeki Müslüman halkların saygısını kazanmıştır. Ordusunda görev yapan askerlerin ihtiyaçlarıyla yakından ilgilenmiş, aralarında adaletle hükmetmiş, ayrım gözetmemiştir. Öyle ki, ordusunda yalnızca Müslüman Kafkas halkları yer almamış, Moskova yönetimine karşı çıkan ve Rus ordusundan ayrılan binlerce Hıristiyan askeri de Çarlık Rusya’nın zulmüne karşı birleştirebilmiştir. Diğer yandan, ümmeti bir araya getirmek için mücadele vermiştir. Halkın dertleriyle dertlenmiş, komutan ve askerleriyle bir arkadaş gibi konuşup herkesin fikrini söylemesine imkân tanımıştır. Fiedler’in durumsallık modeli açısından bakarsak, lider ve takipçileri arasındaki ilişki karşılıklı sevgi ve saygıya dayanan bir uyum arz ederse, vazifeler iyi tanımlanmış olup üyeler tarafından biliniyorsa ve liderin mevkii güçlüyse lider için uygun zemin oluşmuş demektir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2021">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>FETHİ GÜNGÖR: KAFKASYA’NIN PARLAYAN KILICI İMAM ŞAMİL</title>
		<link>https://www.derintarih.com/soylesi/fethi-gungor-kafkasyanin-parlayan-kilici-imam-samil/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Munise Şimşek]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2021 07:20:17 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Acarya]]></category>
		<category><![CDATA[Apşeron]]></category>
		<category><![CDATA[Hazar Denizi]]></category>
		<category><![CDATA[Kafkas]]></category>
		<category><![CDATA[Karadeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Kafkasya]]></category>
		<category><![CDATA[Transkafkasya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6794</guid>

					<description><![CDATA[KONUŞAN: MUNİSE ŞİMŞEK Kafkas coğrafyası için “Asya’nın kilidi” denilmiş. İslam tarihçisi Mes’udî ise bölgeyi “diller dağı” olarak tanımlıyor. Kafkasları bu denli önemli kılan nedir? Hazar Denizi’nin batı sahilinden Karadeniz kıyısına kadar uzanan kıta koridoruna Kafkasya, Kafkas sıradağlarının güneyinde kalan kısma ise Transkafkasya (Kafkasötesi) denilmektedir. Aynı mânâyı ifade etmek üzere Araplar Mâverâ-yı Kafkas, Ruslar ise Zakavkaz tabirini kullanagelmiştir. İngur nehrini Apşeron’a bağlayan hattın alt kısmında yer alan Şapsığya, Ubıhya ve Abhazya Kafkasya’nın bir parçası olup Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Ahıska ve Acarya Transkafkasya’ya dahildir. Sovyet döneminde kullanılan Kuzey Kafkasya ve Güney Kafkasya şeklindeki isimlendirme ilmî olmaktan uzak olsa da pratik bir ihtiyaç&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KONUŞAN: MUNİSE ŞİMŞEK</strong></p>
<p><strong>Kafkas coğrafyası için “Asya’nın kilidi” denilmiş. İslam tarihçisi Mes’udî ise bölgeyi “diller dağı” olarak tanımlıyor. Kafkasları bu denli önemli kılan nedir?</strong></p>
<p>Hazar Denizi’nin batı sahilinden Karadeniz kıyısına kadar uzanan kıta koridoruna Kafkasya, Kafkas sıradağlarının güneyinde kalan kısma ise Transkafkasya (Kafkasötesi) denilmektedir. Aynı mânâyı ifade etmek üzere Araplar Mâverâ-yı Kafkas, Ruslar ise Zakavkaz tabirini kullanagelmiştir. İngur nehrini Apşeron’a bağlayan hattın alt kısmında yer alan Şapsığya, Ubıhya ve Abhazya Kafkasya’nın bir parçası olup Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan, Ahıska ve Acarya Transkafkasya’ya dahildir. Sovyet döneminde kullanılan Kuzey Kafkasya ve Güney Kafkasya şeklindeki isimlendirme ilmî olmaktan uzak olsa da pratik bir ihtiyaç saikiyle yerleşmiş olmalıdır. Ancak özellikle SSCB sonrası dönemde sıkça kullanılmaya başlayan Güney Rusya isimlendirmesi tarih ilmiyle bağdaşmayan yayılmacı bir yaklaşımın ifadesi olup Kafkasya gerçeğini perdelemeye muvaffak olamayacaktır.</p>
<p>11 Mayıs 1918’de kurulan Şimali Kafkas Cumhuriyeti hakkında Tercümân-ı Hakîkat gazetesinde neşrettiği “Kafkas Hükümetinin Beyannamesi” başlıklı makalesinde Ahmet Ağaoğlu sualinize cevap teşkil eden şu görüşü serdetmişti: “… Kafkas Müslümanlarıyla aramızdaki dinî, lisânî ve ırkî münâsebetler bizi Kafkas Müslümanlarının mukadderatına lakayt bırakamaz. Biz ister istemez bunların hâlini ve maruz kalacakları tehlikeleri nazar-ı dikkate almak mecburiyetindeyiz… Kafkasya’nın zaafından bilistifade Ruslar yeniden bizimle hemhudut olan bu memleketi yine ellerine geçirmeye teşebbüs edebilir. Bizim için bu mühim bir mesele olur. Biz Kafkasya’yı kuvvetli ve bizimle Rusya arasında muhkem bir hâil (engel) olarak görmek isteriz…”</p>
<p>Arap dünyasında “Cebelu’l-elsine, Diller Dağı” olarak bilinen Kafkasya coğrafyası, sadece Rusya ile Türkiye arasında değil, Rusya ile İslam âlemi arasında doğal bir hudut ve muhkem bir mânia teşkil etmekte, Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile Türkiye başta olmak üzere âlem-i İslam’ın hudut kapısı hüviyetini ihraz etmektedir.</p>
<p><strong>Rus Çarlığının 18. yüzyıldan itibaren Kafkasya’yı hedef alması ve 19. asır boyunca var gücüyle saldırmasının arka planında ne vardı?</strong></p>
<p>İlk zamanlar Rus çarları Kafkasya’nın coğrafi zenginliğinden haberdar değildi ve bölgeyi sürgün yeri görüyorlardı. Ancak bölgenin çok katmanlı ehemmiyetini idrak etmekte gecikmediler. Rusya açısından Kafkasya sadece Türkiye’ye ve İslam âlemine açılan bir kapı değil, sıcak denizlere inme stratejisini gerçekleştirebilmek için aşılması gereken zorlu bir engeldi. Keza dünya ticaretinin can damarı kabul edilen İpekyolu’nu kontrol edebilmenin de ön şartıydı.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2021">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
