﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kafkasya &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/kafkasya/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Fri, 03 Feb 2023 07:20:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Kafkasya &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Rusya, Azerbaycan’ın Sı̇yah Altını Bakü Petrolüne Çok Şey Borçlu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/genel/rusya-azerbaycanin-si%cc%87yah-altini-baku-petrolune-cok-sey-borclu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüdayi Şirinli]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 03 Feb 2023 07:10:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Azerbaycan]]></category>
		<category><![CDATA[Kafkasya]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=9032</guid>

					<description><![CDATA[Kafkasya’nın Kuveyt’i Azerbaycan topraklarında, 19. yüzyıl sonlarında petrol üretiminde ABD’yi geçerek dünyada birinci sıraya yerleşen Bakü’yü Rusya’nın siyasî ve iktisadî bakımdan borçlu olduğu bir petrol merkezi haline getiren icraatlar, keşifler, ferdî teşebbüsler ve Azerbaycan halkının gönlünde taht kuran şahsiyetler&#8230; &#160; Devamı Derin Tarih Ocak Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kafkasya’nın Kuveyt’i Azerbaycan topraklarında, 19. yüzyıl sonlarında petrol üretiminde ABD’yi geçerek dünyada birinci sıraya yerleşen Bakü’yü Rusya’nın siyasî ve iktisadî bakımdan borçlu olduğu bir petrol merkezi haline getiren icraatlar, keşifler, ferdî teşebbüsler ve Azerbaycan halkının gönlünde taht kuran şahsiyetler&#8230;</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2023">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şeyh Mansur’dan Şeyh Şâmil’e Müridizm</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/seyh-mansurdan-seyh-samile-muridizm/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Budak]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Nov 2022 11:39:12 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Gazi Muhammed]]></category>
		<category><![CDATA[Kafkasya]]></category>
		<category><![CDATA[Şeyh Şamil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8754</guid>

					<description><![CDATA[Kafkasya’da bağımsızlık mücadelesinin fitilini Müridizm hareketinin lideri Şeyh Mansur ateşlemişti. NakşibendÎliğin bir koluna intisap eden Çeçen asıllı Şeyh Mansur, Kafkas halklarını direniş için birleştirmeyi başardı. Onun şehit edilmesinden sonra imamlığı Dağıstanlı Gazi Muhammed devraldı. Üçüncü imam Hamzat’ın bir suikastla öldürülmesi üzerine hareketin sancaktarlığını Şeyh Şamil üstlenecekti. &#160; Devamı Derin Tarih Kasım Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kafkasya’da bağımsızlık mücadelesinin fitilini Müridizm hareketinin lideri Şeyh Mansur ateşlemişti. NakşibendÎliğin bir koluna intisap eden Çeçen asıllı Şeyh Mansur, Kafkas halklarını direniş için birleştirmeyi başardı. Onun şehit edilmesinden sonra imamlığı Dağıstanlı Gazi Muhammed devraldı. Üçüncü imam Hamzat’ın bir suikastla öldürülmesi üzerine hareketin sancaktarlığını Şeyh Şamil üstlenecekti.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasim-2022">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İngilizlerin Afganistan’daki 200 Yıllık Suç Dosyaları</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/ingilizlerin-afganistandaki-200-yillik-suc-dosyalari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Ahmet Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Nov 2021 07:49:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[19. yüzyıl]]></category>
		<category><![CDATA[Afganistan]]></category>
		<category><![CDATA[Alexander Burnes]]></category>
		<category><![CDATA[Barekzai]]></category>
		<category><![CDATA[Hazar]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[Kafkasya]]></category>
		<category><![CDATA[Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Sedozai]]></category>
		<category><![CDATA[Türkistan]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7598</guid>

					<description><![CDATA[19. yüzyılda bugünkü Afganistan coğrafyası, İngiltere ve Rusya arasında büyük bir güç mücadelesinin merkezinde yer aldı. Bir yandan İran ve Batı Türkistan üzerinden Hazar ve Kafkasya’nın tamamına hâkim olmak isteyen İngiltere, diğer taraftan Batı Türkistan’ı işgal ederek Hindistan’a inmek isteyen Rusya arasında sıkışan ve stratejik konumunun kurbanı olan Afganistan o tarihten günümüze 200 yıl boyunca Batılı araştırmacıların “Büyük Oyun” olarak adlandırdıkları siyasî, askerî ve ekonomik güç mücadelesine sahne oldu. Özellikle 1807’den sonra ilgi duydukları, 1809’da saldırmazlık ve dostluk antlaşması yaptıkları Afganistan’da özellikle 1826 yılı ve sonrasında Sedozai ve Barekzai ailelerinden gelen emirler arasında yaşanan taht kavgaları, İngilizlerin oyun kurucu ve&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>19. yüzyılda bugünkü Afganistan coğrafyası, İngiltere ve Rusya arasında büyük bir güç mücadelesinin merkezinde yer aldı. Bir yandan İran ve Batı Türkistan üzerinden Hazar ve Kafkasya’nın tamamına hâkim olmak isteyen İngiltere, diğer taraftan Batı Türkistan’ı işgal ederek Hindistan’a inmek isteyen Rusya arasında sıkışan ve stratejik konumunun kurbanı olan Afganistan o tarihten günümüze 200 yıl boyunca Batılı araştırmacıların “Büyük Oyun” olarak adlandırdıkları siyasî, askerî ve ekonomik güç mücadelesine sahne oldu. Özellikle 1807’den sonra ilgi duydukları, 1809’da saldırmazlık ve dostluk antlaşması yaptıkları Afganistan’da özellikle 1826 yılı ve sonrasında Sedozai ve Barekzai ailelerinden gelen emirler arasında yaşanan taht kavgaları, İngilizlerin oyun kurucu ve tahta geçenleri belirleyici bir rol oynamalarına sebep oldu.</p>
<p>26 Nisan 1838’de yedi aydır Kâbil’de bulunan Alexander Burnes başkanlığındaki İngiliz heyetinin Rusların kışkırtması ile Dost Muhammed Han tarafından Afganistan’dan kovulması bu ülkeden ilk kez resmî olarak “Afganistan” olarak bahseden ve gözünü bu ülkeye diken İngilizleri hayli rahatsız etmişti. Buna karşılık İngilizler, 26 Haziran 1838’de Üçlü Lahor Antlaşması ile Afganistan’ı ilk defa istila edip, Hindistan’da sürgünde bulunan devrik hükümdar Şeca’yı 7 Ağustos 1839’da Kâbil’e getirerek yeniden hükümdar ilan ettiler. Ancak bu işgal 1840’ta Şah Şeca’yı “kâfirleri Afganistan’a sokmakla ve büyük bir günah işlemekle” suçlayan kabilelerin ayaklanmasına ve Dost Muhammed’in “cihad” ilan etmesine sebep oldu.</p>
<p>Bu dönemde Kâbil, İngilizlerin yönetime hâkim oldukları, kriket oynadıkları, buz pateni yaptıkları, at yarışları düzenledikleri, hatta Afgan kadınların namuslarına tasallut ettikleri, şarap içip eğlendikleri bir zulme şahit oldu. Dost Muhammed’in yeğeni Cihan Begüm’ün Kaptan Robert Warburton ile, bir Gılcay reisinin kız kardeşinin ise Teğmen Lynch ile evlenmesi Afgan halkını isyana sürükledi. 2 Kasım 1841’de Peştûn liderlerden Abdullah Han Açakzay’ın çağrısı ile Kâbil’de çıkan ani ve şiddetli isyanda âdeta hükümdar gibi hareket eden İngiliz temsilcisi Alexander Burnes öldürüldü. İngilizler bu isyanı bastırmıştı; ancak Dost Muhammed’in oğlu Ekber Han yönetiminde Hindukuş Dağlarından harekete geçen Afganlar Kâbil’i tehdide başlamışlardı.</p>
<p>Bu savaşta yer alan bir İngiliz generalinin eşi olan Lady Sale’in anlatımıyla, “topların önüne vücutlarını siper ederek” direnen ve “tepelerin üzerinden İngiliz birliklerinin üzerine kurtların koyun sürüsüne saldırdığı gibi saldıran” mücahitlerin lideri Ekber Han kendileri ile pazarlık edip İngiliz işgalini dayatan İngiliz temsilcisi William Hay Macnaghten ve yanındakileri, 23 Aralık 1841’de, Afgan halkının izlediği bir görüşme sırasında “İngilizlerin, Afganistan’ı işgal etme amacı güttüğünü ve sahtekâr olduklarını” öde sürerek öldürdü. Bu durum İngilizleri, 1 Ocak 1842’de onunla 13 maddelik Kâbil antlaşmasını imzalamak, Dost Muhammed’in hükümdarlığını ve 24 saat içinde Afganistan’ı terk etmeyi kabul etmek zorunda bırakmıştı.</p>
<p>Bu antlaşmaya rağmen İngilizler bazı oyalamalar ile altı günde Kâbil’i terk ettiler. Bu gecikme 17 bin askeri olan İngilizlerin -dört metre enindeki Karanlık geçitte- 3 bin asker kaybına sebep olmuştu. Bu zafer Alman yazar Wilhelm Dietl’e göre “Pekin’den İstanbul’a kadar bütün İslâm dünyasını gururlandırmış, buna karşılık yenilmez Britanya İmparatorluğunun imajını yerle bir etmiş ve İngilizler bu tarihten sonra bu küçük ülkenin yok edilmesi için çok uğraşmışlardı.”</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasim-2021">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Şeyh Şamil’in Oğulları Ve Torunları</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/seyh-samilin-ogullari-ve-torunlari/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mehmet Poyraz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2021 07:23:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Ahulgoh]]></category>
		<category><![CDATA[Çavçavadze]]></category>
		<category><![CDATA[Cemaleddin]]></category>
		<category><![CDATA[Çuguyev]]></category>
		<category><![CDATA[Harkov]]></category>
		<category><![CDATA[Kafkasya]]></category>
		<category><![CDATA[Kaluga]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6797</guid>

					<description><![CDATA[Kafkasya’da uzun yıllar boyunca Ruslara karşı olağanüstü bir mücadele veren Şeyh Şamil, düşmanına teslim olduğunda içinde bulunduğu vaziyeti Allah’ın takdiri şeklinde değerlendirmiştir. 6 Eylül 1859 günü Rus Kafkas Ordusu Komutanı ve Kafkasya Genel Valisi Knez Baryatinkiy’e oğulları Gazi Muhammed ve Muhammed Şefi ile beraber teslim olan Şeyh Şamil önce Tiflis’e, ardından Harkov’a gönderilir. Aynı günlerde Çuguyev’e getirilen Şeyh Şamil ile görüşen Çar II. Aleksandr kendisine büyük saygı gösterir, hatta sarılır. Çar’ın hürmet ve teveccühü karşısında oldukça şaşıran Şeyh Şamil, bu yakınlığı hayatının sonuna kadar unutmayacaktır. Bu görüşmede Çar’ın tavsiyesi üzerine Şeyh Şamil’in ailesiyle birlikte Kaluga’ya yerleşmesi kararlaştırılır. Moskova yakınlarında küçük&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kafkasya’da uzun yıllar boyunca Ruslara karşı olağanüstü bir mücadele veren Şeyh Şamil, düşmanına teslim olduğunda içinde bulunduğu vaziyeti Allah’ın takdiri şeklinde değerlendirmiştir. 6 Eylül 1859 günü Rus Kafkas Ordusu Komutanı ve Kafkasya Genel Valisi Knez Baryatinkiy’e oğulları Gazi Muhammed ve Muhammed Şefi ile beraber teslim olan Şeyh Şamil önce Tiflis’e, ardından Harkov’a gönderilir. Aynı günlerde Çuguyev’e getirilen Şeyh Şamil ile görüşen Çar II. Aleksandr kendisine büyük saygı gösterir, hatta sarılır. Çar’ın hürmet ve teveccühü karşısında oldukça şaşıran Şeyh Şamil, bu yakınlığı hayatının sonuna kadar unutmayacaktır.</p>
<p>Bu görüşmede Çar’ın tavsiyesi üzerine Şeyh Şamil’in ailesiyle birlikte Kaluga’ya yerleşmesi kararlaştırılır. Moskova yakınlarında küçük bir şehir olan Kaluga’ya 10 Ekim 1859’da gelir ve yaklaşık 10 yıl ailesiyle birlikte burada ikamet eder. Beş oğlu olduğu bilinmektedir. Bunlar sırasıyla Cemaleddin Ahmed, Cemaleddin, Gazi Muhammed, Muhammed Şefi ve Muhammed Kamil’dir. İlk oğlu Cemaleddin Ahmed 1829’da dünyaya gelmiş, 6-7 aylık iken vefat etmiştir. Şeyh Şamil 1832’de doğan oğlunun adını yine Cemaleddin koyar. Bu, kayınbabasının adıdır.</p>
<p>Büyük oğlu Cemaleddin’i 1839 yılında Ruslara rehin vermek zorunda kalan Şamil, sonrasında çektiği vicdan azabıyla evladını geri alabilmek için hayli mücadele etmiştir. Hadise şöyle vuku bulur: 1839’da Ahulgoh Kalesi’nde 30 bin kişilik Rus ordusuna karşı 3 bin askeriyle savaşır. Şeyh Şamil’in daha fazla dayanamayacağını anlayan General Grabe kendisine teslim olması için elçi yollar. 90 gün süren amansız savaşta bir karar vermek zorunda kalan Şamil elçiye şöyle der: “Ölümü sevgili gibi kucaklayan ve şehitliğe susayan insanlara esaret teklif etmek boş şeydir. Generale git ve de ki, eğer insanlıktan nasibi varsa, aylardan beri toplarına hedef aldığı yüzlerce müdafaasız kadın ve aciz çocukların hemen kaleden çıkarılması ve açıkta kalan binlerce şehidin gömülmesi için hiç olmazsa on beş günlük bir mütareke yapalım.”</p>
<p>Rus General Grabe bu isteği, Şeyh Şamil’in 7 yaşındaki oğlu Cemaleddin’i esir olarak vermesi karşılığında kabul eder. Ahulgoh Kalesi’nde mahsur kalan kadınların ve çocukların kurtulması adına oğlunu Ruslara esir veren Şeyh Şamil bu esnada Rabbine şöyle seslenir: “Ey Allah’ım, yalnız senin rahmetine ümitli olarak kendi oğlumu veriyorum.” Bu kararı zor şartlar altında veren Şamil, 1843’te Dağıstan zaferinden sonra oğlu Cemaleddin’i geri alabilmek için Ruslara haber yollasa da nafile!</p>
<p>1853 yılında Kırım Savaşı başladığında oğlunu kurtarmak için harekete geçip 15 bin kişilik ordusuyla Doğu Gürcistan’a girer. 1854’e kadar bu bölgede kalan Şamil ve ordusu, Prens Çavçavadze komutasındaki Rus askerî birliklerine daha fazla dayanamayarak geri çekilmek zorunda kalır. Fakat bu esnada oğlu Gazi Muhammed, Rus birliklerinin gerisine sızma hareketi yapar ve Prens Çavçavadze’nin malikânesinin bulunduğu Tsinondal şatosuna varır; prensin karısını, çocuklarını ve baldızını rehin alır. Şeyh Şamil oğlu Cemaleddin’e karşılık prensin ailesini verecektir; ayrıca 40 bin Ruble istemektedir. Görüşmeler sekiz ay sürer. Nihayetinde 16 yılın ardından, 22 Mart 1855 günü Şamil oğluna kavuşur. Ne var ki mutluluğu kısa sürecektir: Cemaleddin 1857’de veremden hayatını kaybeder.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2021">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Rus Tarih Yazımında ve Ders Kitaplarında Şeyh Şamil Kahraman mı, Hain mi?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/rus-tarih-yaziminda-ve-ders-kitaplarinda-seyh-samil-kahraman-mi-hain-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Elnur Ağayev]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Feb 2021 07:13:44 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Kafkasya]]></category>
		<category><![CDATA[Mirze Kazım Bey]]></category>
		<category><![CDATA[mucid]]></category>
		<category><![CDATA[Müridizm]]></category>
		<category><![CDATA[Şamil]]></category>
		<category><![CDATA[Şeyh Şamil]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6786</guid>

					<description><![CDATA[Tarihte iz bırakmış insanlar tarih yazımında karşımıza çoğu zaman farklı tanımlamalarla çıkartılmaktadır. İz bırakan insan “bizim” mahalleden biriyse övücü tanımlamaların yan yana dizildiği görülür: kaşif, mucid, kahraman, lider gibi. “Öteki” mahalledense olumsuz tanımlamalara layık görülür: hain, düşman, yobaz, gerici gibi. Bazen de tarihi şartlara, yere, zamana ve mekana göre “mahalle” değişimleri yaşanır. Böyle olduğu takdirde “biz” ve “öteki”lerin de yer değiştirdikleri görülür. Dünün kaşif, mucid, kahraman ve lideri hain, düşman, yobaz ve gerici oluverir. Ya da tam tersi… Şeyh Şamil’in Sovyetler Birliği öncesi ve sonrası Rusya tarih yazımı ve ders kitaplarına yansıyan imajı bunun bariz örneğini oluşturur. Rusya İmparatorluğu doneminde&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Tarihte iz bırakmış insanlar tarih yazımında karşımıza çoğu zaman farklı tanımlamalarla çıkartılmaktadır. İz bırakan insan “bizim” mahalleden biriyse övücü tanımlamaların yan yana dizildiği görülür: kaşif, mucid, kahraman, lider gibi. “Öteki” mahalledense olumsuz tanımlamalara layık görülür: hain, düşman, yobaz, gerici gibi. Bazen de tarihi şartlara, yere, zamana ve mekana göre “mahalle” değişimleri yaşanır. Böyle olduğu takdirde “biz” ve “öteki”lerin de yer değiştirdikleri görülür. Dünün kaşif, mucid, kahraman ve lideri hain, düşman, yobaz ve gerici oluverir. Ya da tam tersi… Şeyh Şamil’in Sovyetler Birliği öncesi ve sonrası Rusya tarih yazımı ve ders kitaplarına yansıyan imajı bunun bariz örneğini oluşturur.</p>
<p>Rusya İmparatorluğu doneminde Şeyh Şamil imajı Kafkasya’da yaşanan savaşlarla şekillenmişti. Olay devlete karşı gelme/başkaldırma şeklinde okunmaktaydı. Yapılan calışmalarda mücadelenin milli boyutu ve liderlerinin rolü inkâr ediliyor, küçümseniyordu. Bunların yanında çok az sayıdaki çalışmada mücadelenin Rus yayılmacılığına karşı oluşuna ve liderleri Şeyh Şamil’in kahramanlığına veya rolüne vurgu yapılmaktaydı.</p>
<p>Bu yüzyılda konuyla ilgili farklı görüşlerini belli edenlerden biri Mirze Kazım Bey oldu. 1860 yılında <em>Русское слово </em>dergisinde yayınladığı “Müridizm ve Şamil” başlıklı makalesinde Müridizm ve imamet konusunda geniş bilgi verdikten sonra şu değerlendirmeyi yapıyordu: “Şeyh Şamil halk temsilcisidir, Şeyh Şamil ismi tarih ve vatanperverlikle ilgili düşünceleri ihtiva ediyor… O her halde halk kahramanıdır…” 20. yüzyılın başında yayınlanan iki ansiklopedide de ilgili bilgilere rastlamak mümkün: Bu kaynaklarda Şeyh Şamil harekatı ile ilgili olumsuz görüşler bulunsa da onun kahramanca mücadelesini takdir eden bilgilere rastlanmaktaydı.</p>
<p>Sovyet tarih yazımında, 19. yüzyılda Rusya İmparatorluğu’nun yayılmacı politikasına karşı mücadele eden halklar ve Şeyh Şamil’in faaliyetleri üç temel tezle açıklanmaktaydı: “zararlı”, “az zararlı” ve “gönüllü birleşme” tezleri.</p>
<p>Birinci dönem: Kuruluş aşamasındayken Sovyet sisteminin ortadan kaldırdığı Rusya İmparatorluğu’nu övmesi, yaptıklarını hoş göstermesi söz konusu olamazdı. Bu bağlamda Çarlık yönetiminin yaptıkları “zararlı” olarak tarif edilmekteydi. “Tarihî, siyasî mucadelede en iyi silah” olarak gören Sovyet sisteminin emrindeki tarih yazımı da bu tezi işlemekteydi. Bu yorum 1920’li yıllarda Sovyet Marksist tarihcilerinin lideri pozisyonunda olan M. N. Pokrovski tarafından geliştirildi. 1923 yılında Moskova’da yayınladığı <em>Çarlık Rusya’sının XIX. Yüzyıldaki Savaş ve Diplomasisi</em> isimli eserinde Çarlık Rusya’sının Kafkas politikasını işgalci bir politika olarak değerlendiriyordu. Eserinde Müridizm ve Şamil harekatına da yer veren Pokrovski, yerel halkın kendilerini, geleneklerini, yönetimlerini korumak için ya savaşmak ya da Rusya’ya teslim olmak zorunda kaldığını vurguluyordu. Gammer’in ifadesiyle, “Pokrovski, Marks ve Engels’in Şamil hakkındaki görüşlerini izleyerek onu bir kahraman ve eşit olmayan bir mücadelede yetenekli bir önder olarak tanımlamış ve hareketine demokratik demiştir.”</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2021">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Selçuklu Kartalı Kafkasya Dağlarında</title>
		<link>https://www.derintarih.com/selcuklu-tarihi/selcuklu-kartali-kafkasya-daglarinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Alican]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 31 Jul 2018 21:45:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Selçuklu Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Dandanakan Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Gazneliler]]></category>
		<category><![CDATA[Kafkasya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3663</guid>

					<description><![CDATA[1040’ta meydana gelen Dandanakan Savaşı’nda Gaznelileri mağlup ederek bağımsızlıklarını ilan eden Selçuklular hızlı bir yükselişle payitaht olarak belirlenen Nişâbur merkez olmak üzere dört bir yana genişleme eğilimine girmişlerdi. Süreç içerisinde Sultan Tuğrul Bey’in kardeşi Horasan hâkimi Çağrı Bey başkent olarak seçtiği Merv’den hareketle Gazne’ye kadar ulaşacaktı. Sultan’ın amcası İnanç Yabgu, Herat’tan hareketle Büst, İsfizar ve Sistan bölgelerini kontrol altına almıştı. Selçuklu hükümdarının üvey kardeşi İbrahim Yınal, Kuhistan bölgesinin fethiyle görevlendirilmiş, amcasının oğlu Kutalmış da Gürgan ve Damgan havalisine sevk edilmişti. Klasik Türk devlet geleneği gereği genişleme eğilimleri daha önce planlanan askerî rotalar doğrultusunda yürütülecekti Devamı Derin Tarih Ağustos Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>1040’ta meydana gelen Dandanakan Savaşı’nda Gaznelileri mağlup ederek bağımsızlıklarını ilan eden Selçuklular hızlı bir yükselişle payitaht olarak belirlenen Nişâbur merkez olmak üzere dört bir yana genişleme eğilimine girmişlerdi. Süreç içerisinde Sultan Tuğrul Bey’in kardeşi Horasan hâkimi Çağrı Bey başkent olarak seçtiği Merv’den hareketle Gazne’ye kadar ulaşacaktı. Sultan’ın amcası İnanç Yabgu, Herat’tan hareketle Büst, İsfizar ve Sistan bölgelerini kontrol altına almıştı. Selçuklu hükümdarının üvey kardeşi İbrahim Yınal, Kuhistan bölgesinin fethiyle görevlendirilmiş, amcasının oğlu Kutalmış da Gürgan ve Damgan havalisine sevk edilmişti. Klasik Türk devlet geleneği gereği genişleme eğilimleri daha önce planlanan askerî rotalar doğrultusunda yürütülecekti</p>
<p><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-3276">Derin Tarih Ağustos Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
