﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kayseri &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/kayseri/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Mon, 01 Jun 2020 06:15:33 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Kayseri &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Tek Parti Döneminde Uçması da Uçak Yapması da Engellenen, Hatta Cezalandırılan Vecihi Hürkuş’u Ancak Şimdi Anlayacak Seviyeye Geldik</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/tek-parti-doneminde-ucmasi-da-ucak-yapmasi-da-engellenen-hatta-cezalandirilan-vecihi-hurkusu-ancak-simdi-anlayacak-seviyeye-geldik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Arif Emre Gündüz]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 01 Jun 2020 06:15:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[hava harp sanayi]]></category>
		<category><![CDATA[Junkers]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[TOMTAŞ]]></category>
		<category><![CDATA[Türk Hava Kurumu]]></category>
		<category><![CDATA[Vecihi Bey]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6060</guid>

					<description><![CDATA[Türk havacılık ve hava harp sanayii tarihi denildiğinde içimizi hüzün kaplar. Engellemelerle durdurulmaya çalışılan bir sanayi koludur bizim için. Yıllarca dayatılan yanlış bilgilerden dolayı ülkemizde bir zamanlar uçak fabrikalarının olduğundan haberdar değiliz. Halbuki çok kısa bir sürede pilotluk eğitimini tamamlayan Vecihi Hürkuş, ilk sivil yerli uçağımızı 1924 senesinde İzmir’de üretmiş, ancak teşvik göreceğine hapisle cezalandırılmıştı. Askeriyeden ayrılan Vecihi Bey’in yeni durağı, Türk Hava Kurumu olur. Kurum Başkanı Cevat Abbas (Gürer) Bey Vecihi Hürkuş’a kurumda görev verir. Yeni görev Vecihi Bey için havacılık açısından yeni bir hizmet kapısı olmuştur. Ancak alınan bir kararla 19 Ekim 1925 tarihi itibariyle kurum sadece gelir&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türk havacılık ve hava harp sanayii tarihi denildiğinde içimizi hüzün kaplar. Engellemelerle durdurulmaya çalışılan bir sanayi koludur bizim için. Yıllarca dayatılan yanlış bilgilerden dolayı ülkemizde bir zamanlar uçak fabrikalarının olduğundan haberdar değiliz. Halbuki çok kısa bir sürede pilotluk eğitimini tamamlayan Vecihi Hürkuş, ilk sivil yerli uçağımızı 1924 senesinde İzmir’de üretmiş, ancak teşvik göreceğine hapisle cezalandırılmıştı.</p>
<p>Askeriyeden ayrılan Vecihi Bey’in yeni durağı, Türk Hava Kurumu olur. Kurum Başkanı Cevat Abbas (Gürer) Bey Vecihi Hürkuş’a kurumda görev verir. Yeni görev Vecihi Bey için havacılık açısından yeni bir hizmet kapısı olmuştur. Ancak alınan bir kararla 19 Ekim 1925 tarihi itibariyle kurum sadece gelir kaynaklarını işletecek, havacılık faaliyetinde bulunmayacak, ayrıca elindeki uçak ve elemanları Türk Hava Kuvvetlerine devredecekti. Vecihi Hürkuş için Türk Hava Kurumu’nda çalışmanın anlamı kalmamıştı.</p>
<p>Bu arada Türk Hava Kurumu’nun yeni başkanı Fuat Bulca Vecihi Bey’den Türk Hava Kuvvetlerine geri dönmesini istemiştir. Vecihi Bey Hava Kuvvetlerinden ayrılış sebeplerini hatırlayınca teklifi kabul etmeyerek kurumdan istifa eder. Tam o sıralarda Türkiye’nin ilk uçak fabrikası olan TOMTAŞ’ın kuruluş çalışmaları başladığı için bu istifanın ardından Vecihi Bey’e TOMTAŞ’da şef pilot olarak çalışma teklifi gelir. Kabul eden Vecihi Bey ilk etapta Almanya’daki Junkers fabrikasında inceleme yapmakla görevlendirilir ve 17 Aralık 1925’te Almanya’nın Dessau şehrindeki Junkers fabrikasında çalışmaya başlar.</p>
<p>TOMTAŞ Almanya’daki Junkers uçak fabrikası ile Türkiye’nin yarı yarıya ortak olarak Kayseri’de kurdukları bir uçak fabrikasıydı. Vecihi Bey Almanya’daki görevi tamamlanınca 18 Temmuz 1926’da Türkiye’ye çağırılır. Yurda dönüşünün ardından TOMTAŞ fabrikasında işe başlar.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2020">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Modern Kitabevlerinin ve Yayıncılığın Temeli de Abdülhamid Devrinde Atılmıştı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/oteki-tarih/modern-kitabevlerinin-ve-yayinciligin-temeli-de-abdulhamid-devrinde-atilmisti/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatma Nur Uçar]]></dc:creator>
		<pubDate>Mon, 02 Mar 2020 11:45:13 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öteki Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Kayseri]]></category>
		<category><![CDATA[Meşrutiyet]]></category>
		<category><![CDATA[Sultan II. Abdülhamid]]></category>
		<category><![CDATA[Tanzimat]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5670</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye’de yayıncılık faaliyetlerinin başlangıcı Tanzimat devriyle başlıyor. Ancak günümüz anlayışıyla kitapçılık için Sultan II. Abdülhamid dönemine gitmemiz gerekiyor. Sultan Abdülhamid devrinden önce sahaflar, çoğu yazma eser olmak üzere matbu, yani basılı eser de satmaktaydı. Ancak genelde matbu kitapların satışı; tütüncü, sucu, eczacı gibi bu işle ilgisi olmayan meslek grupları tarafından yapılıyordu. Satılan matbu kitapların üzerinde nereden temin edilebileceğine dair notlar da bulunuyordu. Meşrutiyet’in ilânıyla oluşan reform ortamı, basım yayın dünyasına da yansımış ve açılan çok sayıda okulun etkisiyle tezgâhlarda satılan birkaç matbu kitap, halkın okuma ihtiyacını karşılayamaz olmuştu. Bu da matbaaları ve yayıncılık alanını hareketlendirmişti. Kâr getireceğini düşünen bazı kişiler&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye’de yayıncılık faaliyetlerinin başlangıcı Tanzimat devriyle başlıyor. Ancak günümüz anlayışıyla kitapçılık için Sultan II. Abdülhamid dönemine gitmemiz gerekiyor.</p>
<p>Sultan Abdülhamid devrinden önce sahaflar, çoğu yazma eser olmak üzere matbu, yani basılı eser de satmaktaydı. Ancak genelde matbu kitapların satışı; tütüncü, sucu, eczacı gibi bu işle ilgisi olmayan meslek grupları tarafından yapılıyordu. Satılan matbu kitapların üzerinde nereden temin edilebileceğine dair notlar da bulunuyordu. Meşrutiyet’in ilânıyla oluşan reform ortamı, basım yayın dünyasına da yansımış ve açılan çok sayıda okulun etkisiyle tezgâhlarda satılan birkaç matbu kitap, halkın okuma ihtiyacını karşılayamaz olmuştu. Bu da matbaaları ve yayıncılık alanını hareketlendirmişti.</p>
<p>Kâr getireceğini düşünen bazı kişiler bu işle ilgili dükkân açarak kitap basıp satmaya başladı. Ticarî cesarete sahip kitapçıların çoğunluğunun Kayserili olması ise dikkat çekiciydi.</p>
<p>Osmanlı döneminde 19. yüzyılın sonlarına doğru matbu kitap satan kişiler için artık sahaftan çok, “kitapçı” ismi kullanılmaya başladı. Bunlar sadece kitap satmıyor; kitap ve mecmua yayımlıyor, hatta bu tür eserlerin basımıyla da ilgileniyordu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mart-2020">Derin Tarih Mart Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
