﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kehf Suresi &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/kehf-suresi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Mar 2022 11:41:17 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Kehf Suresi &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Ebu’l-Hasen Ali En-Nedvî</title>
		<link>https://www.derintarih.com/iz-birakanlar/ebul-hasen-ali-en-nedvi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İbrahim Bozbeşparmak]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 01 Jan 2022 05:32:56 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[İz Bırakanlar]]></category>
		<category><![CDATA[Ebu'l-Hasen]]></category>
		<category><![CDATA[evâhirin]]></category>
		<category><![CDATA[Hasen Han]]></category>
		<category><![CDATA[Kehf Suresi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7809</guid>

					<description><![CDATA[20. asrın son günü, cuma namazı öncesi, yeni milenyum çağına dünyada saatler kala, 85 yaşında bir pîr-i fânî olan Ebu’l-Hasen, namaz hazırlığı için yerinden hafifçe doğruldu. Ramazan ayının evâhirini, yani son on gününü sükûnet ile geçirmek için doğum yeri olan köyüne gelmiş, mütevazı odasında kendini tamamen ibadete vermişti. Önce huşû içerisinde abdest aldı, sonra âdeti olduğu üzere Kur’an-ı Kerîm’ini açarak, cuma günü okunması sünnet olan Kehf suresini tilavet etmeye başladı. Güzel bir hayata yakışır şekilde ve ömrü boyunca taviz vermediği sadelikle, kıraatini tamamlayamadan, vefatıyla da ardından gelenlere bir ders vererek rahlesinin başında ebedî yurduna irtihal etti. Onun hayatı baştan sona&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>20. asrın son günü, cuma namazı öncesi, yeni milenyum çağına dünyada saatler kala, 85 yaşında bir pîr-i fânî olan Ebu’l-Hasen, namaz hazırlığı için yerinden hafifçe doğruldu. Ramazan ayının evâhirini, yani son on gününü sükûnet ile geçirmek için doğum yeri olan köyüne gelmiş, mütevazı odasında kendini tamamen ibadete vermişti. Önce huşû içerisinde abdest aldı, sonra âdeti olduğu üzere Kur’an-ı Kerîm’ini açarak, cuma günü okunması sünnet olan Kehf suresini tilavet etmeye başladı. Güzel bir hayata yakışır şekilde ve ömrü boyunca taviz vermediği sadelikle, kıraatini tamamlayamadan, vefatıyla da ardından gelenlere bir ders vererek rahlesinin başında ebedî yurduna irtihal etti. Onun hayatı baştan sona eğitimcilere, ilim adamlarına, edebiyatçılara ve her yaştan Müslümanlara derslerle doluydu.</p>
<p>Ebu’l-Hasen Ali en-Nedvî, 24 Kasım 1914’te, Hindistan’ın kuzeyinde bulunan Leknev şehrinin Tekiyye Kîlan köyünde doğmuştu. Kökleri, Hz. Hasan (ra) vasıtasıyla Hz. Peygamber’e dayanması sebebiyle Seyyid olarak bilinen ve “Hasenî” nisbesiyle kendilerine hürmet edilen bir aileye uzanıyordu. Büyük dedeleri Hint topraklarına Moğol istilası sırasında Bağdat’tan gelmişlerdi. Babası Abdülhay el-Hasenî, çevresindekilerce iyi vasıflarla tanınan bir doktordu. Doktorluğun yanı sıra ilmî derinliği ve tarihçiliği ile biliniyordu. Yaşadığı bölgenin mühim şahsiyetlerinin hayatını anlatan bir biyografi kitabı da yazmıştı. Annesi Hayrunnisa Hanım, hafız, şair ve saliha bir kadındı. Çevresindeki öğrencilere kol kanat germesiyle ve Efendimiz’e yazdığı şiirleriyle halk tarafından çok seviliyordu. Ebu’l-Hasen de aynı emsâl diğer âlimler ve meşâhir gibi böylesine bereketli ilmî bir muhitte dünyayı tanımaya başlamış, ömrünün ilk yılları ilmin ve irfânın gölgesinde geçmişti.</p>
<p>Kur’an hıfzını aile içerisinde tamamlayan Ebu’l-Hasen, önce mahalle mektebine giderek Farsça ve Urduca öğrendi. Okul haricindeki zamanını, babasının kitap merakı nedeniyle kitaplarla dolu bir evde, kütüphaneyle haşır neşir olarak geçirdi. Çocukluğunun en güzel zamanlarında, on yaşındayken, kendisinin ve ailesinin hayatını tümden değiştiren babasının vefatıyla derinden sarsıldı. Böylece ailenin sorumluluğu tıp okuyan ağabeyi Abdülali’nin sırtına yüklendi. Ebu’l-Hasen bundan sonraki eğitimine onun yönlendirmesiyle devam edecekti. babasının vefatından sonra Ebu’l-Hasen’in eğitiminin maddî külfetini Hindistanlı meşhur âlim Sıddık Hasen Han’ın torunları üstlenmişti. Ebu’l-Hasen, resmî eğitimin yanı sıra okulu dışında gittiği derslerle de Arapçasını bir hayli ilerletti. Abisi Arapça eğitimine önem veriyor ve bu nedenle belli başlı Arapça gramer ve belâgat kitaplarını okuması için onu hocalarla buluşturuyordu.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ocak-2022">Derin Tarih Ocak Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Ayasofya Düşünceleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/ayasofya-dusunceleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Hüseyin Hatemi]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 Aug 2020 06:29:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Ayasofya]]></category>
		<category><![CDATA[Fenikeliler]]></category>
		<category><![CDATA[Kehf Suresi]]></category>
		<category><![CDATA[Kur'an-ı Kerim]]></category>
		<category><![CDATA[Mecma'-ul Bahreyn]]></category>
		<category><![CDATA[Sultanahmed]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6259</guid>

					<description><![CDATA[Kur’an-ı Kerim’in Kehf Suresi’nde adı geçen Mecma’-ul-Bahreyn kanaatimce İstanbul’dur. İbrahim (as) dininden muvahhid Fenikeliler, Boğaz’ın Asya yakasında “Mecma’-ul-Bahreyn” şehrini kurmuşlardır. Bugün Yuşa Tepesi dediğimiz yerde büyük bir hanif mabetleri vardı. O sırada batı tarafındaki Ayasofya’nın bulunduğu yerde de Elenlerin bir küçük balıkçı kasabası vardı. Musa (as) Hızır diye andığımız Nebi ile buluşmak için Mecma’-ul-Bahreyn’e yeğeni Yuşa ile birlikte MÖ 13. asırda geldi. Beyt-i Kaş da denen bu mabet sonradan dilimizde Beykoz haline giren yer adını almıştır. Musa (as), yanında kız kardeşinin oğlu Yuşa (as) ve Hızır (as) Beykoz kıyısından küçük bir tekneyle Batı yakasına hareket ettiler. Sultanahmed semtinin aşağısında, Kadırga&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kur’an-ı Kerim’in Kehf Suresi’nde adı geçen Mecma’-ul-Bahreyn kanaatimce İstanbul’dur. İbrahim (as) dininden muvahhid Fenikeliler, Boğaz’ın Asya yakasında “Mecma’-ul-Bahreyn” şehrini kurmuşlardır. Bugün Yuşa Tepesi dediğimiz yerde büyük bir hanif mabetleri vardı. O sırada batı tarafındaki Ayasofya’nın bulunduğu yerde de Elenlerin bir küçük balıkçı kasabası vardı. Musa (as) Hızır diye andığımız Nebi ile buluşmak için Mecma’-ul-Bahreyn’e yeğeni Yuşa ile birlikte MÖ 13. asırda geldi. Beyt-i Kaş da denen bu mabet sonradan dilimizde Beykoz haline giren yer adını almıştır. Musa (as), yanında kız kardeşinin oğlu Yuşa (as) ve Hızır (as) Beykoz kıyısından küçük bir tekneyle Batı yakasına hareket ettiler. Sultanahmed semtinin aşağısında, Kadırga yöresine gelince limanda gemiden indiler. Hızır (as) gemiyi delmiş gibi gösterdi. Bu gemi Ehlibeyt’in simgesi idi (delinmiş gibi gösterilen gemi).</p>
<p>Kadırga limanından Sultanahmed meydanına doğru tırmanırlarken Hızır (as) yine bir rü’yet ile bir erkek çocuğu öldürmüş gösterdi (bu da son peygamberin İshak (as) değil, İsmail (as) soyundan geleceğine işaret idi). Elenlerin balıkçı kasabasına gelince, Hızır (as) kasabanın surları içinde Ayasofya’nın bulunduğu yerde yıkık bir duvarı düzeltmiş olduğu rü’yetini gösterdi. Bunu da “bu duvarın altında iki yetimin hazinesi vardır, rüştlerine erişinceye kadar hazinenin talan edilmemesi” amacıyla açıkladı.</p>
<p>Kanaatimce bu iki yetim, rüştlerine henüz erişmemiş İsa (as) ümmetiyle İslam ümmetidir. Rüştlerine erişmeleri, Mehdi (as) ve Mesih (as)’ın birlikte zuhuruyla olacaktır.</p>
<p>Daha sonra Elenler bölgenin hakimiyetini ele geçirdiler. “Mecma’-ul-Bahreyn” adını Sthyme-Polis, Boğaz’ın Nur Geçidi adını da “phos”u “bos”a çevirerek “inek geçidi” yaptılar. Yuşa Tepesi’ndeki Mabed’e de -Kabe’de olduğu gibi- batıl ilah heykelleri yerleştirdiler. Yuşa ve Musa’nın Hızır’ı ararken Asya yakasında geçtikleri tepenin adı da Fenike dilindeki “tell (till)”den, Osmanlı dönemindeki “Telli Baba” şeklini aldı.</p>
<p>Hazret-i Ali (as)’ın şehadetinden sonra Resul-ü Ekrem’in (sas) ve Emirü’l- mü’minin’in vasiyetiyle münzevi olarak geldi. Eyüp dediğimiz semt de türbesinin bulunduğu yerdeki kulübede zahid hayatı sürdü. 668-670’te vefat etti. Bizans’ın Hıristiyan halkı da onu bir aziz olarak gördüler. Mihmandar şehre zuhurun da mihmandarı olmak üzere damga vurdu. İkinci damgayı da iki yüz yıl kadar sonra On İkinci Ehlibeyt İmamı’nın (as) annesi Nergis Hanım tarafından dedesi Aziz İgnatius vurdu. Önce Ayasofya yanına defnedildi. Daha sonra patrik olan hasmı Photios buradan cenazeyi Yuşa Tepesi’ndeki eski Hanif Mabedi’nin yerinde yapılmış olan Aziz Mikail Kilisesi’ne nakletti. İgnatius ismi Yuşa’yı karşıladığı ve Yuşa (as) da Musa (as) ile buraya gelmiş olduğu için Beşiktaşlı Yahya Efendi, bu kabri Yuşa’nın kabri olarak ilan etti. Sünbül Sinan Camii’nin avlusu ve müştemilatında olan üç hanım kabrinin “imparator kızına ait” deneni, İgnatius’un annesinin, avluda olup İmam Hüseyin (as)’ın iki kızı denen kabirler de iki kız kardeşinin kabirleridir. Kanaatimce, iki yetimin ikisi de rüşde ermeden, en uygun olan, Ayasofya’yı müze olmaktan çıkarmak ve iki yetimin çocuklarının ziyaretine mübarek bir mabed olarak açmak, bir köşesinde Hıristiyanlar için bir şapel ayırmak, uygun bir diğer yerinde de Müslüman ziyaretçilerin namaz kılmaları için bir yer ayırmak idi.</p>
<p>Sözüm dinlenmedi Hâââmûûûş!</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-agustos-2020">Derin Tarih Ağustos Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
