﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kıbrıs &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/kibris/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Wed, 02 Nov 2022 08:17:46 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Kıbrıs &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yunanistan’ın “Megalo İdea”Sına Karşı “Mîsâk-I Millî” Hedefini Düşünmek</title>
		<link>https://www.derintarih.com/rota/yunanistanin-megalo-ideasina-karsi-misak-i-milli-hedefini-dusunmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Samet Tınas]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 02 Nov 2022 08:17:46 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Rota]]></category>
		<category><![CDATA[Adalar]]></category>
		<category><![CDATA[Batı Trakya]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan Antlaşması]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8727</guid>

					<description><![CDATA[Lozan Antlaşması ile terk edilen Batı Trakya, Adalar ve Kıbrıs bugün Amerika Birleşik Devletleri’nin vekâlet savaşı yürüttüğü Yunanistan üzerinden stratejik bir çembere dönüşmüş vaziyette. Peki bu toprak parçalarını niçin müdafaa etmeliydik? Nasıl kaybettik? Şimdi ne yapmalıyız? Lozan tenkidinin vatanın rağmına değil de menfaatine olduğunu anlamak üzere, merceğimizi bir asır öncesinin Ege sularına çeviriyoruz. &#160; Devamı Derin Tarih Kasım Sayısında…]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Lozan Antlaşması ile terk edilen Batı Trakya, Adalar ve Kıbrıs bugün Amerika Birleşik Devletleri’nin vekâlet savaşı yürüttüğü Yunanistan üzerinden stratejik bir çembere dönüşmüş vaziyette. Peki bu toprak parçalarını niçin müdafaa etmeliydik? Nasıl kaybettik? Şimdi ne yapmalıyız? Lozan tenkidinin vatanın rağmına değil de menfaatine olduğunu anlamak üzere, merceğimizi bir asır öncesinin Ege sularına çeviriyoruz.</p>
<p>&nbsp;</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-kasim-2022">Derin Tarih Kasım Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Bir Adadan Daha Fazlası&#8230;</title>
		<link>https://www.derintarih.com/editorden/bir-adadan-daha-fazlasi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Taha Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2022 09:27:32 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Editörden]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz]]></category>
		<category><![CDATA[Girne]]></category>
		<category><![CDATA[Hz. Peygamber]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[Lefkoşa]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[Selimiye]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8316</guid>

					<description><![CDATA[Lala Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı donanması Kıbrıs’ın Limasol limanına ulaştığında tarihler 2 Temmuz 1570’i gösteriyordu. Herhangi bir direnişle karşılaşmadan ertesi gün Tuzla’ya geçen 60 bin kişilik Osmanlı ordusu, adım adım ilerleyerek Lefkoşa’yı, Girne’yi ve ardından da uzun bir kuşatmanın sonucunda Mağusa’yı alarak, adanın fethini tamamlamıştı. Lefkoşa ve Mağusa’daki katedraller camiye çevrilmiş, birincisine Sultan II. Selim’in ismiyle “Selimiye” denmiş, ikincisi de Lala Mustafa Paşa’ya atfedilmişti. Kıbrıs, Müslüman Türkler için Akdeniz’de önemli bir adadan çok daha fazlasıydı. Her şeyden önce orada, Hz. Peygamber’in (sas) süt teyzesi “Hala Sultan” Ümmü Harâm bint Milhân bulunuyordu. Kıbrıs’ın fethine katılma heyecanıyla 86 yaşında yollara düşen Hala&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Lala Mustafa Paşa komutasındaki Osmanlı donanması Kıbrıs’ın Limasol limanına ulaştığında tarihler 2 Temmuz 1570’i gösteriyordu. Herhangi bir direnişle karşılaşmadan ertesi gün Tuzla’ya geçen 60 bin kişilik Osmanlı ordusu, adım adım ilerleyerek Lefkoşa’yı, Girne’yi ve ardından da uzun bir kuşatmanın sonucunda Mağusa’yı alarak, adanın fethini tamamlamıştı. Lefkoşa ve Mağusa’daki katedraller camiye çevrilmiş, birincisine Sultan II. Selim’in ismiyle “Selimiye” denmiş, ikincisi de Lala Mustafa Paşa’ya atfedilmişti.</p>
<p>Kıbrıs, Müslüman Türkler için Akdeniz’de önemli bir adadan çok daha fazlasıydı. Her şeyden önce orada, Hz. Peygamber’in (sas) süt teyzesi “Hala Sultan” Ümmü Harâm bint Milhân bulunuyordu. Kıbrıs’ın fethine katılma heyecanıyla 86 yaşında yollara düşen Hala Sultan, karaya ayak basar basmaz, bindiği katırın ürkmesiyle yere düşerek şehadet şerbetini içmişti. Onun bugün hâlâ mamur durumda bulunan türbesi, Kıbrıs’a kıyamete kadar vurulmuş bir İslâm mührüydü. Osmanlı Türkleri için, Kıbrıs öylesine Hala Sultan’dı ki, sonraki yüzyıllar boyunca donanma Kıbrıs açıklarından her geçişinde onu selamlayacaktı.</p>
<p><em>Derin Tarih</em> olarak, bu sayımızı Kıbrıs’a ayırmamızın sebebi, temmuz ayında Kıbrıs’la ilgili iki önemli yıl dönümünün bulunması: 1570’teki Osmanlı fethi ve 1974’teki Barış Harekâtı. Kıbrıs’ımızı tekrar hatırlamak ve hatırlatmak adına, adanın yüzyıllar içinde yaşadığı serüvenleri konu edinen birbirinden kıymetli yazılarla dosyamızı zenginleştirdik. Bu çerçevede, Eski Devlet Bakanı Hasan Aksay’ın 20 Temmuz 1974 günü Ankara’daki atmosferi anlattığı mülakatı bilhassa ilgiyle okuyacağınızı umuyoruz.</p>
<p>Bu ay ayrıca, “ek kitap” armağanımızı Kıbrıs’taki tarihî ve kültürel mekânların tek tek anlatıldığı bir “gezi rehberi”ne tahsis ettik. Adayı avucunun içi gibi bilen İsmail Güleç hocamıza, imza attığı bu kitap dolayısıyla müteşekkir ve minnettarız.</p>
<p>Son olarak:</p>
<p>Mübarek kurban bayramınızı tebrik eder, hepimize bereketler getirmesini dileriz.</p>
<p>Gelecek sayılarımızda, hayırla görüşmek üzere…</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kıbrıs’ta Türk İdaresi Nasıl Başladı?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/kibrista-turk-idaresi-nasil-basladi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Samet Tınas]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2022 09:17:50 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Afrika]]></category>
		<category><![CDATA[Avrupa]]></category>
		<category><![CDATA[İngiltere]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[Memlükler]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[Sardunya]]></category>
		<category><![CDATA[Sicilya]]></category>
		<category><![CDATA[Venedikliler]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8306</guid>

					<description><![CDATA[Sicilya ve Sardunya’dan sonra Akdeniz’in üçüncü büyük adası olan Kıbrıs, Avrupa ve Afrika’yı Asya’ya bağlayan, tarih boyunca Akdeniz siyaset ve ticaretinde mühim rol oynamış konumdadır. Nitekim Akdeniz’e hâkim olmak isteyen her büyük devlet mutlaka Kıbrıs’a da hâkim olmak istemiştir. Romalılar, Osmanlılar ve İngiltere’nin farklı dönemlerde adaya sahip olması bunun en bariz tezahürüdür.  Eski Dünya’yı fetheden Osmanlılar için 1489’dan beri Venediklilerin elinde bulunan ada kilit bir noktayı teşkil etmekteydi. Venedikliler selefleri Kıbrıs kralları gibi önceleri Memlûklere vergi veriyordu. Memlûklerin yerine kaim olan Osmanlılara da bu vergiyi vermekten imtina etmemiş, hatta Yavuz Sultan Selim, Mısır’ı fethettikten sonra Kahire’de iken Kıbrıs’ın haracını almak&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sicilya ve Sardunya’dan sonra Akdeniz’in üçüncü büyük adası olan Kıbrıs, Avrupa ve Afrika’yı Asya’ya bağlayan, tarih boyunca Akdeniz siyaset ve ticaretinde mühim rol oynamış konumdadır. Nitekim Akdeniz’e hâkim olmak isteyen her büyük devlet mutlaka Kıbrıs’a da hâkim olmak istemiştir. Romalılar, Osmanlılar ve İngiltere’nin farklı dönemlerde adaya sahip olması bunun en bariz tezahürüdür.  Eski Dünya’yı fetheden Osmanlılar için 1489’dan beri Venediklilerin elinde bulunan ada kilit bir noktayı teşkil etmekteydi. Venedikliler selefleri Kıbrıs kralları gibi önceleri Memlûklere vergi veriyordu. Memlûklerin yerine kaim olan Osmanlılara da bu vergiyi vermekten imtina etmemiş, hatta Yavuz Sultan Selim, Mısır’ı fethettikten sonra Kahire’de iken Kıbrıs’ın haracını almak üzere dört kayıkla silahdarlar kethüdası Ali Ağa’yı adaya yollamıştı.</p>
<p>1521’de Rodos adasının Osmanlılar tarafından fethi, Venediklileri fevkalâde telaşa düşürmüş; bundan sonra sıranın kendilerine geleceği zannıyla adayı tahkim etmeye başlamışlardı. Fakat beklenilen olmamış, Osmanlıların öncelik sırasını başka işler almıştı. Lakin Venedikliler Kıbrıs hakkında endişelenmekte pek de haksız sayılmazdı. Zira iki ada, Türk İmparatorluğu’nun ileri hedefleri için vazgeçilemezdi. Bunlardan biri Girit, diğeri de Kıbrıs’tı. Suriye ve Mısır fethedilip Kuzey Afrika’nın en mamur kısmına sahip olduktan sonra, yol üzerindeki korsan gemilerinin melcei olan Girit çok sonraları bin bir gayretle alınacaktı.</p>
<p>Ancak Suriye ve Anadolu sahillerine pek yakın olan Kıbrıs, korsanlar tarafından bir üs olarak kullanılıyor, mütemadiyen Müslüman ticaret gemilerine saldırılıyor, hacca gidenlere tecavüzde bulunuluyordu. Kimi zaman Müslümanların malları gasp edilirken, kimi zaman da kendileri hapsedilmekteydi. Osmanlı Devleti’nin hadiseleri her protesto edişine karşı ise Venedikliler adada yuvalanan Malta korsanlarını suçlamaktaydılar.</p>
<p>Kıbrıs’ın stratejik ehemmiyeti yanında daha evvel Müslümanlarca fethedilmesinin de sefer kararında tesiri vardı. Sefer için fetva istenen devrin şeyhülislamı Ebussuud Efendi bunu açıkça belirtmektedir. Kâtip Çelebi bu hususu, <em>Tuhfetü’l-kibâr fi esfâri’l-bihâr</em> adlı eserinde, “sefer lâzım gelüb Şeyhülislam Ebussuud Efendi’den istifta olundukta bu veçhile fetva virdiler” diye kaydeder. Ayrıca Peygamber Efendimiz’in (sas) cihat duasına mazhar olan, Hala Sultan diye bilinen Ümmü Harâm’ın türbesinin Kıbrıs’ta bulunması fethin manevî sebeplerindendi. Zira Kıbrıs’ın fethinden sonra Osmanlı donanması Larnaka Körfezi’ne demir attığında Hala Sultan’ı 21 pâre top atışıyla selamlamış, fetihten sonra da kabrinin üzerine bir türbe, etrafına tekke inşa ettirmişti.</p>
<p>Bazı Batılı kaynaklarda aklen ve mantıken kabulü gayr-i kabil olan bir iddia vardır ki, o da II. Selim’in Kıbrıs’ı çok kaliteli şarapları olduğu için almak istediği yönündedir. Güya Kıbrıs kralı olmak isteyen Nakşa Dukası Yasef Nasi kendisini bu konuda teşvik ve tahrik etmişti. Bu tip komik iddialar, artık itibarını çoktan kaybetmiş olan Avusturyalı tarihçi Joseph Von Hammer gibi isimlerin kitaplarında geçmektedir. Kıbrıs’ın fethinin dinî, siyasî ve iktisadî sebepleri ortada iken böyle ucuz yorumlar meselenin ehemmiyetini kaybettirmektedir.</p>
<p>Nihayet 1570 yılında Türk ticaret gemilerine tecavüz eden korsanların Kıbrıs’a sığınması bardağı taşıran son damla oldu. Venedik’e gönderilen elçi Kubat Çavuş, Osmanlı İmparatorluğu adına Venedik’e ültimatom verdi. Venedik Devleti bu ültimatomu reddedince de Kıbrıs Seferi başlatıldı.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2022">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>HASAN AKSAY: “KIBRIS DÜĞÜMÜNÜN SEBEBİ, ASKERÎ DARBELERDİR”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/soylesi/hasan-aksay-kibris-dugumunun-sebebi-askeri-darbelerdir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Taha Kılınç]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2022 09:09:34 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Cumhuriyet Halk Partisi]]></category>
		<category><![CDATA[Halk Partisi]]></category>
		<category><![CDATA[İsmet Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[Vahdet]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8299</guid>

					<description><![CDATA[KONUŞAN: TAHA KILINÇ Sizin 1961’de ilk kez milletvekili oluşunuz, Kıbrıs sorununun da alevlenmeye başladığı bir zamana tesadüf ediyor. O günlerin atmosferini anlatır mısınız? İlk milletvekili seçilişim, 1961’de Adalet Partisi’nden. Zannediyorum henüz yemin etmemiştik, partinin Ankara Necati Bey Caddesi’ndeki genel merkezini taşladılar. Epey ciddi gerilim oldu. Parti yönetiminden istifalar yaşandı. Sonrasında, beni genel idare kuruluna aldılar. Böylece genç yaşımdan itibaren, siyasî hadiselerin içinde yer almaya başladım. Ben o zaman henüz 28 yaşındaydım, ama resmî yaşım 30 görünüyordu. Fakültede okurken “Vahdet” isimli bir mecmua çıkarmak istemiştim. Onun imtiyaz sahipliği için 21 yaş sınırı vardı. Avukat olan Ali Ağabeyim de yaşımı büyütmüştü. Bu&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KONUŞAN: TAHA KILINÇ</strong></p>
<p><strong>Sizin 1961’de ilk kez milletvekili oluşunuz, Kıbrıs sorununun da alevlenmeye başladığı bir zamana tesadüf ediyor. O</strong><strong> günlerin atmosferini anlatır mısınız? </strong></p>
<p>İlk milletvekili seçilişim, 1961’de Adalet Partisi’nden. Zannediyorum henüz yemin etmemiştik, partinin Ankara Necati Bey Caddesi’ndeki genel merkezini taşladılar. Epey ciddi gerilim oldu. Parti yönetiminden istifalar yaşandı. Sonrasında, beni genel idare kuruluna aldılar. Böylece genç yaşımdan itibaren, siyasî hadiselerin içinde yer almaya başladım.</p>
<p>Ben o zaman henüz 28 yaşındaydım, ama resmî yaşım 30 görünüyordu. Fakültede okurken “Vahdet” isimli bir mecmua çıkarmak istemiştim. Onun imtiyaz sahipliği için 21 yaş sınırı vardı. Avukat olan Ali Ağabeyim de yaşımı büyütmüştü. Bu yaş büyütme işi, milletvekili olurken de işime yaradı. O zamana kadar fakültede talebe cemiyeti başkanlığı ve diğer birçok işi zaten yürütüyordum.</p>
<p>1961 itibariyle, Kıbrıs’ta kan gövdeyi götürüyordu. Darbeden sonra Cumhuriyet Halk Partisi’nin ve İsmet Paşa’nın iktidara gelmesini fırsat bilen Yunanistan ve Rumlar, Türklere saldırılarını yoğunlaştırmışlardı. Yunanistan, “Kıbrıs’ı ele geçirmek için en uygun zaman” diye düşünüyordu. Kıbrıs’ta Türklere sürekli saldırılar olurken, içeride de “Ada’ya çıkarma yapalım” baskıları yoğunlaşmaya başladı. Askerî müdahale ve denizden çıkarma yapma gündeme gelince, Meclis’te bunun için karar aldık. Gemiler Anamur’dan hareket etti. Bu arada, İsmet Paşa, “Bunu yapmayalım. 15 bin askerimiz şehit olur” diye konuşuyordu sürekli. Yine de kamuoyu baskısı sonucu, gemilerimiz yola çıktı. Fakat yarı yolda Amerika’dan “Geri dönün!” direktifi geldi, gemilerimiz yeniden limanlarımıza dönmek zorunda kaldı. Bilahare yeniden bir deneme daha yaptık, bu defa gemiler limandan ayrılmadan Amerika’dan müdahale geldi. İsmet Paşa’yı Amerikalılarla müzakere yapsın diye Washington’a gönderdik. Dönemin ABD Başkanı, İsmet Paşa ile sadece 3 dakika konuştu! “Hoş geldin”, “güle güle” derken zaten vakit doldu. Velhasıl, Amerikalılardan Kıbrıslı Türklere yardım için izin çıkmadı.</p>
<p>Cumhuriyet tarihi boyunca hep aynısı olmuştur: Halk Partisi ne zaman iktidara gelse, Yunanistan’ın Kıbrıs konusundaki emelleri artmıştır. Şu anda da Türkiye’ye daha rahat müdahale edebilmek için, Yunanistan topraklarına Amerikan askerleri konuşlandırılıyor. Yani “Biraz daha ilerlerlerse, bunları durduramayız” diye düşünüyorlar.</p>
<p>Hani biraz önce darbelerle Kıbrıs meselesinin alakasını anlattım ya, şu nokta da çok mühimdir: 1980 İhtilali olduktan hemen sonra, Kenan Evren, o zamana kadar hiçbir hükümetin yapmaya yanaşmadığı şeyi yaptı ve Yunanistan’ın NATO’ya üye olmasının önünü açtı. Süleyman Demirel ve Bülent Ecevit hükümetleri, bu konuda kesin bir duruş sahibiydi ve Yunanistan bir türlü NATO’ya giremiyordu. Ama Kenan Evren, ilk iş olarak bunu sağladı. Batı’dan talimatı alıyorlar, bütün adımlarını da buna göre atıyorlar.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2022">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Eoka’nın Ortaya Çıkış Hikâyesi</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/eokanin-ortaya-cikis-hikayesi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mirza Mahmut Demir]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 01 Jul 2022 08:52:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Fredi Yermanos]]></category>
		<category><![CDATA[Georgios Grivas]]></category>
		<category><![CDATA[İkonez]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[Limassol]]></category>
		<category><![CDATA[Varibobi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8293</guid>

					<description><![CDATA[Georgios Grivas, 23 Mayıs 1898’de Kıbrıs’ta doğup büyüdü. 18 yaşındayken Yunanistan’a giderek Atina Askerî Harp Akademisi’ne yazıldı. I. Dünya Savaşı’nın ardından 1919’da asteğmen olarak Anadolu işgaline katıldı. Buradaki “başarılarından” dolayı 1922’de madalya ile ödüllendirilip teğmenliğe, 1925’te yüzbaşılığa, 1935’te de binbaşılığa terfi etti. 1937’de Atinalı bir eczacının kızı olan Vasiliki Deka ile evlendi. II. Dünya Savaşı sırasında kuzey Yunanistan’ın stratejik savunma planları üzerine çalışan Yunan ordusu merkez karargâhının operasyon departmanında vazifelendirildi ve ülkesine başarılar kazandırdı. Savaş sonrasında Kıbrıs’ın bağımsızlığına odaklanarak buranın Yunanistan ile birleşmesi (Enosis) için 1954’te EOKA terör örgütünü kurdu. İngilizlerle, sonraları da Türklerle çatışmalara girdi. Pek çok faaliyette bulunarak&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Georgios Grivas, 23 Mayıs 1898’de Kıbrıs’ta doğup büyüdü. 18 yaşındayken Yunanistan’a giderek Atina Askerî Harp Akademisi’ne yazıldı. I. Dünya Savaşı’nın ardından 1919’da asteğmen olarak Anadolu işgaline katıldı. Buradaki “başarılarından” dolayı 1922’de madalya ile ödüllendirilip teğmenliğe, 1925’te yüzbaşılığa, 1935’te de binbaşılığa terfi etti. 1937’de Atinalı bir eczacının kızı olan Vasiliki Deka ile evlendi. II. Dünya Savaşı sırasında kuzey Yunanistan’ın stratejik savunma planları üzerine çalışan Yunan ordusu merkez karargâhının operasyon departmanında vazifelendirildi ve ülkesine başarılar kazandırdı. Savaş sonrasında Kıbrıs’ın bağımsızlığına odaklanarak buranın Yunanistan ile birleşmesi (Enosis) için 1954’te EOKA terör örgütünü kurdu. İngilizlerle, sonraları da Türklerle çatışmalara girdi. Pek çok faaliyette bulunarak Kıbrıs meselesini yıllarca gündemden düşürmeyen Grivas, 27 Ocak 1974’te Limassol’da saklandığı evde kalp yetmezliğinden hayatını kaybetti.</p>
<p>Grivas ile görüşen Yunan gazeteci Fredi Yermanos (1934-99), Yunanistan’da yayınlanan <em>İkonez</em> mecmuasının 29 Mart 1959 tarihli nüshasındaki “Fr. Yermanos Grivas’ın Ağzından Anlatıyor” başlıklı yazısında, Grivas ve eşi Vasiliki’den EOKA’nın kuruluşuna dair dinlediklerini kaleme aldı. Bu yazının Emniyet Genel Müdürlüğü arşivindeki 11244-14-1 numaralı dosyada bulunan tercümesini <em>Derin Tarih</em> okurları için ilk defa yayınlıyoruz:</p>
<p><strong>“</strong>EOKA ne şekilde teşkil olundu ve Kıbrıs’ın istiklali için mücadele ne şekilde başladı? Ağustos 1954 Varibobi’de (Atina’da deniz kenarında bir tatil yeri) bulunan evin yanına üçer tonluk üç kamyon yanaşmıştır. Ayın ışığı altında insan gölgeleri, dört köşe, uzun tahta sandıkları sessizce taşımaktadırlar. Bu anda bir elektrik ışığı kamyonların üzerine çevrilmiştir. Bu, bir polis feneridir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2022">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kıbrıs Türk’ünün Elemi Manilerle Dindi (Mi?)</title>
		<link>https://www.derintarih.com/ozel-dosya/kibris-turkunun-elemi-manilerle-dindi-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fatma Türk Toksoy]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jul 2018 13:27:14 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Özel Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[İngilizlerin Kıbrıs’ı ilhakı]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[Rumların zulmü]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3558</guid>

					<description><![CDATA[Kıbrıs Türk’ü manilerle dile getirir çektiklerini, isyanını. Adada hayatın bir parçasıdır maniler. İngilizlerin Kıbrıs’ı ilhakı sonrasında Türkleri aşağılayan sözler adaya yayılınca Türklerin cevabı da bir maniyle olmuş. Garavolli ce guçça (Bakla ile salyangoz bir arada) Na halasi do camin (Cami yıkılsın da Türkleri bastırsın) Na tsillisi da Durça! (Hepsi ölsün! ) Rumların zulüm kokan sözlerine Kıbrıs Türkleri şöyle karşılık vermiş: Balkannarı aşacayık Düşmannarı govacayık Biz Türklerin bayrağını Bu Kıbrız’a asacayık. Devamı Derin Tarih Temmuz Sayısında… ]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kıbrıs Türk’ü manilerle dile getirir çektiklerini, isyanını. Adada hayatın bir parçasıdır maniler. İngilizlerin Kıbrıs’ı ilhakı sonrasında Türkleri aşağılayan sözler adaya yayılınca Türklerin cevabı da bir maniyle olmuş.</p>
<p><em>Garavolli ce guçça</em></p>
<p><em>(Bakla ile salyangoz bir arada)</em></p>
<p><em>Na halasi do camin</em></p>
<p><em>(Cami yıkılsın da Türkleri bastırsın)</em></p>
<p><em>Na tsillisi da Durça!</em></p>
<p><em>(Hepsi ölsün! )</em></p>
<p>Rumların zulüm kokan sözlerine Kıbrıs Türkleri şöyle karşılık vermiş:</p>
<p><em>Balkannarı aşacayık</em></p>
<p><em>Düşmannarı govacayık</em></p>
<p><em>Biz Türklerin bayrağını</em></p>
<p><em>Bu Kıbrız’a asacayık.</em></p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2018">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Kıbrıs’ı Nasıl Fethettik?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/ozel-dosya/kibrisi-nasil-fethettik/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Samet Tınas]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 03 Jul 2018 12:55:47 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Özel Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz ticaret yolları]]></category>
		<category><![CDATA[Akdeniz'in adaları]]></category>
		<category><![CDATA[Kıbrıs]]></category>
		<category><![CDATA[Sardunya]]></category>
		<category><![CDATA[Sicilya]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=3548</guid>

					<description><![CDATA[Sicilya ve Sardunya’dan sonra Akdeniz’in üçüncü büyük adası olan Kıbrıs, Avrupa ve Afrika’yı Asya’ya bağlayan, tarih boyunca Akdeniz siyaset ve ticaretinde mühim rol oynamış konumdadır. Nitekim Akdeniz’e hâkim olmak isteyen her büyük devlet mutlaka Kıbrıs’a da hâkim olmak istemiştir. Romalılar, Osmanlılar ve İngiltere’nin farklı dönemlerde adaya sahip olması bunun en bariz tezahürü. Eski Dünya’yı fetheden Osmanlılar için 1489’dan beri Venediklilerin elinde bulunan ada kilit bir noktayı teşkil etmekteydi. Zira adayı bir üs olarak kullanan korsanlar mütemadiyen Müslüman ticaret gemilerine saldırıyor, hacca gidenlere tecavüzde bulunuyorlardı. Kimi zaman Müslümanların malları gasp edilirken, kimi zaman da kendileri hapsedilmekteydi. Osmanlı Devleti’nin hadiseleri her protesto&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Sicilya ve Sardunya’dan sonra Akdeniz’in üçüncü büyük adası olan Kıbrıs, Avrupa ve Afrika’yı Asya’ya bağlayan, tarih boyunca Akdeniz siyaset ve ticaretinde mühim rol oynamış konumdadır. Nitekim Akdeniz’e hâkim olmak isteyen her büyük devlet mutlaka Kıbrıs’a da hâkim olmak istemiştir. Romalılar, Osmanlılar ve İngiltere’nin farklı dönemlerde adaya sahip olması bunun en bariz tezahürü. Eski Dünya’yı fetheden Osmanlılar için 1489’dan beri Venediklilerin elinde bulunan ada kilit bir noktayı teşkil etmekteydi. Zira adayı bir üs olarak kullanan korsanlar mütemadiyen Müslüman ticaret gemilerine saldırıyor, hacca gidenlere tecavüzde bulunuyorlardı. Kimi zaman Müslümanların malları gasp edilirken, kimi zaman da kendileri hapsedilmekteydi. Osmanlı Devleti’nin hadiseleri her protesto edişine karşı ise Venedikliler adada yuvalanan Malta korsanlarını suçlamaktaydılar.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-temmuz-2018">Derin Tarih Temmuz Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
