﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kırım Savaşı &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/kirim-savasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 May 2021 08:24:41 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Kırım Savaşı &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>“Men Bu Yerde Yaşalmadım, Yaşlığıma Toyalmadım”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/men-bu-yerde-yasalmadim-yasligima-toyalmadim/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zafer Karatay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 May 2021 08:24:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Çarlık Rusya]]></category>
		<category><![CDATA[Kırım Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Kırım Türkleri]]></category>
		<category><![CDATA[Osmanlı Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Sibirya]]></category>
		<category><![CDATA[Urallar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7066</guid>

					<description><![CDATA[Kırım Türklerinin 18 Mayıs 1944 günü, bir günlük bebekten yürüyemeyecek haldeki ihtiyarlara kadar istisnasız hepsinin sürgün edilmesi, 1783 yılında Çarlık Rusya’sı tarafından işgal ve ilhak edilmesinden sonra Kremlin’in yürüttüğü Kırım’ı Türksüzleştirme siyasetinin son ve en dehşetli halkasıdır. Çarlık Rusya’sının sıcak denizlere inme politikasının tarihteki Türk-Rus savaşlarının temel sebeplerini oluşturduğu bilinir. Kremlin’in bu tarihî hedefinin önündeki en büyük engellerden biri Kırım Hanlığı idi. 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması’yla Osmanlı Devleti’nden ayırdığı Kırım’ı 1783 yılında ilhak ettikten sonra, Çarlık Rusya’sının hızla ilerleyerek Karadeniz’in batısından Yeşilköy’e kadar; Kafkasları, Azerbaycan’ı, Doğu Karadeniz’i ve Doğu Anadolu topraklarını ele geçirdiğini unutmamak gerekir. Çeşitli baskılarla, propagandalarla toprakları ellerinden&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Kırım Türklerinin 18 Mayıs 1944 günü, bir günlük bebekten yürüyemeyecek haldeki ihtiyarlara kadar istisnasız hepsinin sürgün edilmesi, 1783 yılında Çarlık Rusya’sı tarafından işgal ve ilhak edilmesinden sonra Kremlin’in yürüttüğü Kırım’ı Türksüzleştirme siyasetinin son ve en dehşetli halkasıdır. Çarlık Rusya’sının sıcak denizlere inme politikasının tarihteki Türk-Rus savaşlarının temel sebeplerini oluşturduğu bilinir. Kremlin’in bu tarihî hedefinin önündeki en büyük engellerden biri Kırım Hanlığı idi. 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması’yla Osmanlı Devleti’nden ayırdığı Kırım’ı 1783 yılında ilhak ettikten sonra, Çarlık Rusya’sının hızla ilerleyerek Karadeniz’in batısından Yeşilköy’e kadar; Kafkasları, Azerbaycan’ı, Doğu Karadeniz’i ve Doğu Anadolu topraklarını ele geçirdiğini unutmamak gerekir.</p>
<p>Çeşitli baskılarla, propagandalarla toprakları ellerinden alınan Türkler göç ettirilirken, Rusların iskân edilmesiyle 1500 yıllık Türk yurdu Kırım hızla Slavlaştırılmaya başlandı. Kırım’ın Rusya’nın hâkimiyetine girmesi, Osmanlı Devleti için ağır bir travmaydı. Çünkü silme Müslüman tebaanın yaşadığı, kaybedilen ilk toprak parçasıydı. 1853-56 Kırım Savaşı Osmanlı Devleti’nin ve müttefikleri İngiltere ve Fransa’nın galibiyetiyle sonuçlandı. Ancak bu zaferin sonuçları Osmanlı Devleti ve Kırım için sanki mağlup edilmişçesine ağır ve yıkıcı oldu. Osmanlı Devleti’ne savaşta yardım edenlerin Urallara ve Sibirya’ya sürgün edileceği söylentileri üzerine büyük göç dalgaları yaşandı ve Kırım Tatarları kendi vatanlarında azınlık durumuna düştüler. 1783’ten 1923’e kadar Osmanlı Devleti topraklarına, Dobruca ve Anadolu’ya göç edenlerin sayısını Prof. Dr. Kemal Karpat 1.800.000 olarak vermektedir.</p>
<p>Bu yıl 170. doğum yılını kutladığımız İsmail Gaspıralı’nın başlattığı “Türk dünyasında aydınlanma” hareketiyle millî uyanışlarını gerçekleştiren Kırım Türkleri kısa sürede muhteşem bir başarı elde ettiler. İsmail Gaspıralı’nın Kırım’ın Çarlık Rusya’sının esaretine düşmesinin 100. yılında, <em>Tercüman</em> gazetesini yayınlamaya başladığı 1883 yılından sadece 34 yıl sonra, kadınların Türk-İslam dünyasında ilk defa seçme ve seçilme haklarını kullandığı seçimlerle millî kurultaylarını topladılar. Kırım Tatar millî kurultayı 26 Aralık 1917’de Kırım Ahali Cumhuriyeti’ni ilân etti ve hükümetin başına daha önce Kırım, Ukrayna, Lehistan ve Litvanya Baş Müftüsü seçilen Numan Çelebi Cihan seçildi. Kırım Türkleri uzun yıllar süren esaret döneminden sonra büyük bir heyecanla bağımsızlıklarını sağlamlaştırmak, millî medeniyetlerini yükseltmek için çalışmaya başladılar. Bu, daha önce Kırım’dan göç etmek mecburiyetinde bırakılan Dobruca ve Türkiye’deki Kırım Türkleri arasında da büyük heyecan yarattı. Kırım Tatar aydınları, Romanya’dan ve İstanbul’dan hizmet için heyecanla, umutla ülkelerine gittiler.</p>
<p>Ne yazık ki, Akyar’da (Sivastopol) bulunan Bolşevik denizciler Kırım Türklerine saldırdılar. Bahçesaray ve Akmescit’i ele geçirdiler, Numan Çelebi Cihan’ı tutuklayıp Akyar hapishanesine götürdüler.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2021">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>GÖKHAN ÇETİNSAYA: 93 HARBİ VE BERLİN ANTLAŞMASI OSMANLI MODERNLEŞMESİNİN YÖRÜNGE-SİNİ DEĞİŞTİRMİŞTİR</title>
		<link>https://www.derintarih.com/soylesi/gokhan-cetinsaya-93-harbi-ve-berlin-antlasmasi-osmanli-modernlesmesinin-yorunge-sini-degistirmistir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Gökhan Çetinsaya]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2021 08:02:03 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Röportaj]]></category>
		<category><![CDATA[Söyleşi]]></category>
		<category><![CDATA[Balkan]]></category>
		<category><![CDATA[Büyük Güç]]></category>
		<category><![CDATA[Kırım Savaşı]]></category>
		<category><![CDATA[Milliyetçilik]]></category>
		<category><![CDATA[osmanli]]></category>
		<category><![CDATA[Şark Meselesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6982</guid>

					<description><![CDATA[KONUŞAN: MUNİSE ŞİMŞEK Hocam 93 Harbi’nin neticelerini ve Osmanlı’ya etkilerini hakkıyla kavrayabilmek adına isterseniz savaşı hazırlayan sebeplerden başlayalım. 1875’de Bosna-Hersek’te başlayan ve bütün Balkanlara yayılan isyan dalgası sonucunda yaşanan 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı aslında doğrudan Şark Meselesi’nin bir neticesiydi, öyle değil mi? Şark Meselesi olarak adlandırdığımız süreç, 18. yüzyılın sonunda ortaya çıkan üç büyük dinamiğin sonucudur. Rusya’nın Avrasya coğrafyasında büyük bir askerî güç olarak ortaya çıkması, Fransız İhtilali ve Endüstri Devrimi. İlk dinamikle birlikte sadece Osmanlı ve Modern Türkiye’nin değil, bütün Avrasya coğrafyasının kaderi değişmiştir. Hem 19, hem de 20. yüzyılda… Fransız İhtilali’yle birlikte başlayan milliyetçilik ve self-determinasyon hareketleri Osmanlı coğrafyasını&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p><strong>KONUŞAN: MUNİSE ŞİMŞEK</strong></p>
<p><strong>Hocam 93 Harbi’nin neticelerini ve Osmanlı’ya etkilerini hakkıyla kavrayabilmek adına isterseniz savaşı hazırlayan sebeplerden başlayalım. 1875’de Bosna-Hersek’te başlayan ve bütün Balkanlara yayılan isyan dalgası sonucunda yaşanan 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı aslında doğrudan Şark Meselesi’nin bir neticesiydi, öyle değil mi?</strong></p>
<p>Şark Meselesi olarak adlandırdığımız süreç, 18. yüzyılın sonunda ortaya çıkan üç büyük dinamiğin sonucudur. Rusya’nın Avrasya coğrafyasında büyük bir askerî güç olarak ortaya çıkması, Fransız İhtilali ve Endüstri Devrimi. İlk dinamikle birlikte sadece Osmanlı ve Modern Türkiye’nin değil, bütün Avrasya coğrafyasının kaderi değişmiştir. Hem 19, hem de 20. yüzyılda… Fransız İhtilali’yle birlikte başlayan milliyetçilik ve self-determinasyon hareketleri Osmanlı coğrafyasını da etkilemeye başladı. Ve 19. yüzyılın başından 20. yüzyılın başına kadar olan süreçte Osmanlı İmparatorluğu’ndaki hemen hemen bütün unsurlar -daha doğrusu bunların elitleri- milliyetçilik akımlarından etkilendi. Önce Hıristiyanlar, daha sonra Müslümanlar&#8230; Endüstri Devrimi ise kolonyalizme ve emperyalizme büyük bir ivme kazandırdı. Osmanlı coğrafyası önemli bir odak noktasıydı. Rusya tehdidi ve milliyetçilik dinamikleri birbiriyle iç içe geçmiştir: Rusya’nın bir hedefi de Balkanlardır; Balkanlarda yaşayan Hıristiyanlar Ortodoks’tur ve Rusya kendisini Osmanlı topraklarında yaşayan Ortodoksların hamisi ilan etmiştir.</p>
<p>Rusya’nın Osmanlı coğrafyasına doğru yaptığı her hamle, -başta İngiltere olmak üzere- diğer Büyük Güçlerin de onu dengelemek ve kendi çıkar alanlarını korumak için giriştikleri karşı bir hamleyle sonuçlanmıştır. Kendi egemenlik ve toprak bütünlüğünü korumak isteyen Osmanlı ise bu cenderenin içinde sıkışıp kalmıştır. Şöyle bir açmaz söz konusudur: Balkanlarda Ortodoks Slav unsurlar isyan eder ve otonomi talep eder. Osmanlı Devleti isyanı askerî kuvvetle bastırmaya çalışırken, Rusya müdahale eder ve isyancıların taleplerinin kabul edilmesi, aksi takdirde Osmanlı’ya savaş açacağı tehdidinde bulunur. Bunun üzerine, muhtemel savaş sonrası Rusya yeni kazanımlar elde etmesin, Avrupa stratejik dengesi bozulmasın diye, Büyük Güçler devreye girer ve onlar da Osmanlı’ya isyancıların taleplerini kabul etmesi için baskı uygulamaya başlar. İki ateş arasında kalan Osmanlı ise direnir ve bir süre sonra savaşı göze alır. Fakat Rus ordusuna üstün gelecek bir askerî gücü olmadığı için göze aldığı savaş yenilgiyle sonuçlanır. Mağlup taraf olarak barış masasına oturulunca da Rusya ve diğer Büyük Güçler sadece eski taleplerini almaz, yeni imtiyazlar da koparır.</p>
<p>Bu senaryo 19. yüzyılda -Kırım Savaşı- dışında birkaç defa tekrarlanmıştır. 1875-78 Büyük Doğu Krizi’nin de, 1877-78 Osmanlı-Rus Savaşı ya da 93 Harbi’nin de senaryosu budur.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-nisan-2021">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
