﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>kültürel &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/kulturel/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Thu, 02 Dec 2021 12:55:39 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>kültürel &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Türkiye’nin Anıt Ağaçları Artık Kayıt Altında</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/turkiyenin-anit-agaclari-artik-kayit-altinda/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Selahattin Sarıçam]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 02 Dec 2021 12:55:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Ağaç]]></category>
		<category><![CDATA[ekonomik]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[orman]]></category>
		<category><![CDATA[zenginlik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7700</guid>

					<description><![CDATA[Anıt ağaçlar, geçmiş ile günümüz, günümüz ile gelecek arasında köprü kurabilecek uzunlukta doğal ömre sahip olan ağaçlardan yaş, gövde çapı, tepe çapı ve boy itibariyle kendi türünün alışılagelmiş ölçülerinin çok üzerindeki boyutlara ulaşan ya da yöre tarihinde mistik kültüründe ve folklöründe özel yeri bulunan ağaçlar olarak tanımlanır. Kısaca uzun doğal yaşam sürecine, standartların üzerinde fiziki özelliklere ve özel kültürel değerlere sahip ağaç türleridir. Korunan Alanların Tespit Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik hükümlerine göre tabiat varlığı olarak sınıflandırılan anıt ağaçlar, sahip olduğu özelliklerden ötürü her türlü önlem alınarak mutlak surette korunmalı ve doğal miras olarak gelecek nesillere&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anıt ağaçlar, geçmiş ile günümüz, günümüz ile gelecek arasında köprü kurabilecek uzunlukta doğal ömre sahip olan ağaçlardan yaş, gövde çapı, tepe çapı ve boy itibariyle kendi türünün alışılagelmiş ölçülerinin çok üzerindeki boyutlara ulaşan ya da yöre tarihinde mistik kültüründe ve folklöründe özel yeri bulunan ağaçlar olarak tanımlanır. Kısaca uzun doğal yaşam sürecine, standartların üzerinde fiziki özelliklere ve özel kültürel değerlere sahip ağaç türleridir.</p>
<p>Korunan Alanların Tespit Tescil ve Onayına İlişkin Usul ve Esaslara Dair Yönetmelik hükümlerine göre tabiat varlığı olarak sınıflandırılan anıt ağaçlar, sahip olduğu özelliklerden ötürü her türlü önlem alınarak mutlak surette korunmalı ve doğal miras olarak gelecek nesillere bırakılmalıdır.</p>
<p>Ağaç ya da ormanların, özellikle anıt niteliğindeki ağaç ya da meşcerelerin; yörede yaşayan insanlar açısından, görkemli görünüşleriyle saygı duyulan doğal eserler olarak kabul edilmeleri, tarih boyunca toplumların ekonomik ve kültürel yaşamlarını etkilemeleri, ilkçağ toplumları tarafından şan, şeref, zenginlik ve büyüklüğün göstergesi sayılmaları, mitoloji ve destanlara konu olmaları, bazı devletlerin bayraklarında ağaç ve yaprak motifleri olarak yer almaları, devletler arasında yapılan antlaşmalarda simge olarak kullanılmaları ve bulundukları yörelere turizm yönünden katkıda bulunmaları açısından taşıdıkları özellikler, onları önemli kılmaktadır.</p>
<p>Anıt ağaçlar, doğanın kendilerine bahşettiği uzun ömürlerinden ötürü geçmişi geleceğe bağlayan, değeri tartışılmaz zenginliklerimizdendir. Bu ağaçların korunması hem genç beyinlerde soya bağlılık duygularını geliştirmekte hem de doğa sevgisi ve çevre bilincinin kökleşmesine aracı olmaktadır.</p>
<p>Toplum belleğini diri tutarak, kuşaklar arasında köprü işlevi gören bu yaşayan kültürel mirasların korunması, gelecek kuşaklar için yapılması gereken önemli bir görevdir. Toplumun ortak mirası olan bu ağaçların korunabilmesi, onlara mutlak özel ilgi gösterilmesi ve bunların ancak topluma mal olması ile mümkündür. Aynı zamanda bulundukları ortamda belki de yüzlerce yıl boyunca ekolojik uyumluluk sergileyen ve varlıklarını devam ettirebilen anıtsal nitelikteki bu ağaçların, bilimsel kriterler ışığında ve çok yönlü olarak değerlendirilmesi gerekir. Bu nedenle bu özellikleri gösteren ağaçların öncelikle doğru tespit edilmesi ve anıt ağaç olarak tescillenerek koruma altına alınması önemlidir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-aralik-2021">Derin Tarih Aralık Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Hıristiyan Bayramlarının Bilinmeyen Pagan Kökleri</title>
		<link>https://www.derintarih.com/avrupa-tarihi/hiristiyan-bayramlarinin-bilinmeyen-pagan-kokleri/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Maria Jesus Horta]]></dc:creator>
		<pubDate>Wed, 01 Apr 2020 06:23:07 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Avrupa Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Hıristiyan]]></category>
		<category><![CDATA[kültürel]]></category>
		<category><![CDATA[Milano Fermanı]]></category>
		<category><![CDATA[Noel]]></category>
		<category><![CDATA[Ortaçağ]]></category>
		<category><![CDATA[Ortaçağ İspanyol Tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Pagan]]></category>
		<category><![CDATA[politik]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=5799</guid>

					<description><![CDATA[Milano Fermanı ve Hıristiyanlığın Roma İmparatorluğu’nun resmî dini haline getirilmesinin ardından Kilise dinî takvimi düzenlemiş ve inanç açısından daha az “tehlikeli” bulduğu bazı pagan unsurları halkın bu yeni dini kabullenmesini kolaylaştıracak bir yol olması nedeniyle kabul etmişti. Bu yüzden bugün kutlanan pek çok Hıristiyan bayramı, Hıristiyanlık onlara dinî bir gerekçe ve anlam yüklemeye çalışsa da esasen pagandır. İber yarımadası yüzyıllar boyunca (711-1492) politik ve kültürel olarak birbirinden farklılaşmış iki bölgenin varlığı sebebiyle Batı Avrupa’nın geri kalanından ayrı bir konumda kalmıştır: Bir yanda Endülüs, diğer yanda bir dizi Hıristiyan krallık. Bu durum Ortaçağ İspanyol tarihi ve kültürünün, diğer Batı ülkelerinden farklı&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Milano Fermanı ve Hıristiyanlığın Roma İmparatorluğu’nun resmî dini haline getirilmesinin ardından Kilise dinî takvimi düzenlemiş ve inanç açısından daha az “tehlikeli” bulduğu bazı pagan unsurları halkın bu yeni dini kabullenmesini kolaylaştıracak bir yol olması nedeniyle kabul etmişti. Bu yüzden bugün kutlanan pek çok Hıristiyan bayramı, Hıristiyanlık onlara dinî bir gerekçe ve anlam yüklemeye çalışsa da esasen pagandır.</p>
<p>İber yarımadası yüzyıllar boyunca (711-1492) politik ve kültürel olarak birbirinden farklılaşmış iki bölgenin varlığı sebebiyle Batı Avrupa’nın geri kalanından ayrı bir konumda kalmıştır: Bir yanda Endülüs, diğer yanda bir dizi Hıristiyan krallık. Bu durum Ortaçağ İspanyol tarihi ve kültürünün, diğer Batı ülkelerinden farklı şekilde gelişmesine yol açmıştır. Buna rağmen Hıristiyan krallıklara özgü bayramlar, Ortaçağ süresince hem İber yarımadasında, hem de Avrupa’nın diğer bölgelerinde ana özellikleri açısından aynıdır. 21. yüzyıl insanının çalışma saatleri az çok belirlidir, bu saatlerin dışında istediğimizi yapmakta özgürüz. Ayrıca dinlenme aralarımız olduğu gibi hastalık, doğum, aileyle ilgilenmek veya bürokratik işlerimizi halledebilmek için izin talep etme imkânımız var. Bunun yanı sıra belli sayıda ücretli tatil günü hakkımız ve boş vakitlerimizde eğlence faaliyetlerinde bulunma alışkanlıklarımız söz konusu. Bizler için bayramlar fazladan bir moladır. Ancak Ortaçağ toplumlarında çalışmak; tatili ya da izni olmayan, bırakın dinlenmeyi, neredeyse yemek veya uyumak için bile güç bela zaman ayrılan kesintisiz bir uğraştı. Nüfusun çoğu (çok küçük yaşlardan itibaren çocuklar dahil) hayatta kalabilmek için güneşin doğuşundan batışına kadar son derece kötü şartlarda, sıkı kontrol altında çalışıyorlardı. Dolayısıyla çalışılmayan bir gün, nadir ve çok değerliydi. Bu nedenle bayramlar Ortaçağ insanı için çok değerliydi ve özlemle beklenirdi.</p>
<p>Noel geleneği k abul edilen birçok adet, aslında, yıl değişimi kutlaması için yapılan bayramlara has uygulamalardır. Bu yüzden Noel’den daha çok 31 Aralık veya 1 Ocak günlerine aittirler ve Hıristiyanlıkla hiçbir ilişkileri yoktur.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-nisan-2020">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
