﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Kuzey Amerika &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/kuzey-amerika/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 02 Aug 2022 09:15:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.9</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Kuzey Amerika &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nasıl Darbe Yapılır?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/genel/nasil-darbe-yapilir/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Taha Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 02 Aug 2022 09:15:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Genel]]></category>
		<category><![CDATA[ABD]]></category>
		<category><![CDATA[Bağımsızlık Bildirgesi]]></category>
		<category><![CDATA[Fransız İhtilali]]></category>
		<category><![CDATA[Kristof Kolomb]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[Louisiana]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=8404</guid>

					<description><![CDATA[Bir ülke neden başka bir ülkede darbe tertip eder? Bu soruya verilebilecek cevaplar, ABD’nin doğrudan ya da dolaylı olarak parçası olduğu darbelerin sayısı kadar çok. Çünkü neredeyse her darbe arkasındaki başka bir gerekçeye dayanıyor. Ancak bütün bu gerekçelerin üç ortak hedefi var: Kendi hayat ve fikir tarzını empoze etmek, hedefteki ülkenin zenginliklerini sömürmek ve uluslararası siyasette daha etkili bir ülke olmak. Üstelik darbeler bunlara ulaşmak noktasında savaşlardan daha az maliyetli. ABD’nin hemen her darbede işte bu yüzden parmağı var. Peki, ABD darbenin savaştan konforlu bir araç olduğunu nasıl keşfetti? Karıştığı onlarca darbe arasından seçtiğimiz beş örnekten hareketle bu soruya cevap&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bir ülke neden başka bir ülkede darbe tertip eder? Bu soruya verilebilecek cevaplar, ABD’nin doğrudan ya da dolaylı olarak parçası olduğu darbelerin sayısı kadar çok. Çünkü neredeyse her darbe arkasındaki başka bir gerekçeye dayanıyor. Ancak bütün bu gerekçelerin üç ortak hedefi var: Kendi hayat ve fikir tarzını empoze etmek, hedefteki ülkenin zenginliklerini sömürmek ve uluslararası siyasette daha etkili bir ülke olmak. Üstelik darbeler bunlara ulaşmak noktasında savaşlardan daha az maliyetli. ABD’nin hemen her darbede işte bu yüzden parmağı var. Peki, ABD darbenin savaştan konforlu bir araç olduğunu nasıl keşfetti? Karıştığı onlarca darbe arasından seçtiğimiz beş örnekten hareketle bu soruya cevap arayacağız. Ama önce ABD’nin sömürülenden sömürene geçiş sürecini ya da bir başka ifadeyle darbeciliğinin bilinç öncesini anlamaya çalışalım.</p>
<p>Amerika kıtası bildiğiniz üzere Kristof Kolomb’un ziyaretinden sonra Avrupalı devletlerin sömürgecilik faaliyetlerine uzun yıllar ev sahipliği yaptı. Denizlerde söz sahibi olan devletlerin hemen hepsi dümenini bu kıtaya kırdı. Kanada’ya Fransızlar üşüşmüştü. Hatta güneye inip Meksika Körfezi’ne kadar uzanan Louisiana kolonisini kurmuşlardı. Kuzey Amerika’nın güneyinde ise İspanyollar at koşturuyordu. Orta ve Güney Amerika kıtasının büyük bölümü de yine İspanya’nın kontrolündeydi. Güney Amerika’daki Brezilya ise Portekiz sömürgesiydi. Kuzey Amerika’nın Atlantik kıyılarına da İngilizler kanca atmış ve burada 13 koloni kurmuşlardı. Bu koloniler Amerika Birleşik Devletleri’nin kurulmasıyla neticelenecek ayaklanmada bir araya gelecekler ve İngiltere’yi mağlup edeceklerdi.</p>
<p>Aslında bir araya gelen kolonilerin hedefi bağımsızlık değildi. Tıpkı Fransız İhtilali’nde olduğu gibi kolonilerin önceden tayin edilmiş siyasî bir amacı yoktu ve tek hedefleri ağır vergilere başkaldırmaktı. Çünkü kolonilerde vergi ancak halkın seçtiği temsilcilerin rızasıyla konulabiliyordu ama İngiltere hükümeti Yedi Yıl Savaşları nedeniyle sıkıntılı olan İngiliz hazinesini rahatlatmak amacıyla bu temsilcilerin rızasını almadan yeni vergiler koydu. İşte buna tepki olarak yola çıkan sömürge halkları 4 Temmuz 1776’da yayınladıkları Bağımsızlık Bildirgesi ile Amerika Birleşik Devletleri adıyla bağımsızlıklarını ilan ettiler.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ağustos-2022">Derin Tarih Ağustos Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Mezopotamya’nın Venedik’i</title>
		<link>https://www.derintarih.com/sehir-ve-mimari/mezopotamyanin-venediki/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Semih Akşeker]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 04 Jun 2021 08:01:51 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Şehir ve Mimarî]]></category>
		<category><![CDATA[Cayuga]]></category>
		<category><![CDATA[Dalabonca]]></category>
		<category><![CDATA[Division]]></category>
		<category><![CDATA[Kuzey Amerika]]></category>
		<category><![CDATA[UNESCO]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7152</guid>

					<description><![CDATA[Dünya çok dilli, çok renkli, çok zengin kültürel çeşitliliğini kaybediyor. İnsanlık için bundan daha büyük bir kayıp olabilir mi, bilmiyorum. Tabiat boşluk kabul etmiyor ve baskın kültür yok olan diğer kültürlerin yerini alıyor. Tek kültürlü bir dünya kim bilir ne kadar renksiz, kokusuz, tatsız ve ne kadar yavan bir yer olacak. UNESCO’nun tahminlerine göre bugün dünyada 6 bin dil var. Bu dillerin yarısı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bunların en başında yerli halkların dilleri geliyor. Mesela Almanya’da yaklaşık 7 bin kişinin konuştuğu Aşağı Sorbca tehdit altında. Kuzey Amerika’da yaklaşık 250 kişinin anadil olarak konuştuğu Cayuga ölmek üzere. Dalaboncayı konuşan ise&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Dünya çok dilli, çok renkli, çok zengin kültürel çeşitliliğini kaybediyor. İnsanlık için bundan daha büyük bir kayıp olabilir mi, bilmiyorum. Tabiat boşluk kabul etmiyor ve baskın kültür yok olan diğer kültürlerin yerini alıyor. Tek kültürlü bir dünya kim bilir ne kadar renksiz, kokusuz, tatsız ve ne kadar yavan bir yer olacak.</p>
<p>UNESCO’nun tahminlerine göre bugün dünyada 6 bin dil var. Bu dillerin yarısı yok olma tehlikesiyle karşı karşıya. Bunların en başında yerli halkların dilleri geliyor. Mesela Almanya’da yaklaşık 7 bin kişinin konuştuğu Aşağı Sorbca tehdit altında. Kuzey Amerika’da yaklaşık 250 kişinin anadil olarak konuştuğu Cayuga ölmek üzere. Dalaboncayı konuşan ise sadece 11 kişi kalmış. Dil gibi, lehçe gibi kaybolan daha o kadar çok maddi, manevi kültürel öğe var ki, bunları diller gibi sayma imkânı da yok. Hayat tarzları, inançlar, töreler, gelenekler, adetler, eşyalar, düğünler, yemekler, giyim-kuşam, müzikler, oyunlar, üretimler, teknikler…</p>
<p>Para, sağlık, mevki, mal, mülk kaybedildiğinde tekrar geri kazanılabilir. Ancak kültürel kayıpların maalesef telafisi yok. Merhum Halil İnalcık Hoca kaybolan kültürler karşısında şöyle hayıflanır: “UNESCO’nun Division of International Cultural Cooperation, Preservation and Enrichment of Cultural Identities isimli bir örgütü var. Bu örgütün hedefi bireysel kültürlerin korunması ve geliştirilmesi. Zira yerel kültürler dünya bahçesinin korunmaya muhtaç renkli ve kokulu çiçekleridir.”</p>
<p>İnsanlık son birkaç yüzyılda modernizm ile pek çok kazanımlar elde etti. Ancak öyle görünüyor ki modernliğin yol açtığı sorunlar, çözüm getirdiği sorunlardan çok daha fazla. Tabiat tahrip edildi, ekosistem büyük yaralar aldı. İklimler değişiyor, buzullar eriyor, denizler asitleniyor, toprak, su ve hava kirlenmeye devam ediyor. Havadaki karbondioksit miktarı 1880’de 291 ppm/m3 iken, 2020 yılında bu rakam 415 ppm/m3’e yükseldi. Diğer büyük tehlike ise hayvan ve bitki türlerinin hızla soylarının tükenmesi. Zoologlar 2003 yılında 717 tür, 2006 yılında 735 tür, 2007 yılında ise 698 hayvan türü ve 37 hayvan alttürünün neslinin tükendiğini kayda geçtiler.</p>
<p>İşte gelinen bu noktada çevre duyarlılığına sahip pek çok insan, çare olabileceği ümidiyle “sürdürülebilir kalkınma, sürdürülebilir çevre, sürdürülebilir mimari” gibi kavramlara sığınıyor. Fakat bütün bu yaklaşımlar büyük çevresel sorunlara çare olamayacaktır maalesef. Gerçekten sürdürülebilir evlerde yaşamak ve sürdürülebilir hayatlar kurmak isteyenler için komşumuz Irak’ta güzel bir örnek var.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2021">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
