﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Lord Curzon &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/lord-curzon/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Mar 2022 14:16:54 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Lord Curzon &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Eşi Başörtüsünü Çıkarmayana Maaş Yok!</title>
		<link>https://www.derintarih.com/oteki-tarih/esi-basortusunu-cikarmayana-maas-yok/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Rıza Kurtuluş]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Feb 2022 05:28:30 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Öteki Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[General Edmund Ironside]]></category>
		<category><![CDATA[Isfand]]></category>
		<category><![CDATA[Kazvin]]></category>
		<category><![CDATA[Lord Curzon]]></category>
		<category><![CDATA[Rızâ Han]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7870</guid>

					<description><![CDATA[General Rızâ Han komutasında Kazvin’de toplanan üç bin kişilik Kazak Birliği, 21 Şubat 1921 günü sabahın erken saatlerinde, ellerinde sadece on sekiz makineli tüfek olmasına rağmen Tahran’ın kontrolünü ele geçirdi. Daha sonra 3 Isfand (21 Şubat Kurtuluşu) olarak tarihe geçecek olan bu darbe, makûs Doğu ülkelerinin kaderini çizen benzer askerî müdahaleler gibi İran’da yeni bir döneme kapı aralamıştır. Olup bitenleri yakından takip eden İngilizler, olayların gidişatından oldukça memnundu. Bölgeden İngiltere Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen bir mektupta şöyle yazılmıştı: “Rızâ Han İngiltere’nin İngilizlerin eliyle yapmak istediğini İranlıların eliyle yapacağını söyledi&#8230; Bu yüzden Rızâ Şah kontrolümüzde değilmiş gibi davranmaktan kaçınmalıyız.” Öncelikli görevi Britanya’nın&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>General Rızâ Han komutasında Kazvin’de toplanan üç bin kişilik Kazak Birliği, 21 Şubat 1921 günü sabahın erken saatlerinde, ellerinde sadece on sekiz makineli tüfek olmasına rağmen Tahran’ın kontrolünü ele geçirdi. Daha sonra 3 Isfand (21 Şubat Kurtuluşu) olarak tarihe geçecek olan bu darbe, makûs Doğu ülkelerinin kaderini çizen benzer askerî müdahaleler gibi İran’da yeni bir döneme kapı aralamıştır.</p>
<p>Olup bitenleri yakından takip eden İngilizler, olayların gidişatından oldukça memnundu. Bölgeden İngiltere Dışişleri Bakanlığı’na gönderilen bir mektupta şöyle yazılmıştı: “Rızâ Han İngiltere’nin İngilizlerin eliyle yapmak istediğini İranlıların eliyle yapacağını söyledi&#8230; Bu yüzden Rızâ Şah kontrolümüzde değilmiş gibi davranmaktan kaçınmalıyız.” Öncelikli görevi Britanya’nın çıkarlarını korumak olan İngiliz General Edmund Ironside de 1921 yılında, “İran’ın bugün bir diktatörlüğe ihtiyacı” olduğunu söylüyordu. Aynı şekilde Tahran büyükelçisi H. Norman, o günlerde İngiltere Dışişleri Bakanı Lord Curzon’a yazdığı bir telgrafta, “Kazaklar tarafından tutuklananların çoğu provokatör, komplocu ve İngiliz karşıtıdır ve bundan memnunuz” diye yazmıştı. İranlı tarihçi Muhammed Mecîd, Amerikan diplomatlardan ele geçirdiği bazı belgelere dayanarak, 1920’nin ortasından itibaren İngilizlerin darbe için hazırlık yaptığını ve bunun tamamen bir İngiliz girişimi olduğunu iddia eder. Petrol imtiyazlarını kaybetmek istemeyeceklerini düşünürsek bu iddia pek de şaşırtıcı değildir.</p>
<p>Son Kaçar şahının (Ahmed Kaçar) 1923’de İran’ı terk etmesiyle, Rızâ Şah’ın iktidar yolundaki en büyük engel ortadan kalktı. Başbakanlık görevi sırasında (1923-25) ülkede bir hayli güçlü olan dinî otoriteyi rencide etmemeye özen gösterdi. Bu hassasiyet, ilerde iktidara geldiği zaman daha rahat kabul görmesini sağlayacak stratejik bir hamleydi. İşe de yaradı. 12 Aralık 1925 tarihinde Rızâ Han meclis tarafından “şehinşah” ilân edildikten hemen sonra hanedanın adını değiştirmek için harekete geçti. Buna İngilizlerin tepki vermeyeceğinden emindi. Tek sorun mollalardı. Bu amaçla Rızâ Han, Necef’e siyasî amaçlı bir hac ziyareti yaptıktan sonra önemli din adamlarından aldığı destekle amacına ulaştı. “Pehlevî” soyu ile bağlantısı olmamasına rağmen kadim bir hanedanı çağrıştıran bu unvanını kullandı. Bu hanedanın ilk şahı olarak 25 Nisan 1926’da Gülistan Sarayı’nda taç giydi. İran böylece, 20. yüzyılın ilk çeyreğine yeni bir hanedanlık ve meşrutî bir yönetimle girdi.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2022">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>İran’ın Petrol Ringinde Son Raund</title>
		<link>https://www.derintarih.com/sifir-noktasi/iranin-petrol-ringinde-son-raund/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cafer Talha Şeker]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Sep 2020 05:27:59 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Sıfır Noktası]]></category>
		<category><![CDATA[Lord Curzon]]></category>
		<category><![CDATA[New York Times]]></category>
		<category><![CDATA[ortadogu]]></category>
		<category><![CDATA[Tahran]]></category>
		<category><![CDATA[William Morgan Shuster]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6315</guid>

					<description><![CDATA[Amerikalıların Ortadoğu’ya gelişine petrol şirketleri ve misyoner cemaatler öncülük etmişti. Ancak İran’da İngilizlere ve Ruslara meydan okuyan ilk ciddi adımlar 1911’de Tahran’a gönderilen danışman William Morgan Shuster ile atıldı diyebiliriz. İran maliyesini toparlamak için danışmanlık vazifesi üstlenen Amerikalı Shuster, kısa bir süre çalıştığı Tahran’da İngiltere, Rusya ve Almanya’nın rekabetini ve İran-Türkiye ilişkilerini müşahede etmişti. Shuster’in tespitlerine göre, İran’daki anayasa teşebbüslerinde Rusya daima menfi bir rol üstlenmişti. Ayrıca İran önemli bir güzergâh merkeziydi ve dış dünyaya açılırken komşusu Osmanlı’ya bağımlıydı. Fakat ülke üzerinde belirleyici iki güç vardı: Ruslar ve İngilizler. Shuster İran’ın Boğulması (The Strangling of Persia) başlığıyla kaleme aldığı eserinde&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Amerikalıların Ortadoğu’ya gelişine petrol şirketleri ve misyoner cemaatler öncülük etmişti. Ancak İran’da İngilizlere ve Ruslara meydan okuyan ilk ciddi adımlar 1911’de Tahran’a gönderilen danışman William Morgan Shuster ile atıldı diyebiliriz. İran maliyesini toparlamak için danışmanlık vazifesi üstlenen Amerikalı Shuster, kısa bir süre çalıştığı Tahran’da İngiltere, Rusya ve Almanya’nın rekabetini ve İran-Türkiye ilişkilerini müşahede etmişti.</p>
<p>Shuster’in tespitlerine göre, İran’daki anayasa teşebbüslerinde Rusya daima menfi bir rol üstlenmişti. Ayrıca İran önemli bir güzergâh merkeziydi ve dış dünyaya açılırken komşusu Osmanlı’ya bağımlıydı. Fakat ülke üzerinde belirleyici iki güç vardı: Ruslar ve İngilizler. Shuster İran’ın Boğulması (The Strangling of Persia) başlığıyla kaleme aldığı eserinde İngilizlerin ve Rusların İran’a Amerikalıları sokmamakta kararlı olduklarına dikkat çekmişti. Tahran’daki İngiliz Elçisi Barclay’ın raporları da İngiltere ve Rusya’nın Tahran’daki para işlerine müdahale etmeye çalışan Amerikalı Shuster’ten hiç haz etmediklerini göstermektedir.</p>
<p>Shuster’in Tahran’daki varlığından rahatsız olan Ruslar, Kasım 1911’de İran Hükümeti’ne baskıyı arttırdı. <em>New York Times</em>, 26 Kasım 1911’de bu meseleyi manşete taşımış ve şu soruyu sormuştu: “Rusya Nasıl Shuster’e Saldırma Noktasına Geldi?”</p>
<p>34 yaşındaki Amerikan vatandaşı nihayet Rusların sert baskıları üzerine Aralık’ta İran’dan ayrıldı. Zira İran 1907’de İngiltere ile Rusya arasında paylaşılmış ve üçüncü bir ülkeye çıkar sahası açılmaması için gerekli adımlar atılmıştı. İran Hükümeti, ABD’nin gelişine dek bu iki aktöre bağımlı kalmaya devam edecekti.</p>
<p>Büyük Harp’ten sonra, 1919’da yeni hükümet kuran başvekil Hasan Han (Vüsuküddevle), İngiltere ile yapılacak görüşmelerde öne çıkan isimdi. Bu dönemde İngiliz Dışişleri Bakanı Balfour, Versailles’teki Paris Barış Konferansı’na, yerine geçecek olan Lord Curzon ise Ortadoğu’ya odaklanmıştı. Hatta Curzon İran’ı çok sevdiğini dile getiren bir isim olarak İran mütehassısı gibi davranmaya başlamıştı. İran’ı İngiltere’nin müstemlekesi yapmak istemiş, Cihan Harbi akabinde bunu gerçekleştirmek için gerekli adımları atmıştı. Türklerle Mondros Mütarekesi imzalandıktan sonra İran (savaşta taraf olmadığı halde) yeni bir antlaşma masasına sürükleniyordu. İran’ı temsilen imzaladığı 1919 İngiliz-İran Anlaşması, Hasan Han’ın ismini İran tarihine kara bir leke olarak yazacaktı.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-eylul-2020">Derin Tarih Eylül Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
