﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Lozan Barış Antlaşması &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/lozan-baris-antlasmasi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Thu, 01 Aug 2019 07:23:31 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Lozan Barış Antlaşması &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Lozan ve Sonrasında Yunanistan’a Verilen Tavizler</title>
		<link>https://www.derintarih.com/tarih-atlasi/lozan-ve-sonrasinda-yunanistana-verilen-tavizler/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Armağan]]></dc:creator>
		<pubDate>Thu, 01 Aug 2019 07:23:31 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Tarih Atlası]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan Barış Antlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Rauf Orbay]]></category>
		<category><![CDATA[zafer]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4789</guid>

					<description><![CDATA[Lozan Anlaşması 96 yaşında; tartışmasının hacimli bir tarihi oldu. 1922 sonlarında başlayan Lozan tartışmaları üzerine doktora tezleri yapılabilirse de daha Lozan’ın kendisi üzerine doğru dürüst çalışılmış değil. Hukukçular, soyologlar ve tarihçiler el ele verip bunu bir an önce yapmalı. 1923 yılında TBMM’de Şükrü Kaya’dan Yahya Kemal’e, Mustafa Necati’den Vasıf (Çınar) Bey’e mebuslar kürsüye çıkıp Lozan’ı kıyasıya eleştirmişlerdi. Ancak daha sonra ilkmektep çağından itibaren Lozan’ın bir zafer olduğu iddiasını milletin kafasına çakmak fersude bir gelenek olup tenkidi bir tabu imiş gibi yasaklanınca olabileceğin en kötüsü oldu ve Lozan unutulup gitti. Halbuki Rauf Orbay’ın ölmeden önce söylediği gibi zafer… zafer… diye tutturulmasaydı,&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Lozan Anlaşması 96 yaşında; tartışmasının hacimli bir tarihi oldu. 1922 sonlarında başlayan Lozan tartışmaları üzerine doktora tezleri yapılabilirse de daha Lozan’ın kendisi üzerine doğru dürüst çalışılmış değil. Hukukçular, soyologlar ve tarihçiler el ele verip bunu bir an önce yapmalı.</p>
<p>1923 yılında TBMM’de Şükrü Kaya’dan Yahya Kemal’e, Mustafa Necati’den Vasıf (Çınar) Bey’e mebuslar kürsüye çıkıp Lozan’ı kıyasıya eleştirmişlerdi. Ancak daha sonra ilkmektep çağından itibaren Lozan’ın bir zafer olduğu iddiasını milletin kafasına çakmak fersude bir gelenek olup tenkidi bir tabu imiş gibi yasaklanınca olabileceğin en kötüsü oldu ve Lozan unutulup gitti.</p>
<p>Halbuki Rauf Orbay’ın ölmeden önce söylediği gibi zafer… zafer… diye tutturulmasaydı, belki de halkımızda bir Lozan şuuru oluşabilecekti. Kayıplarımıza içimiz sızlayacak, bu toprakları niye kaybettiğimizi sorgulayacak ve şuurumuzun bir kaplan gibi kayıplar üzerine hamle yapmasına kimse mani olamayacaktı. İşte bu yılki Lozan sezonu açılınca bilgi sefaletinin ülkede nasıl kol gezdiğini hep beraber görmüş olduk.</p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Prof. Dr. İhsan Şerif Kaymaz  Lozan’ın Çözümsüz Meseleleri: Musul ve Kürt Sorunu</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/prof-dr-ihsan-serif-kaymaz-lozanin-cozumsuz-meseleleri-musul-ve-kurt-sorunu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İhsan Şerif Kaymaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 30 Sep 2017 21:14:24 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan Barış Antlaşması]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan’da görüşülen konular]]></category>
		<category><![CDATA[Musul meselesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2747</guid>

					<description><![CDATA[Türkiye Cumhuriyeti devleti­nin uluslararası alanda kuru­luş belgesi sayılan Lozan Barış Antlaşması’nın tarihimizdeki önemi tartışılmaz. Konferansın yapıldığı ve antlaşmanın imzalandığı ortam ve şartlar bağlamında alınan sonucun ge­nel çizgileriyle Türkiye açısından ba­şarılı olduğunu söyleyebiliriz. Ancak konferansta çözüme bağlanan konula­rın tümü açısından aynı derecede bir başarıdan bahsedemeyiz. Bu çalışma­da, Lozan’da görüşülen konular arasın­da en fazla spekülasyona maruz kalan Musul sorununu bu başarı çerçevesin­de inceleyeceğiz. ‘Başarı’ sözcüğünü, “bir işi istenilen şekilde bitirmek” olarak tanımladığı­mızda, Musul sorununun çözümünde Türkiye’nin başarılı olup olmadığını belirleyebilmemiz için her şeyden ön­ce “istenilenin ne olduğunu” bilmemiz gerekir. Resmî söylem üzerinden yapı­lan değerlendirmeler, bizi çok net bir sonuca götürür: Türkiye, Musul’u&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye Cumhuriyeti devleti­nin uluslararası alanda kuru­luş belgesi sayılan Lozan Barış Antlaşması’nın tarihimizdeki önemi tartışılmaz. Konferansın yapıldığı ve antlaşmanın imzalandığı ortam ve şartlar bağlamında alınan sonucun ge­nel çizgileriyle Türkiye açısından ba­şarılı olduğunu söyleyebiliriz. Ancak konferansta çözüme bağlanan konula­rın tümü açısından aynı derecede bir başarıdan bahsedemeyiz. Bu çalışma­da, Lozan’da görüşülen konular arasın­da en fazla spekülasyona maruz kalan Musul sorununu bu başarı çerçevesin­de inceleyeceğiz. ‘Başarı’ sözcüğünü, “bir işi istenilen şekilde bitirmek” olarak tanımladığı­mızda, Musul sorununun çözümünde Türkiye’nin başarılı olup olmadığını belirleyebilmemiz için her şeyden ön­ce “istenilenin ne olduğunu” bilmemiz gerekir. Resmî söylem üzerinden yapı­lan değerlendirmeler, bizi çok net bir sonuca götürür: Türkiye, Musul’u kur­tarmak istemiş ama ‘başarısız’ olmuş­tur. Fakat konu derinlemesine ve her yönüyle incelendiğinde, ilk izlenimin yanıltıcı olabileceği fark edilir. Bir baş­ka deyişle, kamuoyu önünde yapılan açıklamalar, resmî bildirimler ve sergi­lenen resmî duruşun Musul konusun­da “istenileni yansıtmıyor olabileceği­ni” düşündüren soru işaretleri vardır:</p>
<ul>
<li>Mustafa Kemal Paşa, değişik za­manlarda ve ortamlarda yaptığı konuş­malarda farklı mesajlar vermiştir. 28 Aralık 1919 günü Ankara’nın ileri ge­lenlerine hitaben yaptığı konuşma ile 24 Nisan ve 1 Mayıs 1920 tarihlerinde Meclis’te yaptığı konuşmalarda, Mu­sul vilayetini açıkça Türkiye sınırla­rı içinde tanımlamıştır. Buna karşılık Erzurum ve Sivas Kongrelerinin açılış konuşmalarında, General Harbord’a verdiği andırıda, Başkumandanlık gö­revinin süresiz uzatılması dolayısıyla Meclis’te yaptığı konuşmada, haksız yere işgal edilen / kurtarılması gereken yerler arasında Musul’u saymamıştır.</li>
</ul>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-ekim2017">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
