﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Lozan Zafer mi Hezimet mi? &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/lozan-zafer-mi-hezimet-mi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Fri, 31 May 2019 11:47:37 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=7.1.3</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Lozan Zafer mi Hezimet mi? &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Kadir Mısıroğlu Neyi Başardı?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/kadir-misiroglu-neyi-basardi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Mustafa Armağan]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 May 2019 23:45:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Mısıroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan Zafer mi Hezimet mi?]]></category>
		<category><![CDATA[Ülkü Kitabevi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4633</guid>

					<description><![CDATA[Lozan: Zafer mi Hezimet mi? adlı iki ciltlik kitabı Bursa’da Ülkü Kitabevi’nden satın aldığımda üzerine tarih atmayı iyi ki ihmal etmemişim: 18 Nisan 1977. İlk cildi 507, 2. cildi ise 488 sayfa tutan bu muhalled eseri anlamama 16 yaşımdaki donanımım yetmezdi elbette ama yine de bir hevesle okumaya çalışmış, sonra bilmecburiye bırakmıştım. Ağır gelmişti; dili, ele aldığı mevzu, mevzuun cerhedilmesi için sarfedilen hukukî, tarihî ve akl-ı selime dayalı dellillerin giriftliği pes ettirmiş olmalıydı beni. Yine de kütüphanemle beraber itinayla İstanbul’a taşındı ve 2013 Mart’ında yazarıyla bizzat tanışıncaya kadar tam 36 yıl sabırla vakt-i merhununu bekledi. Lozan’ın siyah kaplı nüshalarının başına&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"><i>Lozan: Zafer mi Hezimet mi?</i> adlı iki ciltlik kitabı Bursa’da Ülkü Kitabevi’nden satın aldığımda üzerine tarih atmayı iyi ki ihmal etmemişim: 18 Nisan 1977. İlk cildi 507, 2. cildi ise 488 sayfa tutan bu muhalled eseri anlamama 16 yaşımdaki donanımım yetmezdi elbette ama yine de bir hevesle okumaya çalışmış, sonra bilmecburiye bırakmıştım. Ağır gelmişti; dili, ele aldığı mevzu, mevzuun cerhedilmesi için sarfedilen hukukî, tarihî ve akl-ı selime dayalı dellillerin giriftliği pes ettirmiş olmalıydı beni. Yine de kütüphanemle beraber itinayla İstanbul’a taşındı ve 2013 Mart’ında yazarıyla bizzat tanışıncaya kadar tam 36 yıl sabırla vakt-i merhununu bekledi.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;"><i>Lozan</i>’ın siyah kaplı nüshalarının başına attığım tarihleri tanıştığımız gün kendisine gösterdiğim merhum Kadir Mısıroğlu’nun tepkisi, gülerek “Onları bana ver, sana yenilerinden vereyim!” olmuştu. Vermezdim; almazdı&#8230; Ama o gün şahsıma ettiği iltifatlar tanışıklığımızın 36 yıl önce başladığını lakin bitmediğini ve bitmeyeceğini teyide yaradı sadece. İnşallah bundan sonra da bitmeyecek…</span></span></span></p>
<p align="justify"><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2019">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>“Avucumda Tuttuğum Kora Bakmaya Korkuyorlar”</title>
		<link>https://www.derintarih.com/kapak-dosyasi/avucumda-tuttugum-kora-bakmaya-korkuyorlar/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Fâtıma Mehlika Mısıroğlu]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 31 May 2019 23:24:41 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Kapak Dosyası]]></category>
		<category><![CDATA[İstanbul Rum Konsolosluğu]]></category>
		<category><![CDATA[Kadir Mısıroğlu]]></category>
		<category><![CDATA[Lozan Zafer mi Hezimet mi?]]></category>
		<category><![CDATA[Yunan Mezâlimi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=4613</guid>

					<description><![CDATA[Babam Kadir Mısıroğlu hayatı boyunca insanların düşünmeye dahi korktuğu hakikatleri haykırarak yaşadı. 1964 senesinde Lozan Zafer mi Hezimet mi? kitabını yazdığında Lozan’ın zafer olmama ihtimâlini hayal dahi eden yoktu. Bugün -bu sorudan 50 küsur sene sonra- kamuoyu Lozan’ı artık tartışır oldu. 1966’da Yunan Mezâlimi’ni yazdığında devlet Yunan hayranı ve dostuydu. Bundan birkaç sene evvel Osmanlılar İlim ve İrfan Vakfı’nda verdiği bir konferansta yaptığı hicivi anlayamayan bir grup onu “Yunan dostu” göstermek için yarıştı. Bu veçhile benim şahsen başımdan geçen bir vak’ayı anlatmak isterim. 1992-93 yıllarında transit vize almak için İstanbul Rum Konsolosluğu’na gittim. Gişedeki memur bana: “Kadir Mısıroğlu neyin oluyor?”&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">Babam Kadir Mısıroğlu hayatı boyunca insanların düşünmeye dahi korktuğu hakikatleri haykırarak yaşadı. 1964 senesinde <i>Lozan Zafer mi Hezimet mi?</i> kitabını yazdığında Lozan’ın zafer olmama ihtimâlini hayal dahi eden yoktu. Bugün -bu sorudan 50 küsur sene sonra- kamuoyu Lozan’ı artık tartışır oldu. 1966’da <i>Yunan Mezâlimi</i>’ni yazdığında devlet Yunan hayranı ve dostuydu. Bundan birkaç sene evvel Osmanlılar İlim ve İrfan Vakfı’nda verdiği bir konferansta yaptığı hicivi anlayamayan bir grup onu “Yunan dostu” göstermek için yarıştı. Bu veçhile benim şahsen başımdan geçen bir vak’ayı anlatmak isterim.</span></span></span></p>
<p align="justify"><span style="color: #000000;"><span style="font-family: Times New Roman, serif;"><span style="font-size: medium;">1992-93 yıllarında transit vize almak için İstanbul Rum Konsolosluğu’na gittim. Gişedeki memur bana: “Kadir Mısıroğlu neyin oluyor?” dedi. “Babam!” dediğim anda pasaportumu yüzüme fırlattı ve: “Çık git buradan!” dedi. Konsolosluktaki sıradan bir memur bile düşmanını tanıyordu kısaca. 1991’den beri Fetullah Gülen’i anlattığında duymaya bile korkanların son senelerde helâllik isteyip özür dilediklerine birçok defa şahit olmuşumdur. Babam yaptığı tarihî analizleri ile hep haklı çıktı. 80’li senelerde “Gün gelecek biz daha dindarız, bize oy verin diyecekler” dediğinde o günkü CHP’ye bakıp kimse bu söze mânâ veremedi ama bugün CHP sahurdan iftar dâvetine koşmakta… SSCB yıkılacak dediğinde ise daha Gorbaçov ortada yoktu. Daha söylediği ve göreceğimiz pek çok vak’a var. Ayrıca muhataplarının söylediği sözler karşısındaki durumunu ise: “Avucumda tuttuğum kora bakmaya korkuyorlar” dediğini dün gibi hatırlıyorum. Avucundaki kor bir gün tartışmasız gerçek olacak.</span></span></span></p>
<p align="justify"><strong>Devamı <a href="http://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-haziran-2019">Derin Tarih Haziran Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
