﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Mescit &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/mescit/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 08 Mar 2022 14:08:32 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Mescit &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Yedikule Tarihini Kartpostallardan Temaşa Etmek</title>
		<link>https://www.derintarih.com/maziye-bir-nazar/yedikule-tarihini-kartpostallardan-temasa-etmek/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Zeynep Emel Ekim]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 01 Feb 2022 05:22:33 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Maziye Bir Nazar]]></category>
		<category><![CDATA[Chicago Dünya Sergisi]]></category>
		<category><![CDATA[Devlet-i Aliye-i Osmaniye]]></category>
		<category><![CDATA[Max Fruchtermann]]></category>
		<category><![CDATA[Mescit]]></category>
		<category><![CDATA[Yedikule Hisar]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7864</guid>

					<description><![CDATA[Bugün artık kullanımı nerede ise unutulmuş olan kartpostallar, 19. yüzyıldan başlayarak 20. yüzyılın ikinci yarısına kadar önemli bir iletişim, tanıtım, gündem oluşturma, algı yaratma aracı olarak kullanılmıştır. Öğrenme arzusu ve ticarî amaçlı olarak da bu dönemde Amerikan’dan Rusya’ya, İngiltere’den Japonya’ya, Paris’ten İstanbul’a kadar elden ele dolaştılar. Aslında uzun bir geçmişe dayanan kartpostal tarihinin, Osmanlı Devleti’nin de katılımcısı olduğu, 1893 Chicago Dünya Sergisi’yle başladığı söylenebilir. O tarihte ABD’de posta teşkilatı aracılığıyla yayıncılara ilk kez 1 sentlik kartpostalları (Penny Postcard) bastırma izni verilirken, Osmanlı İmparatorluğu’nda da bundan sadece iki yıl sonra, Avusturya-Macaristan uyruklu Max Fruchtermann, panoramaların yanı sıra gündelik hayat, insan portreleri&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Bugün artık kullanımı nerede ise unutulmuş olan kartpostallar, 19. yüzyıldan başlayarak 20. yüzyılın ikinci yarısına kadar önemli bir iletişim, tanıtım, gündem oluşturma, algı yaratma aracı olarak kullanılmıştır. Öğrenme arzusu ve ticarî amaçlı olarak da bu dönemde Amerikan’dan Rusya’ya, İngiltere’den Japonya’ya, Paris’ten İstanbul’a kadar elden ele dolaştılar.</p>
<p>Aslında uzun bir geçmişe dayanan kartpostal tarihinin, Osmanlı Devleti’nin de katılımcısı olduğu, 1893 Chicago Dünya Sergisi’yle başladığı söylenebilir. O tarihte ABD’de posta teşkilatı aracılığıyla yayıncılara ilk kez 1 sentlik kartpostalları (Penny Postcard) bastırma izni verilirken, Osmanlı İmparatorluğu’nda da bundan sadece iki yıl sonra, Avusturya-Macaristan uyruklu Max Fruchtermann, panoramaların yanı sıra gündelik hayat, insan portreleri ve siyasî olayları da içeren ilk kartpostal serisini basıma sunmuştur.</p>
<p>Dünyanın pek çok ülkesinde kartpostalların tarihine dair pek çok kitap mevcutken, ülkemizde bu konuda maalesef yeteri kadar çalışma yoktur. Bu bağlamda, Fatih Belediyesi Kültür Yayınları tarafından yayımlanan Yedikule Hisarı ve çevresine dair yaptığımız çalışmanın sahaya büyük bir katkı sağlayacağını umut ediyorum. Yedikule Hisarı ve civarının tarihini kartpostal üzerinden incelediğimiz bu çalışma 19. yüzyıl sonu ve 20. yüzyıl başı arasındaki zaman dilimini kapsamaktadır. Söz konusu zaman diliminde basılan kartpostallardan Yedikule’nin mimarisi, ticarî hayatı, endüstrisi ve sosyal hayatı hakkında önemli bilgiler elde etmek mümkündür. Bu sebeple alanında bir ilk olan bu çalışmanın, İstanbul’un yazılı ve görsel tarihine önemli bir katkı sağlayacağı kanaatindeyiz.</p>
<p>Yedikule semti, stratejik konumu ile Bizans’tan Osmanlı’ya İstanbul için önemli bir bölgedir. Fetih sonrasında inşa edilen Yedikule Hisarı’yla birlikte bölge askerî anlamda daha önemli bir konuma yükselmiştir. Hisarın etrafında kurulan Türk mahalleleri, mescitler, debbağhaneler ve diğer vakıf eserleriyle zaman içinde bambaşka bir çehreye bürünmüştür. Yedikule Hisarı’nın bu tarihten sonraki serüveni ise çok daha ilginçtir. Bir müddet Devlet-i Aliye-i Osmaniye hazinesi için kullanıldıktan sonra hapishane rolüyle de pek çok insanın kaderiyle kesişen bu emsalsiz tarihî miras, günümüzde müze olarak kullanılmaktadır.</p>
<p>Kartpostallardaki Yedikule’nin, günümüzdeki Yedikule semtine göre çok daha geniş bir alanın adı olduğu anlaşılmaktadır. Bu durum özellikle Edirnekapı’ya kadar uzanan surlara ait kartpostallarda çok daha belirgindir. Örneğin bugün “Silivrikapı” diye bilinen bölge, o zamanlar “Yedikule” adını taşıyormuş.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-subat-2022">Derin Tarih Şubat Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Atina’da Cami İnşası Nasıl “Millî-Dinî” Bir Mesele Oldu?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/defter/atinada-cami-insasi-nasil-milli-dini-bir-mesele-oldu/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[İsmail Kara]]></dc:creator>
		<pubDate>Sat, 09 Oct 2021 07:11:39 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Defter]]></category>
		<category><![CDATA[Mescit]]></category>
		<category><![CDATA[Ortodoks]]></category>
		<category><![CDATA[Papandreu]]></category>
		<category><![CDATA[Yorgo Kirbaki]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7450</guid>

					<description><![CDATA[Arzu ederseniz aşağıdaki haberi okuyarak dersimize başlayalım. 2003 yılı ortalarındayız, Atina’dan Yorgo Kirbaki bildiriyor: “Yunan Kilisesi’nin aşırı milliyetçilik ve ırkçılıkta kusur etmeyen lideri Atina başpiskoposu Hristodulos, 27 Ağustosta (2003) Dışişleri bakanı Papandreu’ya gönderdiği mektupta, havaalanının yakınındaki Peania kasabası dışında (merkezde değil, muhabirin ifadesiyle “Allah’ın bir dağında”) bir cami inşa edilmesine itirazı bulunmadığını, ancak aynı bölgede İslâm Kültür Araştırmaları Merkezi kurulmasına şiddetle karşı olduğunu belirtti.” Başpiskopos cenapları sesinin yeteri kadar duyulmadığını yahut meselenin ciddiyetinin ve tehditkârlık boyutunun onun hissedip vurguladığı ölçüde farkedilmediğini düşünmüş olmalı ki bir müddet sonra ikinci bir mektup yazıp aynı bölgede “mecburen” yapılacak cami ile birlikte bir kilise&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Arzu ederseniz aşağıdaki haberi okuyarak dersimize başlayalım. 2003 yılı ortalarındayız, Atina’dan Yorgo Kirbaki bildiriyor: “Yunan Kilisesi’nin aşırı milliyetçilik ve ırkçılıkta kusur etmeyen lideri Atina başpiskoposu Hristodulos, 27 Ağustosta (2003) Dışişleri bakanı Papandreu’ya gönderdiği mektupta, havaalanının yakınındaki Peania kasabası dışında (merkezde değil, muhabirin ifadesiyle “Allah’ın bir dağında”) bir cami inşa edilmesine itirazı bulunmadığını, ancak aynı bölgede İslâm Kültür Araştırmaları Merkezi kurulmasına şiddetle karşı olduğunu belirtti.”</p>
<p>Başpiskopos cenapları sesinin yeteri kadar duyulmadığını yahut meselenin ciddiyetinin ve tehditkârlık boyutunun onun hissedip vurguladığı ölçüde farkedilmediğini düşünmüş olmalı ki bir müddet sonra ikinci bir mektup yazıp aynı bölgede “mecburen” yapılacak cami ile birlikte bir kilise inşa edilmesini de dışişleri bakanından istemiş. Statüsünü ve etkisini düşünürseniz “ferman buyurmuş” demek lazım. Gerekçesi de hazır: “(Herhalde olimpiyatlar sebebiyle) onca insanın geçeceği bu nevraljik [hassas] noktada vatanın Helen-Ortodoks kimliğini vurgulayan bir eserin olması” lazım… O da kilise tabii ki… Helen-Ortodoks, yani millî-dinî kimlik…</p>
<p>50’li, 60’lı yıllardan itibaren artan ve muhtemelen 1974’teki Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan sonra yoğunlaşan cami karşıtı çokça gösterinin en ön saflarında her zaman siyah cüppeleriyle başpiskopos ve papazlar yürüdü ve halk üzerinde etkili oldular, katılımcılar vasıtasıyla yahut direkt olarak siyasî aktörlere de gözdağı verdiler. (Protesto yürüyüşlerinin başında papazları görüp “laiklik ve hümanizm elden gidiyor!” diye vahlanan, kaleme sarılan, bayrak açan Yunanistan’da kaç kişi olmuştur acaba? Bizde Diyanet mensuplarının, hocaların -yakın senelerde ne hikmetse bembeyaz olmuş- cüppeleriyle yürüdüğünü düşünün!)</p>
<p>Adalar, Kıbrıs ve Ege denizi meselelerinde Türkiye’den ziyade Yunanistan’a yakın duran bazı Müslüman Arap memleketleri (bugün de yakın duruyorlar, niçin acaba?) 1930’lardan beri Atina’da, hiç değilse Cuma ve bayram namazlarının rahatlıkla kılınabileceği mütevazı bir cami inşa edilmesi için resmî-diplomatik ve sivil birçok teşebbüste ve talepte bulanmalarına rağmen buna hiçbir şekilde geçit verilmemiş. Atina’da Arap göçmen çokmuş. Mescit ihtiyaçlarını apartmanların giriş ve bodrum katlarında tuttukları ve pek de müsait olmayan şartlarda, muhtemelen bir kısmı gayrı resmî mekânlarda gideriyorlarmış. Albaylar Cuntası döneminde (1967-1974) turistik Plaka semtindeki tarihi Fethiye Camisi’nin yeniden ibadete açılması bir ara gündeme geldiyse de tepkiler ve siyasî değerlendirmeler neticesinde vaz geçilmiş.</p>
<p>İstanbullu bir Rum olan ve uzun yıllardır Yunanistan’da yaşayan Kirbaki haberinin sonuna, -herhalde İstanbul’da yaşamış biri olarak- şunları eklemekten kendini alamıyor: “(…) Yunanistan ayıbını temizlemeli ve başkentteki [Atina’daki] Müslümanların dinî ibadetlerini yerine getirebilmelerini sağlamalı. Bunun ötesinde üç yıl önce gittiğim Peania kasabasında başpapazın ‘Hepimiz aynı gemideyiz, herkes için dua ediyorum. Ama burada cami inşa edilemez’ sözleri hâlâ kulağımda.”</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-ekim-2021">Derin Tarih Ekim Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
