﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Millî Birlik Komitesi &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/milli-birlik-komitesi/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Fri, 28 Apr 2017 13:04:27 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>Millî Birlik Komitesi &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>27 Mayıs’ın Kürtleri  Sindirme Operasyonu: Sivas Kampı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/yakin-tarih/27-mayisin-kurtleri-sindirme-operasyonu-sivas-kampi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Nevzat Çiçek]]></dc:creator>
		<pubDate>Sun, 30 Apr 2017 21:58:29 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[27 Mayıs iktidarı]]></category>
		<category><![CDATA[Millî Birlik Komitesi]]></category>
		<category><![CDATA[Sivas Kampı]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2373</guid>

					<description><![CDATA[Celal Bayar’ın “Siyasal Kürt­çülüğün merkezi”, Hüsa­mettin Cindoruk’un da “Apo hareketinin kaynağı” olduğunu iddia ettiği Sivas Kampı, 27 Mayıs darbesini gerçekleştirenle­rin en büyük günahlarından biriydi. Böyle bir tedbirin çözüm olabilece­ğini sanıyorlardı ama yanıldıkları çok açık. Zira Sivas Kampı, devlet ile Kürtler arasında 1938-60 yıllarında adı konmamış ittifakın bozulduğu ve Doğunun yeniden dizayn edilmek is­tendiği tarihî bir dönüm noktasıdır. Sivas Kampı’na gönderilen farklı etnik grup ve düşünceden insanlara “zorunlu misafir” oldukları ifade edil­mişti. “Misafir”lerin “devletin başına bela” oldukları düşüncesinde olan dö­nemin İçişleri Bakanı Muharrem İhsan Kızıloğlu, bunların bir şekilde öldürül­mesi gerektiğine inanıyordu. Kamp komutanı Sabri Koçak’ın direnişi ol­masaydı belki bugün sürgün edilen&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p class="Default"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Celal Bayar’ın “Siyasal Kürt­çülüğün merkezi”, Hüsa­mettin Cindoruk’un da “Apo hareketinin kaynağı” olduğunu iddia ettiği Sivas Kampı, 27 Mayıs darbesini gerçekleştirenle­rin en büyük günahlarından biriydi. Böyle bir tedbirin çözüm olabilece­ğini sanıyorlardı ama yanıldıkları çok açık. Zira Sivas Kampı, devlet ile Kürtler arasında 1938-60 yıllarında adı konmamış ittifakın bozulduğu ve Doğunun yeniden dizayn edilmek is­tendiği tarihî bir dönüm noktasıdır.</span></p>
<p class="Default"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">Sivas Kampı’na gönderilen farklı etnik grup ve düşünceden insanlara “zorunlu misafir” oldukları ifade edil­mişti. “Misafir”lerin “devletin başına bela” oldukları düşüncesinde olan dö­nemin İçişleri Bakanı Muharrem İhsan Kızıloğlu, bunların bir şekilde öldürül­mesi gerektiğine inanıyordu. Kamp komutanı Sabri Koçak’ın direnişi ol­masaydı belki bugün sürgün edilen 55 kişinin akıbeti faili meçhul cinayetler olarak tozlu raflardaki yerini alacaktı.</span></p>
<p class="Default"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;"> </span><span style="font-family: 'Times New Roman',serif;">27 Mayıs iktidarı, DP mensupları dışında Kürtlere ve Nurculara da nega­tif bir tavır sergilemişti. Öyle ki, Milli Birlik Komitesi (MBK) darbeden sonra çıkardığı af kanununda bu olumsuz duruşunu somut şekilde gösteriyordu. Bütün siyasî tutsaklara af çıkartılır­ken aralarında Canip Yıldırım, Naci Kutlay, Esat Cemiloğlu, Yaşar Kaya, Sait Elçi, Musa Anter, Muhsin Şavata, Fevzi Kartal gibi isimlerin bulundu­ğu ve iddianamede suçları “yabancı devletlerin müzahereti (kollaması) ile devletin birliğini bozmağa ve devletin hakimiyeti altında bulunan toprak­lardan bir kısmını devlet idaresinden ayırmağa matuf fiil işlemek” olarak belirtilen 49’lar Davası’ndan tutuk­lu Kürtler affın dışında bırakıldı. 27 Mayıs’ın Kürtlere ilişkin ikinci icra­atı ise toplu gözaltı operasyonu ve toplama kampı oluşturulması oldu.</span></p>
<p class="Default"><span style="font-family: 'Times New Roman',serif; color: windowtext;">Darbeden dört gün sonra Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da tutuklanan, Sivas Kabakyazı’da 5. Er Eğitim Tuga­yı’nda askerî garnizon içindeki kampta dokuz ay süren zorunlu misafirlik için Sivas’a getirilen yaklaşık 485 kişinin yaşları 14 ila 70 arasında değişiyordu.</span></p>
<p class="Default"><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-mayis2017">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>27 Mayıs’ın Rövanşı 12 Mart’la Alındı</title>
		<link>https://www.derintarih.com/yakin-tarih/27-mayisin-rovansi-12-martla-alindi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Cengiz Sunay]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 28 Feb 2017 22:08:22 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[27 Mayıs darbesi]]></category>
		<category><![CDATA[Darbe]]></category>
		<category><![CDATA[Millî Birlik Komitesi]]></category>
		<guid isPermaLink="false">http://www.derintarih.com/?p=2121</guid>

					<description><![CDATA[27 Mayıs darbesi neticesinde kurulan Millî Birlik Komitesi, 14 üyesinin tasfiyesiyle neticelenen 13 Kasım 1960’daki iç darbeyle büyük bir güç ve itibar kaybına uğradı. Bu tarihten itibaren dışarıdaki sivil akıl hocaları ve işbirlikçileriyle birlikte orduda birçok cuntanın kurulduğu, bunlardan en yüksek mevkiye gelenin de Türk Silahlı Kuvvetler Birliği olduğu biliniyor. Nitekim bu cuntanın, 15 Ekim 1961 seçimlerinin beklenen neticeyi vermemesi durumunda Meclis başkanlık divanı oluşturulmadan önce 21 Ekim Protokolü’yle sürece müdahalede bulunulacağı ve iktidarın milletin hakiki mümessillerine tevdi edileceği kararlaştırılmıştı. 27 Mayıs’ın alt rütbeli bir subay hareketi olduğu gerçeğinin endişeyle karşılandığı bu dönemde başta Genelkurmay Başkanı Org. Cevdet Sunay olmak&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>27 Mayıs darbesi neticesinde kurulan Millî Birlik Komitesi, 14 üyesinin tasfiyesiyle neticelenen 13 Kasım 1960’daki iç darbeyle büyük bir güç ve itibar kaybına uğradı. Bu tarihten itibaren dışarıdaki sivil akıl hocaları ve işbirlikçileriyle birlikte orduda birçok cuntanın kurulduğu, bunlardan en yüksek mevkiye gelenin de Türk Silahlı Kuvvetler Birliği olduğu biliniyor. Nitekim bu cuntanın, 15 Ekim 1961 seçimlerinin beklenen neticeyi vermemesi durumunda Meclis başkanlık divanı oluşturulmadan önce 21 Ekim Protokolü’yle sürece müdahalede bulunulacağı ve iktidarın milletin hakiki mümessillerine tevdi edileceği kararlaştırılmıştı.</p>
<p>27 Mayıs’ın alt rütbeli bir subay hareketi olduğu gerçeğinin endişeyle karşılandığı bu dönemde başta Genelkurmay Başkanı Org. Cevdet Sunay olmak üzere generallerin böyle bir müdahalesine mâni olmak gayesiyle sivil siyasetin verdiği antidemokratik tavizlerle darbe geçiştirildi: Meşhur “Yuvarlak Masa” toplantısıyla Cemal Gürsel’e cumhurbaşkanlık, İsmet İnönü’ye başbakanlık garantisi verilmiş; eski Demokrat Partililerin affına mâni olunacağı da İnönü’nün şerhiyle kayıt altına alınmıştı. Adalet Partisi’nin cumhurbaşkanı namzedi Ord. Prof. Dr. Ali Fuat Başgil’i öne sürmesi ise ona yönelik ölüm tehdidiyle bertaraf edilmişti.</p>
<p>Aslî vazifesini gerçekleştirmek üzere kışlasına dönmesi beklenen ordunun asıl niyeti, ilki 22 Şubat 1962’de, ikincisi 21 Mayıs 1963’te girişilen iki askerî darbeyle açığa çıktı. Kara Harp Okulu Kumandanı Kur. Alb. Talat Aydemir’in bedelini Süv. Bnb. Fethi Gürcan’la birlikte asılarak ödediği bu kalkışmalar, ordunun siyasete müdahale refleksini ortadan kaldırmadı. Aksine müdahale edilecekse emir-komuta zinciri içinde olması gerektiği tezini güçlendirdi.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derintarih-mart2017">Derin Tarih Mart Sayısında…</a> </strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
