﻿<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?><rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>mücahid &#8211; Derin Tarih</title>
	<atom:link href="https://www.derintarih.com/etiket/mucahid/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<description>Tarih Okuyan Şaşırmaz</description>
	<lastBuildDate>Tue, 04 May 2021 06:46:18 +0000</lastBuildDate>
	<language>tr</language>
	<sy:updatePeriod>
	hourly	</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>
	1	</sy:updateFrequency>
	<generator>https://wordpress.org/?v=6.7.5</generator>

<image>
	<url>https://www.derintarih.com/wp-content/uploads/2015/12/favicon-150x150.png</url>
	<title>mücahid &#8211; Derin Tarih</title>
	<link>https://www.derintarih.com</link>
	<width>32</width>
	<height>32</height>
</image> 
	<item>
		<title>Nene Hatun’un Hakkı Ödenir mi?</title>
		<link>https://www.derintarih.com/yakin-tarih/nene-hatunun-hakki-odenir-mi/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Taha Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Tue, 04 May 2021 06:46:18 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Yakın Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Abbasî Devleti]]></category>
		<category><![CDATA[Evlâd-ı Şühedâ]]></category>
		<category><![CDATA[mücahid]]></category>
		<category><![CDATA[müteaddid]]></category>
		<category><![CDATA[Nene]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=7008</guid>

					<description><![CDATA[Geçen ay 93 Harbi’nin kadın mücahidelerinden Nene Hatun’u ve Erzurum halkının Aziziye tabyalarında Rus işgalcilere karşı yazdığı destânı kaleme almaya çalışmıştık. Yazının sonunda da yaptığı kahramanlık karşısında Nene’ye nasıl teşekkür edildiğini sormuştuk. Gelelim cevaba&#8230; Evvela Nene Hatun ve Aziziye mücahidleri bu destanı yazdığında meyyal-i inhidâm üzere olan devlet birkaç sene içinde -başta Sultan Abdülhamid’in idarî kuvvet ve kudretiyle sonra da milletinin desteğiyle- yeniden neşv ü nemâ bulacaktı. Sultan Abdülhamid nizamı tesis etmesiyle, saltanatının henüz başında ayağına dolanan 93 Harbi karşısında kendisini yalnız bırakmayanlara vefasını gösterecekti. Bunun en güzel örneklerinden biri müteaddid kereler tertibini vesile olduğu kampanyalardan biri olan “Evlâd-ı Şühedâ&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Geçen ay 93 Harbi’nin kadın mücahidelerinden Nene Hatun’u ve Erzurum halkının Aziziye tabyalarında Rus işgalcilere karşı yazdığı destânı kaleme almaya çalışmıştık. Yazının sonunda da yaptığı kahramanlık karşısında Nene’ye nasıl teşekkür edildiğini sormuştuk. Gelelim cevaba&#8230;</p>
<p>Evvela Nene Hatun ve Aziziye mücahidleri bu destanı yazdığında meyyal-i inhidâm üzere olan devlet birkaç sene içinde -başta Sultan Abdülhamid’in idarî kuvvet ve kudretiyle sonra da milletinin desteğiyle- yeniden neşv ü nemâ bulacaktı. Sultan Abdülhamid nizamı tesis etmesiyle, saltanatının henüz başında ayağına dolanan 93 Harbi karşısında kendisini yalnız bırakmayanlara vefasını gösterecekti. Bunun en güzel örneklerinden biri müteaddid kereler tertibini vesile olduğu kampanyalardan biri olan “Evlâd-ı Şühedâ ve Ma‘lûlîn-i Guzât-ı Asâkir-i Şâhâne” iane kampanyasıdır. Bu ve bunun gibi ianeler yoluyla hem harp malûllerinin ve gazilerin hem de şehit yakınlarının ihtiyaçları karşılanmaya çalışılmıştır. Bu ianelerin hamisi ve en büyük bağışçısı da hep Sultan II. Abdülhamid ve ricâl-i devlet olmuştu.</p>
<p>Sultan Abdülhamid’in telgrafnâmesiyle beraber nusreti de Erzurum’a yetişmiş ve yaralar hızla sarılmıştı. Ancak ne var ki II. Abdülhamid Meclis-i Ayan azalarından eski Bahriye Nazırı Arif Hikmet Paşa, Ermeni Aram Efendi, Draç Mebusu Arnavut Esad Toptani ve Türk düşmanlığıyla meşhur Selanik Mebusu Yahudi Emanuel Karasu’dan oluşan bir heyet tarafından yapılan tebliğ ile hal’ edilmişti. Artık Nene de milletin geri kalanı gibi yetimdi. Çok geçmeden hakim olduğu coğrafyayı ve halklarını 600 sene boyunca sırtlanların mazaratından muhafaza eden Osmanlı yıkılacak yerini Türkiye Cumhuriyet’i alacaktı. Ne yazık ki Cumhuriyet -resmiyette olmasa da tatbikatta- şühedâ ve guzâtı Kurtuluş Savaşı’ndan evvel ve sonra şeklinde tasnif ederek “evvelkiler”e destek vermeyecekti. Kardeşini 93 Harbi’nde, oğlunu da Çanakkale’de şehit veren Gazi Nene de bu tasniften payına düşeni alacaktı. Hem ne almak&#8230; Nene’nin 30’lu 40’lı yıllarına şahit olan kudema, ağız birliği yapmışçasına onun kışın yakmak için nasıl tezek topladığını anlatır dururlardı. Bunlar eskilerin sözleri. Gelelim belgelerin ne dediğine&#8230;</p>
<p>Nene, Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’ye bir mektup yazarak ahvalini arzetti: “&#8230;Hiçbir sığınacak yerimiz ve tutunacak hiçbir desteğimiz yoktur. Belediyenin verdiği ayda 4 lira maaştan başka bir şey görmüyoruz. Geçen sene birer meccanî ekmek veriyorlardı, bu sene o ekmeğimizi de kestiler. Şimdi aç ve muhtaç bir vaziyetteyiz ve dileniyoruz da…”</p>
<p>Cumhurbaşkanlığı Genel Katibi Hasan Kemaleddin “Kemal” Gedeleç İnönü’nün talimatıyla konuyu Başvekil Şükrü Saraçoğlu’na havale eder: “Tarihimizin şanlı bir sahifesini teşkil eden Aziziye muharebesine fiilen iştirak etmiş olup halen her biri 90-100 yaşlarında, fakir ve çalışmaktan aciz ve Belediyenin verdiği beş liradan (aslında dört lira fakat katip hicabından yuvarlamış olmalı) başka bir yardım görmediklerinden dilenmekte olduklarına dair Erzurum Taşmescit mahallesinden Hüseyin kızı Nene ve Kadir kızı Name imzalarıyla gelen dilekçe Reisicumhurumuzun dikkatlerini çekerek tedkik buyurulmak üzere zati devletlerine takdimi emir buyurulmuş olduğundan bilece sunulmuştur.”</p>
<p>Yazı başvekilliğe ulaşınca ne mi yapılır? Tabi ki derhal dereği yapılır ve Nene’nin aldığı dört lira da kesilir. Böylece devletin belini büken büyük bir israfın (!) daha önü kesilmiştir. Saraçoğlu’nun duruma el koymasıyla Nene için zor günler geride kalmış daha zor günler gelmiştir.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-mayis-2021">Derin Tarih Mayıs Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
		<item>
		<title>Nene Hatun</title>
		<link>https://www.derintarih.com/dosya/nene-hatun/</link>
		
		<dc:creator><![CDATA[Metin Taha Yılmaz]]></dc:creator>
		<pubDate>Fri, 02 Apr 2021 07:39:49 +0000</pubDate>
				<category><![CDATA[Dosya]]></category>
		<category><![CDATA[Ermeni katliamı]]></category>
		<category><![CDATA[Hasan Âli Yücel]]></category>
		<category><![CDATA[Hasankale]]></category>
		<category><![CDATA[hekat]]></category>
		<category><![CDATA[Kafkasya Cephesi]]></category>
		<category><![CDATA[mücahid]]></category>
		<category><![CDATA[Müslüman]]></category>
		<guid isPermaLink="false">https://www.derintarih.com/?p=6967</guid>

					<description><![CDATA[Anam bana kırmızı başlıklı kızı hiç anlatmadı. Diğer meşhur masalları da&#8230; Hem zaten Erzurum’da masal yoktur hekat (hikâye) vardır. Uzun ve soğuk gecelerde -Rus işgalleri ve peşi sıra gelen Ermeni katliamlarında erleri şehit düşmüş- kadınların yalnız kalmamak için çocuklarıyla vakit geçirmelerinin en iyi yoludur hekat. Yani maksat çocuğu uyutmak değil yalnız kalmamaktır. Elbette yegane maksat yalnızlığa derman aramak da değildir. Şimdilerde moda olan tabirle değerler eğitimidir de&#8230; Hekatlarda kahramanlar kadını, erkeği ve balasıyla (çocuk) dadaşlardır. Mekan ise son 150 sene üç Rus işgali ve onlarca Ermeni katliamı görmüş Erzurum’dur&#8230; Hekat kahramanlarının pek azı hayalîdir. Çoğu işgal yıllarında, harplerde, kıtlık zamanlarında&#46;&#46;&#46;]]></description>
										<content:encoded><![CDATA[<p>Anam bana kırmızı başlıklı kızı hiç anlatmadı. Diğer meşhur masalları da&#8230; Hem zaten Erzurum’da masal yoktur hekat (hikâye) vardır. Uzun ve soğuk gecelerde -Rus işgalleri ve peşi sıra gelen Ermeni katliamlarında erleri şehit düşmüş- kadınların yalnız kalmamak için çocuklarıyla vakit geçirmelerinin en iyi yoludur hekat. Yani maksat çocuğu uyutmak değil yalnız kalmamaktır. Elbette yegane maksat yalnızlığa derman aramak da değildir. Şimdilerde moda olan tabirle değerler eğitimidir de&#8230;</p>
<p>Hekatlarda kahramanlar kadını, erkeği ve balasıyla (çocuk) dadaşlardır. Mekan ise son 150 sene üç Rus işgali ve onlarca Ermeni katliamı görmüş Erzurum’dur&#8230; Hekat kahramanlarının pek azı hayalîdir. Çoğu işgal yıllarında, harplerde, kıtlık zamanlarında şecaat ve cömertlikle nam salan yiğit vatan evlatları ya da yine aynı zamanlarda  cebânet ve namertlikleriyle öne çıkan vatanın hayırsız evlatlarından mürekkeb hakikî kimselerdir. Bir kısmı mübalağalı da olsa anlatılanlar aslında bu kimselerin ya da onları tanıyanların  hatıralarıdır. Kendimden misal verecek olursam; anamın Sarıkamış’ta şehit olan amcasının mektuplarını, yine anamın Ermeniler tarafından başı kesilen dedesinin ecel-i mübremine giderken söylediği son sözleri ve savaştan yaralı dönen dedemin şehit olan arkadaşlarına dair elim hatıralarını sayabilirim. Bir de erkekler savaştayken Ermeni çetecilere karşı mücadele veren iffetli kadınların hatıralarını&#8230; Bu çetecilerin bir kısmı tanıdıktır üstelik. Mesela anneannemin bir komşusunun ırzına göz diken Ermeni çeteci onlarla aynı mahallenin sakinidir. Kadıncağızın kocasının harbe gidişini fırsat bilip ona musallat olan çeteciyi mahallenin müslüman kadınlarının nasıl tepelediğini anneannem pek keyifle anlatırmış. Yürekleri soğurmuş. Anam da bize yine keyifle naklederdi arsız çetecinin layıkı veçhile cehenneme postalanmasını. Yüreğimiz soğurdu. Erzurum’un sayısız mücahidelerinden biri de Nene Hatun’dur. Anaların hekatlarında evlatlarına en çok anlattığı hakikî kahramanlardan biri. Yürekleri soğuttuğu için&#8230;</p>
<p>Nene Erzurum’un Hasankale ilçesinin Çeperli köyünde doğdu. Doğum tarihi -bir röportajında söylediği “270 senesinde kuzular doğarken ben de doğmuşum” ifadesinden hareketle- 1854 olarak kabul edilir. Kabul edilir diyoruz zira resmî kayıtlarda net bir bilgi mevcut değil. Çocukluğu kardeşi Hasan’la beraber köyünde, annesi Zeliha ve babası Hüseyin’in dizi dibinde, emniyet ve saadet içinde geçti. 17 yaşındayken köylüsü Mehmet Efendi ile evlendi. Rus ordusunun Kars üzerinden Erzurum’a doğru ilerlediği duyulunca Nene’ninki de dahil Çeperli’de yaşayan pek çok aile Erzurum’a göç etti. Taşmescit Mahallesi’ne yerleşen Nene, vatan uğruna, tarihin en güzel kahramanlık destanlarından Aziziye Müdafaası’nın sembol isimlerinden biri olacağından bihaberdi.</p>
<p>Aynı günlerde Ahmed Muhtar Paşa’nın kumanda ettiği Kafkasya Cephesi’nde Ruslara karşı amansız bir mücadele veriliyordu. Kaybedilen topraklar bir bir geri alınıyor, Gedikler muharebesinde olduğu gibi Yahniler’de de Ruslar püskürtülüyor ve düşman ağır kayıplar veriyordu. Ahmed Muhtar Paşa “Gazi” ünvanıyla taltif ediliyor ve hem askerin hem de halkın morali dersaadetin de iltifatlarıyla hak ettiği şekilde yüksek tutuluyordu. Ne var ki 15 Ekim 1877’deki Alacadağ mağlubiyeti hem Kafkasya Cephesi için hem de harbin geneli için bir kırılma noktası olacaktı. Düşmanın destek kuvvetleriyle birlikte sertleşen taarruzu karşısında ordumuz ricat etmek zorunda kalmıştı. Bu ricat arkasına bakmadan kaçmak şeklinde bir ricat değildi elbette. İmkan bulunan her fırsatta yeni bir hat oluşturuluyor, etrafta yaşayan sivillerin de desteğiyle Ruslar’ın ilerleyişi yavaşlatılıyordu. Ne acıdır ki 4 Kasım 1877’de Deveboynu’nda cereyan eden çarpışmada aralarında ihlas ile cihad eden çok sayıda sivil dadaşın da yer aldığı pek çok mücahid şehit oldu. Bu defa Erzurum’a kadar geri çekilmek topyekûn yok olmamak için kaçınılmaz olmuştu. Ancak Erzurum’da bulunan istihkâmların durumu da pek iç açıcı değildi. Aziziye tabyalarının durumu da diğer bütün tabyalarla aşağı yukarı aynıydı. Tam o sırada Rusların Kafkasya Cephesi Kumandanı Mihail Loris-Melikov, Gazi Ahmed Muhtar Paşa’ya teslim olması istikametinde bir mektup göndermişti. Haberler Erzurum’a ulaşmıştı. Özellikle Ermeniler türlü tezviratla halkın maneviyatını sarsmak ve muhtemel bir direnişi zayıflatmak gayesindeydi. Ancak hiçbir kara haber “dağlara baş eğmemiş” dadaşların çelik iradelerini sarsamadı. Birkaç hane dışında şehri terkeden de olmadı.</p>
<p><strong>Devamı <a href="https://www.birlikte.com.tr/derin-tarih-nisan-2021">Derin Tarih Nisan Sayısında…</a></strong></p>
]]></content:encoded>
					
		
		
			</item>
	</channel>
</rss>
